6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında, birçok depremzede, yakınlarını kaybetmiş, evleri hasar görmüş ve yaşadıkları kentleri terk etmek zorunda kalmıştır. Mersin ise deprem bölgesine yakınlığı nedeniyle en yoğun göç alan şehirlerden biri olmuştur. Deprem sonrası ihtiyaçların karşılanması amacıyla hükümet, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler yoğun çaba göstermiştir. Mersin Büyükşehir Belediyesi de açtığı barınma merkezleriyle bu çabalara katkıda bulunmuştur. Bu çalışma, 2023 yılının Mayıs ayında Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin barınma merkezlerinde kalan 216 depremzede ile yapılan anket çalışması ve saha gözlemlerine dayanmaktadır. Araştırmada, Mersin'e göç eden depremzedeler için açılan barınma merkezlerindeki hizmetlerin yeterliliği ile geri dönme niy...
Atçeken, Seda Sakar | Taga, Hidayet | Zorlu, Fikret
Bu çalışmada 17 Ağustos 1999 (Mw 7,4) ve 12 Kasım 1999 (Mw 7,2) tarihlerinde meydana gelen depremler sebebiyle büyük ölçüde yıkıma uğrayan Adapazarı kent merkezinin, mevcut kentsel alanlar ve yeni gelişme alanlarının yer seçimi ile jeolojik ve jeomorfolojik yapının ilişkisinin ortaya koyulması amaçlanmıştır. Sakarya Nehri’nin taşıdığı alüvyon zemin yapısına sahip, yeraltı su seviyesinin oldukça yüksek olduğu Adapazarı Ovası’na kurulmuş olan Adapazarı kent merkezi; 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinde meydana gelen sıvılaşmaya bağlı hasar oluşumunda, depremlerin etkilediği yerleşim alanları içerisinde ilk sırada yer almaktadır. 07.01.2010 tarihinde onaylanan Sakarya ili 1/100.000 ölçekli 2025 yılı Çevre Düzeni Planı kapsamında, Adapazarı kent merkezinin tamamını içine alan Merkez Planl...
Atçeken, Seda Sakar | Zorlu, Fikret | Taga, Hidayet
Depremler başta olmak üzere herhangi bir afet anında meydana gelen kayıplar, kentsel dokunun tasarımı ile yakından ilişkilidir. Bu çalışma, 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 Doğu Marmara Depremleri sonrası yeni bir kent üst biçiminin ortaya çıktığı Adapazarı’nda; farklı düzeylerde gerçekleştirilen morfolojik analizleri, kentsel dokuyu meydana getiren fiziksel ölçütler bağlamında ele almaktadır. Kentsel alan ve mahalle düzeyinde gerçekleştirilen mekânsal analizler, tasarım özellikleri açısından deprem risklerini azaltmayı ve güvenli kentsel alanlar oluşturmayı hedefleyen planlı kent dokusunun önemini ortaya koymuştur. Analizler, planlı şekilde tasarlanıp uygulanan kent dokusunun; herhangi bir plan dâhilinde olmadan, mülkiyet sahiplerinin bireysel yönelimleriyle şekillenen düzensiz kent dokusuna k...