Hüseyin Narcı Hüseyin Narcı TIP FAKÜLTESİ DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ ACİL TIP ANABİLİM DALI
Araştırmacının yayınlarını daha detaylı bir şekilde aramak veya filtrelemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Acil servise başvuran akut pulmoner emboli hastaları ile immatur granülosit yüzdesi arasındaki ilişki

GÜLHAN AKVERDİ AKAR

Giriş ve Amaç: İmmatür granülositler, kemik iliği aktivasyonunun erken bir biyobelirteci olup, ek cihaz gereksinimi olmadan periferik kandan hızlı ve kolay şekilde ölçülebilmektedir. Son yıllarda immatür granülosit yüzdesi (IG(%)), hekimlere tanısal süreçte ve risk sınıflandırmasında değerli katkılar sağlamaktadır. Bu çalışmanın amacı, acil servise başvuran ve pulmoner emboli (PE) tanısı alan hastalarda IG(%) yüzdesi ile klinik şiddet ve prognoz arasındaki ilişkinin ortaya konulmasıdır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif, kesitsel çalışmaya, 1 Ocak 2018 – 24 Mayıs 2023 tarihleri arasında Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisi'ne başvurmuş ve PE tanısı konmuş 166 hasta dahil edilmiştir. Hastalar; IG(%)

The prognostic importance of the percentage of immature granulocyte in 28-day mortality in patients with acute coronary syndrome

Cihan Can | Hüseyin Narci | Akif Yarkaç | Özcan Örsçelik | Cüneyt Ayrik

Background: The percentage of immature granulocytes (IG%) is an early marker of inflammation and has a prognostic significance in many diseases. Objective: In this study, we tried to investigate whether the percentage of immature granulocytes has a prognostic value in 28-day mortality in patients with acute coronary syndrome (ACS). Method: This study was carried out retrospectively between 1.1.2019 and 30.6.2019 at Mersin University Faculty of Medicine, Department of Emergency Medicine. Patients older than 18 years who applied to the emergency department with chest pain and were hospitalized with a preliminary diagnosis of ACS were included in the study. The patients were divided into two groups as survivors and non-survivors. IG% and other laboratory parameters were recorded. The relationship between IG% and 28-day mortality was analyzed. In addition, ROC analysis was performed to compare the diagnostic accuracy of IG% and other variables. Results: A total of 617 patients, including 423 (68.6%) men, were included in the study. The mean age of the patients were 63.9 ± 12.7. IG% was higher in non-survivor patients (1.2 ± 1.4) than in surviving patients (0.5 ± 0.5) (p = 0.007). In predicting 28-day mortality, when the cut-off value for IG% was >0.6, the specifi- city was f...

Acil servise başvuran akut pankreatit hastalarında çekirdekli kırmızı kan hücrelerinin prognostik değeri

EZGİ KAYA

Giriş ve Amaç: Akut pankreatit (AP), pankreasın ani iltihaplanmasıyla karakterize edilen ve potansiyel olarak yaşamı tehdit edebilen bir hastalıktır. Hafif düzeyde karın ağrısı kliniği ile çoklu organ disfonksiyonuna neden olarak ölümle sonuçlanabilecek geniş bir klinik spektruma sahip bir hastalıktır Bu nedenle erken tanı ve hastalık şiddetini erken dönemde belirlemek kritik önem taşımaktadır. Halen AP'nin erken dönemde şiddetini belirlemek için uygun bir biyobelirteç ortaya konulamamıştır. Bu çalışmada, çekirdekli kırmızı kan hücrelerinin AP hastalarında hastalık şiddeti ve mortaliteyi öngörmedeki başarısı araştırıldı. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, tek merkezli ve retrospektif olarak yapıldı. Çalışmaya Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Anabilim Dalı'na başvuran ve AP tanısı konulan ve çalışmaya dahil edilme kriterlerine uyan hastalar dahil edildi. Olguların demografik, klinik ve laboratuvar verileri hastane otomasyon sisteminden ve hasta dosyalarından elde edildi. Olgular hafif, orta, şiddetli olmak üzere üç gruba; ayrıca hastane yatışı sonrası taburcu olanlar ve ölenler olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Çalışmada p

