Selmin Özer
SU ÜRÜNLERİ FAKÜLTESİ SU ÜRÜNLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ BÖLÜMÜ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI
-
Varyant-
-
E-Postaselmind@mersin.edu.tr
-
Web Sitesi
-
Durum-
-
ÜnvanProf.Dr.
-
YÖK Araştırmacı No21379
Turunç (Citrus aurantium, L.) yaprak ve meyve kabuğu uçucu yağlarının kimyasal bileşenleri, antioksidan ve antibakteriyel etkinlikleri
ÖZER, Selmin, ÇINAR, Fırat
Bu araştırma turunç (Citrus aurantium) meyve kabuğu ve yaprak uçucu yağlarının biyo-yararlılığnın belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Bu amaçlarla Şubat-Nisan 2020’de turunç ağaçlarının meyveleri ve yaprakları toplanarak hidrodistilasyon yöntemiyle uçucu yağları elde edilmiştir. Uçucu yağların bileşenleri GC-MS (Gaz kromatografisikütle spektrometresi) ve antioksidan aktiviteleri DPPH (2,2-difenil-2-pikrilhidrazil) metotlarına göre yapılmıştır. Antimikrobiyal duyarlılıkları ise antibiyogram (disk difüzyon yöntemi), minimum inhibisyon konsantrasyonu (MİK) (mikrodilüsyon yöntemi) ve minimum bakterisidal konsantrasyonu (MBK) testleri uygulanarak saptanmıştır. Antibakteriyel aktivite testleri iki Gram-negatif basil (Escherichia coli ve Yersinia ruckeri) ve Gram-pozitif kok (Enterococcus faecalis ve Staphylococcus aureus) üzerine uçucu yağ örneklerinin dört farklı dilüsyonu (%0,1, %1, %5 ve %10) uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre, toplam meyve miktarının %49,5'ini kabuk teşkil ederken, meyve kabukları ve yapraklardan %1,1 oranlarında çucu yağ elde edilmiştir. GC-MS analizi ile belirlenen 18 uçucu yağ bileşeninden limonen kabuk uçucu yağında (%93,55) ve linalool oksit (%49,01) ve linalil asetat (%20,84) da yaprak uçucu yağında en yüksek oranda tespit edil...
Effects of Grobiotic®-A on growth, whole body composition, and intestinal histology of endangered brown trout (Salmo trutta macrostigma)
ÖZER, Selmin
Brown trout is a very important salmonid species with high economic value and an important aquaculture potential. Due to various reasons, it is in danger of extinction in its natural environment. For this reason, both stocking studies have been carried out in natural environments and aquaculture potential has been investigated. As functional feed additives prebiotics have been reported to have many beneficial effects on growth, survival, immune system, increased absorption in the gut, and improving the general welfare of some fish and crustaceans. The dietary supplementation of the commercial prebiotic Grobiotic®-A (Gb-A) has not been evaluated in Salmo trutta macrostigma. This study was planned a preliminary investigation of Gb-A prebiotic supplementation in brown trout diets. In this study, the effects of Gb-A on growth performance, gut structure, and body composition of brown trout were investigated. For this purpose, 600 fish with a mean weight of 0.43 g were used. Gb-A was applied to fish with artemia and feed. After 90 days feeding of the experimental diets, no effect on weight gain, specific growth rate, survival rate, and body structure was observed between the control and Gb-A added groups (1.4% Gb-A and 2.8% Gb-A). However, the intestinal villus length of fish fed 1....
Bacterial agents isolated from cultured marsh frog (Pelophylax ridibundus, Pallas 1771)
Özer, Selmin
Marsh frogs (Pelophylax ridibundus) are preferred in European cuisine. In recent years, interest in farming of marsh frogs has increased, but little is known about their bacterial diseases. This research was carried out in a marsh frog farming operation in Mersin, Turkey, in order to determine the bacterial diversity. For this purpose, a total of 339 frog, 30 water, and 8 feed samples were collected. Isolation and identification of bacteria were carried out by conventional techniques and the VITEK-2 compact system. Antimicrobial susceptibility testing was performed by Kirby-Bauer disc diffusion method. A total of 239 isolates of 49 different species, including 31 Gram negative rod-shaped bacteria, 9 Gram positive rod-shaped sporeforming bacteria, and 9 Gram positive cocci-shaped non-sporeforming bacteria have been identified. These bacteria species were detected from 25 (83.3%) water, 5 (62.5%) feed samples, and 64 (84.2%) of 76 frog specimens. Antimicrobial susceptibility and MAR index values ranged between 1.4-95.8% and 0.13-0.73, respectively. In conclusion, the presence of opportunistic pathogenic bacteria in water, feed and frog specimens, which could pose risk for frogs and human health, have been detected in the marsh frog farm in Mersin. This study reveals, that further i...
