Meltem Uçar Meltem Uçar MİMARLIK FAKÜLTESİ MİMARLIK BÖLÜMÜ RESTORASYON ANABİLİM DALI
Araştırmacının yayınlarını daha detaylı bir şekilde aramak veya filtrelemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Mersin’de Cumhuriyet Sonrası Konut Üretim Sürecinde Yapı Kooperatiflerinin Yeri

Başeren, Begüm meriç | Angın, Diğrem | Uçar, Meltem

Çalışma 1950-1980 arası dönemde Mersin Pozcu bölgesinde yapı kooperatifçiliği yolu ile inşa edilmiş konut yapılarını incelemektedir.

Tarsus Historic City Center, Identification of Problem and Potentials as Base for Strategic Guideline

Belge, Z. Sara | Belge, Burak | Uçar, Meltem | Aydınoğlu, Ümit

Tarsus historic city center is a continuous settlement from the Neolithic Age to the present day. Archaeological heritage is integrated with traditional historic quarters, historic city center, Early Republican buildings and industrial heritage. Social practices, cultural production processes, legends and religious events transferred from generation to generation constitute the intangible cultural heritage elements and also the symbols of the city. In 2013, conservation area boundaries were revised and Tarsus historic city center, was declared as 3rd Grade Archaeological Site by the Regional Conservation Council. In defined context, the Conservation-Strategy Guideline was prepared with the contract signed between Mersin Metropolitan Municipality and Mersin University, Faculty of Architecture in 2022. Within the scope of document, a guideline containing urban conservation strategies for the historic city center of Tarsus has been prepared. Within the scope of this article, findings and evaluations regarding current situation based on field surveys and questionnaires that form the basis for the guideline are presented. The study aims to document the physical and socio-cultural situation of the historic center in 2022 to guide further studies concerning cultural heritage in Tarsus.

Mersin Tarihi Kent Merkezi Koruma ve Canlandırma Modeli Araştırma Geliştirme Projesi

Uçar, Meltem | Zorlu, Fikret | Akar, Tuba | Belge, Z. Sara

Mersin tarihi kent merkezi tarihi kimliğini büyük oranda kaybederek günümüze ulaşmıştır. Mevcut durumda kültür varlığı niteliği taşıyan yapıların büyük çoğunluğu uygunsuz kullanımlar ve terkler ile tahrip olmaya devam etmektedir; yeni yapıların önemli bir bölümü ise tarihi dokuyla uyumsuzdur ve fiziki sorunlar taşımaktadır. 1998 yılında hazırlanmış olan Koruma Amaçlı İmar Planı, alanın korunmasını ve kullanımının devamlılığını sağlayamamıştır. 2015 yılında kentsel sit alanı ve etkileme geçiş alanını da içine alan 59.47 hektar alanın Yenileme Alanı olarak ilan edilmesi, tarihi kent merkezinde fiziki müdahale süreçlerini daha karmaşık hale getirmiştir. Yeni statünün gerektirdiği mevzuat, alanda ihtiyaç duyulan müdahalelerin yapılmasını zorlaştırmıştır. Tarihi kent merkezinde, kültür varlıklarının korunabilmesi ve sağlıklı bir yapılı çevrenin oluşturulabilmesi için koruma ve kullanıma yönelik fiziksel ve işlevsel müdahalelerin acilen planlanması gerekmektedir. Bu çalışma, Mersin Büyükşehir Belediyesi talebi ile Mersin Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Mersin Tarihi Kent Merkezi Koruma ve Canlandırma Modeli Araştırma Geliştirme Projesi”’nin yöntem, tespit ve sonuç önerilerini sunmaktadır. Çalışmayla, Mersin tarihi kent merkezi gibi farklı koruma ve müdahale statüleri tanımlanan ve t...