Acil servise başvuran akut kolesistit hastalarinin şiddetiniöngörmede immatür granülosit yüzdesinin değeri

Mert Cemre Ünal

Akut kolesistit, akut karın ağrısının en yaygın nedenlerinden biridir. Genel popülasyonun yaklaşık %10' unda safra kesesi taşı olduğu ve safra taşı olan kişilerin %20'sinin hayatları boyunca akut kolesistit semptomları ile acil servise başvurduğu tahmin edilmektedir. Akut kolesistitte ölüm oranı genel olarak 1'in altında olmakla birlikte, ağır/şiddetli kolesistit vakalarında bu oran %10' u geçebilir. Şiddetli olguları erken dönemde saptayabilen bir belirteç henüz bulunmamaktadır. Erken tanı ve tedavi prognoz açısından kritik önem taşımaktadır. Bu çalışmada, akut kolesistit hastalarında IG%' sinin, hastalık şiddeti ve hastane içi mortalite üzerine etkisi araştırıldı. Bu çalışma 01.01.2019 ile 30.06.2022 tarihleri arasında Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisi'ne karın ağrısı şikayeti ile başvuran, laboratuvar tetkikleri ve görüntüleme yöntemleri kullanılarak akut kolesistit tanısı alan hastalar dahil edilmiştir. Verileri retrospektif taranmıştır. Hastalar hafif, orta ve ağır/şiddetli olarak üç gruba ayrılmıştır. Ayrıca hastalar yaşayanlar ve hastane içerisinde ölenler olarak iki gruba ayrıldı. Hastaların demografik bilgileri (yaş, cinsiyet), acile başvuru anındaki CRP (C- Reaktif Protein), laktat dehidrogenaz (LDH) , kan şekeri, asp...

Acil servise başvuran akut iskemik inme hastaları ile immatür granülosit arasındaki ilişki

Fatih Çincik

Giriş ve Amaç: İnme, dünyada sakatlık ve ölümün önde gelen nedenleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle erken tanı ve tedavi başlangıcı önem arz etmektedir. Günümüzde inmenin tanısal ve prognostik değerlendirmesinde çok sayıda parametre kullanılıyor olsa da halen ideal bir laboratuvar yöntemi bulunamamıştır. Son zamanlarda immatür granülosit (IG)'lerin, sepsis ve inflamasyonda belirteç olarak kullanılabilir olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada, acil servise başvuran ve akut iskemik inme tanısı konulan hastalarda başvuruda bakılan IG% değerinin prognostik değeri araştırılmaya çalışılmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif ve tek merkezli bir çalışmadır. Çalışmaya Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisi'ne 01.01.2021-01.09.2022 tarihleri arasında başvuran iskemik inme olgularından çalışma kriterlerini karşılayanlar dahil edildi. Hastalar yaşayanlar ve ölenler olmak üzere iki gruba ayrıldı. Erken dönem (28 günlük) ve geç dönem (1 yıllık) mortalite ile IG% arasındaki ilişki değerlendirildi. Hastaların yaşları, cinsiyetleri, immatür granülosit ve diğer laboratuvar değerleri çalışma formuna kaydedildi. Bulgular: Çalışmadaki 282 hastanın %52,8'i erkekti. Hastaların yaş ortalaması 69,88±12,90 yıl olarak tespit edildi. Hem 28 günlük hem de 1 yıllık mortal...

