Münevver Boğahan Münevver Boğahan HEMŞİRELİK FAKÜLTESİ HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ RUH SAĞLIĞI VE PSİKİYATRİ HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI
Araştırmacının yayınlarını daha detaylı bir şekilde aramak veya filtrelemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Feelings and Thoughts of Patients Regarding Activities Conducted by Nurses in a Psychiatry Clinic

Nurdan Yüksel | Arzu Senem | Neslihan Demir | Fulya Yıldırım | Münevver Boğahan | Zeliha Yaman | Mualla Yılmaz

Purpose: The aim of this study was to determine patients’ feelings and thoughts about the activities carried out by nurses in the psychiatry clinic. Patients and Methods: This was a retrospective, cross-sectional and qualitative study was used with the phenomenological method. The sample of study consisted of the feedback documents (n=142) written by the patients who were hospitalized for treatment the psychiatric clinic of a university hospital. Psychiatric patients who took part in the activities carried out by nurses by using the purposive sampling method was selected. The data were obtained by reviewing the entire written documents of the patients and were analyzed using the content analysis. The COREQ checklist was used in research reporting. Results: Based on the content analysis of the data, three main themes and 7 sub-themes were emerged. The activities conducted by nurses improved communication between patients and nurses, made patients feel that nurses are on their side, enabled them have good time with other patients, and made them feel relaxed and happy. Conclusion: The entire feelings and thoughts expressed by patients were positive. Nurses should conduct the nursing activities that were conducted in line with the therapeutic setting principles for patients in the ps...

ZOR ÇALIŞMA KOŞULLARINDA HEMŞİRELİĞİ GÜÇLENDİRME

Boğahan, Münevver | Yaman, Zeliha | Duru, Hilal Altundal | Yılmaz, Mualla

Literatürde zor çalışma koşullarında hemşirelerin psikososyal veya ruhsal sağlık sorunları açısından risk altında oldukları vurgulanmaktadır. Hemşirelik bakımını optimize etmek için hemşirelerin fiziksel sağlıklarının korunması ve ruh sağlığı ihtiyaçlarının öngörülmesi ve ele alınması bir zorunluluktur. Bu kapsamda dünya genelinde sağlık sistemlerinin devamlılığının sağlanmasında ve sağlık uygulamalarının iyileştirilmesinde önemli bir rol oynayan hemşirelerin sağlık konusunda rol model olmaları, bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlığını desteklemenin yanında kendi fiziksel ve ruhsal sağlığına özen göstermeleri sağlamak ve psikolojik iyilik halini sürdürmek için kanıta dayalı müdahalelerin uygulanmasına gereksinim duyulmaktadır. Hemşireler, geçmişten günümüze kadarki süreçte tüm insanları sağlık durumlarını koruma, iyileştirme ve rehabilitasyon konularında desteklemişlerdir. İnsanların iyileşme sürecini desteklemenin yanında, yapılan işin ödüllendirici yönünün özgecilik ile ilişkili olduğunu düşünerek hemşireler büyük bir istekle hemşirelik mesleğine adım atarlar. Fakat buna karşın süreç içerisinde yaşanan birçok deneyim (pandemi, afet vb. kriz durumları; uygulama ortamları, sistemsel sorunlar) hemşireleri olumsuz yönde etkileyerek kendi öz bakım uygulamalarında desteklemekte başarı...

COVID-19 PANDEMİSİNDE SOKAĞA ÇIKMA YASAKLARI SÜRECİNDE ÖĞRENCİ HEMŞİRELERİN BİREY, AİLE VE TOPLUMA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİ

