Koleksiyon İnsan ve Toplum Bili ...
170958

ALTAY TÜRKÇESİNDE KADIN İLE İLGİLİ SÖZ VARLIĞI

ELCAN, Abdullah

Sibirya Türk halkları, Sibirya’nın diğer halklarıyla iç içe yaşamaları, uzun bir dönem diğer Türk toplulukları ile bağlantılarının olmaması nedeniyle dil, tarih ve kültür çalışmalarında özel bir yere sahiptir. Ülkemizde, Sibirya Türk halklarının dili ve kültürü ile ilgili çalışmalar, Türk tarihine, Türk dilinin kaynaklarına, eski Türk eserlerine her zaman ilgi gösteren, Türk Dünyası kültür birliğini önemseyen Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün yönlendirmeleriyle başlamıştır. Bu dönemde kurulan komisyon hem Yakut dili hem de genel Türk dili açısından büyük önem arz eden E. K. Pe- karskiy’in Yakutça-Rusça Sözlüğü’nü çevirmiş; ancak çalışmanın sadece bir kısmı, Atatürk’ün ölümünden sonra 1945 yılında yayımlanabilmiştir. Sonraki yıllarda bazı çalışmalar yayımlanmış olsa da ...

Kitap Bölümü2023Nobel Yayın 1 | 0 Erişime Açık
170480

Mezar ve Via: Olba Çiftlik Yerleşimlerinin Tarihlendirilmesi Üzerine Yeni Görüşler

Kaplan, Deniz

Kırsal alan ve yerleşim, geçmişten günümüze önemini korur ve kentin zenginliği ile kırsalın gelişmişliği arasında önemli bir bağlantı mevcuttur. Kent merkezlerinin üretime ihtiyacı vardır, bu da chora olarak tanımlanabilecek kırsal alanlarda yerleşimlerin gelişmesine yol açmıştır. Dağlık Kilikia, Anadolu içerisinde kırsal ve kent arasındaki ilişkinin en çok araştırıldığı alandır. Bu çalışmada bir Dağlık Kilikia kenti olan Olba’daki çiftlik yerleşimlerinin tarihlendirilmesi üzerine sunulan görüşler tartışılmaktadır. Literatüre, “Veteran yazıtlı yerleşim”, “Düğürlük sırtlarında bulunan yerleşim” ve “Keşlitürkmenli yolu üzerindeki çiftlik yerleşimi” olarak geçen alanlar, çalışmanın kapsamı içerisinde yer almaktadır. Bu kapsamda çiftlik yerleşimlerini oluşturan “tarım toprağı - çiftlik ...

170521

Tarsus’tan Yeni Bir Hamam: Tarsus’un Roma İmparatorluk Dönemi Kentsel Dokusuna ve Kydnos’un Rotasına İlişkin Yeni Görüşler

Kaplan, Deniz

Tarsus Belediyesi’nin Caminur Mahallesinde 2017 yılı içerisinde gerçekleştirdiği kazılarda, Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait bazı mimari izler açığa çıkmıştır. Burada sadece kesitte görülen dört duvar kalıntısı, bir Roma İmparatorluk Dönemi Hamamı’na ait olabilir. Bu yapısal izlerin bir hamama ait olması durumunda, Tarsus’un Roma İmparatorluk Dönemi kentsel dokusu ve Kydnos Irmağı’nın yatağının konumu konusunda yeni görüşler sunmak mümkündür. Hamam’ın kent içerişindeki konumu, Kleopatra Kapısı’nın Roma Tarsus’unun batı sınırlarını oluşturmadığını kanıtlamaktadır. Bu durum Köylü Garajı’nın bir nekropol olamayacağını düşündürtmektedir. Kydnos Nehri’nin güney güzergâhının Gözlükule yakınlarında dirsek yaparak güneydoğu yönünde uzandığı önerilmektedir. Ancak Tarsus’daki diğer Hamam yap...

169977

Özel amaçlı derlemi çevriyazmak: Bir çevriyazi modeli

Uçar, Aygül

İnsanlar arasındaki etkileşim pek çok disiplinde çalışılan bir konudur. Bu etkileşimin sözlü ve yazılı dili içeren metinlerinin toplamı derlem (İng.corpus) olarak adlandırılır. Sözlü derlemlerin büyük çoğunluğu veriyi aynı fiziksel ortamda sundukları için tek-ortamlı (İng. mono-modal) ve metin-temelli kayıtlardır. Böylesi tek-ortamlı derlemler dili ve etkileşimi metnin ötesinde yansıtamadıkları için kapsam bakımından sınırlıdırlar. Anlam, metin, jest ve bürün ögeleri gibi sözel ve sözel-olmayan özelliklerin birleşimi ile kurulduğu için etkileşimin, aslında, çok-ortamlı (İng. multi-modal) olduğu göz önüne alındığında, bu problem yaratmaktadır. Çok-ortamlı derlemler doğal konuşma kayıtlarından elde edilen etkileşimin video, ses ve metin kayıtlarından oluşmaktadır. Kayıt, etkileşimin sistemat...

