Sami Zariç Sami Zariç İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ BÖLÜMÜ YÖNETİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI
Araştırmacının yayınlarını daha detaylı bir şekilde aramak veya filtrelemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Türkiye’de Muhafazakâr Siyasetin Kökleri: Demokrat Parti ve Adnan Menderes’in Muhafazakâr Siyaseti

Zariç, Sami | Gönültaş, Emre

Nitel araştırma yöntemi kullanılarak hazırlanan bu çalışmada, Türkiye’de muhafazakârlık konusu açısından Adnan Menderes ve Demokrat Parti işlenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin dokuzuncu başbakanı olan Adnan Menderes, liberal ve muhafazakâr eğilimleri olan bir siyasetçi ve devlet adamı olarak tanınmıştır. 27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle sonlanan iktidarı boyunca Türkiye’nin en önemli siyasi aktörlerinden birisi olan Adnan Menderes, Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılarak Celal Bayar, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan ile birlikte 1946 yılında Demokrat Parti’yi kurmuş ve 1950 seçimlerinde iktidara gelmiştir. Partinin temel eğilimlerinden birisi de muhafazakârlıktır. Demokrat Parti, ilk kez girdiği 1946 genel seçimlerinde ve iktidar olduğu 1950, 1954 ve 1957 genel seçimlerinde muhafazakârlardan güçlü bir destek almıştır. Bu gelişmelerde Adnan Menderes’in kişiliğinin de önemli bir payı vardır. Adnan Menderes, muhafazakâr kamuoyunda her zaman farklı ve değerli birisi olarak görülmüştür. 1960 darbesi sonrasında siyaset sahnesinden silinen Demokrat Parti’de muhafazakârlık önemli bir yer tutmuş ve böylece parti, Türkiye siyasi kültürünün aktif bir partisi olmaktan çıkmıştır. In this study, using qualitative research method, Adnan Menderes and the Democratic Party were discussed in terms of co...

Türk Siyasal Yaşamında ‘Demokratik Sağ’ Siyaset Anlayışında Öncü Bir Parti: Demokratik Parti

Zariç, Sami

Demokratik Parti, Türk siyasal yaşamında kısa süreli yer edinmiş siyasal partilerdendir ve Adalet Partisi’nden ayrılan parti içi muhaliflerce kurulmuştur. Parti çıkış amacını ve temel hedefini “1946 Ruhu”nu yeniden canlandırmak olarak belirlemiş olup bu ifadeyle Demokrat Parti’nin mirasçısı ve devamı olduklarını vurgulamışlardır. Bu çalışmanın amacı Türk siyasal hayatında merkez sağ çizgisinde Demokrat Parti’nin 1960 darbesi sonrasında kapatılmasından itibaren merkez sağda oluşan boşluğu doldurma çabasında ortaya çıkan partilerden biri olan Demokratik Parti’nin siyasal yaşamının ortaya konulmasıdır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada konu ile ilgili kitap, dergi, makale gibi ikincil kaynaklar taranmış, ayrıca bu konuda yapılan tez vb. diğer akademik çalışmalara da ulaşılmaya çalışılmıştır.

Panslavizm ve Turancılık Akımının Karşılaştırılması Üzerine Bir İnceleme

Zariç, Sami

Panslavizm, Slav ırklarının bir çatı altında toplaması fikri olarak tanımlanmaktadır. Bu akım bütün Slavları etkilemiştir. Ortak geçmişleri, dilleri ve kültürleri olması dolayısı ile bütün Slavların bir siyasi birlik kurması düşüncesi en çok Rusya’yı etkisi altına almıştır. Rusya kendi çıkarları doğrultusunda bütün Slavları bir Rus egemenliği altında toplamak istemiş ve bu doğrultuda da Panslavizm politikasına öncülük etmiştir. Bu fikir ilk olarak 16. yy’da görülmeye başlamış vebu tarihlerden üç yüz yıllık bir süre sonra 1839’da Macaristan’da bütün Türklerin bir çatı altında toplanması fikri olan Turancılık düşüncesi ortaya çıkmıştır. Daha sonra bu fikir Osmanlı Devleti’nin çöküşü sırasında Osmanlı’yı kurtaracak bir fikir olacağı düşüncesi ile en çok Osmanlı Devleti’nde etkisini göstermiştir. Her iki akımın çıkış noktasının ve ulaşmak istedikleri hedefin benzerlik göstermesinden dolayı bu fikir akımları arasındaki benzerlikler ve farklılıklar bu çalışmada tartışılacaktır. Panslavism is defined as the idea of gathering the Slavic races under one roof. This current affected all Slavs. Due to their common history, language and culture, the idea of establishing a political union of all Slavs affected Russia the most. Russia wanted to gather all Slavs under a Russian rule in line with...

