Oğuz Ergene
Eğitim Fakültesi
Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı
-
VaryantErgene, Oguz ; Ergene, O.
-
E-Postaoergene@mersin.edu.tr
-
Web Sitesi
-
Durum-
-
ÜnvanDoç.Dr.
-
YÖK Araştırmacı No16163
Çağatay Türkçesi Söz Varlığında İdari ve Askeri Birimler
Ergene, Oğuz
Türk tarihine ilişkin çalışmalar, Türklerin en eski dönemlerden itibaren kültürel temelleri ve dayanakları olan bir devlet anlayışına ve geleneğine sahip olduğunu göstermektir. Farklı dönemlerde ve coğrafyalarda hüküm süren Türk devletlerinin idari ve askerî teşkilatının da benzer ilkelere bağlı olarak biçimlendiği görülür. Bu alana yönelik terminoloji, devlet düzeninin ve toplumsal yaşamın gerektirdiği ayrıntılı bir kurumsal yapıyı; farklı yükümlülükleri olan ve birbirini tamamlayan devlet organlarının bir arada yer aldığı bir ilişkiler ağının varlığını kanıtlamaktadır. Söz konusu örneklerle, devletin idari ve askerî yapısı, bu yapıyı oluşturan birimler, bunların görev ve yetkileri, kurumsal bağlantılar ve oluşan hiyerarşik yapı somutlaşmıştır. Bu çalışmanın amacı, devletin idari ve askerî birimlerinin Çağatay Türkçesindeki örneklerini belirlemek, sınıflandırmak, bu ögelerin işlevlerini, anlam, yapı ve kullanım özelliklerini ortaya koymaktır. Çalışmanın veri kaynakları, Çağatay Türkçesine özgü sözlükler, metin yayınları ve incelemelerdir. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılarak hazırlanmıştır. Bu bağlamda ilgili metinlerden tarama yöntemiyle belirlenen idari ve askerî birimlere ilişkin terimlere ve tanık cümlelere yer verilmiştir. Çalışmada, elde ...
Divanu-Lugati't-Türk'te Eklere İlişkin Açıklamalar
Ergene, Oğuz
Karahanlı Türkçesi döneminde yazılan Dîvânu Lugâti’t-Türk, Türkçenin bilinen ilk sözlüğü olması dışında, yazıldığı dönemdeki Türk toplulukları ve dilleri hakkında türlü konu başlıklarına ayrılabilecek pek çok ögeyi ve bilgiyi içeren çok yönlü bir kaynaktır. Temelini bölümlere ayrılarak tanımlanan, örnekler ve tanıklar kullanılarak açıklanan, sözlük birimlerinin oluşturduğu Dîvânu Lugâti’t-Türk’te; madde başlarında, ekli sözlük birimlerinde, bölüm ya da bap bitimlerinde, gramer kategorileriyle ilgili değerlendirmelerde işlenen ekler de bulunmaktadır. Dîvânu Lugâti’t-Türk’teki ek açıklamalarının içerdiği anlam bileşenlerini ve bilgi türlerini belirlemeyi amaçlayan bu çalışmada, eserin taranmasıyla elde edilen veriler çerçevesinde, doğrudan ya da dolaylı olarak açıklanan ekler belirlenmiş; eklere ilişkin bilgilerin kapsamı, içeriği ve bunların aktarılma biçimi irdelenmiştir. Bu doğrultuda, eserde yer verilen eklerin bir ya da birden fazla yönü üzerinde durulduğu; açıklamaların sözcük, sözcük grubu, cümle düzeyindeki örneklerle desteklendiği ve diğer sözlük birimlerindeki gibi tanıklardan yararlanıldığı görülmektedir. Eklere yönelik açıklamalarda ise -kapsam ve diziliş açısından bir standart bulunmamakla birlikte- farklı anlam bileşenleri ve bilgi türleri kaydedilmiştir. ...