170740

Söylem Belirleyicisi Olarak İştenin Ezgi Örüntüleri

Uçar, Aygül

Discourse markers have important roles in human communication. İşte, as a discourse marker, demarcates utterances as containing detailed, highlighted and reported information as well as concerning distant pieces of utterances. As a suprasegmental, intonation also has considerable importance in human communication. This study will focus on the classification of the functions of the discourse marker işte and the relation between the functions and intonation patterns of işte.

166766

Muhtasar Felsefe

Turanlı, Gül

Felsefeyi modern anlamıyla yeniden inşa sürecimizin kavramsal ve kurumsal girişimlerle hız kazandığı II. Meşrutiyet döneminin en renkli felsefi simalarından biri, hiç şüphe yok ki Baha Tevfik’tir. 1904’te, İzmir İdâdîsi’ni bitirmek üzereyken, yirmi yaşında başlayan ve ölüm tarihi olan 1914’e, otuz üç yaşına kadar süren kısa fakat velûd yazı hayatında onlarca gazete-dergi çıkarmış, onlarcasının çıkmasına yardımcı olmuş, birçoklarına yazılarıyla katkıda bulunmuş, ülkemizde doğrudan felsefi eserler yayınlayan ilk yayınevi Teceddüd-i İlmî ve Felsefî Kütüphanesi’ni kurarak dört yılda 12 adet kitap yayınlamış, basılan ve basılmayan, telif ve tercüme, tek başına veya ortak 17 kitap yazmış, hikâye, makale, tenkit gibi değişik türlerde ve alanlarda edebi ve felsefi yüzlerce yazı kaleme almış ateşli...

170940

Çağdaş Altay Türk Şiirinde Ana Dili Bilinci

Elcan, Abdullah

Dil, en genel tanımıyla insanlar arasında iletişimi sağlayan bir araçtır. Aynı zamanda dil insanlar arasında ortak duygular, düşünceler oluşturur. Böylece insanları yığın olmaktan kurtarıp bir millet hâline getirir. Nesiller arasında kültür aktarımını sağlayarak millet hâline getirdiği insan topluluğunu geçmişe bağlar ve yine milletlere bir gelecek tasarımı sunar. Dolayısıyla dil en önemli millî kimlik kurucu değer olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir milletin dilinin yok olması, o milletin de yok olması anlamına gelir. Güney Sibirya Bölgesi’nde Rusya Federasyonu’na bağlı Altay Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan Altay Türkleri, dilleri ve kültürleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan bir Türk boyudur. Hemen tamamı Altay Türkçesi ve Rusça olmak üzere iki dilli olan Altay Türkleri i...

171119

Ömer Seyfettin'in Edebiyat ve Şairler Üzerine Değerlendirmeleri

Yürek, Hasan

Ömer Seyfettin'in edebiyat ve şairler üzerine değerlendirmeleri ele alınmıştır.

Makale2020Türk Kültürü 0 | 0 Erişime Açık
171120

Türk Romanında Modernist Etkinin Boyutları

Yürek, Hasan

Türk romanında modernist etkinin varlığı değerlendirilmiştir.

171100

Yalnızız'daki Aforizmalar Üzerine

Yürek, Hasan

Peyami Safa'nın Yalnızız adlı romanında kullandığı aforizmalar değerlendirilmiştir.

171110

Ermişlik ve Dağın Öte Yüzü Üçlemesi

Yürek, Hasan

ÖZ Dünya üzerinde yaşayan bütün halkların kendine özgü bir kültürleri, bir inanç sistemleri vardır. Bu unsurlar da o halkın edebi ürünlerine farklı şekillerde girebilmektedir. Benzerlerine farklı halklar içerisinde rastlanabilecek ermiş, eren ya da evliya bizim toplumumuzda yer bulur ve edebi eserlere de yansır. Bu çalışmada, roman dizisindeki ermişlik değerlendirilecektir. Çalışmada öncelikle ermiş kavramının ne anlama geldiği üzerinde durulacaktır. Bu kavram üzerinde durduktan sonra ermişin roman dünyasına nasıl yansıdığı belirtilecektir. Bu hususlar hakkında bilgi verildikten sonra romanlara geçilecek ve roman dizisindeki ermişlik irdelenecek, bu dizide yer alan roman şahıslarından Taşbaşoğlu’nun ermişlik süreci ayrıntılı olarak ele alınacaktır. Taşbaşoğlu’nun ermiş görülm...

