Bu makalede özellikle 20. yüzyıldan, günümüze gelişmiş toplumlarda kültürel ve nesnel gerçeklik olguları ışığı altında, algılanan dünyanın önemli değişim ve dönüşümlerine öncülük etmiş sanatçıların yapıtları/sanatsal imgeleri üzerine farklı ve öznel bakış açıları kapsamında imgeye dayalı bir süreç içerisinde değerlendirmeler/sorgulamalar yapılacaktır. Ancak kültürel ve toplumsal koşullarda dış dünyanın nesnel gerçeklik ve olguları sayesinde, özne/insan için duyulur dünyadan edinilen bir bilgi türü olan ve iç dünyasında oluşan imgelerin; metaforların, kavramların, simgelerin, göstergelerin oluşumuna da kaynaklık ettiği söylenebilir. Sanatsal tasarım/yaratım sürecinde bilinç varlığı olarak özne/insan dış dünyanın nesnel gerçeklik olguları ile diyalektik bir ilişki neticesinde deneyimleri sonucu elde ettiği bilgilerin, iç dünyasının özelliklerinde/koşullarında yeniden işlenmesi sonucu ve tekrardan dış dünya da nesneye aktarımıyla gerçekleşen süreçte ortaya çıkan yapıt bir imgedir ve (estetik) sanatsaldır. Dolayısıyla böylesine bir bakış açısıyla Mondrian, Kosuth, Warhol, Kounellis ve Küçüktepepınar’ın yapıtları bireysel bilincin özelliklerinde (öznel olarak) farklı bakış açılarıyla imgesel bir süreçte değerlendirilmiştir.
SERÜVENİ KAPSAMINDA IŞIK VE GÖLGEYE DAİR
GÜNÜMÜZ SANATINDA ÖZNELLEŞMİŞ NESNELER
VE ÖTESİ
Can KÜÇÜKTEPEPINAR
Doç. Can KÜÇÜKTEPEPINAR, Mersin Üniversitesi cank@mersin.edu.tr G.S.F Heykel Bölümü Öğretim Üyesi
Küçüktepepınar, Can. “Serüveni Kapsamında Işık ve Gölgeye Dair Günümüz Sanatında Öznelleşmiş Nesneler ve Ötesi”. idil, 108 (2023
Ağustos): s. 1123–1138. doi: 10.7816/idil-12-108-06
ÖZ
Işığın yayılım, yansıma ve kırılması tarihsel boyutu ile insanlık serüveni içerisinde bilimsel- sanatsal teorik ve pratik bir
biçimde irdelenmiştir. Özne insanın/sanatçının duyulur algılar yoluyla yaşamsal deneyimlerinin içsel ve düşünsel gerçeklikleri
ve bunun sonucu ışık ve gölgeye dair oluşturulmuş, öncü sanatsal yapıtlar, yirminci yüzyıldan günümüz dünyasına kadar, iç ve
dış mekân olgusu kapsamında öznel olarak değerlendirilmiştir. Aynı zamanda ruhsal, duyusal- duygusal, toplumsal, kültürel
ve sosyolojik yönleriyle irdelenerek, bireysel bilincin özelliklerinde ışık ve gölgeye dair sanatsal bir yapıtın oluşumuna açıklık
getirilmeye çalışılmış, mekânsal bir yapı olarak da değerlendirilebilen özne insanın içsel dünyasının gerçekliklerinde, ışık ve
gölge olgusuna yönelik metaforik olarak çözümlemeler, değerlendirmeler de yapılmıştır. Öyleyse denilebilir ki nesnel gerçek...
Özeti
Sanat dünyasında, tarihsel süreç içerisinde, özellikle 19.yy sonları ve 20. yüzyıl başlarına kadar kadın
sanatçılar’ın varlığının ve katkılarının gözlemlenmesi mümkün görülmemektedir. Öyle ki tarihsel süreç
içerisinde müze/müze koleksiyonları ve sanat tarihi araştırmaları incelendiğinde, kadın sanatçıların is
minin, çalışmalarının/eserlerinin ve sanata sunmuş olduğu katkıların gözlemlenmesi pek olası olmamıştır.