Tarsus’ta Dokuma Sanayinin Tarihi Gelişimi ve Çukurova Sanayi İşletmeleri

Uçar, Meltem

Tarsus tarihi öneme sahip çok katmanlı bir yerleşimdir. Tarihin farklı dönemlerinde farklı nitelikleri ile değerli görülen kent, Osmanlı’nın son döneminde dokuma sanayi ile önem kazanmıştır. Bu önem, Cumhuriyetin ilanından sonra da kentin sosyo-kültürel ve ekonomik gelişiminde belirleyici bir etken olmuş ve kentin simgesi haline gelmiştir. Son yıllarda ise, Mersin ve çevresinin lojistik alan olarak gelişmesinin ve tarım üretimlerindeki değişimlerin de etkileriyle bölgede ve Tarsus’ta dokuma sanayi işlevin kaybetmiştir. Bunun sonucunda da terk edilen ve işlevsiz kalan endüstri yapıları yok olma sürecine girmiştir. Günümüzde Tarsus’ta bulunan ve endüstri mirası kavramı içinde değerlendirilmesi gereken dokuma sanayisine ait yapıların çoğunluğu koruma altına alınmamış durumdadır ve bir bölümü yıkılarak yerine yeni yapılar inşa edilmiştir. Çalışmanın amacı, kent ve ülke tarihinde önem taşımakla birlikte henüz yerleşke ölçeğinde koruma altına alınmamış olan Çukurova Sanayi İşletmeleri’nin mevcut durumunu ve endüstri mirası olarak taşıdığı değerleri sunmaktır. Yazıda, Tarsus’ta dokuma sanayinin tarihi gelişim süreci kaynaklara dayalı olarak sosyal ve ekonomik açılımları ile açıklanmaktadır. Bu açıklamayla, kent içinde hızla yok olmakta olan dokuma sanayisine ait endüstri mirası yapıl...

Tarsus'ta Geleneksel Konuttan Cumhuriyet Dönemi Konutuna; İki Örnek Yapı Özelinde Konut Mimarisinin Dönüşümü

Uçar, Meltem

Bu çalışma Tarsus geleneksel konut dokusu içinde Cumhuriyet Dönemi’nde inşa edilmiş olan iki konut yapısının mekânsal ve işlevsel biçimlenmelerinin aynı yerdeki geleneksel konut yapıları ile karşılaştırılmasını içermektedir. Tarsus tarihi konut dokusu içinde 1950'li yıllarda inşa edilmiş olan iki yapının plan şemaları geleneksel konut yapılar ile benzerlikler taşımaktadır. Bu çerçevede incelenen iki örnek yapı Tarsus özelinde konut yapılarının zaman içinde mekânsal ve işlevsel örgütlenmesinin değişim ve gelişimini değerlendirme imkânı sunmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, Cumhuriyet öncesi ve sonrası Türkiye'de görülen konut yaklaşımları anlatılmaktadır; ikinci bölümde örnek iki yapı incelenmektedir. İkinci bölümde, ayrıca, incelenen iki yapı ile aynı bölgede inşa edilmiş Osmanlı Dönemi’ne ait geleneksel konut yapıları arasında, mekânsal ve işlevsel örgütlenme ile strüktür ve malzeme kullanımı konularındaki benzerlik ve farklılıklar sunulmaktadır. Son bölümde, incelenen iki yapı, Tarsus yerelinde konut gelişim tarihi ve yerel mimarlık konuları kapsamında irdelenmektedir. Bu yapılar, Osmanlı Dönemi’nin sosyo-kültürel yapısına bağlı olarak tasarlanan geleneksel konut yapılarından, Cumhuriyet Döneminde gelişen mimari yaklaşımlar ve yaşam biçimine paralel olarak apartm...

Tarsus Şer’iyye Sicillerinde Yer Alan Konut Tanımları Üzerinden Değerlendirmeler

Uçar, Meltem

Osmanlı Dönemi’nden günümüze ulaşan geleneksel konut yapıları çoğunlukla 19. yy sonu ve 20. yy başına tarihlenmektedir. Mevcut geleneksel konut araştırmaları çoğunlukla Osmanlı’nın son dönemine tarihlenen ve günümüze ulaşabilen tarihi konut yapılarının fiziksel biçimlenmesinden elde edilen bilgilere ve bu bilgilere dayalı değerlendirmelere dayalıdır. Bununla birlikte şer’iyye sicilleri, vakfiyeler, defterler ve belgeler gibi birinci dereceden güvenilir kaynaklar bazen doğrudan bazen de dolaylı olarak ait oldukları dönemlerin konut yapıları hakkında bilgi vermektedir. Bu bilgiler, günümüze ulaşan geleneksel konut yapılarından önce inşa edilmiş olan konutların fiziksel biçimlenmesi hakkında bilgi vermesinin yanı sıra, yapıların oluşumu ve zaman içinde geçirdiği değişimleri sosyal yapı ve kurallarla ilişkili olarak anlamamıza yardımcı olmasıyla da önemlidir. Bu çalışma, Tarsus şer’iyye sicillerinde yer alan konut tanımlarını analiz ederek, Tarsus geleneksel konut yapılarını ve konut alanlarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Tarsus’a ait 140 adet şer’iyye sicili bulunmaktadır. Çalışma kapsamında 19. yüzyıl başından 20. yüzyıl başına kadar yaklaşık 89 yıllık bir süreçten kesitler sunan 10 adet şer’iyye sicili incelenmiştir. Yazının birinci bölümde Osmanlı Dönemi geleneksel konutları ...