Aydınlanma Düşüncesine Yönelik Eleştiriler

Zariç, Sami

Tanrısal haklar ve Tanrısal hukukun yerine akıl, bilgi ve bireyi önceleyen doğal haklar ve doğal hukuku rehber edinen Aydınlanma Felsefesi küresel çapta büyük ve önemli değişimlere yol açmıştır. Bu anlamda aydınlanma felsefesi, modern hayatın kuruluşunda üstlendiği fonksiyon açısından, oldukça öneme sahiptir. Öyle ki Ortaçağ’ın sona ermesi ve Rönesans ile beraber ciddi ivmeye kavuşan Avrupa modernleşmesinin önemli dönemeçlerinden birisi konumundaki Aydınlanma, desteklediği söylem, fikir ve tasarımlardan ilhamla kısa sürede kapsamlı dönüşümün sağlanmasına yol açmıştır. Ancak savaşlar ve eşitsizlikler göz önüne alındığında, 21. yüzyıla gelindiğinde kimse modernite olgusunun başarılı olduğunu, insana özgürlük getirdiğini ve 18. yüzyılda öngörülen Aydınlanmacı hedeflere vardırdığını iddia edemez. Hakikaten de günümüzde Aydınlanma ve moderniteye yönelik tenkitler, moderniteyi bir değişim projesi şeklinde savunan sosyolojik çalışmalardan sayısal olarak daha çoktur. Modernite ve Aydınlanma tenkidi sadece sosyal bilimlerde değil, edebiyat ve sanat alanlarının büyük kesimlerinde benimsenmiş yaygın bir temayüldür. Bu noktada Hegel ve 19. yüzyıl romantik düşünürlerin Aydınlanmaya yönelttikleri en önemli tenkit, insanın ve doğanın tek bir açıdan irdelenmesi ve böylece toplumsal dönüştürme sü...

Rönesans’tan Kant’a Aydınlanma Düşüncesine Genel Bakış

Zariç, Sami

18. yüzyıl Avrupa burjuvazisinin, bir tarafta İngiltere’de Avam Kamarası vasıtasıyla iktidardan pay aldığı, öbür tarafta başta Fransa gelmek üzere diğer ülkelerinde ise Ancien Régime (Eski Rejim) diye isimlendirilen geleneksel düzeni değiştirmek veya en azından yeniden düzenlemeyi hedeflediği bir yüzyıldır. Yeni bilimin yükselişinin yanı sıra Batı Hristiyanlığında Protestanlığın yükselişi de Aydınlanmanın ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Batı düşünce ve siyasal geçmişinde Aydınlanma ve din arasındaki ilişkinin niteliği meselesi sosyal bilimler alanında önemli bir tartışma konusudur. Aydınlanma veya daha genel bir ifadeyle modernite, din muhalifi bir siyaset ve felsefe olarak görülmüştür. Aydınlanma 17. asır Avrupa düşüncesinde insanın din ve gelenekleri terk ederek kendi aklı vasıtasıyla hayatı idrak ve yorumlama gayretini işaret eden bir kavram şeklinde doğmuştur. Aydınlanmanın din-karşıtı olduğu şeklindeki görüşler büyük ölçüde Fransız deneyiminden çıkarılmıştır ve bahse konu yaklaşım Aydınlanmayı yekpare bir hareket şeklinde görür. Ancak 18. asırda İngiltere, İskoçya, Almanya, İsviçre, Avusturya ve İtalya’da temel olarak görülen Hristiyan Aydınlanmasıdır. Başta Kant gelmek üzere, tüm Aydınlanma filozofları, gerçek aydınlanmanın, bireysel, sosyal ve politik yaşamın problemler...

Aydınlanma Felsefesinin Ortaya Çıkışında Ve Gelişiminde Etkili Ülkeler

Zariç, Sami

‘Aydınlanma’ kavramı, 18. yüzyıl Batı felsefesini tanımlamak amacıyla kullanılır, fakat söz konusu felsefe, tekdüze bir hareket olarak görülemez. Bu anlamda Fransız Aydınlanması, Alman Aydınlanması, İskoç Aydınlanması vb. nitelemeler farklı çağrışımlar yapmaktadır. Bu nedenle Aydınlanma'yı, tüm toplumlarda benzer şekilde yaşanmış bir süreç şeklinde değerlendirmemek lazım. Dolayısıyla Aydınlanma çağı filozofları birbirinden çok farklı fikirler ortaya koymuşlar ve böylece Aydınlanma felsefesinde farklı damarlar ortaya çıkmıştır. Böylece ulusların kendilerine has spesifik kültürel-siyasal şartları, özel dehaları benzer bir hareketi veya kurumu genel olarak farklılaştırma sonucuna yol açar. Ayrıca Batının sosyal, siyasal, felsefi ve ekonomik açılardan modern dönemlerde sağladığı düşünsel birikimin Aydınlanma Çağı’yla beraber daha anlamlı hale geldiği görülmüştür. Tekraren, Aydınlanma’nın Batı’da Anglosakson ve Kıta Avrupa’sı gelenekleri dâhilinde birçok açıdan benzer kaynaklardan beslendiği konusunda mutabakat olsa da algılanışı, ortaya konuşu ve uygulama açısından ele alınmasında bir takım farklılıklar taşıdığı ifade edilmektedir. Söz konusu farklılıklarla beraber, liberal değerlerin birey ve toplum için kullanılmasında ciddi düşünsel farklılıkların Aydınlanma etkisindeki toplumları...

