Soğuk Savaş’ın bitmesinin ardından uluslararası sistemde daha özgürlükçü anlayışların
meydana çıkmasıyla birlikte, Uluslararası İlişkiler disiplininde çevre sorunlarının ele
alınmasında yeşil teori önemli bir yer edinmeye başlamıştır. Çevre merkezli anlayışla yeşil teori, sürdürülebilir bir dünyanın varlığı için her ülkenin çevre konusunda üzerine düşeni yapmasını beklemektedir. Bu amaçla çalışmada vaka analizi olarak ele alınan Almanya, enerjisini yeşile dönüştürebilmek, yenilenebilir enerji kaynakları temelli bir ekonomi kurabilmek amacıyla adımlar atmaktadır. Ancak, enerji dönüşümü konusundaki tüm planlarına rağmen Almanya için Ukrayna krizi çok ciddi bir kırılma noktası olmuştur. Krizle beraber Almanya, enerji güvenliği ikilemi ile karşı karşıya kalmıştır. Bu kriz yeşil teorinin de a...
Dünyanın en büyük enerji üreticisi ve tüketicilerinden biri olan ABD’nin enerji ve çevre politikası uluslararası
sistemi önemli derecede etkilemektedir. ABD aynı zamanda en fazla karbon emisyonu üreten ülkeler
listesinde Çin’den sonra ikinci sırada yer almakta olup küresel ısınmayla mücadele konusunda izleyeceği
politikalar 2050 yılında sıfır emisyon hedefine ulaşılması açısından da kritik öneme sahiptir. Küresel ısınmayla
mücadele ve enerji dönüşümünde uluslararası çabaların bir parçası olmakta genel olarak tutuk hareket eden
ABD ucuz enerjiye dayalı ekonomik büyüme politikasını uzun yıllar sürdürmüştür. Bununla birlikte Demokrat
Obama’nın başkanlığı döneminde Çin ile bu alanda uzlaşı sağlayarak Paris Şartı’na taraf olan ABD, enerji
dönüşümü ve çevrenin korunması konusunda önemli a...