Yaman, Zeliha | Boğahan, Münevver | Yılmaz, Mualla

Dünya Sağlık Örgütünün, COVID-19 pandemisi olarak adlandırdığı salgın, 31 Aralık 2019’da Wuhan’da (Hubei eyaleti, Çin) başlamıştır. Türkiye’de ilk koronavirüs vakası 11 Mart 2020 tarihinde tespit edilmiştir. 16 Mart 2020 tarihinden itibaren ilkokul, ortaokul, lise ve üniversitelerin eğitim-öğretimine ara verilmiş ve öğretim uzaktan eğitim yöntemiyle sürdürülmeye başlanmıştır. 3 Nisan 2020’de kısmi sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş, pazar ve market gibi toplu bulunan alanlarda maske takma zorunluluğu getirilmiş ve bazı şehirlere giriş çıkışlar durdurulmuştur. COVID-19 hızlı bir şekilde ilerleyerek küresel endişe verici bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. COVID-19 toplumsal yaşamın tüm yönlerinde etkili olmuş ve bir dönüşüm süreci başlatmıştır. COVID-19 insanların sağlığını bozarak kitlesel ölümlere yol açmış ve beraberinde de toplumsal düzeni alt üst etmiştir. Bunun sonucunda toplumsal davranışlarda değişmeler ortaya çıkmıştır. Buna ilaveten dünya çapında yaşanan ekonomik bir durgunluk nedeniyle toplum ekonomik sıkıntılara maruz kalmış ve milyonlarca insan işsiz kalmıştır. Aynı zamanda geniş sosyal ilişkilerden dar bir mekânda kısıtlı sosyal ilişkiler kurmaya dayalı bir değişim de gerçekleşmiştir. Sosyal izolasyonun gereği olarak örgün eğitime ara verilmesi eğitimin sekteye u...

Dünyadaki Psikiyatri Hemşireliği Mevzuatının Gözden Geçirilmesi.

Yılmaz, Mualla | Yaman, Zeliha | Boğahan, Münevver

Bu kitap bölümünde dünyadaki psikiyatri hemşireliği mevzuatı incelenerek Amerika, Kanada, Avustralya, Avrupa’dan dört ülke (Birleşik Krallık, Almanya, Fransa, Malta), Hindistan, Uzakdoğu Ülkelerinden (Çin ve Japonya), Ortadoğu’dan (İran) ve KKTC’deki psikiyatri hemşireliği mevzuatı aktarılmaya çalışılmıştır. Hemşirelerin yasal düzenlemelerle belirlenmiş görevleri, yetkileri ve sorumlulukları (meslek yasası); birbirleriyle ve hizmet verdikleri kişilerle ilişkilerine yönelik kuralları (etik kuralları); kanunlara dayanılarak düzenlenmiş olan tüzük, yönetmelik gibi mevzuatla onlara tanınan hakları (özlük hakları) vardır. Bu anlamda kanun ve yönetmelik kavramlarının tanımlanması konunun anlaşılırlığı yönünden önemlidir.

Madde Bağımlılığı İle Mücadelede Müziğin Terapötik Etkisi

Yılmaz, Mualla | Yaman, Zeliha | Boğahan, Münevver

Madde bağımlılığı, olumsuz sonuçlarına rağmen bireyin beden-ruh sağlığını, aile, toplum ve iş uyumunu bozacak derecede sık ve fazla miktarda madde kullanması; madde alma isteğini durduramaması; ilacı almaya devam etmek için tekrarlayan istek ile karakterize nöropsikiyatrik bir bozukluk olarak tanımlanmaktadır (Zou & ark., 2017). Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin hazırladığı Dünya Uyuşturucu Raporu’na (2016) göre uyuşturucu kullanan 29 milyondan fazla bireyin madde kullanım bozukluğu sorunları yaşadığı, bu bireylerin 12 milyonunun damardan uyuşturucu madde aldığı, madde kullanım bozukluğu olan her altı kişiden ancak birinin tedavi olduğu ve uyuşturucu kullanımının önemli sağlık sorunlarına neden olduğu belirtilmektedir.

CHAPTER 20. WHY IS CULTURAL COMPETENCE IMPORTANT IN PSYCHIATRIC NURSING CARE PRACTICES

Yılmaz, Mualla | Boğahan, Münevver | Yaman, Zeliha

Cultural competence is defined as having the attitudes, knowledge and skills that are necessary for providing quality care to culturally different groups; in other words, it is the capacity to provide culturally satisfactory care (Douglas et al., 2009; Loftin et al., 2013). To be able to provide a culturally satisfactory care service, it is necessary to know the culture of the people to whom the service is being delivered because culture influences all health-related behaviors. This involves experiencing various difficulties when providing culturally responsive care in all stages of service provision in the healthcare system. Familiarity with the patient’s health-related views, values, beliefs and attitudes is important in delivering a quality healthcare service to the patient. Health professionals should accept cultural competence as a priority to provide a quality healthcare service to patients (Nardi et al., 2012). The reason why health professionals should accept cultural competence as a priority is the rapid changes occurring in the demographic and economic areas in the world (Campinha-Bacote, 2002). These rapid changes resulted in globalization.