Osmanlıcılık İdeolojisinin Gelişim Süreci ve Osmanlı Devleti Üzerindeki Etkileri

Zariç, Sami

Osmanlı’nın dağılma dönemlerinde ülkeyi kurtarmak için birçok ideoloji ortaya atılmıştır. İdeolojiler arasında ilk ortaya çıkan ve demokratik kavramların imparatorluğa girmesinde katkı sağlayan ideoloji Osmanlıcılıktır. İdeolojiyi anlayabilmek için geçirdiği süreçleri, gelişmesini sağlayan isimleri, ideolojiyi etkileyen ve ideolojinin etkilendiği belgeleri incelemek gerekir. Osmanlıcılık fikir akımının ele alınması, Osmanlı’da ve sonrasında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nde demokrasi kavramının gelişimini gözlemlemek için de önemlidir. During the disintegration period of the Ottoman Empire, many ideologies were put forward to save the country. The ideology that emerged first and contributed to the entry of democratic concepts into the empire was Ottomanism. In order to understand ideology, it is necessary to examine the processes it went through, the names that contributed to its development and the documents that affect the ideology and are affected by the ideology. Dealing with the idea of Ottomanism is also important for observing the development of the concept of democracy in the Ottoman Empire and the Republic of Turkey established after it.

Genel Hatlarıyla Aydınlanma Felsefesi ve Aydınlanmaya Yol Açan Tarihsel Süreç

Zariç, Sami

Genel olarak bir aydın hareketi olan Aydınlanma’nın 1688 İngiliz Devrimi’yle başladığı ve 1789 Fransız Devrimi’yle zirve noktasına vardığı ifade edilir. Aydınlanma Felsefesinin altında yatan güç, Kilise ve Kraliyet Mahkemesi veya aristokrasi tarafından temsil edilen ortaçağın dine ve geleneğe güvenmesine karşı, bilgiye ulaşmaya yönelik bilimsel yaklaşıma artan bir inanç olmuştur. Aslında Avrupalıların bireysel ve toplumsal yaşamını yeni bir anlayışla şekillendirme çabası olarak görebileceğimiz bahse konu dönem, Batı medeniyetinin tarihsel gelişiminin ve değişiminin fikirsel ve kültürel sonucu olarak görülebilir. Dolayısıyla Aydınlanma, bir düşünceler yumağıdır ve ayrıca bu yumakta ipler birbirine dolanmış olup karmakarışıktır. Filozoflar, el attıkları çeşitli meseleler üzerinde hem kendi aralarında, hem zaman zaman kendi içlerinde karşıtlıklar ortaya koymuş ve böylece çelişkili görüşler oluşmuştur. Doğrusu daha baştan beri birçok düşünce adamı insanlığın aydınlık bir dünyaya kavuşması yönünde gayret sarf etmiştir; ancak “Aydınlanma” adının tarihsel bağlamında bizi 18. yüzyılla sınırladığını kaydetmek gerekir. Dolayısıyla Aydınlanmacılık 17. yüzyılın bilimselliğe dayalı katı usçuluğuna, özellikle bu usçuluğun giderek yozlaşan şekillerine tepki mahiyetinde belirmiştir. Her büyük zi...

TÜRK SİYASAL HAYATINDA SAĞ PARTİLERDE BÖLÜNME: 1960-1980

Zariç, Sami

Türk siyasal hayatında ideolojilerin belirgin biçimde siyasal partiler üzerinde etkili olduğu zaman dilimi 1960-1980 arası dönemdir. Siyasal parti oluşumları Osmanlı Devleti’nin son döneminde görülmüştür ve bölünmeler bu dönemde başlamıştır. Bu bölünmenin sağ-sol yelpazesinde kendisini göstermesi ise 1960-1980 yılları arasında olmuştur. Çalışmanın konusu aynı dönemde sağ partilerde meydana gelen bölünmelerdir. Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi ve Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi-Milliyetçi Hareket Partisi üzerinden dönemdeki sağ parti bölünmeleri incelenmiştir. Çalışmada kullanılan nitel yöntem için kitap, makale, bildiri ve dergilerden yararlanılmış ve analiz yöntemi uygulanmıştır. 12 Eylül askeri müdahalesine giden süreçte, sağ partilerin uzlaşmadan uzak tutumu bu partileri destekleyen tabanların ayrışmasına neden olmuştur. Sağ partilerde meydana gelen bölünmeler müdahalenin nedenlerinden olmuştur. Böylece 27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle başlayan bir dönem 12 Eylül 1980’de yapılan ikinci bir müdahale ile son bulmuştur. The period between 1960-1980 is the period in which ideologies have a significant influence on political parties in Turkish political life. Political party formations were observed during the Ottoman period and the divisions started in this period. This divi...