Kurbağa hastalıkları
ÖZER, Selmin
Kurbağa eti birçok dünya mutfağında yerini almış gıda değeri yüksek bir besin kaynağıdır. Evcil hayvan, eğitim ve araştırma aracı olarak da önemli olan kurbağaların tüm organ ve dokuları farklı sanayi kollarında değerlendirilmektedir. Günümüzde kurbağa ihtiyacı doğadan yakalandığı gibi daha çok yetiştiricilik yoluyla sağlanmaktadır. Yaban kurbağalarda son yıllarda meydana gelen kitlesel kurbağa ölümleri yanında, yetiştirilen kurbağalarda meydana gelen hastalıklar ekonomik kayıpların oluşmasında önemli bir yer tutmaktadır. Gerek yaban ve gerekse de yetiştiriciliği yapılan farklı kurbağa türlerinin birçok enfeksiyöz ve enfeksiyöz olmayan hastalıkları bulunmaktadır. Enfeksiyöz olmayan hastalıkları daha çok beslenme düzensizliklerine ve çevresel faktörlere bağlı olarak gelişmektedir. Kurbağaların enfeksiyöz hastalıklarında paraziter, fungal, viral ve bakteriyel etkenler rol almaktadır. Paraziter hastalıkları protozoan, metazoan parazitler ve artropodlar meydana getirirken, kitridiomikozis, zigomikozis, kromomikozis, saprolegniazis ve ihtyofoniazis en sık rastlanılan mantar hastalıklarıdır. Ranavirus en çok görülen viral hastalık etkenidir. Kurbağaların en çok bilinen bakteriyel hastalıkları arasında ise dermatoseptisemi, streptokokkozis, flavobakteriozis, mikobakteriozis ve klamidioz...
Kırmızı yanaklı su kaplumbağalarında (Trachemys scripta elegans) Salmonella spp. varlığı ve antibakteriyel duyarlılıkları
ÖZER, Selmin, ÜLGER, Mahmut
Son yıllarda kırmızı yanaklı su kaplumbağaları (Trachemys scripta elegans, Wied-Neuwied, 1839) ülkemizde evcil hayvan olarak ilgi görmektedir. Sürüngen hayvanların normal bağırsak mikrobiyotasında Salmonella türlerini barındırdıkları ise bilinen bir durumdur. Ülkemizde evcil hayvan olarak satışı yapılan kırmızı yanaklı su kaplumbağaları ile ilgili yapılmış herhangi bir mikrobiyolojik araştırmaya rastlanamamıştır. Bu çalışmada, evcil hayvan işletmelerinde satışa sunulan kırmızı yanaklı su kaplumbağalarında, insanlar için patojen olan Salmonella spp. varlığı ve antibakteriyel ilaç duyarlılıkları araştırılmıştır. Araştırma kapsamında, Mersin’de 10 ayrı işletmeden 10’ar adet kaplumbağanın kloaka sürüntü örneği ve kaplumbağaların içinde barındığı sudan 50 mL alınarak toplam 110 adet çalışılmıştır. Salmonella izolasyonu ve identifikasyonu klasik teknikler, API20E ticari sistemi, aglütinasyon yöntemine dayalı serolojik testler ve arbitrarily primed polimeraz zincir reaksiyonu (AP-PZR) uygulanarak gerçekleştirilmiştir. İzolatların antibakteriyel duyarlılık testi Kirby-Bauer disk difüzyon yöntemi ile yapılmıştır. Araştırma neticesinde beş adet Salmonella spp. izole edilmiş, izolatlar 100 adet kırmızı yanaklı kaplumbağa kloaka sürüntü örneğinin dördünde (% 4) ve 10 adet su örneğinin ...
The effects of age and individual size on the Fatty Acids and Elemental Composition of Nemipterus randalli Russell, 1986 from Mersin Bay, Turkey
ÖZER, Selmin, AYAS, Deniz
In this study, the effects of the age and individual size on total lipid content, fatty acids and elemental composition of Nemipterus randalli caught from the Mersin Bay were determined. The lipid content of all age groups was found at similar levels. However, the highest lipid level was determined in the 3+ age group (2.85%) while the lowest level was found in the 2+ age group (2.75%). Dominant fatty acids for each age group of N. randalli are palmitic acid (C16:0), stearic acid (C18:0), vaccenic acid (C18:1n7c), cetoleic acid (C22:1n11), eicosapentaenoic acid (EPA, C20:5n3), and docosahexaenoic acid (DHA, C22:6n3). The highest palmitic acid level was found in 3+ age group (20.45%) whereas the highest stearic acid level was found in the 2+ age group (15.00%). The highest vaccenic acid level was observed in the 3+ age group (6.47%) while the highest level of the cetoleic acid was observed in the 2+ age group (7.13%). The highest EPA and DHA were found to be 5.49% and 22.02% in the 1+ age group. Macro elements (Na, Mg, P, K), trace elements (Cu, Zn, Fe) and potentially toxic metals (Cd, Cr, Pb, As) were investigated in muscle tissue and the levels of Cr, Cu, Cd and Pb were not evaluated since their levels were below the detection limit of the device (ICP-MS). Element level of mus...