Nehcü'l-Feradis'te Kavramların İlişkilendirilmesi
Ergene, Oğuz
Kavramların ilişkilendirilmesi, ilgi, sahiplik, aitlik, özgülük, eşitlik, benzerlik, karşıtlık, yakınlık, yaklaşıklık vb. çerçevesinde kurulan bağlarla gerçekleşmektedir. Bu bağlar, kavramların ilgilerini, kavramlar arasında doğrudan ya da dolaylı yollarla kurulan ilişkileri gösterir. Kavramlar arasındaki ilişkilendirmelerin dilde somutlaşması ise dilin yapısal ve anlamsal olanaklarıyla sağlanır. Harezm Türkçesi metinlerinden Nehcü’l-Ferâdîs’teki kavramların ilişkilendirilme biçimlerini ve bu işlevdeki dil birimlerini belirlemeyi amaçlayan bu çalışmada, eserin taranmasıyla elde edilen veriler kullanılarak ilişkilendirmeleri gerçekleştiren Türkçe, Arapça, Farsça kökenli dil birimleri belirlenmiş ve örneklendirilmiş; ilişkilendirmelerin hangi yollarla ve dilsel olanaklarla sağlandığı örneklerle irdelenmiştir. Çalışmada, kavramlar arasındaki ilişkilendirmelerde insan ögesi temel alınmış ve belirlenen örnekler, bu doğrultuda bir sınıflandırmayla insan kavramıyla ve insan dışındaki kavramlarla biçimlenen ilişkilendirmeler olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. İnsan kavramıyla biçimlenen ilişkilendirmeler, insanla ilgili olmakta ya da bu kapsamdaki ögelerle kurulmakta; ilişkilenen ve ilişkilendirilen ögelerden en az birini insan ya da insana özgü kavramlar oluşturmaktadır. İnsan dışında...
Harezm Türkçesi Metinlerinde Alıntılardan Sözcük Türetimi (Farsça Ögeler)
Ergene, Oğuz
Sözcük alışverişlerinin gerçekleştiği diller, bu olayın nedenleri ve örnekleri, alıntıların nitel ve nicel özellikleri vb. değişiklikler gösterse de diller arasında her zaman görülen alıntı sözcük kullanımı, Türkçenin ilk metinlerinden itibaren örneklenmektedir. Türlü dillerden alınan bu sözcükler, Türkçenin türetme olanakları doğrultusunda Türkçe yapım ekleriyle yeni adlar ve eylemler oluşturmakta; kimi zaman birden çok dile ait birim, bir arada kullanılmaktadır. Bu çalışmada, Harezm Türkçesi metinlerinden Kısasü’l-Enbiyâ, Mukaddimetü’l-Edeb, Mu’înü’l-Mürîd, Nehcü’l-Ferâdîs ve Satır Arası Kur’an Tercümesi taranarak Farsça kökenli sözcüklere getirilen Türkçe yapım ekleri belirlenmiş, sınıflandırılmış; eklerin işlevleri, sözcüklerin dönem metinlerindeki anlamları ve kullanımları belirtilmiştir. Metinlerden elde edilen örnekler çerçevesinde, Türkçenin sözcük türetme olanaklarının Harezm Türkçesindeki Farsça kökenli alıntılarda belirlenen görünümleri, bu ögelerin Türkiye Türkçesinde var olan biçimleriyle karşılaştırılarak incelenmiştir. Dönem metinlerinde, Farsça adlara bir ya da birden çok Türkçe yapım eki getirilerek adlar ve eylemler türetilmiştir. Bu tür örnekler arasında addan ad yapımı daha sıktır. Türetilen adlarla kurulan birleşik eylemler de dikkat çekici yoğu...
Eski Türkçeden Çağatay Türkçesine İdi “Sahip, Efendi; Tanrı” ve Değişkelerinin Kullanımı
Ergene, Oğuz
Bu çalışmada, “efendi, sahip; Tanrı” anlamlarında kullanılan idi sözcüğünün Eski Türkçe, Karahanlı Türkçesi, Harezm-Altınordu Türkçesi ve Çağatay Türkçesindeki değişkeleri, bunların türetilmiş ve başka sözcüklerle öbekleşmiş örnekleri, belirtilen yazı dillerine yönelik metin yayınları, sözlükler ve gramer kitapları taranarak belirlenmiştir.
Çağatayca Bir Hikayede "Künçe, Küçe" Sözcüklerinin Zarf ve Edat İşlevli Kullanımları
Ergene, Oğuz
2025-12-27
Türkiye'de Dil Bilgisi Öğretiminin Tarihsel Gelişimi Açısından Mutavvel Sarf-ı Osmani
Ergene, Oğuz | Şahbaz, Namık Kemal
2025-12-27
B. Erdem Dağıstanlıoğlu / Hüseyn-i Hârezmî - Keşfü’l-Hüdâ
Ergene, Oğuz
Çalışmada, B. Erdem Dağıstanlıoğlu'nun hazırladığı Hüseyn-i Hârezmî - Keşfü’l-Hüdâ. Doğu Türkçesiyle Yazılmış Bir Kaside-i Bürde Şerhi adlı eserin tanıtımı yapılmıştır.