II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ MUHALİF PARTİLERİNDEN AHRAR FIRKASI İLE HÜRRİYET VE İTİLÂF FIRKASI’NIN İDEOLOJİK AÇIDAN KARŞILAŞTIRILMASI

Zariç, Sami

II. Meşrutiyet dönemi Türk siyasal hayatı açısından birçok ilke ortam hazırlayışı, dinamik oluşu ve önemli izler bırakması nedeniyle oldukça önemli bir dönemdir. Bu çalışmada, II. Meşrutiyet döneminin önemli muhalif partilerinden Ahrar Fırkası ile Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın siyasi yaşamlarına göz atılarak her iki partinin ideolojik açıdan taşıdığı farklılıklar ortaya konulmuştur. Gerek Ahrar Partisi gerekse Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın İttihat ve Terakki Cemiyeti muhalifliğinde aynı noktada durdukları görülmüştür. Ayrıca her iki parti de liberal düşünceleri benimseyip devlet yönetiminde adem-i merkeziyetçi bir anlayışı benimsemiştir. Bu çerçevede her iki parti de Türk sağında mevcut olan liberal muhafazakâr düşüncenin taşıyıcısı ve savunucusu olmuştur. The Second Constitutional Monarchy era can be described as an important period in terms of Turkish political life. In this study, the political lives of the Ahrar Party and the Hürriyet and Itilaf Party were examined and the ideological differences between these parties were tried to be revealed. It has been observed that both parties stand at the same point in opposition to the Committee of Union and Progress. Also both parties adopted liberal ideas and adopted a decentralized understanding in state administration. Both part...

İTTİFAK SİSTEMİ ETKİSİNİN ANALİZİ AMACIYLA ADANA VE MERSİN İLLERİNDE 2015 VE 2018 GENEL SEÇİM SONUÇLARININ KARŞILAŞTIRILMASI
COMPARISON OF THE RESULTS OF THE 2015 AND 2018 GENERAL ELECTIONS IN ADANA AND MERSİN PROVINCES FOR ANALYSIS OF ALLIANCE SYSTEM EFFECT

Zariç, Sami

Adana ve Mersin illeri Çukurova bölgesinde büyük nüfusları dolayısıyla geniş seçmen kitlesi barındırmakta olup seçimlerde çıkardıkları milletvekili sayısı açısından da siyasi partilerin oldukça önem verdiği ve özel ilgi gösterdiği iller arasında bulunmaktadır. Türkiye’de 16 Nisan 2017 referandumuyla kabul edilen Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi sonrasında partilerin İttifaklar halinde genel seçimlere katılabilmesine imkân tanınmıştır. Bu doğrultuda 24 Haziran 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı seçimleri, genel seçimlerle beraber gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada ittifak sisteminin seçim sonuçları üzerinde nasıl tesir ettiğinin anlaşılmasına katkı amacıyla mikro düzeyde Mersin ve Adana illeri özelinde 1 Kasım 2015 yılı genel seçimleri ve 24 Haziran 2018 genel seçim sonuçları mukayeseli olarak analiz edilecektir. 2018 seçim sonuçlarına bakıldığında gerek Adana’da gerek Mersin’de Cumhur İttifakı partilerinin toplamda aldıkları oyun 1 Kasım 2015 seçimine göre önemli düşüş gösterdiği görülmektedir. Bu açıdan ittifak sisteminin her iki partiye çok da yaramadığı söylenebilir. Ayrıca ittifak yapılanmasının her iki ilde de parti özelinde CHP’nin pek lehine sonuçlar vermediği ve ana muhalefet partisinin iktidar partisinin kayıp yaşadığı seçimde beklenen çıkışı yapamadığı, aksine oy kaybı yaş...

İTALYAN SİYASETİNDE DİJİTAL MEDYA DESTEKLİ SIRA DIŞI BİR POPÜLİST PARTİ DENEYİMİ: BEŞ YILDIZ HAREKETİ
The Five Star Movement As An Interesting Populist Party Experience With Digital Media Support

Zariç, Sami

İtalya son dönemde bazı ekonomik ve siyasi sıkıntılardan dolayı yeni siyasi hareketlerin çıkışına şahit olmaktadır. Son dönemde ortaya çıkan bu hareketlerin en güçlüsü Beş Yıldız Hareketi olmuştur. İnterneti çok başarılı kullanan bu hareket özellikle 2018 seçimlerinde en başarılı parti olmuş ve en güçlü hükümet ortağı olmuştur. İtalya’da doğan ve yönetimde bu noktaya gelmeyi başaran böyle bir hareketin hikâyesinden diğer ülkeler açısından da alınması gereken birtakım dersler bulunmaktadır. Bu çalışmayla dijital medyanın güçlenmesiyle beraber ortaya çıkan örnek bir hareket olarak İtalya’daki Beş Yıldız Hareketi incelenmiştir. Böylece bu tarz siyasal hareketlerin ne tür özellikler barındırıp siyasal hayata etki edebileceği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Italy is witnessing the emergence of new political movements due to some economic and political challenges. The most powerful of these movements has been the Five Star Movement. This movement, which used the Internet very intensively, has been the most successful party in the 2018 elections. There are a number of lessons to be learned from the story of such a movement. With this study, the Five Star Movement was examined as an exemplary movement that emerged with the strengthening of digital media. Thus, it has been tried to put fo...