Infection status of Anguillicoloides crassus in wild European eels (Anguilla anguilla) from Four Rivers of the Northeast Mediterranean Region, Turkey
KOYUNCU, Cafer Erkin, ÖZER, Selmin, M. Barış,
In this study the infection status of swimbladder nematode Anguillicoloides crassus in European eel (Anguilla anguilla) was evaluated for the northeast Mediterranean Region of Turkey. 170 fresh European eel samples were obtained from the four different river side fish markets (whilst processing stage) as follows 45 from Goksu River (G), 42 from Seyhan River (S), 42 from Ceyhan River (C), and 41 from Asi River (A) in two times during a period of 3 years. The number of infected eels (Ni), prevalence (P%), parasite abundance (A), and mean intensity (MI) values were calculated according to the sampled period/locations. The prevalence, parasite abundance, and mean intensity values of parasites were higher Asi River than others.
Molecular identification and determination of some virulence genes of Aeromonas spp. in fish and water from Turkish coastal regions
ÖZER, Selmin
Identification of Aeromonas species is known to be troublesome due to their phenotypic and genotypic heterogeneity. A total of 60 bacterial isolates from water and rainbow trout samples from Turkish coastal regions (Black Sea, Aegean Sea and Mediterranean Sea) were used for 16S rDNA-Restriction Fragment Length Polymorphisms (RFLP) analysis with AluI, MboI, NarI and PstI as restriction enzymes and molecular identification was eventually completed with PCR amplification of the fstA, A. salmonicida specific gene. In addition, the presence of 6 virulence genes (aer, ser, lip, gcat, nuc and laf) in the isolates was investigated using rapid hexaplex-PCR. The frequencies of the identified Aeromonas species were 38.33% for A. sobria, 23.33% for A. hydrophila, 10.0% for A. veronii and 26.67% for A. salmonicida and only one strain was not clearly identified. The more frequent virulence genes were aer, ser, lip and gcat found in 66.66%, 61.67%, 50% and 33.33% of isolates, respectively and 14 different virulence profiles were determined. This study shows that the 16S rDNA RFLP analysis combined with fstA gene specific PCR was useful for rapid and reliable identification of Aeromonas strains and the coupled determination of the virulence genes may help to both control fish disease arising ...
Phenotypic and molecular characterization of Yersinia ruckeri isolates from Rainbow Trout (Oncorhynchus mykiss, Walbaum, 1792) in Turkey
ÖZER, Selmin
The aim of the study was the phenotypic and molecular characterization of Yersinia (Y.) ruckeri strains, the causative agent of Enteric Redmouth Disease (ERM), by antibiotyping, random amplified polymorphic DNA-polymerase chain reaction (RAPD-PCR) and sodium dodecylsulphate-polyacrylamide gel electrophoresis (SDS-PAGE) patterns of whole cell proteins. For this aim, a total of 97 Y. ruckeri isolates were analyzed. The isolates were distinguished into ten antibiotypes and six phenotypes according to their resistance properties and whole cell protein profiles, respectively. Also, a glycoprotein band of approximately 25.5 kDa was observed in all Y. ruckeri strains tested. In all strains, six different RAPD types were observed. In conclusion, Y. ruckeri isolated from rainbow trout of fish farms in Turkey showed variation according to their phenotypic and genotypic characteristics, and the use of these three typing techniques in double and triple combinations could be more useful for discriminating the strains.
Evaluation of Fluorescence in situ Hybridization (FISH) and Polymerase Chain Reaction (PCR) for Identification of Enterococcus spp. in Fish and Water
ÖZER, Selmin | BÖREKÇİ, Gülay | KANIK, Arzu
Three methods for identifying Enterococcus spp. and E. faecalis were compared. Using conventional culture methods, 99 isolates from rainbow trout (Oncorhynchus mykiss Walbaum) and water samples were identified as Enterococcus spp. and 86.7% of these were identified as E. faecalis. Using the oligonucleotide probes Eub338, NonEub, Enc145, Efs129, and Str, fluorescence in situ hybridization (FISH) identified 73.7% of the 99 Enterococcus spp. as Enterococcus spp. and 58.6% as E. faecalis. Using polymerase chain reaction (PCR) methods, 88.9% of the 99 samples were identified as Enterococcus spp., 36.4% as E. faecalis, and none as E. faecium. Thus, the consistency between conventional, FISH, and PCR methods was inadequate.
Phenotypic and Molecular Characterisation of Yersinia ruckeri Isolates from Rainbow Trout (Oncorhynchus mykiss, Walbaum, 1792) in Turkey
ÖZER, Selmin
The aim of the study was the phenotypic and molecular characterization of Yersinia (Y.) ruckeri strains, the causative agent of Enteric Redmouth Disease (ERM), by antibiotyping, random amplified polymorphic DNA-polymerase chain reaction (RAPD-PCR) and sodium dodecylsulphate-polyacrylamide gel electrophoresis (SDS-PAGE) patterns of whole cell proteins. For this aim, a total of 97 Y. ruckeri isolates were analyzed. The isolates were distinguished into ten antibiotypes and six phenotypes according to their resistance properties and whole cell protein profiles, respectively. Also, a glycoprotein band of approximately 25.5 kDa was observed in all Y. ruckeri strains tested. In all strains, six different RAPD types were observed. In conclusion, Y. ruckeri isolated from rainbow trout of fish farms in Turkey showed variation according to their phenotypic and genotypic characteristics, and the use of these three typing techniques in double and triple combinations could be more useful for discriminating the strains.