Acil servise başvuran covid-19 hastalarında çekirdekli kırmızı kan hücrelerinin hastalık şiddeti ve mortaliteyi öngörmedeki rolü

Seyit Ali Polat

Bu çalışmanın amacı, acil servise başvuran COVID-19 hastalarında, çekirdekli kırmızı kan hücrelerinin, hastalığın şiddetini ve mortaliteyi öngörmedeki etkisinin değerlendirilmesidir. Bu çalışma, Tıp Fakültesi, Acil Tıp Anabilim Dalında, 01.06.2020 ile 30.06.2021 tarihleri arasında retrospektif olarak yapıldı. Çalışmaya, acil servise başvuran ve COVID-19 tanısı almış 18 yaş ve üzeri hastalar dâhil edildi. Hastalar, sahip oldukları hastalık düzeylerine gore hafif, orta ve şiddetli olarak üç ayrıca ölenler ve yaşayanlar olmak üzere de iki grupta sınıflandırılmıştır. Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş, cinsiyet, lökosit, NRBC, hemoglobin, nötrofil, lenfosit, NLR ve CRP değerleri çalışma formuna kaydedilmiştir. Çalışmaya, 344'ü (%57,3) erkek olmak üzere, 600 hasta dâhil edildi. Hastaların yaş ortalamaları 62,4 ± 15,8 yıl idi. Hastalık şiddeti ile klinik sonlanım öncesi son alınan çekirdekli kırmızı kan hücresi sayısı (NRBC) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır (p < 0,001). Benzer şekilde klinik sonlanım ile NRBC arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır (p < 0,001). NRBC düzeyi için eşik değer %0,2 olarak hesaplanmıştır. Bu eşik değer için duyarlılık %67,2 (%95 GA; %58,23 - %75,33), seçicilik %87,5 (%95 GA; %83,63 - %90,73)'dir. Pozitif pr...

Akut koroner sendrom hastalarında immatür granülosit yüzdesinin 28 günlük mortalitede prognostik önemi

Cihan Can

İmmatür granülosit yüzdesi (IG%) inflamasyonun erken bir belirtecidir ve birçok hastalıkta prognostik bir öneme sahipitir. Bu çalışmada, akut koroner sendrom hastalarında (AKS) immatür granülosit yüzdesinin 28 günlük mortalitede prognostik değerinin olup olmadığını araştırmaya çalışıldı. Bu çalışma, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalında, 01.01.2019 ile 30.06.2019 tarihleri arasında retrospektif olarak yapıldı. Çalışmaya acil servise göğüs ağrısı ile başvuran ve AKS ön tanısıyla yatırılan 18 yaş üzeri hastalar dâhil edildi. Hastalar, yaşayan ve ölenler olarak iki grupa ayrıldı. IG% ve diğer laboratuar parametreleri kaydedildi. IG% ile 28 günlük ölüm arasındaki ilişki analiz edildi. Ayrıca, IG% ve diğer değişkenlerin tanısal doğruluğunu karşılaştırmak için ROC analizi yapıldı. Çalışmaya, 423 (%68.6) erkek olmak üzere toplam 617 hasta alındı. Hastaların yaş ortalaması 63.9 ± 12.7 idi. IG% ölen hastalarda (1.2±1.4) yaşayan hastalara (0.5 ±0.5 ) göre daha yüksekti (P=0,007). 28 günlük mortaliteyi öngörmede, IG%'si için kesme değeri >0,6 alındığında, spesifitesi %93.70 ve sensivitesi %54.55 olarak bulundu (AUC=0.71, p= 0,000). AKS için 28 günlük mortaliteyi öngörmede, IG% bağımsız bir risk faktörü idi (hazard ratio(HR) 632,962, 95% confidence interval 3,389-1...

Nucleated red blood cells as predictor of all-cause mortality in emergency department

Hüseyin Narcı | Cüneyt Ayrık | Mehmet Burak Yavuz Çimen

Bacground: Nucleated red blood cells (NRBCs) are immature erythrocytes that are not normally detected in the blood of healthy adults. The detection of these cells in peripheral blood is associated with increased mortality and poor prognosis. In this study, we aimed to investigate whether NRBCs predict for all causes of death in patients admitted to the emergency department (ED). Method: This study was conducted retrospectively between January 2019 and December 2019 in academic emergency department, faculty of medicine. We included all patients who died of non-traumatic causes and The control group consisted of patients discharged from the ED. NRBCs and other laboratory parameters were compared between the two groups. The primary outcome is all-cause mortality in the ED. Multivariate logistic analysis was performed. Results: A total of 204 patients (119 male) were included in the study. The mean age of the patients was 66.7 ± 14.6 years. NRBC value was higher in those who died (678.43 ± 655.16/ μl) compared to the control group (22.55 ± 57.86/ μl) (P < 0.001). According to receiver operating characteristic curve analysis (ROC) performed for the prediction all cause mortality in the ED, the best cut-off point for NRBC was >0 /μl (sensitivity 94,12%, specificity 82,35%, Area U...