Türkiye Türkçesinde Benzerlik, Yakınlık, Yaklaşıklık, Denklik ve Özdeşlik İfadeleri
Ergene, Oğuz
Similarity, proximity, approximation, equivalence and identity relationships constituted between multiple concepts provide direct or indirect comparison of concepts, positioning relative to each other, making precise or predictive evaluations about them and transmitting various features in a more concrete way. These forms of expression based on similarities between concepts in terms of quality or quantity, relative and gradual proximity, equivalences, identities are used for an effective language that is strong in association and concretization. So language users actualise the meaning relations by taking advantage of the some linguistic features and the possibilities of expression. In this context, many linguistic and cultural components play an active role, especially lexical, morphologic, semantic, syntactic features of language. Also in Turkey Turkish standart language, affix and affix combination, words, word groups, expression patterns consisting of affixes and word or more than one word, idioms and metaphrases are utilised and numerous lexical, morpholgic, syntactic and semantic markers are used in order to establish these kind of semantic relations. In this study, with reference to majority of the works of the post-republic Turkish literature in the genres such as novel, s...
Kavram Alanı Bağlamında Kutadgu Bilig'deki Ses Yansımalı İkilemelerin Türkiye Türkçesindeki Biçimleri
Ergene, Oğuz
Kaynağını doğadaki seslerden alan ikilemeler, tarihî ve çağdaş Türk yazı dillerinde pek çok örneği bulunan ve sıklıkla kullanılan söz varlığı ürünleridir. Dîvânu Lugâti’t-Türk’teki sözlük birimlerin bir bölümünü de ses yansımalı ikilemeler oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Dîvânu Lugâti’t-Türk’teki söz konusu ikilemeler belirlenmiş ve ses kaynakları bakımından sınıflandırılmıştır. Örneklerin anlamları ve metindeki kullanımları verilmiş, ölçünlü Türkiye Türkçesinde ve ağızlarda bulunan benzer veya yakın sayılabilecek kullanımlar ile karşılaştırma yapılmıştır. Bu doğrultuda Dîvânu Lugâti’t-Türk’teki ses yansımalı ikilemeler, 12 alt bölümde gruplandırılmıştır. Bu ikilemelerin Türkiye Türkçesindeki karşılıkları dikkate alındığında, ağızlardaki örneklerin ölçünlü dilden daha fazla olduğu görülür. Nesnelerin birbirine çarpması, sürtmesi, dokunması ya da vurması; suyun akması, yağması ya da dökülmesi; yüksek sesle konuşma ya da bağrışma gibi kaynaklara dayalı ikilemeler, ölçünlü dilde ve ağızlarda pek çok örneğe sahiptir. Çalışmada, ölçünlü Türkiye Türkçesinde ve ağızlarda yer alan ikilemelerin belirlenmesi için Türkçe Sözlük (TDK 2011) ve Derleme Sözlüğü (TDK 1993) kaynak alınmıştır.
Mecalisü'n-Nefayis'in İçerdiği Biyografik Ögeler
Ergene, Oğuz
Ali Şîr Nevâyî’nin Mecâlisü’n-nefâyis adlı şuara tezkiresi, kullanılan biyografik ögeler açısından titizlikle hazırlanmış; tezkirede, şairlere ilişkin türlü özellikler ayrıntılı olarak işlenmiştir. Özellikle Nevâyî’nin şairlerle ilgili tanıklıkları, kişisel değerlendirmeleri, onların sanat yönleri ya da eserleri hakkındaki görüşleri, esere zenginlik ve özgünlük katmaktadır. Mecâlisü’n-nefâyis’teki biyografik ögeler, şairlerin tanıtımını sağlamak; kaydedilmek suretiyle onları ve eserlerini kalıcı kılmak dışında, dönemin sosyal ve kültürel yapısıyla ilgili çok sayıda bilgi ve malzeme içermektedir. Bu çalışmada, Mecâlisü’n-nefâyis’teki biyografik ögeler; dolayısıyla tezkire yazarının bu doğrultudaki malzemesi, şairlere ilişkin değerlendirmelerin kapsamı ve içeriği belirlenmiştir. Eserde şairler; eser, üslup, edebî kişilik, şairlik yeteneği gibi yönleriyle birlikte aile ve akrabalık ilişkilerinden, mesleklerine, toplumsal konumlarına, ilgi alanlarına, vücut biçimlerine, sağlık durumlarına, huylarına, türlü sanat ve spor dallarındaki hünerlerine, ölüm nedenlerine, mezar yerlerine kadar çok geniş bir yelpazede ele alınmıştır. Bu bilgiler, hem Nevâyî’nin tanıklıklarına hem de duyumlarına dayanmaktadır. Eserde, ele alınan şairlerle ilgili türlü yorumlara ve değerlendirmelere destek olabi...