MODERN MİMARLIK MİRASI OLARAK KERVANSARAY MOKAMPLARI VE KIZKALESİ MOKAMP KORUMA YAKLAŞIMI

Uçar, Meltem

Kervansaray AŞ İngiliz petrol şirketi British Petroleum’un (BP) Türkiye turizmine katkı amacı ile kurduğu bir anonim şirkettir. 1960’ların başında kurulan bu şirket bünyesinde Türkiye’nin farklı yerlerinde 10 mokamp tesisi inşa edilmiştir. Türkiye’deki yabancı sermayeli ilk turizm yatırımlarından biri olan Kervansaray Mokampları yeni bir turizm şekli için tasarlanmış öncü mimari tasarımlardır. Kervansaray Mokamplarının tasarımcısı karikatürist, ressam ve mimar Güngör Kabakçıoğlu’dur. Bu yazının amacı, modern mimari tasarım yaklaşımlarını yansıtan ve döneminin sosyal ve ekonomik yapısının belgesi olan Kervansaray Mokamplarının sahip olduğu kültürel değerleri ortaya koymak ve günümüze büyük oranda özgün olarak ulaşabilmiş olan Kızkalesi Mokamp’ı koruma yaklaşımlarını tanımlamaktır. Mokampların kampçı kullanımı için tasarlanan ana servis yapılarını inceleyen bu yazı kapsamında, birinci bölümde Kervansaray AŞ ve Güngör Kabakçıoğlu hakkında genel bilgiler verilirken, ikinci bölümde 10 adet mokamp alanındaki ana servis yapılarının mimari biçimlenmeleri anlatılmaktadır. Üçüncü bölümde, Kızkalesi Mokamp’ı ana servis yapısı ve zaman içinde geçirdiği değişimler sunulmaktadır. Son bölümde, mokamp yapıları üzerine genel değerlendirmeler ve Kızkalesi Mokamp’ının korunması için öneriler yer...

Bir Endüstri Mirasını Kente Kazandırmak: Boğaziçi Üniversitesi Gözlükule Kazısı Araştırma Merkezi

Uçar, Meltem

2018 Ulusal Mimarlık Ödülleri’nde “Yapı / Koruma Dalı Ödül Adayı” olan Boğaziçi Üniversitesi Gözlükule Kazısı Araştırma Merkezi hem nitelikli bir endüstri mirasına yeniden bir işlev kazandırmış olması hem de özenli bir restorasyon geçirmiş olması nedeniyle önemli. Geçtiğimiz Mayıs ayında açıklanan 2019 yılı Avrupa Kültürel Miras Ödüllleri / Europa Nostra Ödülleri’nde Koruma Dalı’nda ödüle layık görülen yapıyı ele alan yazar, tarihî yapının özgünlüğünü korurken iklime ve doğaya uygunluğu gözeten koruma yaklaşımının önemine dikkat çekiyor.

Tarih İçinde Yer Altı Su Tünelleri

Uçar, Meltem

Dünya üzerinde kurak Qanat adı verilen su yolları yer altına kazılmış su tünelleridir. Qanatı diğer yer altı su yollarından ayıran temel özelliği yer altında bulunan suyun yeryüzüne çıkartılmasını sağlamasıdır. Qanat sistemi yer altı suyunun çok az eğim verilmiş tünellerle yerçekimi gücünden yararlanarak yeryüzüne çıkartılması prensibine dayanmaktadır. Kurak iklime sahip birçok yerde görülen yer altı su tünelleri Anadolu’da da bulunmaktadır.