The prognostic value of immature granulocyte in patients with acute pancreatitis

Serkan Karakulak | Hüseyin Narcı | Cüneyt Ayrık | Semra Erdoğan | Enver Üçbilek

Abstract Background: Acute pancreatitis is the inflammation of the pancreas. It can range from mild forms to life-threatening severe cases. There is not yet a marker that can detect severe cases in the early period. Early diagnosis and treatment of this disease has critical importance for prognosis. In this study, we aimed to investigate the percentage of immature granulocyte (IG %) in patients with acute pancreatitis in order to predict the severity of the disease and in-hospital mortality. Method: This study was carried out retrospectively in academic emergency department (ED), faculty of medicine between 01.01.2017 and 30.06.2019. The patients were divided into three groups as mild, moderate and severe. In addition, the patients were divided into two groups: those discharged from the hospital and those who died in the hospital. IG % and other laboratory parameters of the patients were recorded in the study form. The primary outcome for this study is the value of IG% in predicting severity in AP patients. A receiver operating characteristic (ROC) curve analysis was performed. Results: A total of 218 patients (107 male) were included in the study. The mean age of the patients was 56.9 ± 18.3 years. It was found that IG% levels were higher in patients with severe pancreati...

Akut pankreatit hastalarında granülosit yüzdesinin prognostik değeri

Serkan Karakulak

Akut pankreatit pankreasın bir enflamatuar hastalığıdır. Hafif formlardan yaşamı tehdit eden şiddetli olgularda kadar ilerleyebilir. Şiddetli olguları erken dönmede saptayabilen bir belirteç henüz bulunmamaktadır. Erken tanı ve tedavi prognoz açısından kritik önem taşımaktadır. Bu çalışmada, immatür granülosit yüzdesinin (IG%), akut pankreatit hastalarında, hastalığın şiddeti ve hastane içi mortaliteyi öngörmede değeri araştırılmaya çalışıldı. Bu çalışma, Tıp Fakültesi, Acil Tıp Anabilim Dalında, 01.01.2017-30.06.2019 tarihleri arasında retrospektif olarak yapıldı. Çalışmaya acil servise başvuran ve akut pankreatit tanısı almış 18 yaş ve üzeri hastalar dahil edildi. Hastalar, Modifiye Atlanta kriterlerine göre; hafif, orta ve şiddetli pankreatit olmak üzere üç grupta sınıflandırıldı. Ayrıca hastalar taburcu edilenler ve hastane içinde ölenler olmak üzere iki gruba ayrıldı. Hastaların yaşları, cinsiyetleri, hastane yatış süreleri, lökosit, nötrofil, immatür granülosit yüzdesi, CRP, Glukoz, LDH, Üre, Kreatin, Amilaz, Lipaz, AST ve ALT değerleri çalışma formuna kaydedildi. Çalışmaya, 107'si erkek olmak üzere, 218 hasta dâhil edildi. Hastaların yaş ortalamaları 56,9 ± 18,3 idi. Hafif, orta ve şiddetli gruplar karşılaştırıldığında, IG% düzeyleri şiddetli pankreatit hastalarında d...