1946-60 ARASI DÖNEMDE DEMOKRAT PARTİ İLE ALEVİLER ARASINDAKİ İLİŞKİ

Zariç, Sami

Türkiye’de 1946 seçimleriyle baĢlayan çok partili hayatla beraber Türkiye’de demokratikleĢme anlamında olumlu bir hava esmeye baĢlamıĢtır. 1950 seçimlerinden itibaren ise Demokrat Parti ülke yönetiminde söz sahibi olmuĢtur. Çok partili hayata geçiĢle beraber artık Aleviler de terk parti döneminin baskıcı ortamından duyulan rahatsızlıkla beraber seçimlerde daha çok DP’ye yönelmiĢtir. Bu tercihte daha çok kırsalda yaĢayan Aleviler üzerinde ekonomik faktörlerin de etkili olduğu anlaĢılmaktadır. Ancak 1957 seçimlerinden itibaren ise ülke genelinde olduğu gibi Alevi kesimde de DP’den bir soğuma görülmüĢ ve yeniden CHP’ye yönelmiĢlerdir. Her ne kadar bu kopuĢu DP’nin biraz daha sünni-muhafazakâr kesime dönük politikalarından duyulan rahatsızlığa bağlayan yorumlar çok olsa da o dönemki ekonomik koĢulların kötüleĢmesinin etkisi de göz ardı edilmemelidir. Ayrıca 1957 seçimlerinde DP’den ayrılanların kurduğu HP ve CMP gibi partilerin de bu seçimlerde ciddi bir oy oranını DP’den çektikleri de anlaĢılmaktadır. Along with the beginning of multiparty democracy with the 1946 elections, the sense of a positive atmosphere in Turkey began to blow. Since the 1950 elections, the Democrat Party has had a say in the administration of the country. With the transition to multi-party life, Alevis have...

Türkiye’de Seçim Barajı ve Avrupa Ülkelerinde Durum

Zariç, Sami

Türkiye’de seçim sistemi konusunda Cumhuriyet’in kuruluşundan günümüze kadar önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Günümüzde de seçim barajı tartışmaları sık sık gündeme gelmektedir. Özellikle ara ara Türkiye’de yeni Anayasa hazırlama çalışmaları kapsamında seçim barajının düşürülmesi konusu yine ön plana çıkmaktadır. Çoğulcu demokratik sistemlerin temeli olan seçimlerde farklı görüşte olan kesimlerin parlamentoda temsiline olanak vermesi açısından nispi temsil esasına dayalı seçim sistemleri, dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de uygulanmaktadır. Ancak ülkemizin içinde barındırdığı birtakım özel yapısal birimlerin varlığı ve kesimler arası uzlaşmanın sağlanamaması dolayısıyla ülkemizde bu çoğulcu sistemi bir bakıma sınırlandırması için baraj uygulaması getirilmiştir. Çalışmada ülke barajının tamamen kaldırılması yerine yine istikrarı sağlamaya yönelik olarak fakat daha düşük bir seviyede baraj uygulanması önerilmektedir. Bu oranın ne olacağı konusunda da çeşitli görüşler mevcut olmakla beraber, Avrupa’da uygulanan sistemlerde %3 ve %5 civarında olan barajların Türkiye’de de bu civarlarda olması gerektiği söylenebilir. Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında Türkiye’de oldukça yüksek bir seçim barajının uygulandığı ve bunun adil olmadığı konusunda ülkede hemen hemen herk...

Filistin’in Özgürlük Mücadelesinde Hareket’ül Mukavemet-ul İslamiyye (İslami Direniş Hareketi-HAMAS)

Zariç, Sami

Ortadoğu, birçok komplike sorunu barındırmasına rağmen, kuşkusuz bölgenin en önemli sorunu Filistin-İsrail çatışmasıdır. Filistin-İsrail Çatışması bölgedeki diğer sorunları doğrudan veya dolaylı olarak etkilemektedir. HAMAS da Ortadoğu’nun önemli aktörlerinden bir tanesidir. 1988 Ağustosunda yayınlanan HAMAS Misa-kı’nda açıkça belirtildiği gibi örgütün ideolojik yapısı ve örgütlenmesi Mısır’da ku-rulan Müslüman Kardeşler’e dayanmaktadır. Filistinli Müslüman Kardeşlerin HAMAS adı altında ayrı bir parti olarak ortaya çıkması ise 1987 yılında başlayan İntifada ile birlikte söz konusu oldu. İsrail-Filistin anlaşmazlığında uzunca bir süre Filistin tarafını temsil eden El-Fetih’in iktidarına Gazze’de son veren bu örgüt ge-rek dünyada gerekse de Türkiye’de keskin eleştiri ve aşırı övgüler ile anılmaktadır. HAMAS Ortadoğulu benzer gruplar gibi su üstünde görülmeyen ancak son derece organize olmuş bir yapıya sahiptir. HAMAS zamanla daha gerçekçi bir çizgiye kaymıştır. Aslında İsrail’in baskı ve şiddet içeren politikalarına uluslararası aktörle-rin sessiz kalarak verdikleri dolaylı destek, Filistinlileri şiddete itmiştir. Zannedile-nin aksine HAMAS eskisine göre oldukça ılımlı ve makul bir çizgide durmaktadır. Although Middle East has many complicated problems the most important problem is...