171112

Namık Kemal ve Ziya Paşa'nın "Rüya"ları

Yürek, Hasan

Namık Kemal ve Ziya Paşa Tanzimat döneminin iki önemli aydını, iki önemli edebiyatçısıdır. Bu iki şahsiyet Tanzimat döneminde ön plana çıkmış, yaptıkları ve yazdıklarıyla hem Türk tarihinde hem de yenileşen Türk edebiyatında yer et mişlerdir. Bu iki edebiyatçı başlangıçta hem fikren hem de edebiyat görüşü açı sından birbirine yakın olsa da daha sonra ayrı düşmüşlerdir. Bununla birlikte önemlerini her daim korumuşlardır. Farklı edebi türlerde eserler veren bu iki edebiyatçı farklı zamanlarda aynı başlık altında birer eser yazmışlardır. Bu eserin adı “Rüya”dır. Bu çalışmada Namık Kemal ve Ziya Paşa’nın “Rüya” başlıklı eser leri mukayese edilecektir. Aynı başlığı taşıyan, birbirine yakın dönemde yazılmış iki ayrı eserin çeşitli özellikleri üzerinde durulacaktır. Bu eserleri yazdıran ...

171116

Büyük Gözaltı Üzerine Tematik Bir Değerlendirme

Yürek, Hasan

Büyük Gözaltı, Çetin Altan’ın 1972’de yayınlanmış ilk romanıdır. Roman, 12 Mart romanı olma özelliği taşımaktadır. Çetin Altan, yaşadığı bir gözaltı olayından esin lenerek bu romanı yazmıştır. Romandaki temel amaç 12 Mart dönemini ele almak ve bu dönemde yaşanan olumsuzlukları ifade etmektir. Bu çalışmada adı geçen ro man bazı yönleriyle ele alınacaktır. Öncelikle romanın genel özellikleri üzerinde durulacaktır. Daha sonra kişiler ve tema ekseninde yapılacak değerlendirmelerle romanın döneme bakışı ayrıntılı olarak değerlendirilecektir. Böylece eserin bir 12 Mart romanı olarak üzerinde durduğu hususlar ayrıntılı şekilde ortaya konmaya ça lışılacaktır. Sonuçta da bu romanın üzerinde durduğu hususlar aracılığıyla neyi amaçladığı irdelenecektir.

Makale2018Asos Journal 0 | 0 Erişime Açık
171095

Fay Kırığı I: Mehmet'te Mekânlar ve İnsanlar

Yürek, Hasan

Fay Kırığı I: Mehmet'te Mekânlar ve İnsanlar incelenmiştir.

Kitap Bölümü2017GECE KİTAPLIĞI 0 | 0 Erişime Açık
171114

Nahit Sırrı Örik'ten Teorik Bir Çalışma: Roman ve Hikâye Hakkında Bir Makale Denemesi

Yürek, Hasan

Nahit Sırrı Örik, farklı edebi türleri örnekleyen bir yazardır. Aynı zamanda o, edebiyatla ilgili teorik konularda da eserle yazmıştır. Bu eserlerden biri Roman ve Hikâye Hakkında Bir Kalem Denemesi adlı kitaptır. Bu kitap çeşitli tarihlerde yazılmış yazılardan oluşmaktadır. Bu kitaptabaşta roman ve hikâye olmak üzere edebiyatın farklı yönleriyle ilgili fikirler bulunmaktadır. Buradan hareketle, bu çalışmada Örik’in roman ve hikâye ve edebiyatın farklı yönleriyle ilgili görüşleri tasnif edilerek değerlendirilecektir.

Makale2017Türk Kültürü 1 | 0 Erişime Açık
171102

Taaşşuk-ı Tal'at ve Fitnat Üzerine Yeni Değerlendirmeler

Yürek, Hasan

Şemsettin Sami'nin Taaşşuk-ı Tal'at ve Fitnat adlı romanı tahlil edilmiştir.

Makale2007Folklor/Edebiyat 1 | 0 Erişime Açık
/ 11