Harezm Türkçesi Metinlerinde Eş Adlılık
Ergene, Oğuz
Tarihî ve çağdaş Türk yazı dillerindeki eş adlı sözcüklerin, eş adlılığı doğuran etkenlerin belirlenmesi; bu ögelere yönelik tercihleri, türlü kavramları karşılama açısından dilde var olan üretim olanaklarını ve yazılı metinlerin bu kapsamdaki söz varlığını ortaya çıkaracaktır. Bu çalışmada Harezm Türkçesi dönemi metin yayınları taranarak ilgili eserlerin sözlük ya da dizin bölümlerinde eş adlı gösterilen Türkçe ve yabancı kökenli kimi madde başları, farklı metinlerdeki kullanımlarıyla bu türde sayılabilecek sözcükler belirlenmiş; eş adlılığa etken olan ses, yapı, anlam, kullanım özellikleri çıkarılmıştır. Çalışmada, Harezm Türkçesi metinlerinde çok sayıda eş adlı sözcüğün bulunduğu; eş adlı tabanların, eş yazımlı yapım eklerinin, farklı tabanlara gelen farklı yapım eklerinin, bu eklerle türetilmiş sözcüklerin ve ses olayları, ses özdeşlikleri, eksilti, örnekseme gibi türlü etkenlerin eş adlılığa kaynaklık ettiği belirlenmiştir.
Sadi Gülistan Tercümesi (Çeviren Sibicabi)
Ergene, Oğuz
Bu çalışmada, Sa’dî’nin Gülistan adlı eserinin Doğu Türkçesi çevirisi incelenmiştir. Sibîcâbî’nin H. 800 (1397-1398) yılında yaptığı bu çeviri, Gülistan’ın bu yazı diline yapılan ilk çevirisi olarak bilinmektedir. Çalışmada; tek nüshası British Library’de, Or. 11685 numara ile kayıtlı olan el yazması metnin taranarak oluşturulan ve söz konusu kütüphaneden sağlanan cd kopyası kullanılmıştır. Tez; giriş, dil incelemesi, metin, çeviri, notlar, dizin, tıpkıbasım olmak üzere yedi ana bölümden oluşmaktadır.
Kutadgu Bilig'de Özel Adlar
Ergene, Oğuz
Kutadgu Bilig, zengin bir söz varlığına sahiptir ve bu söz varlığının bir bölümünü de özel adlar oluşturmaktadır. Yazarın metin bağlamında türlü amaçlarla yer verdiği özel adlar incelendiğinde farklı gruplardan pek çok sözcüğün değişen sıklıklarla ve yazma nüshalara göre değişebilen biçimlerle kullanıldığı görülür. Bu kapsamdaki örnekler arasında, eserdeki ana ve yardımcı kişilere ek olarak türlü hükümdar, peygamber, halife, bilgin, efsanevi kahraman vb.’ye ilişkin kişi adları; şehir, ülke, bölge için kullanılan yer adları; gezegen, yıldız, burç adları; kavim, ulus, boy adları; eser adları; dil adları; din ve mezhep adları ile bunların mensuplarını bildiren sözcükler, ayrıca başta Tanrı ve İslam peygamberiyle ilgili olmak üzere kimi özel adları karşılayan sözcükler ya da sözcük grupları yer almaktadır. Bu çalışmada, Kutadgu Bilig’deki özel adlar ve özel ad işlevli sözcükler belirlenmiş, sınıflandırılmış; bu sözcüklerin karşıladığı kavramlar, farklı nüshalardaki biçimleri, kullanım sıklıkları, belirleyici özellikleri, metindeki işlevleri ve metne katkı sağlayan türlü özellikleri üzerinde durulmuştur. Ayrıca belirlenen örneklerin eserde işlenen konuyla, eserin oluştuğu kültürel ortamla bağları incelenmiştir. Çalışmada; özel adların eserdeki türlü anlamsal, yapısal ve işlevsel öze...