DEMOKRATİKLEŞME AÇISINDAN SİVİL TOPLUM VE OSMANLI’DAN TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE KONUMU

Zariç, Sami

Her ne kadar "sivil toplum" konusunda yüzlerce yayın ve tartışmalar yapılmış, sadece bu bahse ayrılmış pek çok bilimsel konferans, toplantı, seminer ve çalıştaylar düzenlenmiş olmasına rağmen henüz üzerinde tam olarak fikir birliğine varılmış bir "sivil toplum" kavramına ulaşılamamıştır. Sivil toplum devlet-toplum ayrışması içinde, toplumun devletten ahlaki ve siyasi olarak daha güçlü ve daha belirleyici olduğunu simgelediği sürece de, demokratikleşmenin ve demokratik toplum yönetiminin tanımlayıcı temel referans-noktalarından biri olma işlevini üstlenmektedir. Bununla birlikte sivil toplumu sadece demokratik toplum yönetimi temelinde taşıdığı siyasi ve ahlaki değerlere gönderimle düşünmek, kavrama güçlü bir değer yargısı da yüklemek sorunu da taşımaktadır. Sivil toplumun günümüzdeki içeriğine kavuşmasında diğer önemli bir süreci ise demokratik düşüncenin gelişimi oluşturmaktadır. Sivil toplumun en önemli işlevi demokrasinin yerleşmesi, gelişmesi ve konsolidasyonunda görülmektedir. Bugün Türkiye'de, STK'ların örgütsel yaşama odaklanıp tüm dikkatlerini örgütsel ve finansal kapasite sorunlarını çözmeye vermekte, ama ne yazık ki demokratikleşme süreçlerine katkı ve kamusal tartışma alanını genişletme işlevlerini gerçekleştirmede sınırlı kalmaktadırlar. Türkiye'de sivil toplumun bazı...

Söylem Ve Belge Analiziyle Adalet ve Kalkınma Partisi ile Saadet Partisi Arasında Laiklik Meselesine Yaklaşım Farkı

Zariç, Sami

Cumhuriyet Türkiye’sinde hakkında en fazla konuşulan problem alanlarından biri din ve politika ilişkisidir. Bu çalışmada Ak Parti’nin kurucu kadrosunun Milli görüş geleneğinden gelmesi hasebiyle Ak Parti ile Saadet Partisi arasında laiklik konusunda yaklaşım farkı ele alınmıştır. Kuruluşundan iktidarının halen sürdüğü 2016 yılı ortalarına kadar Ak Parti’nin laiklik konusunda katı bir yaklaşımı tasvip etmediği ve laikliğe kökten karşı çıkmayıp kamusal alanda dinin görünürlüğü konusunda daha toleranslı bir yaklaşım benimseyen pasif laiklik anlayışını benimsediği ortaya çıkmaktadır. Saadet Partisi’nde ise 28 Şubat döneminin de etkisiyle düşünülenin aksine laiklik konusunda tutum değişikliğine gidilmiş ve Milli Görüş Hareketi’nin kurduğu daha önceki partilere nazaran daha yumuşak bir tavır alınmıştır. Parti programı, diğer belgeler ve söylem incelenmesinden çıkan sonuca göre Saadet Partisi’nin de laikliğe bariz bir olumsuz tavır almadığı ve neredeyse Ak Parti’yle aynı çizgiye gelip pasif laiklik anlayışına meylettiği anlaşılmaktadır. The relation between religion and politics have been one of the most problematic area in Turkey during republican period. The difference of understanding between the Justice and Development Party and the Felicity Party about the laicism issue has been st...

Tarihsel Kökeninden Ülkelere Göre Türlerine Aydınlanma Felsefesi (Çağı) ve Türkiye Cumhuriyeti

Zariç, Sami

Avrupa insanının bireysel ve toplumsal yaşamını yeni bir anlayışla oluşturma çabası olarak nitelendirilebilecek Aydınlanma Felsefesi(Çağı), Batı uygarlığının tarihsel gelişiminin ve değişiminin düşünsel ve kültürel sonucudur. Aslında Aydınlanma Çağı ve Felsefesi’nin ne olduğu ve tam olarak hangi dönemleri kapsadığı konusunda henüz tam bir mutabakat oluşmamış olsa da bu dönem aydınlarının eserlerinin ve fikirlerinin -özellikle Fransız Aydınlanması’nın- evrenselleşip Osmanlı coğrafyasını etkileyip Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda önemli etkisi olduğu görülmektedir. Dolayısıyla Cumhuriyetin kuruluşuna giden tarihsel süreci anlayabilmek için Aydınlanma düşüncesinin iyi anlaşılması ve analiz edilmesi gerekmektedir. The Enlightenment Philosophy (Age) which may be characterized as the effort of European people to form their individual and societal lives with a new understanding is the intellectual and cultural result of historical development and evolution of Western Civilization. Although there is not a fully compromise about what the Enlightenment Age (or Philosophy) means and its time intervals, it is observed that the works of this period’s intellectuals and ideas through universalization had affected Ottoman geography and had substantial effect in the foundation of Turkish repu...