Emergency department presentation of hemoptysis due to nail gun injury

Huseyin Narci | Seda Özer | Gülten Bozali | Cüneyt Ayrık | Ali Özdülger

Nail guns are cheap and easy-to-access devices that are common in the industry and personal use and are widely used by untrained people. Life-threatening injuries may occur after a self-accident due to the use of these devices. We report the case of a 47-year-old man who had hemoptysis due to a lung parenchymal injury after nail gun use. Computed tomography revealed focal alveolar hemorrhage. Hemodynamically stable, the patient underwent surgery. Nail guns penetrating the chest can cause life-threatening situations. In the emergency department, rapid diagnosis and treatment is vital in preventing fatal outcome. Keywords: Alveolar hemorrhage; hemoptysis; nail gun

ACİL SERVİS HEKİMLERİNİN GİRİŞİMSEL SEDOANALJEZİ UYGULAMALARINDAKİ TUTUM VE DAVRANIŞLARI

Seçil Kartal Tunç

Girişimsel sedoanaljezi (GSA), acil servislerde sık kullanılan bir uygulama olmasına rağmen bu konuyla ilgili acil tıp uzmanlarının, tutum ve davranışlarına yönelik çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışmada, acil tıp uzmanlarının sedoanaljezi konusundaki tutum ve davranışlarının incelenmesi amaçlandı. Bu anket çalışması, 01 Temmuz 2018 - 01 Ağustos 2018 tarihleri arasında, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı’nda yapılmıştır. İnternet tabanlı anket sitesinde önceden hazırlanmış olan anket formu, acil tıp uzmanlarına elektronik posta yolu ile gönderildi. Çalışmaya 218’i (%53,8) erkek olmak üzere 405 acil tıp uzmanı dahil edildi. Yaş ortalaması, 36,1±4,7 olarak bulundu. Çalışmaya katılanların %79,8’inin yazılı sedoanaljezi prosedürlerinin olmadığı, %72,6’sının haftada beşten fazla GSA uyguladığı görüldü. En sık ortopedik girişimler (%93,1) ve kradiyoversiyon (%89,4) için GSA uygulandığı saptandı. Standart ekipmanlar %90,6 oranında yeterliydi. Zor hava yolu ekipmanlarının yeterli olduğu (%66,7) ve bu ekipmanlardan en sık larengeal maske (%66,2) mevcudiyeti tespit edildi. Analjezi sağlamak için en sık kullanılan ilaçlar sırasıyla fentanil ve morfin iken, midazolam ve propofol ise en sık tercih edilen sedatif ajanlardı. Kombinasyon tedavisinde en sık midazolam-fentani...

Mean platelet volume and the ratio of mean platelet volume to platelet count in the diagnosis of acute appendicitis

Serdar Biricik | Hüseyin Narcı | Güllü Akbaydoğan Dündar | Cüneyt Ayrık | Mehmet Özgür Türkmenoğlu

Background: Mean platelet volume (MPV) is an inflammatory marker. Recent studies have shown that there is a negative correlation between platelet count (PC) and MPV and that the ratio of these two values may be more meaningful. The aim of our study was to investigate the diagnostic value of MPV and the MPV/PC ratio in acute appendicitis. Methods: Patients who were admitted to the emergency department and underwent appendectomy for acute appendicitis between January 2013 and May 2016 were evaluated retrospectively. The patients were divided into three groups based on their histopathological findings: the control group (negative appendicectomy) and the uncomplicated and complicated appendicitis groups. Leukocyte count, CRP (C-reactive protein) levels, PC, MPV and the MPV/PC ratio were compared among the groups. Results: A total of 424 patients, including 231 men, were included in the study. The average age of all patients was 34.9 ± 13.2 years. There was no statistically significant difference between the uncomplicated appendicitis, complicated appendicitis and control groups in terms of MPV, PC and the MPV/PC ratio. Leukocyte count had a strong discriminatory property based on the area under curve (AUC) 0.73, (p < 0.001). CRP levels, MPV, PC and the MPV/PC ratio had weak dis...