Türk Kişi Adlarında Örneklenen Söz Dizimsel Yapılar
Ergene, Oğuz
Türk kişi adlarının bir bölümü; sözcük gruplarından, cümlelerden ve kalıplaşmış söz varlığı ürünlerinden oluşmaktadır. Bu örnekler; türlü duyguları, düşünceleri, durumları ve kavramları yargı bildirerek ya da bildirmeyerek karşılayan söz dizimi ögelerinden kişi adı yapımında da yararlanıldığını gösterir. Türk kişi adlarında örneklenen bu nitelikteki yapıların büyük çoğunluğunu, sözcük grupları oluşturmaktadır. Basit ve birleşik yapılı cümlelerin kişi adı olarak kullanımı ise genellikle çekimli eylemlerin kalıplaşmasıyla sağlanmıştır. Bu çalışmada; Türkiye Türkçesinde kullanılan birleşik sözcük niteliğindeki Türk kişi adları, söz dizimi açısından incelenmiştir. Çalışmanın amacı, türlü sözcük gruplarından, cümlelerden ve söz varlığı ürünlerinden oluşan kişi adlarının belirlenmesi, bu tür adların oluşum biçimlerinin ve taşıdığı özelliklerin irdelenmesidir. Bu amaçla çalışma kapsamında, adlar sınıflandırılmış; söz dizimsel yapılar, örneklerle somutlaştırılmıştır.
Türkiye Türkçesinde Sözcük Türetme Olanakları (Sözlüksel Olmayan Ad Tabanlarından Ad, Eylem ve Eylemsi Yapımı)
Ergene, Oğuz
Sondan eklemeli bir dil olan Türkçede sözcük türetimi, ad ya da eylem tabanlarına ulanan türlü biçim birimleri ile gerçekleşir. Türkiye Türkçesinde ad, eylem ve eylemsi türetilen ad tabanlarının bir bölümü ise ölçünlü dilde yaygın biçimde kullanılmamaları ya da Türkçe sözlüklerin nitelikleri ve hazırlanma ilkeleri doğrultusunda, sözlük birimi olarak değerlendirilmemektedir. Söz konusu tabanlardan türetilen kimi adlarla eylemler de ölçünlü dilin söz varlığını içeren sözlüklerde işlenmemiştir. Bu çalışmada, Türkçe sözlüklerde sözlük birimi olarak yer almayan ad tabanları ile bu öğelerden türetilen adlar, eylemler ve eylemsiler incelenmiş; türetme yapılan tabanlar, bunlara ulanan türetme işlevli biçim birimleri sınıflandırılmış ve örneklendirilmiştir. Büyük bölümü, genel ağda çevrim içi yayımlanan ulusal ve yerel gazetelerden, haber sitelerinden derlenen örneklerin tamamı, yazılı kaynaklardan elde edilmiştir. Çalışmada, Türkçe biçim birimleri ile sözlüksel olmayan pek çok ad tabanından ad, eylem ve eylemsi türetilebildiği ve genellikle ad türündeki bu örneklerin yazılı kaynaklarda kullanıldığı belirlenmiş; Türkçenin sözcük türetme olanakları üzerine kimi çıkarımlarda bulunulmuştur.
Türkiye Türkçesinin Ölçünlü Dilinde Özgün Yazımlarını Koruyan Batı Kökenli Sözcükler
Ergene, Oğuz
Toplumsal, kültürel, coğrafi ya da ekonomik değişkenlere koşut bir yol izleyerek bir dilin söz varlığına giren yabancı kökenli ögeler; süreç içerisinde toplumla birlikte evrilerek biçimlenmektedir. Değişik dönemlerde, değişik araçlarla ve gerekçelerle alınan bu ögelerin büyük oranda alıcı dilin kuralları ve o toplumun eğilimleri doğrultusunda kullanılarak işlerlik kazandığı görülür. Türkiye Türkçesinde türlü kavramları karşılayan alıntı sözcükler; yazım, anlam, kullanım alanı, kullanım türü gibi açılardan özgün dildeki durumlarıyla özdeş, benzer ya da bunlardan farklı olabilmektedir. Bir bölümü uluslararası etkenlere ya da dil dışı belirleyicilere de bağlı olan bu yönelimlerin incelenmesiyle dilin ve dolayısıyla toplumun alıntı sözcüklere ilişkin yaklaşımının ve buna temel oluşturan gerekçelerin somutlaştırılması mümkündür. Bu kapsamdaki örneklerin bir bölümünü de özgün yazımlarıyla kullanılan Batı kökenli sözcükler oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye Türkçesinin ölçünlü dilinde özgün yazımlarını koruyan Batı kökenli sözcüklerin belirlenmesi; bu sözcüklerin dil ilişkileri bağlamındaki konumlarının ve genel kullanım özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Sözcüklerin kaynak dilleri ve özgün yazım bilgileri için Türkçe Sözlük (TDK, 2011) ile Türk Dil Kurumunun g...