Mersin’de yetiştiriciliği yapılan gökkuşağı alabalıkları (Oncorhynchus mykiss, Walbaum, 1792)’ında saptanan ektoparazit protozoonlar
ÖZER, Selmin | KOYUNCU, Erkin | DÖNMEZ, Erdem | Pınar, ERDOĞAN
Mersin ilinde faaliyet gösteren 7 gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss, Walbaum, 1792 işletmesinde 2005 yılında bir yıl süreyle 226 balık paraziter yönden incelenmiştir. İşletmelerde kullanılan suyun sıcaklığı (ºC), çözünmüş oksijen (mg/L) ve pH değerleri ölçülmüştür. Mikroskobik bakı balıkların dış yüzeyi, yüzgeçleri ve solungaç yapraklarından kazıntı alınarak 100X, 250X ve 400X büyütme ile ışık mikroskobunda natif olarak yapılmıştır. İncelenen 226 adet balığın 41’inde (%18,14) 42 adet ektoparazit protozoona rastlanmıştır. 25 (%11,06) adet balıkta Ichtyophythirius multifiliis Fouquet, 1876, 12 (%5,31) balıkta Trichodina spp. Ehrenberg, 1838 ve 5 (%2,21) adet balıkta Chilodonella spp. Strand, 1926 tespit edilmiştir. Bir adet balıkta Trichodina spp. ve Chilodonella spp. görülmüştür. Balıkların hiçbirinde parazitozis bulgusuna rastlanmamıştır.
Mersin ili Çağlarca köyündeki Gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss, Walbaum) kuluçkahanelerinde Flavobacterium spp. varlığı
ÖZER, Selmin
Bu araştırma ile Mersin İli Çağlarca Köyü’ndeki iki farklı Gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) işletmesinin kuluçkahanelerinde Flavobacterium spp. varlığının aranması hedeflenmiştir. Bu amaçla, Aralık 2006 ve Nisan 2007 tarihleri arasında sperma, ovaryum sıvısı, yumurta, 3 aylık oluncaya kadar yavruların tüm gelişim basamaklarından ve işletmelerde kullanılan sudan örnekler alınmıştır. Yavrular yem almaya başladıktan 30–40 gün sonra II. işletmede görülen salgın sonucunda mortalite % 50 olarak gerçekleşmiştir. Hastalık bulgusu olarak renkte kararma, eksoftalmus, sırt yüzgecinde ve kuyruk yüzgecinde erozyonlar, uyuşukluk, halsizlik, su yüzeyine yakın yüzme ve yem alma oranında azalma gözlemlenmiştir. Otopsi bulgusu olarak solungaçlarda ve karaciğerde anemi ve hemoraji, dalakta büyüme tespit edilmiştir. Her iki işletmenin kuluçkahanesinden alınan 77 adet su örneği ve 270 adet balık örneği olmak üzere toplam 347 adet örnek çalışılmıştır. Flavobacterium spp. izolasyon ve identifikasyonu klasik yöntemler kullanılarak yapılmıştır. Toplam 117 örnekten (% 33.71) 141 adet Flavobacterium spp. izole edilmiştir. Su örneklerinin 39’unda (% 50.64) 46 adet ve balık örneklerinin 78’inde (% 28.88) 95 adet Flavobacterium spp. belirlenmiştir. Toplam izolatın 76’sı (% 42.93) F. aquatile, 30’u (%...
Mersin ili Elvanlı Köyü’nde gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss, Walbaum, 1792) yetiştiriciliği yapılan su kaynaklarında bakteriyel yükün araştırılması
ÖZER, Selmin
Mersin ili Elvanlı Köyü’nde iki dere üzerinde bulunan Gökkuşağı alabalığı işletmelerinin birbirilerine olan mikrobiyel etkilerinin belirlenmesi amacıyla 11.12.2007-20.01.2008 tarihlerinde, dere kaynaklarından, Dedekavak deresi üzerindeki bir işletme ve Karapınar deresi üzerindeki 3 işletmenin giriş ve çıkış suyundan toplam 78 adet örnek alınmıştır. Suyun sıcaklık, çözünmüş oksijen ve pH’ları ölçülmüş, 17ºC ve 35ºC’de toplam aerobik bakteri sayımı, fekal streptokokların sayımı, identifikasyonu ve antibakteriyel duyarlılık testleri yapılmıştır. Su örneklerinin toplam aerobik bakteri sayıları standartların üzerinde bulunmuştur. Örneklerin 20’sinde (% 25,64) saptanan fekal streptokokların 9’u (% 45) giriş suyu, 11’i (% 55) çıkış suyundan izole edilmiştir. Toplam 46 adet izolatın 20’si (% 43,48) giriş suyu, 26’sı (% 56,52) ise çıkış suyu örneklerinde saptanmıştır. Bu izolatların 14’ü Enterococcus faecalis (% 30,43), 13’ü E. casseliflavus (% 28,26), 10’u E. gallinarum (% 22,74), 5’i E. faecium (% 10,87), 2’si Lactococcus lactis lactis (% 4,35), 1’i Aerococcus viridans (% 2,17) ve 1’i de Streptococcus uberis (% 2,17) olarak belirlenmiştir. Streptokokkal izolatların % 84,78’inin sulfametoksazol-trimetoprim’e, % 80,43’ünün streptomisin’e, % 60,87’sinin ofloksasin’e, % 50’sinin enrofloksas...