Türk Siyasal Hayatında Milli Görüş Hareketinin Tarihsel Gelişimi Işığında Milli Görüş ile Adalet ve Kalkınma Partisi Arasındaki İdeolojik Farklılıklar

Zariç, Sami

Ak Parti’nin günümüz siyasetinde ve iktidar mücadelesinde etkinliği ve gücü göz önüne alındığında partinin kurucu kadrosunun Milli görüş geleneğinden gelmesi hasebiyle Ak Parti ile Milli Görüş arasında ne gibi farklılıklar bulunduğu sorusu gündeme gelmektedir. Bu incelemede ilk görülen husus Ak Parti’nin Milli Görüş geleneği içinde kurulan partilerin savı olan Adil Düzen temasını kullanmamasıdır. Ayrıca laikliğe bakış anlamında her iki yaklaşım arasında bazı farklılıklar bulunmaktadır. Ancak aslında Ak Parti kuruluşundan önce Milli Görüş geleneğinin son partisi olan Fazilet Partisi’yle beraber Milli Görüş hareketinde de laikliğe bakış açılarının biraz daha esnediği görülmüştür. Üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir diğer önemli husus da Ak Parti’nin kuruluşu esnasında Merkez sağda siyasi boşluğu doldurma amacıyla geniş kitlelere kapının açıldığı, hâlbuki Milli Görüş geleneğinde partilerde bu yönde biraz kıpırdanma olsa da tam olarak merkez sağdaki boşluğu doldurabilecek düzeye gelmedikleri görülmüştür.Yine AB’ye bakış konusunda da iki kesim arasında önemli derecede görüş farklılığı mevcuttur. Ayrıca Batıyla ilişkiler konusunda da her iki tarafın farklı politikalar benimsediği görülmektedir. When considering the power or the dominance of Justice And Development Party(JDP) t...

1982 Anayasası’nda Cumhurbaşkanı ve Klasik Parlamenter Sisteme Göre Yeni Anayasa’da Cumhurbaşkanı’nın Konumuna İlişkin Öneriler

Zariç, Sami

Bu çalışmada yeni anayasanın parlamenter demokrasinin icaplarına uygun hüküm ve mekanizmaları kabul etmesi gerektiği düşüncesi esas alınmıştır. Bu nedenle, yürütme yetkilerinin Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu arasında paylaşıldığı, yürütmeye ait asıl yetkilerin Bakanlar Kurulu’na tanındığı, Cumhurbaşkanı’nın yetkilerinin ise sembolik konularla sınırlandığı klasik parlamentarizmin Türkiye için en uygun tercih olduğunu düşünülmektedir. Böylece aslında sembolik yetkilere sahip olması gereken Cumhurbaşkanı’nın da sistemi kilitleme imkânı kalmayacaktır. In this study the idea that the new constitution has to accept the rules and mechanisms pursuant to the requirements of the parliamentary system has been taken as basis. For this reason it is thought that the classical parliamentarism in which the executive power is shared between the president and the cabinet, however the real power belongs to the cabinet and the president is limited with just symbolic subjects is best choice for Turkey. Thus it will not be possible for the president to lock the system.

Fransız Devrimi’nden Kırgız Devrimi’ne Devrimlere Genel Bakış

Zariç, Sami

Bir ülkenin siyasi yaşamını ve siyasal kültürünü önemli derecede etkileyen unsurların başında o ülkede veya küresel ölçekte etkili olan devrimler gelmektedir. Devrimler çok geniş çaplı etkili olabilmekte ve ülke sınırlarının dışına taşarak dünya çapında etkide bulunabilmektedir. Dünya siyasal tarihinde etkilerinin yanı sıra ülkemiz siyasal tarihinde de devrimler oldukça önemli olmuştur. bir toplumda devrim gerçekleşmiş olsa bile eski düzenin unsurların birden temizlenmesi veya ortadan hemen kaldırılması imkansızdır. Dolayısıyla devrimlerin aslında bir süreç olduğu da zaten bu düşünceyle paralellik arz etmektedir. Bu çerçevede zaman içerisinde devrim süreci içerisinde eski unsurların tekrar güçlenip harekete geçmesi imkan dahilindedir. The revolutions are among the most important factors that highly affect the political life and political culture at national or global scale. Revolutions can be effective so widely and can be globally effective exceeding national borders. Besides effects of revolutions in world political history, revolutions have been so effective in our country’s political history. Also it would be useful to mention that though there has happened a revolution in a society, to clean the all elements of the ancien regime or to erase them completely immediately is im...

Türkiye’de Kentsel Planlama ve TOKİ’nin Planlama Yetkilerindeki Genişlemenin Boyutları

Zariç, Sami

Türkiye’de özellikle mevcut hükümetin iktidarda olduğu son yıllarda icraatları arasında Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ve faaliyetleri oldukça ön plana çıkmış durumdadır. 2000’den sonraki son yasal düzenlemeler TOKİ’nin yapısal karakterini değiştirdiği gibi inşa faaliyetlerini de içeren alan ve ilişkilerdeki rolünde de değişikliğe neden olmuştur. Planlama konusunda da yetkilerinin arttığı görülen TOKİ’nin kentsel dönüşüm ve hazine arazilerine yapacağı yatırımlarda yerel yönetimlerle sürekli işbirliği ve diyalog içinde olması planlamada tutarlılığın ve bütüncül yaklaşımın sağlanması açısından çok önemlidir. Yapılacak planlama çalışmalarında daha çok kamu menfaatinin hedeflenmesi ve alt gelir grubunun sağlıklı konut ihtiyacının giderilmesinin öncelikli tutulması da TOKİ’nin rant amaçlı projeler ürettiği ve planlama yaptığı konusundaki eleştirilerin önünü bir nebze olsun kesebilecektir Social Housing Administration (TOKİ) and its activities loomed large among the performance of the present government in recent years in Turkey. While the last legal amendments after 2000 changed the structural status of TOKİ, it also has changed its role in field and relations including the contruction activities. TOKİ which has increased its power in planning in recent years has to always seek for cooper...