Türkiye Türkçesinin Söz Varlığında Hayvan Adlarının Organ Adlarıyla ya da Vücut Bölümlerine İlişkin Adlarla Oluşturduğu Deyim Aktarması Örnekleri
Ergene, Oğuz
Toplumun kültürel özellikleri ve eğilimleri doğrultusunda biçimlenen deyim aktarmaları, dilin anlatım gücünü arttırmakta birlikte sözcüklerin çok sayıda yan anlam kazanmasını da sağlamıştır. Türlü dillerde farklı biçimleri örneklenen bu anlam olayında; aktarmanın ön koşulu niteliğindeki benzerlik ilişkisinin kurulmasıyla kimi varlıkların biçim, renk, işlev vb. özellikler çerçevesinde, birbiri yerine kullanımı ve birbiri ile adlandırımı gerçekleşmiştir. Türkiye Türkçesinin söz varlığında yer alan deyim aktarması örnekleri, karşıladığı kavramlar açısından geniş bir yelpazeye sahiptir. Bu örneklerin türlü bitki, hayvan, alet, eşya, hastalık, renk, yiyecek, nitelik, durum vb. için kullanıldığı; kimi deyim aktarmalarının ise ayrıntıya inerek buğday türü, ekmek türü, para birimi, metal ya da tahta parça, çıban, sivilce gibi kavramları karşıladığı görülmektedir. Bu çalışmada, hayvan adlarının organ adlarıyla ya da vücut bölümlerine ilişkin adlarla oluşturduğu deyim aktarması örneklerinin Türkiye Türkçesinin söz varlığındaki örnekleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla başta Türkçe Sözlük (TDK 2011, DD 2012 vd.) ve Derleme Sözlüğü (TDK 1993) olmak üzere konuyla ilgili kaynaklar, Anadolu ve Rumeli ağızlarına ilişkin çalışmalar, terim sözlükleri, çevrim içi sözlükler taranmıştır. Çalış...
Türkiye Türkçesi Ağızlarında Hayvan Adlandırmalarına İlişkin Belirleyiciler
Ergene, Oğuz
Toplumların en eski dönemlerden itibaren sürdürdüğü yaşam tarzları, yararlandığı geçim kaynakları, değerleri, öncelikleri, inançları, belli olaylar karşısındaki tutumları, kültürel kimliğin tüm ögelerini kapsayan dile yansır ve dile ilişkin verilerle de belirginleşir. Bu doğrultuda dilde yaşayan kimi söz varlığı ögelerinden, Türk toplumunun evcil ve yabani pek çok hayvan türünü tanıdığı, belli özelliklere göre sınıfladığı, kendisinden ya da ürünlerinden yararlandığı anlaşılmaktadır. Türkiye Türkçesi ağızları, hayvan adlandırmaları açısından ayrıntılı ve zengin bir söz varlığına sahiptir. Ağızlarda, hayvanların belli ölçütlere göre değişkenlik gösterebilen nitelikleri ya da durumları kapsamlı bir değerlendirmeyle ele alınmakta; adlandırmalar da buna koşut belirleyiciler aracılığıyla yapılmaktadır. Bununla birlikte kimi örneklerin aynı hayvanın farklı niteliklerini, türlü yönlerden özdeş olan, benzeşen ya da ayrılık gösteren birden fazla hayvanı karşıladığı; benzer ve farklı yanları olan hayvanları, insanları, nesneleri ve bitkileri adlandırmak için kullanıldığı görülmektedir. Bu çalışmada, Türkiye Türkçesi ağızlarının söz varlığından hareketle hayvan adlandırmaları için kullanılan belirleyiciler ortaya konmaya çalışılacaktır. Böylelikle Türk toplumunun yaşamında önemli bir ye...
