Nizamettin Ergüven Nizamettin Ergüven İSLAMİ İLİMLER FAKÜLTESİ
  • Varyant
    -
  • E-Posta
    -
  • Web Sitesi
    -
  • Durum
    -
  • Ünvan
    -
  • YÖK Araştırmacı No
    -
Araştırmacının yayınlarını daha detaylı bir şekilde aramak veya filtrelemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Sosyal, İnsan ve İdari Bilimlerde Güncel Kavramlar ve Yenilikçi Araştırmalar ARINMA VE ARITMA VESİLESİ: ZEKAT

ERGÜVEN, NİZAMETTİN

Sosyal, İnsan ve İdari Bilimlerde Güncel Kavramlar ve Yenilikçi Araştırmalar ARINMA VE ARITMA VESİLESİ: ZEKAT

ŞAFİİ MEZHEBİNDE KURBAN İBADETİ VE UDHİYYENİN TAYİNLE NEZRE DÖNÜŞME MESELESİ

NİZAMETTİN ERGÜVEN

ŞAFİİ MEZHEBİNDE KURBAN İBADETİ VE UDHİYYENİN TAYİNLE NEZRE DÖNÜŞME MESELESİ

Kıyas ve Akıl Ehl-i Sünnet Usûlündeki Kıyas Delili İle Câferîler'deki Akıl Delilinin Karşılaştırılması

NİZAMETTİN EGÜVEN

Kıyas ve Akıl Ehl-i Sünnet Usûlündeki Kıyas Delili İle Câferîler'deki Akıl Delilinin Karşılaştırılması

Vefat Edenin Yakınları Tarafından Taziyeye Gelenlere Yemek ve İçecek İkramında Bulunulmasının Dini Açıdan Durumu

NİZAMETTİN, ERGÜVEN

Her canlının ölüm şerbeti içeceği bir sünnetullahtır. Ölüm bir yok oluş değil, ebedi bir hayata geçiş kapısıdır. Her ayrılık yakınları için ve sevenleri için bir hüzün sebebidir. İnsan fıtraten sevinç günlerinde ve üzüntülü olduğu günlerde yanında yakınlarını ve sevdiklerini görmek ister. İslam dini insanı yaratılış olarak mükerrem görmektedir. Canlısı mükerrem olduğu gibi ölüsü de mükerremdir. Vefat eden bir müminin geride kalan müminler üzerinde onu techiz, tekfin, namaz ve defin sorumlulukları belirlemiştir. Bunun yanında ölünün yakınlarının üzüntülerini paylaşma, onlara teselli verme, onların sıkıntılarını hafifletmek için taziyede bulunma sorumluluğu vardır. Onların sıkıntılarına sıkıntı katmak değil onların sıkıntılarını hafifletmek asıl amaçlanandır. Allah Resulü ölü yakınlarının yükünü hafifletmek için evlerine yemek götürülmesini tavsiye etmiştir. Zamanla bazı yörelerde bu tavsiyelerden uzaklaşılmış ölü yakınlarına yemek götürmenin yerini, ölü sahiplerinin taziyede bulunanlara yemek hazırlaması almıştır. İstisnasız olarak âlimler tarafından sünnete ters bir eylem olarak görülmüş, mekruh kabul edilmiştir. Ölünün yakınlarının yemek harcamalarında yetim hakkı varsa, yemek verme eylemi haram kabul edilmiştir. Ayrıca cahiliye dönemindeki bazı adetlere benzediği için, cahiliye...