Genetic diversity and antimicrobial susceptibility of motile aeromonads isolated from rainbow trout (Oncorhynchus mykiss, Walbaum) farms
ÖZER, Selmin | BULDUKLU, Sevim | TEZCAN, Seda | DÖNMEZ, Erdem | AYDIN, Esin | ASLAN, Gönül | EMEKDAŞ, Gürol
A total of 22 motile Aeromonas strains were detected in 48 (18.53%) of 259 fish and 6 (10.71%) of 56 water samples obtained from seven commercial rainbow trout (Oncorhynchus mykiss, Walbaum) farms in the province of Mersin, Turkey. These strains were identified by conventional microbiological techniques and by using an ID32GN system. Of these isolates 20 (91.3%) were identified as Aeromonas hydrophila and 2 (8.7%) as Aeromonas sobria. While 8 of the A. hydrophila strains were isolated from water samples, 12 isolates were from fish samples. Whereas A. hydrophila strains were found in all farms, A. sobria was detected in only two farms. Genetic diversity by arbitrarily primed polymerase chain reaction (AP-PCR) and antimicrobial sensitivity tests were carried out on eight A. hydrophila isolates obtained from water samples, and isolates from seven A. hydrophila and one A. sobria from fish samples. The AP-PCR band patterns of motile aeromonads demonstrated weak similarity to the A. hydrophila reference strain ATCC 7966. Five A. hydrophila strains in the water samples displayed genetic similarity, but three others were different. Aeromonas hydrophila isolates from fish samples possessed slight similarities, and A. sobria was genetically distant to all A. hydrophila...
Phenotypic and genetic homogeneity of Yersinia ruckeri strains isolated from farmed rainbow trout, Oncorhynchus mykiss (Walbaum), in Mersin Province, Turkey
ÖZER, Selmin | DÖNMEZ, Erdem | KOYUNCU, Erkin | SERİN, Mehmet Sami | ASLAN, Gönül | TEZCAN, Seda | AYDIN, Esin | EMEKDAŞ, Gürol
Twenty-four Yersinia ruckeri strains isolated from farmed rainbow trout, Oncorhynchus mykiss (Walbaum), in Mersin Province (Turkey) were investigated for phenotypic and genetic homogeneity by conventional microbiological techniques, the ID32GN system and arbitrarily primed polymerase chain reaction (AP-PCR). All isolates displayed phenotypic and genetic homogeneity by these techniques.
Mersin ili Çağlarca köyündeki Gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss, Walbaum) kuluçkahanelerinin mikrobiyal florası
ÖZER, Selmin
15.12.2006 ve 25.04.2007 tarihleri arasında Mersin İli Çağlarca köyünde bulunan iki Gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss, Walbaum) işletmesinden su örnekleri, sperma, ovaryum sıvısı, yumurta, döllenmiş yumurta, gözlenmiş yumurta, keseli yavru ve yemlenen yavrulardan örnekler alındı. Örnekler toplam aerobik bakteri sayısı, Gram negatif bakterilerin izolasyonu ve identifikasyonu yönünden klasik yöntemlerle incelendi. Gram negatif bakterilerin identifikasyonu ID32GN kiti (BioMerieux) ile yapıldı. Su kaynaklarının sıcaklık, çözünmüş oksijen, oksijen doygunluğu ve pH değerleri ölçüldü. I. İşletmeden 36 su örneği ve 24 balık örneği, II. işletmeden 41 su örneği ve 146 adet balık örneği laboratuvara getirildi. İşletmelerde kullanılan suyun fizikokimyasal kriterler ve toplam aerobik bakteri sayısı yönünden Gökkuşağı alabalığı yetiştiriciliği için optimum değerler taşıdığı görüldü. I. İşletme örneklerinin ortalama toplam aerobik bakteri sayısı spermada 5.5x102 KOB ml-1 ovaryum sıvısında 1.6x103 KOB ml-1, yumurtada 7.0x10 KOB g-1, dezenfekte edilmiş yumurtada 2.5, döllenmiş yumurtada 8.5x10, dezenfekte edilmiş döllenmiş yumurtada 0, gözlenmiş yumurtada 4.3x10, dezenfekte edilmiş gözlenmiş yumurtada 5.0, keseli yavruda 3.8x102, dezenfekte edilmiş keseli yavruda 2.5x10 ve yemlenen yavrud...