Türkiye’de Think-Tank Kuruluşları ve Karşılaştıkları Sorunlar

Zariç, Sami

Think-tankler günümüzde özellikle küresel ve bölgesel güç olmayı hedefleyen ülkelerde dış politika, siyaset ve ekonomi gibi konularda ne gibi stratejilerin izleneceği gibi konularda önemli oranda politika yapıcılara değişik alanlarda çalışmalarıyla alternatifler sunarak katkı sağlamaktadır. Türkiye’de ise her ne kadar think-tank sayısı ve niteliği anlamında son yıllarda olumlu gelişmeler gözlemlense de gelişmenin beklenilen düzeyde olmadığı bir gerçektir. Türkiye’de kâğıt üzerinde think-tank sayısı elli civarında think-tank görünmesine rağmen fiiliyatta sayı beşe, altıya kadar düşmektedir. Dolayısıyla Türkiye gibi bölgesel liderliğe soyunan bir ülkenin think-tank anlamında çok daha ileri düzeylere gelmiş olması gerekirdi. Türkiye’de faaliyet gösteren think-tanklerin önemli sorunlarla karşılaştığı gözlenmektedir. Bunların başında ekonomik sorunlar gelse de bu kuruluşları kendi bünyelerinden kaynaklanan sorunlar da göz ardı edilemez. Think-tank’lerde çalışacak genç beyinlerin yetiştirilmesinin önemi yanı sıra bu merkezlere her türlü destek olunmasının da toplum, devlet ve özel sektör olarak benimsenmesi gerekir. Aksi takdirde bu alanda Türkiye’nin açığı giderek kapanamaz boyuta gelip sadece diğer güçlü aktörlerin hamlelerinin izlenmesi durumunda kalınabilir. Today think-tanks provi...

Türkiye’de İnsan Hakları Yargısı

Zariç, Sami

Günümüzde insan hakları kavramı oldukça sık duyduğumuz bir kavram olup hemen her hak ihlali veya talebinde doğru-yanlış içeriği tam olarak bilinmeden kullanılmaktadır. Nitelikleri gereği esas olarak devlet karşısında ileri sürülen haklar olmaları itibariyle insan hakları genellikle devlet tarafından ihlal edilir. Paradoksal görünmekle beraber, insan haklarını korumak da öncelikle devletin en önde gelen sorumluluğudur. Hakların korunmasına yargı koruması en temel koruma yoludur. Ayrıca yargı mensuplarının da hukuku yorumlarken insan hakları perspektifinden yaklaşmaları zarureti vardır. İnsan haklarının korunmasında en önemli mekanizma olan yargının Türkiye'de temel işlevi, insan haklarından çok devletin çıkarlarını ve güvenliğini korumak olmamalıdır. Today the term of “human rights” is used widely and in any case of demand or violation of rights it can be used wrongly or in right manner no matter what the real meaning is. Due to their characteristics the human rights are basically violated by state as they are claimed against state. Although it seems paradoxical, it is also the primary responsibility of the state to protect the human rights. The judicial protection of the rights is the basic protection mechanism. Additionally, the court authorities has to comment the law from huma...

Demokratikleşme ve Etkin Bir Siyasal Sistem Oluşturma Bağlamında Türkiye’de Siyasi Partilerde Lider Hegemonyası ve Lider Değişimi Sorunsalı

Zariç, Sami

Ülkemizde siyasi partilerde liderler, gerek partinin kuruluşunda karizmasıyla ilgi odağı olup kadroyu oluşturmada, gerekse partinin ilerleyen süreçlerde siyasi etkinliğinde çok ön plana çıkmaktadır. Parti içi demokrasiyle ilgili olarak ülkemizde sıkça sözü edilen konulardan biri, liderlerin partilere egemen oluşlarıdır. Ülkemizde çok partili demokrasiye geçişten bu yana geçen 50 küsur yıllık dönemde kurulan 180 civarında partide bir-iki istisna dışında genel başkanların parti içi seçimler yoluyla değişmediği bir gerçektir. Şu bir gerçek ki siyasi partilerimizde bugüne kadar lideri tartışmak veya değiştirmek yolu daima kapalı olmuştur. Hukuksal düzeyde alınacak önlemler ne derece doğru ve yerinde olursa olsun, düşünsel ve kültürel düzeyde bir düzelme ve gelişme olmadıkça sorunun aşılmasında zorluklarla karşılaşılması kaçınılmaz olmaktadır. In Turkey, leaders of political parties have always loomed large both in the founding of the party through their charisma and in the political impact of the party during political struggle. It has always been mentioned that the hegemony of leaders in party is a critical problem. For instance, in 50 years after starting the multiparty system in Turkey there has been no change of party leaders through elections in party except one or two political...