Elektrik çarpması nedeniyle acil servise başvuran hastaların geriye dönük incelenmesi

Cumali Turan

Elektrik yaralanmaları tüm dünyada görülen önemli sağlık sorunlarından birisidir. Bu yaralanmalar, küçük deri yanıklarından yaşamı tehdit eden iç organ hasarına neden olabilirler. Bu çalışmanın amacı elektrik yaralanmaları ile acil servise başvuran hastaların klinik bilgilerini değerlendirmektir. Bu çalışmada, Mersin Üniversitesi Acil Tıp Anabilim Dalı'na 01.01.2012-31.12.2016 tarihleri arasında elektrik yaralanması nedeniyle başvuran hastalar retrospektif olarak incelendi. Hastaların, demografik, klinik ve laboratuvar bulguları kaydedildi. Çalışmaya, 103'ü erkek olmak üzere toplam 124 hasta alındı. Tüm hastaların yaş ortalamaları 31,5 ± 11,2 idi Hastaların %85,5'i düşük voltaj, %14,5'i ise yüksek voltaja maruz kalmıştı. Yüksek voltajlı yaralanmayla gelen vakaların tamamının iş kazası olduğu görüldü (p

ACİL SERVİSTE HİPERPOTASEMİ TESPİT EDİLEN HİPERPOTASEMİ KLİNİK ÖZELLİKLERİ VE SONUÇLARI

Gül Deniz Özkan

Hiperkalemi ciddi ve potansiyel olarak hayatı tehdit eden bir durumdur, kardiyak aritmi ve asistol nedeniyle ani ölüme neden olabilir. Acil serviste hiperkalemi tespit edilen yaşlı hastalar hakkında sınırlı veri bulunmaktadır. Bu çalışmada acil servise başvuran ve hiperkalemi saptanan yaşlı hastaların klinik sonuçları ve risk faktörleri araştırılmaya çalışıldı. Bu retrospektif çalışma, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi (MÜTFH) Acil Tıp Anabilim Dalına, 01.01.2017-31.12.2017 tarihleri arasında başvuran, kan potasyum seviyesi 5.5 üzerinde olan, 65 yaş ve üzeri hastalar dahil edildi. Hasta grupları; Grup 1 (genç yaşlı) 65-74 yaş arası, Grup 2 (orta yaşlı) 75-84 yaş arası ve 85 yaş üstü Grup 3 (en yaşlı) olarak sınıflandırıldı. Kontrol grubu (Grup 4) kan potasyum seviyesi normal olan 65 yaş üzeri hastalardan oluşturuldu. Gruplar arasında hiperkalemiye neden olan hastalıklar, ilaçlar, klinik sonuçlar karşılaştırıldı ve risk faktörleri saptanmaya çalışıldı. Çalışmaya toplam 184 hasta grubu olmak üzere 364 hasta alındı. Hasta ve kontrol grupları arasındaki eşlik eden hastalıklar karşılaştırıldığında; kronik böbrek yetmezliği (KBY), kalp yetmezliği ve akut böbrek hasarı (ABH) olması hasta grubunda anlamlı olarak yüksekti. Hastaların, % 54,9’unda KBY,% 23,9’unda kalp yetmezl...

Akut apandisit tanısında ortalama trombosit hacmi ve ortalama trombosit haciminin trombosit sayısına oranı

Serdar Biricik

Akut apandisit tanısında inflamatuar bir belirteç olan ortalama trombosit hacminin (MPV) kullanılabileceği son zamanlarda yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Ancak trombosit sayısı (PC) ile mean platelete volüme (MPV) arasında ters yönlü bir korelasyon olduğu ve bu iki değerin oransal olarak yorumlanmasının daha anlamlı olabileceği bildirilmiştir. Çalışmamızın amacı akut apandisitte MPV ve MPV/PC oranının tanısal değerini araştırmaktır. Bu çalışma, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalında 01.01.2013 - 01.05.2016 tarihleri arasında retrospektif olarak yapıldı. Çalışmaya acil servise başvuran ve akut apandisit tanısı ile ameliyat edilen 18 yaş ve üzeri hastalar dahil edildi. Çalışmaya, 231'i erkek olmak üzere toplam 424 hasta alındı. Tüm hastaların yaş ortalamaları 34.9 ± 13.2 idi. Lökosit sayısı açısından apandisit ve kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık vardı(p