Mersin ilinde yetiştiriciliği yapılan Gökkuşağı alabalıklarında (Oncorhynchus mykiss, Walbaum) streptokokkozis varlığı
ÖZER, Selmin | DÖNMEZ, Erdem
Mersin ilinde faaliyet gösteren yedi Gökkuşağı alabalığı işletmesinde bir yıl süreyle 260 adet farklı büyüklüklerde balık örneği ve 56 adet su örneği Gram pozitif bakteri florası açısından klasik izolasyon ve identifikasyon yöntemleriyle incelenmiştir. İzolatların identifikasyonu ticari ID32Strep hızlı kiti (BioMerieux) ile yapılmıştır. Balık örneklerinin 63’ünde (%24.23) ve su örneklerinin 9’unda (%16.07) 59 adet Gram pozitif, katalaz ve oksidaz negatif kok izole edilmiştir. V. İşletmede yıl boyunca herhangi bir kokkal izolata rastlanmazken, işletmelerin hiçbirinde kış aylarında Gram pozitif, katalaz ve oksidaz negatif kok saptanmamıştır. Gram pozitif, katalaz ve oksidaz negatif kok izolatlar Aerococcus viridans, Enterococcus durans/hirae, Enterococcus faecium-1, Lactococcus garvieae, Lactococcus lactis lactis, Leuconostoc spp. ve Streptococcus anginosus olarak identifiye edilmiştir. Bu bakterilerinizole edildiği 62 balıktan 28’inde (%45.16) renkte kararma, gözde matlık, tek ya da çift taraftlı eksoftalmus, solungaçta kansızlık gibi hastalık belirtileri ve 7’sinde (%11.29) karaciğerde kanama ve anemi görülmüştür. Antibakteriyel duyarlılık testleri bu izolatların gentamisin, oksitetrasiklin, neomisin, enrofloksasin, eritromisin ve streptomisin’e duyarlı olduklarını gösterirken ...
Mersin’de Tüketime Sunulan Gökkuşağı Alabalıklarında (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792) Motil Aeromonas’ların Araştırılması ve Mezofilik Aerobik Bakteri Sayımı
ÖZER, Selmin
An investigation of motil aeromonads and mesophilic aerobic bacteria count in rainbow trout (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792) marketed in Mersin. In this study, Rainbow trout, sold at three different outlets in Mersin, were tested for motil Aeromonads, zoonose disease agents. 120 samples were collected and analysed from November 2003 to June 2004. Motil Aeromonads were not isolated in any of the Rainbow trout samples. The 8 month mean values of mesophilic aerobic bacteria count of the skin, muscle, organs and intestine of the fishes were at the 1. outlet respectivly 7,4x105, 4,5x104, 6,9x104 and 1,1x107; at 2. outlet 6,8x104, 5,4x103, 8,3x103 and 4,9x106 and at 3. outlet 1,7x105, 1,3x104, 1,1x104 and 2,9x106 CFU g-1. Bu çalışmada, zoonotik hastalık etkenlerinden Motil Aeromonas’ların Mersin ilindeki üç farklı markette insan tüketimine sunulan Gökkuşağı alabalıklarındaki (Oncorhynchus mykiss, Walbaum, 1792) varlığı araştırılarak insan sağlığı yönünden bir sakınca oluşturup oluşturmadıkları tespit edilmeye çalışılmıştır. Balıkların genel mikrobiyolojik durumu hakkında bilgi edinebilmek amacıyla mezofilik aerobik bakteri sayımı yapılmıştır. Bu amaçla Kasım 2003 ve Haziran 2004 tarihleri arasında toplam 120 adet balık incelenmiştir. Gökkuşağı alabalıklarının hiçbirinde Motil Aeromo...
Mersin ilinde tüketime sunulan Gökkuşağı alabalıklarının (Oncorhynchus mykıss, Walbaum) Plesiomonas shigelloides yönünden araştırılması
DÜZEL (ÖZER), Selmin
Bu çalışmada bir zoonotik hastalık etkeni olan Plesiomonas shigelloides’in Mersin ilindeki bazı marketlerde insan tüketimine sunulan Gökkuşağı alabalıklarındaki (Oncorhynchus mykiss, Walbaum) varlığı araştırılarak insan sağlığı yönünden bir sakınca oluşturup oluşturmadıkları tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla Kasım 2003 ve Haziran 2004 tarihleri arasında 8 ay süreyle Mersin ilinde bulunan üç ayrı marketten toplam 120 adet balık alınarak incelenmiştir. Gökkuşağı alabalıklarının hiçbirinde Plesiomonas shigelloides izole edilememiştir.