Arkeolojik Alanların Korunmasında Paydaş Olarak Çocuklar: Mersin Yumuktepe Höyüğü Örneği

Uçar, Meltem | Yoloğlu, Ali Cenap

Kentsel ve kırsal arkeolojik alanlarda korumanın sürdürülebilirliğin sağlanmasında toplumun eğitim, bilinç ve farkındalık düzeyi büyük önem taşımaktadır. Yaşamın devam ettiği kentsel ve kırsal alanlarda yerel halk, arkeolojik alanların korunmasında ve korumanın kamu yararı çerçevesinde yarar sağlamada doğrudan paydaşlar haline gelmektedir; bu paydaş grubu içinde geleceğin temsilcisi çocuklar belki de en önemli yeri teşkil etmektedir. Ülkemizde koruma alanında ilk yasal düzenlemeler arkeolojik alanların korunması kapsamında olmuş ve zaman için-de mevzuat gelişmiş olmakla birlikte, mevcut durumda kişilerin yaptığı tahribatlar göz önüne alındığında, arkeolojik alanların korunmasının ülkemizde halen toplumsal davranış biçiminin bir parçası haline gelemediği söylenebilir. Arkeolojik alanların korunmasının toplumsal bir davranış biçimine dönüşebilmesi için koruma kültürünün çocukluktan itibaren kişilere kazandırılması ve benimsetilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı “Yumuktepe ve Çevresi Koruma, Sunum ve Turizm Altyapısını Geliştirme Projesi” kapsamında iki okulda düzenlenen farkındalık etkinliklerinin yön-tem ve sonuçlarını, farkındalık çalışmalarının ortaokul düzeyinde yaygınlaştırılmasının ulusal bir strateji olarak geliştirilmesi hedefi doğrultusunda, benzer çalışmalara katkı s...

Gaziantep Tarihi Su Sisteminin Osmanlı Dönemindeki Yönetimi

Uçar, Meltem

Gaziantep’te tarihi kent dokusunun tamamına yayılmış bir su yolu ağı bulunmaktadır. Yer altında kazılmış livas adı verilen tünellerle şehir dışındaki kaynaktan şehre taşınan su, şehir içinde su yolu ağı oluşturarak halkın kullanımına açık birçok cami, han, hamam, medrese, kastel ve çeşme yapılarına su sağlamaktadır; ayrıca özel kullanımdaki evlerin kuyuları da bu sistemden su almaktadır. Bütüncül tasarlanmamış ve zaman içinde eklenerek büyümüş olmakla birlikte bütüncül işleyen ve bütün kenti ve su hattındaki yerleşimleri ilgilendiren bir su yolları ağı oluşmuştur. Bütün kullanıcıları ilgilendiren bir sistem olması ve yaşamın temel gereklerinden biri olan su ile ilgili olması nedeni ile suyun dağılımı ve kullanımı ile ilgili birtakım kurallar oluşmuştur. Bu kurallar kentlerin fiziki oluşumunu ve tarihi gelişimini çözümlemeye yardımcı veriler sunmaktadır.Bu çalışmanın amacı vakfiyeler ve şer’iye sicilleri ışığında Osmanlı döneminde Gaziantep’te, kullanım hakları, kuralları ve bakımını içeren su yönetim sistemini ortaya çıkartmak ve Gaziantep tarihi su sisteminin gelişimini su kullanım hakları ve kuralları üzerinden değerlendirmektir. Bu çalışma ile Osmanlı dönemi su yönetiminin bölgesel özelliklerinin belirlenmesine katkı sağlamak hedeflenmektedir. Birinci bölümde Osmanlı dönemi id...

Historical Water System of Gaziantep

Uçar, Meltem

The aim of this paper is to examine the formation of the historical water system in Gaziantep

Gaziantep Tarihi Su Sistemi ve Su Yapıları

Uçar, Meltem

Yerleşik düzene geçen her toplumda, su en önemli problemlerden biri olmuştur. Suyun kaynağından alınması, taşınması, dağıtılması ve kullanılması, her zaman özel bir su yapısının inşa edilmesini gerektirmiştir. Bu gereklilikle oluşan su yapıları, mimari biçimlenmeleri, teknolojik özellikleri ve kültürel anlamları ile insanlık tarihinin önemli belgeleri arasında yer almaktadır. Gaziantep’in tarihi su yapıları; yerel dilde livas adı verilen su kanalları ile bu kanallarla taşınan suyun kullanıldığı gane, kuyu, hamam ve kastel adı verilen yapılardan oluşmaktadır. Livas sistemi insan emeğiyle oyulmuş yer altı su kanallarıdır. Gane, kuyu ve hamamlar ise livas sisteminin bir parçası olarak tasarlanmışlardır. Su sistemi, suyun kullanıma açıldığı kamusal bir yapı olan ve yerel dilde kastel adı verilen yapıları da içermektedir. Kasteller, livasların kotuna bağlı olarak zemin kotunun altında yer almaktadır. Farklı işlevlere yönelik kullanımlar sunabilen kasteller; havuz, kuyu, oturma sekisi, mescit, helâ, çimeceklik gibi farklı mekân ve elemanları içerebilmektedir. Gaziantep’in tarihi su sistemi, Anadolu’daki diğer su sistemlerinden farklı özellikler göstermekte ve yere özgü su yapıları barındırmaktadır. Yapım dönemi ve kökeni hakkında kesin bilgi olmamakla birlikte, livas sisteminin Gaziant...