Erkek hegemonyası’nın oluşturduğu tarihsel ve toplumsal süreç içerisinde kadının konumu sanatsal bir
imgeden ya da nesneden öteye gitmediğinin kanıtı tüm müzeler ve basılı eserler olsa gerek. Fakat Feminist
sanat ve feminist eleştirmenlerin ve onların eleştirilerinin ortaya çıkmasıyla birlikte, 19.yy sonu ve 20.yy’ın
ilk yarısından itibaren sanatta kadın sanatçıların varlığı ve eserleri/yapıtları, sorgulanmaya, başlanmış ve
bu dönemden itibaren artık kadın sanatçılar sanatın her alanında kendini göstermiştir. Dolayısıyla 19.yüzyıl
sonlarına kadar özellikle de heykel sanatı ve tarihi içerisinde bir kadın heykeltraşın akla gelmesi güçtür.
“Kadın ve Sanat” denilince hüzünlü ve bir o kadar da insanın zihnini rahatsız edici bir biçimde akla ilk
gelen Agust Rodin’in sevgilisi olarak adlandırılan, Fransız heykeltıraş Camille Rosalie Claudel’dir. “Ce
...
KÜLTÜR VE SANAT NESNESİ OLARAK PLASTİK ŞİŞELER 2
Yrd. Doç. Dr. Can KÜÇÜKTEPEPINAR
Mersin Üniversitesi
Güzel Sanatlar Fakültesi, Heykel Bölümü
Özet
Bu bildiride 20. yüzyılın başlarında teknolojinin gelişimi ve yaygınlaşması ile birlikte üretim-tüketim biçim
ve ilişkilerindeki büyük değişimlerin sanatsal, kültürel ve toplumsal yaşama olan etkileri tartışılmıştır.
Aynı, seri üretim mantığı ile imal edilen sanayi sistemi ürünlerin sanat nesnesi olarak kullanılması Marcel
Duchamp ile başlamış ve Andy Warhol ve Josehp Beuys tarafından takip edilmiştir. Sanatçılar galeri
mekanlarında ve dış mekanlarda gerçekleştirdikleri sergiler ve aktiviteler yoluyla kapitalist ve endüstriyel
sistemin nedenselliğini sorgulamıştır. Bu bağlamda, reklam teknikleri yoluyla insan bilincinde çekici bir
etki oluşturacak bilimsel yöntemlerle hazırlatılmış olan seri üretim ve tüketim nesnelerinin özellikle de
plastik şişelerin çevreye, ekolojik sisteme ve insan sağlığına verdiği zararlı etkileri konu edinilmiştir.
Dahası, plastik şişeler içerisinde satışa sunulan ürünlerin su gibi tükenebilir yaşamsal kaynaklara yoluyla
ekolojik sisteme, doğaya ve insan sağlığına verdiği zararlara dikkat çekilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmanın
kapsamı ve amacı dahilinde, sivil insiyatiflerin, sanat...
Öz
Bu çalışmada sanat eğitiminde müfredatın içeriği, ders saatleri, sanat eğitiminde bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımı, sanat eğitimini desteklemek için kurulan uluslararası örgütler ve ağlar, sanat ile okul işbirliği, sanat eğitimini desteklemek için müfredat dışı kültürel faaliyetlerin organizasyonu, sanata ilişkin festivaller, yarışmalar, sempozyumlar ve kutlamalar, sanat eğitimini destekleyen girişimler ve sanat öğretmenlerinin eğitimi ve yetiştirilmesi incelenmiştir. Çalışmada sanata, sanat eğitiminin önemine değinilmiş, sanat eğitiminde geçmişten günümüze kadar uygulanmış yöntemler/yaklaşımlar üzerine belirlemelerde bulunulmuş ve bu kapsamda, çocuk merkezci yaklaşım, deneyci yaklaşım ve disiplin merkezci yaklaşım yöntemleri üzerine değinilmiştir. Dünya üzerindeki ülkelerin ve Türkiye'nin sanat eğitimi müfredat programı uygulamalarında temel aldığı noktalar ele alınmıştır. Dünya üzerinde ki ülkeler genelinde müfredatlarında benimsemiş ve uygulamakta olduğu “bütünleşik” ve “bağımsız” sanat eğitimi yöntemlerine değinilmiştir.Dolayısıyla müfredatlarında sanat eğitimini“bütünleşik” ve “bağımsız” olarak adlandırılan sistemlerle eğitim veren ülkeler belirlenmiş ve bununla birlikte Avusturya, Finlandiya, İrlanda,, Fransa, İtalya, Romanya, Letonya ve Türkiye gibi ül...
Özet:
Bu makalede Rönesans sanatından bahsedilmektedir. Rönesans döneminde İtalya ve Orta Doğu daki resim ve heykellerin karşılaştırıldığı belirtildi. Bu açıdan, sanatta yenilikler yapan Donatello, Botticelli ve Paolo Uccello gibi sanatçılar incelendi.