Alıntı Sözcükler İçin Verilen Kaynak Dil ve Özgün Yazım Bilgileri Açısından Türkçe Sözlüklerin Karşılaştırılması
Ergene, Oğuz
Türkiye Türkçesinin ölçünlü dilini işleyen Türkçe sözlüklerin içerdiği söz varlığı ile birlikte madde başı sözler için verilen anlamlar, bu anlamların sayısı ve sıralanışı, sözlere ilişkin kimi bilgiler, zaman içinde dilin doğal gelişimine koşut değişimler göstermiştir. Bununla birlikte madde başı niteliğindeki kimi alıntı sözlerin kaynak dillerine ve özgün biçimlerine ilişkin bilgilerin farklı kurumların ya da kişilerin hazırlayıp birbirine yakın tarihlerde yayımladığı Türkçe sözlüklerde bile tutarlı olmadığı görülmektedir. Bu kaynaklarda, çoğu kez bir sözün hangi yabancı dilden alındığı ya da o dildeki özgün biçiminin ne olduğu konusunda görüş birliğine varılamadığı hatta aynı sözlüğün değişik baskılarının bile her iki açıdan farklılaştığı belirlenmiştir. Bu çalışmada, Türkiye Türkçesininin ölçünlü diline ilişkin söz varlığı ögelerini içeren Türkçe sözlükler, yabancı kökenli sözcükler için verilen kaynak dil ve özgün biçim bilgileri açısından karşılaştırılmıştır. Bunun için TDK’nin yayımladığı Türkçe Sözlük (TDK 2005, TDK 2011), Dil Derneğinin yayımladığı Türkçe Sözlük (DD 2012) ve Püskülllüoğlu’nun hazırladığı Türkçe Sözlük (Püsküllüoğlu 2012) incelenmiştir. Böylece hem aynı sözlüğün son iki baskısı hem de farklı kişi ya da kurumların yayımlandığı Türkçe sözlüklerin son bask...
Tarihi Türk Yazı Dillerinde Hece Yinelenmesi ile Kurulan Pekiştirilmiş Sözcükler
Ergene, Oğuz
Türkçede bir sözcüğün anlamı, türlü yollarla pekiştirilmekte ve kuvvetlendirilmektedir. Özellikle sıfat ve zarfların pekiştirilerek anlam yoğunluğunun arttırılması, Türkçenin tarihi ve çağdaş yazı dillerinde geniş bir kullanım alanına sahiptir. Bu yazı dillerine ilişkin metinler incelendiğinde söz konusu pekiştirmelerin ekle ya da yineleme yoluyla yapıldığı görülmektedir. Hece yinelenmesi ile pekiştirilen sözcükler ise Türkçenin ilk yazılı metinlerinden beri görülen pekiştirme örnekleri içinde önemli bir yer tutar. Bu tür pekiştirmeler, sıfat ve zarfların genellikle ilk hecesinin yinelenerek bu amaç için kullanılan belli ünsüzlerden biri ile sonlandırılması ve sözcüğün başına getirilmesi ile oluşmaktadır. Kimi zaman başka seslerin de bu yapıya eklendiği ve pekiştirmenin genişletildiği görülür. Hece yinelenmesi ile pekiştirilmiş sözcüklerin tarihi Türk yazı dillerinde belirlenen örnekleri arasında, Türkiye Türkçesindeki biçimlerle koşutluk taşıyanlar bulunduğu gibi özgün biçimler de görülmektedir. Bu çalışmada, Türkçenin tarihi yazı dillerinde kullanılan sözcüklerin hangilerinin hece yinelenmesi yoluyla pekiştirildiği ve bu sözcüklerin dönemlere göre ne tür değişiklikler sergilediği, Türkiye Türkçesinin ölçünlü dilindeki biçimlerle karşılaştırılarak incelenmeye çalışılmıştır.