Akut pulmoner embolide trombosit indekslerinin tanısal değeri

İbrahim Çevik

Pulmoner emboli (PE), yaygın görülen ve ciddi ölüm potansiyeli olan bir hastalıktır. Son zamanlarda trombosit indekslerinin PE' de tanısal olabileceği rapor edilmiştir. Bu çalışmada, pulmoner embolide trombosit indekslerinin tanısal değerini saptamaya çalıştık. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisine, 1 Ocak 2013 - 31 Kasım 2015 tarihleri arasında PE şüphesi ile başvuran ve toraks BT çekilen 176 olgu araştırmaya dahil edildi. 48 olgu çalışma dışı bırakıldı. PE tanısı alan 61 olgu hasta grubu, PE' si olmayan 67 olgu kontrol grubu (KG) olarak kabul edildi. Hastaların yaşı, cinsiyeti ve ayrıca lökosit, trombosit, Hemoglobin (Hb), OTH, TDG, RDW, CRP, D-dimer ve troponin I değerleri kaydedildi. PE ve KG' deki hastaların yaş ortalamaları arasında farklılık saptanmadı (p=0.760). TDG değeri PE grubunda daha yüksek bulunurken ( PE grubunda 13.73 ± 2.74 ve KG' de 12.32 ± 2.08) (p= 0.002), OTH değeri daha düşüktü (sırasıyla 9.73 ± 1.19 ve 10.13 ± 0.94) (p= 0.038). ROC analizi sonuçlarına göre TDG' nin kesme-değeri 12,8, spesifitesi %71.64, sensitivitesi %61 ve AUC=0,661 olarak bulundu (p=0.0013). OTH' nin kesme- değeri 9, spesifitesi %89,55, sensitivitesi %35 ve AUC=0,589 olarak saptandı (p=0.0569). Trombosit sayısı açısından her iki grup ara...

The value of serum mean platelet volume in testicular torsion

Narci H

Objective To compare the serum mean platelet volume (MPV) in patients with testicular torsion and healthy control subjects. Methods This retrospective study compared clinical and demographic data from patients who underwent surgery for testicular torsion and healthy controls. Testicular torsion was diagnosed with a physical examination and Doppler ultrasonography. Age, leukocyte count, platelet count and MPV were recorded for all participants. Results A total of 50 patients with testicular torsion and 51 healthy control subjects were enrolled. There was no significant difference in age and platelet count between the two groups. Patients with testicular torsion had a significantly higher leukocyte count and MPV, compared with controls. According to receiver operating characteristic curve analysis performed for the prediction of testicular torsion, the best cut-off point for MPV was 7.7 fl (sensitivity 62%, specificity 96%), and the best cut-off point for leukocyte count was 9.5 × 109/l (sensitivity 58%, specificity 80%). Conclusions The MPV may be useful as an ancillary test for the diagnosis of testicular torsion. Further studies are needed in order to confirm these preliminary results.

Determining risk factors of bleeding in patients on warfarin treatment

Evren Uygungül | Cuneyt Ayrik | Huseyin Narci | Semra Erdoğan | Ibrahim Toker | Filiz Demir | Ulas Karaaslan

Background. Warfarin is a commonly used oral anticoagulant agent. The most common adverse effects of warfarin are bleeding complications. Methods. We performed a 1-year retrospective chart review of emergency department patients using warfarin. A total of 65 patients with bleeding disorder (study group) and 63 patients without bleeding (control group) were included, making up a total of 128 subjects. Demographic data, frequency of international normalized ratio (INR) checks, and routine blood results were extracted. Logistic regression analysis was used to determine which factors were most closely associated with bleeding complications. Results. Median age was 62.0 ± 14.4 and 61.9 ± 14.5 for study group and control group, respectively. Educational status and frequency of INR checks were similar in both groups (P = 0.101 and P = 0.483, resp.). INR levels were higher in the study group (5.45 ± 3.98 versus 2.63 ± 1.71, P < 0.001). Creatinine levels were also higher in the study group (1.14 ± 0.57 mg/dL versus 0.94 ± 0.38 mg/dL, P = 0.042). Acetylsalicylic acid use was more frequent in the study group and was associated with a 9-fold increase in bleeding complications (P < 0.001). Conclusions. High INR levels, high creatinine levels, and acetylsalicylic acid use were associated with ...