Balıklardan insanlara bulaşan bakteriyel zoonozlar
ÖZER, Selmin
Zoonoz, “insanlarda hastalık oluşturan hayvansal hastalıklar” olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde hem hayvanlarda hem de insanlarda enfeksiyonlara neden olan birçok zoonotik bakteriyel, viral, mikotik ve paraziter etken bilinmektedir. Günümüze kadar Gram-negatif mikroorganizmalardan Providencia rettgeri, Pseudomonas fluorescens, Escherichia coli, Hafnia alvei, Citrobacter freundii, Salmonella spp., Edwardsiella tarda, Serratia spp., Plesiomonas shigelloides, Motil Aeromonas’lar; Gram-pozitif mikroorganizmalardan Streptococcus iniae, Staphylcocccus epidermis, Clostridium botulinum, Erysipelothrix spp., Mycobacterium fortuitum, Mycobacterium marinum, Mycobacterium chelonae ve Nocardia spp. balıklardan insanlara bulaşabilen zoonotik bakteriyel patojenler olarak bildirilmiştir. Bu derleme makalesinde balıklardan insanlara bulaşan bakteriyel zoonozlardan Aeromonas sobria, Aeromonas hydrophila, Aeromonas caviae (Motil Aeromonas’lar) ve Plesiomonas shigelloides hakkında bilgi verilmiştir.
Viral hemorajik septisemi virüsü ve infeksiyöz hematopoetik nekrozis virusunun moleküler epidemiyolojisi
ÖZER, Selmin
Molecular epidemiology of viral haemorrhagic septicaemia virus and infectious haematopoetic necrosis virus. Viral Haemorrhagic Septicaemia (VHS) and Infectious Haematopoetic Necrosis (IHN) are among viral diseases causing high fish mortality and thus economic losses in aquaculture. The main principles of amplification of G-and NV genes of VHSV and IHNV strains by RT-PCR, sequencing of these G-and NV gene cDNA including the intergenic region and the analysis of the relationship between viral strains are presented in this article Viral balık hastalıklarından Viral Hemorajik Septisemi (VHS) ve İnfeksiyöz Hematopoetik Nekrozis (IHN) balıklarda yüksek oranda ölümlere yol açarak önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Bu derlemede, Viral Hemorajik Septisemi Virusu (VHSV) ve İnfeksiyöz Hematopoetik Nekrozis Virusu (IHNV) suşlarının Glukoprotein-ve Nonvirionprotein (G-ve NV) genlerinin Reverse Transkriptaz-Polimerase Zincir Reaksiyon (RT-PCR) yöntemi ile amplifikasyonu, G-ve NV genlerinin genler arasındaki bölgeyi kapsayan komplementer-Desoksiribonukleikasit (cDNA)’in dizi analizi ve bu viral suşlar arasındaki akrabalığın saptanması yöntemlerine ait temel prensipler sunulmuştur.
Ege bölgesi göl sularının bakteriyolojik yönden araştırılması
DÜZEL (ÖZER), Selmin
Eylül 1997-Haziran 1998 arasında Ege Bölgesinde bulunan Demirköprü Barajı, Avşar Barajı ve Marmara Gölünden 64 adet su örneği alınarak hijyenik kalite kriterleri açısından incelenmiştir. Bakteriyolojik incelemede total jerm sayımı, total koliform sayımı, fekal koliform sayımı, fekal streptokok sayımı ve izole edilen koliform grubu bakterilerin identifikasyonu ve enterokokların tespiti gerçekleştirilmiştir. Bulgular doğrultusunda her üç gölün de “az kirli sular” sınıfına girdiği, hem insan ve sıcakkanlı hayvanlar ve hem de balık sağlığını tehdit edebilecek patojen ve potansiyel patojen bakterileri taşıdığı ve suların ancak bir arıtma işlemi sonrası içme ve kullanma suyu olarak tüketilebileceği saptanmıştır. Bu makale, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü “Ege bölgesi göl sularının bakteriyolojik yönden araştırılması” adlı uzmanlık tezinden kısaltılarak hazırlanmıştır.
Balık yemi ve yem hammaddelerinde total jerm sayımı, Enterobacteriaceae sayımı ve Enterobacteriaceae izolasyonu
DÜZEL (ÖZER), Selmin
Bu araştırma, balık yemlerinin ve yem hammaddelerinin bakteriyel kalitelerini kalitatif ve kantitatif olarak belirlemek ve bakteriyel balık patojenlerinin bulunup bulunmadığını belirlemek amacıyla yürütüldü. Bunun için yem fabrikalarından 24 adet yem hammaddesi, 32 adet çipura-levrek ve 16 adet alabalık yemi; çipura-levrek işletmelerinden 79 adet ve alabalık işletmelerinden de 14 adet pelet ve granül şeklindeki balık yemleri olmak üzere toplam 165 adet örnek alındı. Örnekler, mezofilik aerobik bakteri (total jerm) sayımı, total Enterobacteriaceae (ENT) sayımı, Salmonella spp. ve diğer Enterobacteriaceae familyası bakterilerin izolasyonu ve identifikasyonu yönünden, klasik izolasyon ve identifikasyon yöntemlerine göre incelendi. Yemlerin ve yem hammaddelerinin total jerm yönünden normal, saptanan Enterobacteriaceae familyası bakteriler yönünden ise, özellikle tatlısu balıkları için patojen olabilen bakteriyel etkenleri taşıdığı görüldü. Bir adet yemde Salmonella cerro identifiye edildi.