Türkiye Türkçesinin Ölçünlü Dilinde Kullanılan Batı Kökenli Ünlemler
Ergene, Oğuz
Ünlemler; türlü duyguların anlatılması, kimi eylemlerin bildirilmesi ve doğa seslerinin taklit edilerek yansıtılması amacıyla kullanılan bir sözcük türüdür. Ünlemlerin tüm insanlara özgü duygu durumlarını ya da doğa seslerine ilişkin algılamaları yansıtması nedeniyle her dilde bulunduğu ve özellikle asıl ünlemler olarak değerlendirilen örneklerin, farklı dillerde bile benzer biçimlerde olduğu görülmektedir. Bu nedenle söz konusu ünlemlerin genellikle kullanıldığı toplumun ürünü olarak değerlendirilme olasılığı bulunmakla beraber kültürler arası ilişkiler nedeniyle bir dilde yabancı dillerden alınan ve ünlem olarak kullanılan ögelerin yer alabileceği unutulmamalıdır. Türkiye Türkçesinin ölçünlü dilinde de yabancı dillerden alınmış çok sayıda sözcük ya da sözcük grubu, ünlem işleviyle kullanılmaktadır. Değişik Batı dillerinden alınmış ya da Batı kökenli bir sözcükle oluşturulmuş ünlemlerin bu örnekler arasında bulunduğu ve türlü amaçlarla kullanıldığı görülmektedir. Bu çalışmada, Türkiye Türkçesinin ölçünlü dilinde kullanılan Batı kökenli ünlemlerin ve bu ünlemlerin işlevlerinin Türkçe Sözlük (TDK, 2005, 2011; Püsküllüoğlu, 2012)‟teki veriler esas alınarak belirlenmesine, söz konusu ünlemlerin yazılı metinlerdeki kullanım biçimlerinin yansıtılmasına çalışılmıştır.
MEÜ Eğitim Fakültesi 1. Sınıf Öğrencilerinin Yazılı Anlatım Dersindeki Uygulamalarda Belirlenen Yanlışları Üzerine Bir Değerlendirme (Dilekçe Metinleri)
Ergene, Oğuz
Bu araştırma, MEÜ Eğitim Fakültesinde öğrenim gören 1. sınıf öğrencilerinin Yazılı Anlatım dersinde yazdığı dilekçe örneklerindeki yanlışları belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, 1. sınıf öğrencilerinin farklı konularda yazdığı örnek dilekçelerde görülen yanlışlar belirlenmiş; bunların ve başka yazılı anlatım türlerine ilişkin uygulamalarda görülen bazı yanlışların düzeltilmesine yönelik önerilerde bulunma amaçlanmıştır. Bu araştırma için öncelikle ilgili ders kapsamında, MEÜ Eğitim Fakültesindeki 1. sınıf öğrencilerinin kendilerine verilen ya da kendi belirledikleri konular hakkında yazdığı dilekçe örnekleri incelenmiş; bu dilekçelerde belirlenen yanlışların türe özgü biçimsel ya da dilsel özelliklerin hangileriyle ilgili olduğu ortaya konmuştur. Araştırma sonucunda; öğrencilerin dilekçe yazımına ilişkin kurallara uymadığı; tüm yazılı anlatım türlerinin ortak öğesi durumundaki dil kullanımına, kâğıt düzenine ve yazım kurallarına dikkat etmediği, noktalama işaretlerini eksik ya da yanlış kullandığı, sözcük ve cümle düzeyindeki anlatım bozukluklarını sıkça yaptığı belirlenmiştir. Araştırmada; öğrencilerin bu ve buna benzer sorunları, belli bir birikime ve zengin bir söz varlığına sahip olma, daha sık uygulama yapma gibi yollarla giderebileceği görüşünden hareketle bazı ö...
Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Sertifikası
Dönük, D., Tezbaşaran, A., Özdemir, O., Yaman, Ş., Ergene, O.
2025-12-27
Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Sertifika Programı Önerisi
Tezbaşaran, Ata; Özdemir Orhan; Ergene, Oğuz; Dönük, Dönercan; Özdemir, Vildan; Ulaş, Firdevs
2025-12-27
III. Ahmet dönemi Osmanlı kanunnamesi: inceleme, metin, dizin
Ergene, Oğuz
ABSTRACT: "OTTOMAN LAWBOOK OF THE AHMET III TERM (STUDY-TEXT-INDEX)" In this study, it was presented general information about the lawbook as a preface as well as bibliyographic information and description of manuscript magazine. The language study was composed of three sections. In the part of the language study, it was determined that the language features of the text belonged to the classical age and then the differences between those language features of the text and the language of Turkey and classical Ottaman orthography. Thus, an entire language study on the text was not implemented. In the orthography section, it was researched that some features found in the orthography of the text, to what extend they are similar with the classical Ottaman orthography and if they are regular. In the phonetic section, it was studied that the phonetic events and their harmony of the text and determined how phonetic features and old usages influenced Turkish language. In the morphology section, morphological features different from the language of Turkey were investigated. In the part of the text, manuscript text was transcripted. In the part of the index, a grammatical index showing the origin of417 the foreing words, was prepared through the use of card. In addition to this, the names of...