Hasan B. Ziyâd el-Lü’lüî’nin İbadetler Konusunda, Hanefî Mezhebinin İlk Üç İmamına (Ebû Hanife, Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed) Muhalif Görüşleri (Şemsüleimme es-Serahsî’nin el-Mebsût Eseri Ekseninde)

ERGUVEN, NİZAMETTİN

Hanefî mezhebi zikredilince tabii olarak akla kurucu İmam Ebû Hanîfe gelirken, hemen akabinde mezhebin gelişmesi ve ayılmasında emeği geçen Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed ismi öne çıkmaktadır. Bunların yanı sıra mezhep içinde öne çıkan diğer âlimler Züfer el-Hüzeyl ile Hasan b. Ziyâd gelir. Ebû Hanîf’e mutlak müctehid, diğerleri genelde mezhepte müctehid olarak kabul edilir. Bazı konularda hepsi aynı düşünmekle birlikte, bazılarında iki veya üç guruba ayrılabilmekte, bazı konularda benzer görüşlere sahip olsalar da bazen farklı farklı görüşlerde olabilmektedirler. Bu öğrenciler arsında Hasan b. Ziyâd Ebû Hanîfe’den hadis ravâyet ettiği için onun ravisi olarak öne çıkmaktadır. Kûfeli olup Bağdat’ta yerleşmiştir. Önce Ebû Hanîfe’nin ders halkasına katılmış, o vefat edince İmam Züfer ile Ebû Yûsuf’un derslerine devam etmiş ve ictihâd seviyesine ulaşmıştır. Hadis konusunda en başta gelen hocası İbn Cübeyr’dir. Onu tanıyan âlimlerden bazıları “Ondan daha fakihini görmedik” demişlerdir. Birçok öğrenci yetiştirmiştir. Bu öğrencilerden öne çıkanlar; İshâk b. Behlûl et-Tenûhî, Muhammed b. Şuca‘ es-Selcî, İbn Semâa, Şuayb b. Eyyüb, kardeşinin oğlu Velid b. Hammad el-Lü’lüî, Ebû Hanîfe’nin torunu İsmail b. Hammad ile Halef b. Eyyûb el-Belhî’dir. Bazı âlimler tarafından, sağlam ravi...

HANEFÎ MEZHEBİ ÂLİMLERİNDEN HASAN B. ZİYÂD EL-LÜ’LÜÎ’NİN MUÂMELÂT VE UKÛBAT KONUSUNDA, MEZHEBİN İLK ÜÇ İMAMINA (EBÛ HANÎFE, EBÛ YÛSUF, İMAM MUHAMMED) MUHALİF GÖRÜŞLERİ (Serahsî’nin el-Mebsût Eseri Ekseninde)

ERGÜVEN, NİZAMETTİN

Hanefî Mezhebi denince ilk akla gelen Ebû Hanîfe’dir. Ondan sonra mezhepte müctehid seviyesindeki öğrencileri gelir. Bunlar; Ebû Yûsuf, Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî, Züfer b. el-Hüzeyl ve Hasan b. Ziyâd el-Lü’lüî diye sıralanır. Bu çalışmada Hasan b. Ziyâd’ın muâmelât ve ukûbâtla alakalı görüşleri araştırma konusu yapılmıştır. Çalışma Hanefî mezhebi külliyatı arasında onun görüşlerine ilk olarak en çok yer veren, Şemsüleimme es-Serahsî’nin el-Mebsût eseri ekseninde ele alınmıştır. Hasan b. Ziyâd’ın ilk üç imamla (Ebû Hanife, Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed) aynı görüşü paylaştığı meseleler olduğu gibi, üçünden farklı görüşünün bulunduğu meseleler de vardır. Bu makalede üç imama muhalif görüşleri bir araya getirilmiştir. Serahsî, muâmelât ve ukûbâtla ilgili yirmiye yakın müstakil görüşü ona isnad etmektedir. Hasan b. Ziyâd’ın görüşlerinin usûl açısından diğer imamlardan farklılık arzetmediği görülmektedir. Serahsî, Hasan b. Ziyâd’ın hesap ilmi, soru sorma, tefri‘ ve tahric konusunda Ebû Hanîfe’nin diğer öğrencilerine göre daha ileri seviyede oluğunu belirtmektedir. Serahsî’in haklılığı, onun makalede bir araya getirilen ictihâdları gözönüne alındığında daha iyi anlaşılmaktadır.