Ege bölgesi tatlı su balıklarında civa, kurşun, kadmiyum, bakır ve çinko düzeyleri üzerinde araştırmalar
DÜZEL (ÖZER), Selmin
Marmara, Bafa gölleri ve Demirköprü baraj gölünden avlanan balık türlerinin ve göl sularının çeşitli metallerle kirlilik düzeyleri belirlendi. Araştırma materyalini oluşturan 200 adet balık ve su örnekleri mevsimsel olarak alındı. Metal düzeyleri A.A.S. (Atomin Absorbsiyon Spektrofotometre) tekniği ile yapıldı. Ortalama metal değerleri mevsimsel olarak hesaplandı. Ortalama en düşük ve en yüksek civa, kurşun, kadmiyum, bakır ve çinko düzeyleri sırasıyla, Marmara gölü balıklarında 0.1246-0.1645; 0.0627-0.3243; 0.0073-0.0380; 0.7249-2.3142; 5.8691-6.7351 ppm; Bafa gölü balıklarında 0.0519-0.0974; 0.0462-0.2959; 0.0071-0.0679; 0.4477-2.0621; 4.0388-6.9570 ppm; Demirköprü baraj gölü balıklarında 0.2034-1.3232; 0.0559-0.5436; 0.0073-0.0684; 0.8342-2.3391; 4.9574-25.0834 ppm; Marmara gölü suyunda 0.0013-0.0016; eseri-0.0032; eseri-eseri; 0.0015-0.0021; 0.0147-0.0193 ppm; Bafa gölü suyunda 0.0011-0.0013; 0.0047-0.0085; eseri-eseri, eseri-0.0025; 0.0169-0.0284 ppm ve Demirköprü baraj suyunda 0.0016-0.0031; eseri-0.0063, eseri-eseri; eseri-0.0063; 0.0183-0.0578 ppm olarak bulundu. Analiz sonuçlarına göre göl sularının metal seviyeleri kirlilik düzeylerinin altında, her üç gölden avlanan balıkların kurşun, kadmiyum, bakır ve çinko değerleri tolerans limitinden düşük, Marmara ve Bafa gölü ...
İzmir yöresindeki tavukçuluk işletmelerinde kullanılan içme sularının biyolojik (E.coli, Salmonella mikroorganizmaları) ve kimyasal yönden incelenmesi
DÜZEL (ÖZER), Selmin
Bu çalışma İzmir yöresindeki tavukçuluk işletmelerinin içme sularının hijyenik kalitelerini belirlemek amacıyla yapıldı. Bu sebeple, toplam olarak 360 adet içme suyu numunesi mikrobiyel ve kimyasal kaliteleri yönünden incelendi. Sular bakteriyolojik olarak koliform bakteri, E. coli ve Salmonella spp. yönünden incelendi. Suların 141’inde (% 39,1) koliform bakteri, 38’inde (% 10,5) E. coli izole edildi. Bu izolatların 16’sı (%4,4) enteropatojen bulundu. İncelenen su numunelerinin hiçbirinden Salmonella spp. izolasyonu yapılamadı. Kimyasal olarak numuneler bulanıklık, pH, amonyak, nitrat, nitrit ve organik madde yönünden muayene edildi. Numunelerin 45’inde (%12,5) bulanıklık tespit edildi. Bulanıklık bakımından müsbet olan numunelerin 8’inde (% 2,2) amonyak ve 33’ünde (% 9,1) organik madde miktarı Gıda Maddeleri Tüzüğü’ne aykırı bulundu. Numunelerin 141’inin (% 39,1) mikrobiyolojik ve 45’inin (% 12,5) ise kimyasal yönden Gıda Maddeleri Tüzüğü’ne uymadığı belirlendi.
Influence of yogurt and acidophilus on serum cholesterol levels in mice
Düzel, Selmin)
The effects of yogurt and acidophilus yogurt on the weight gain, serum cholesterol, high density lipoprotein cholesterol, low density lipoprotein cholesterol, triglycerides, and the numbers of fecal lactobacilli and coliforms were investigated in mice assigned to three dietary treatments for 56 d: 1) commercial rodent chow and water (control), 2) commercial rodent chow and yogurt made from milk inoculated with a 3% (vol/vol) liquid culture of Streptococcus thermophilus and Lactobacillus delbrueckii ssp. bulgaricus (yogurt), and 3) commercial rodent chow plus yogurt made from milk inoculated with a 0.01% (wt/vol) freeze-dried culture of Streptococcus thermophilus plus Lactobacillus acidophilus. The weight gains of mice receiving yogurt or acidophilus yogurt were higher than those of the mice in the control group. The mean values for serum cholesterol concentrations and LDL cholesterol concentrations were significantly decreased when acidophilus yogurt was fed on d 28 and 56. High density lipoprotein cholesterol and triglycerides were not affected by yogurt or acidophilus yogurt. The highest number of fecal lactobacilli was found in mice receiving acidophilus yogurt, and the number of fecal coliforms of that group was also lower than in the other two groups.