Anahtar Kelimeler: Rönesans, Middel Çağları, Yeni Yaklaşımlar, Yunan mitolojisi
Abstract:
In this article it is spoken about art in the Renaissance. It is noted that painting and sculpture in Italy and Middel East compared during Renaissance period. From this point of view activities artists such as Donatello, Botticelli and Paolo Uccello Who made invitations in art were analyzed.
Key Words : Renaissance, Middel Ages, New Approches, Greek mythology
ÖZET
Sanat, anadilin öğrenmedeki önemini keşfeder, dünyayı eğitmek için eğitimde ana dile özgü bir konuşma başlatır ve bu doğrultuda gerçekleştirilen eylemleri anlatır. UNESCO tarafından düzenlenen yayınlar ve kongrelere ait parçalar ve uluslararası uygulamalar, bu uygulamalarI takdir edilmiştir.
Anahtar Sözcük: Öz-ifade, Öğrenme, Ana Dil, Sanat Eğitimi Yaşı, Yeni Yaklaşımlar, Etkileşim
THE IMPORTANCE OF THE NATIVE LANGUAGE AND INTERNATIONAL PRACTICE
A. Prof Can KÜÇÜKTEPEPINAR, Mersin Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Heykel Bölümü, 33343 Çiftlikköy Kampüsü/MERSİN, cank@mersin.edu.tr.
Abstract
The artical explores the, importance of the native language in learning, starts a conversation abaout place give to the native language in education aroun the World and about actionss realized in this direction.It has been supported by fragments from publications and congresses held by UNESCO and international practices, these practices have been appreciated.
Key Word: Self-Expression,Learning, Nativve Language, Art Education Age, New Approches, Interaction
ÖZET
Bu çalışmada sanat eğitiminde müfredat organizasyonu incelenmiştir. Makalede sanat, sanat eğitimi ve sanatın gerekliliği hakkında bahsedilmiş ve daha sonra dünyanın diğer ülkelerindeki sanat eğitim müfredatının uygulanmasına ilişkin temel ilkelerin altı çizilmiştir. Bu bağlamda, bazı değerlendirmeler, müfredat örneklerinden ve sanatçıların sayılarıyla ilgili müfredatların konuları dahil edildiğinden bahsedilerek gerçekleştirildi.
Anahtar Kelimeler: sanat, sanat eğitimi, yaratıcılık, müfredat.
INTERNATIONAL IMPLEMENTATIONS IN ARTS EDUCATION AND ARTS EDUCATION CURRICULUM
(A.Prof Can KÜÇÜKTEPEPINAR, Mersin Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Heykel Bölümü, 33343 Çiftlikköy Kampüsü/MERSİN, cank@mersin.edu.tr.)
Abstract
In this study, curriculum organization in art education has been examined. In the article, it has been mentioned about art, arts education and necessity of art and then basic principles for implementation of arts education curriculum in other countries over the world has been underlined. In this regard, some evaluations has been conducted by mentioning curriculum samples and types of arts that issues of curriculums of the countriess have included.
Key Words: art, arts education, creativity, curriculum.
Yaratım Sürecinde İçselleştirmeye Açılan Kapı Olarak Göz ve Algı
The Eye and The Perception in the Process of Creation as Vision Towards internalization
Arş. Gör. Can Küçüktepepınar
Mersin Üniversitesi güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü
tepepinar66@hotmail.com
Özet: Bu makalede bir bilinç varlığı olarak insanın, etrafını kuşatan ve aynı zamanda kendisinin de bir parçası olduğu dış dünyanın/doğanın gerçeklik ve olgularını kavrayabilmesi, onları içselleştirmesi ve kendi iç dünyasının dinamiklerinde onlara bireysel/öznel bir anlam yükleyebilmesi ve böylece içselleştirilmiş olduğu öznel yapıyı bir maddeye aktararak bir sanat eseri meydana getirebilmesi için görme eylemini gerçekleştiren ‘göz’ün ve algıların önemi bilgiye dayalı bir süreçte irdelenmeye çalışılmıştır.
Anahtar Sözcükler: İçsel, Dışsal, Göz, Algı, Bilgi.
Abstract: This article is an attempt to anlyze in a process based on knowledge, the importance of both the eye – functioning as the organ to see – and the perceptions reguried fort he human being – a perceptive being to perceive the realities and phenomena of the external – World and the natüre that surrounds him and at the same time to which he belongs to internalize them and tor ender them whit an individual/subjective meaning within the Dynamics of his o...