Kültür Varlıkları ve Koruma Konusunda Aktif Öğrenme Temelli Tasarlanan Bir TÜBİTAK-4004 Projesi Değerlendirmesi

Yoloğlu, Ali Cenap | Uçar, Meltem

Bu çalışmanın amacı “aktif öğrenme” temelli olarak tasarlanan “Ben Bir Kâşifim, Yaşadığım Kenti Keşfediyorum” başlıklı TUBİTAK 4004 Bilim ve Toplum Projesinin bulgularını paylaşmaktır. Projenin amacı, öğrencilere bilimsel bakış açısı kazandırarak, bilimsel düşünme ve araştırma yönteminin uygulanması ile tarihi çevrenin sahip olduğu değerler konusunda farkındalık oluşturmaktır. Hedef grup Mersin İli Tarsus ilçesinde yaşayan 5. ve 6. sınıf öğrencileri olarak belirlenmiştir. 25’er katılımcıdan oluşan üç grup halinde yapılan etkinliğe toplanda 75 öğrenci katılmıştır. Proje kapsamında uygulanan etkinlikler “aktif öğrenme” yaklaşımına göre tasarlanmıştır. Proje sonuçlarını proje amaçları doğrultusunda değerlendirebilmek için bir ön-test ve biri etkinlik sonu diğeri bir ay sonra olmak üzere iki son-test uygulanmıştır. Ön-test ve son -testte aynı soruları içeren aynı çoktan seçmeli test kullanılmıştır. Test sonuçları SPSS ile analiz edilmiştir. Bu çerçevede dört bölümden oluşan bu çalışma kapsamında birinci bölümde aktif öğrenme yaklaşımı; ikinci bölümde proje tasarımı; üçüncü bölümde analiz sonuçları; son bölümde ise proje değerlendirmesi ve benzer projeler için öneriler yer almaktadır

İlköğretim Düzeyinde Kültür Varlığı ve Koruma Konularındaki Eğitiminin Etkinliği ve Sivil Toplum Örgütlerinin Eğitime Katkısının Değerlendirilmesi

Uçar, Meltem

Kültür varlığı tanımı somut ve somut olmayan değerlerin tüm anlamlarıyla günlük hayatta kullanılan yapı ve alanları içermekte ve bunların koruma kapsamına alınmasını gerektirmektedir. Bu yapısı ile koruma, kullanıcıların günlük yaşamını ilgilendirir hale gelmekte ve topluma sorumluluk yüklemektedir. Bu nedenle kişilerin tarihi yapı ve alanların sahip oldukları değerler ve önemi hakkında bilgi sahibi olması ve korumanın gerekliliği ile bu gereklilik içinde kendi sorumluluklarının bilincine varması, kültür varlıklarının korunması konusunda temel etkenler arasındadır. Kişilerin tarihi yapı ve alanların korunması konusunda bilinç sahibi olmaları için, çocukluk dönemlerinden itibaren bu konuda farkındalıklarının oluşturulması ve geliştirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, Türkiye’de kültür varlıkları ile ilişkili konular ilköğretim müfredatında yer almaktadır. Ayrıca, sivil toplum örgütleri de çocuklara yönelik koruma farkındalık çalışmaları yürütmektedir. Bu çalışmanın amacı, ilköğretim düzeyinde mevcut müfredatta Sosyal Bilgiler dersinde yer alan koruma ile ilgili kazanımları incelemek ve sivil toplum örgütlerince yürütülen koruma farkındalık çalışmalarının örgün eğitime olası katkılarını değerlendirmektir. Bu çerçevede korumada kullanıcıların yerini içeren birinci bölümün ardından,...