Koleksiyon Biyofizik Anabilim D ...
164018

Pulslu manyetik alanın normal ve diyabetik yaralarda deri biyomekaniğine etkisi

Demir, Yılmaz.

ÖZET Yara, canlı dokunun anatomik ve fonksiyonel bütünlüğünün bozulmasıdır. Travma sonrası başlayan; düzenli ve sıralı, hücresel ve biyokimyasal olayların sonucunda yeni doku oluşması yara iyileşmesi olarak tanımlanmaktadır. Yara iyileşmesini olumsuz etkileyen sistemik faktörlerden biri diyabettir. Diyabette hiperglisemiye bağlı gelişen nöropati ve anjiyopati nedeniyle diyabetli bireylerin çabuk yaralanmaları ve geç iyileşmeleri yaşam kalitelerini ve yaşam sürelerini kısaltmaktadır. Günümüzde diyabetik yara tedavisi için mevcut yaklaşımlar ve geliştirilen yeni yöntemler kısmen etkili olmaktadır. Bu nedenle kısa surede iyileşme sağlayacak başka tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi için çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmada, sağlıklı ve diyabetli sıçanlarda pulslu manyetik alanın (PM...

164167

Rat modelinde iskemi reperfüzyon hasarı üzerine trans-cinnamaldehyde'nin etkileri ve ekstraselüler matriks proteini laminin ile ilişkisi

Pekoğlu, Esra.

ÖZET RAT MODELİNDE İSKEMİ REPERFÜZYON HASARI ÜZERİNE TRANSCİNNAMALDEHYDE’NİN ETKİLERİ VE EKSTRASELÜLER MATRİKS PROTEİNİ LAMİNİN İLE İLİŞKİSİ İskemi-reperfüzyon (İ-R) hasarı trombolitik tedavi, organ nakli, koroner anjioplasti, kardiyopulmoner bypass, damar yaralanmalı kırıklar, kompartman sendromu ve turnike süresinin uzadığı çeşitli tıbbi ve cerrahi girişimler sırasında görülen ciddi bir sorundur. Yapılan çalışmalarda alt ekstremite İ-R hasarı sonucu iskelet kası fonksiyonunun bozulduğu bildirilmiştir. Fonksiyon kaybının geri dönüşümü için kullanılan tedavi yöntemlerine ilişkin çalışmalar yetersizdir. Bu amaçla bu çalışmada İ-R hasarı sonrası sıçan EDL kasında meydana gelebilecek bozulmalar üzerine Cinnamon (tarçın) bitkisinin yapısındaki uçucu bir yağ olan transcinnamaldehyde’nin (TCA) k...

166235

EKOLOJİK SU ÜRÜNLERİ ÜRETİMİ

Bilgüven, Murat

Yirminci yüzyılın ikinci yarısında yaşanan hızlı sanayileşme ve nüfus artışı, çevre sorunları yanında, artan nüfusun yeterince beslenememesi yani açlık sorunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Artan nüfusun beslenme gereksinimi, insanoğlunu tarımda birim alandan; maksimum ürün almaya yöneltmiştir. Birim alandan yüksek verim almaya yönelik yoğun ve bilinçsiz tarım ilacı ve gübre kullanılması ve sonuç olarak, bu kimyasalların tarımsal ürünlerde oluşturduğu ve yeraltı sularına karışarak içme sularında yarattığı kalıntılar, insan sağlığını ve yaşamını tehdit etmeye başlamıştır. Verim artışı ile yetinilmemiş, genetik bilimin tüm teknolojileri de kullanılmaya başlanmış, bitki ve hayvanların DNA yapıları değiştirilmiş, melezleme ve klonlama yöntemleri uygulanmıştır. Tüm bunların sonucunda ekoloji...

Kitap Bölümü2008Ekoder 134 | 1 Erişime Açık
163234

Kurşun zehirlenmesinin kemiğin elastik özellikleri üzerine etkileri

Ögenler, Oya

ÖZ: Kurşun oldukça yaygın bulunan toksik bir metaldir. Yapılan çalışmalarda kurşunun primer etki yerinin beyin olduğu bildirilmektedir. Diğer hedef organlar ise periferik sinirler böbrekler, sindirim sistemi, üreme sistemi, kardiyovasküler sistem ve iskelet sistemidir. Bu çalışmada kurşunun kemiğin biyomekanik özellikleri üzerine etkisi araştırılmıştır. Çalışmada 30 dişi ve 30 erkek sıçan kullanılmıştır. Erkek ve dişi sıçanlar rastgele kontrol (n=10) ve deney (n=20) gruplarına bölünmüştür. Deney grubundaki sıçanlar 70 gün inorganik kurşuna maruz bırakılmıştır (100 mg kurşun asetat/kg/gün- oral). Uygulamanın sonunda dual enerji X işim absorbsiyometrisi kullanılarak kemik mineral yoğunluğu ölçülmüş ve küçük hayvanlar için düzenlenmiş program ile analiz edilmiştir. Ratlar daha sonra sakrifiye...

163238

Değişik şiddetlerde uygulanan manyetik alanların rat elektrofizyolojik parametreleri üzerine etkileri

Güneş, Sevgi

ÖZ: "DEĞİŞİK ŞİDDETLERDE UYGULANAN MANYETİK ALANLARIN RAT ELEKTROFİZYOLOJİK PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİLERİ". Çalışmamızda, günlük yaşamda maruz kalman değişik şiddetteki sinüzoidal manyetik alanların sıçan ağırlıkları, periferal sinir rejenerasyonu ve kalbin elektriksel aktivitesi üzerine etkileri incelendi. Bu amaçla 40 adet sıçana, Helmholtz Bobin sistemlerinden elde edilen, 50 Hz titreşimli, 10, 20 ve 30 Gauss (G) şiddetindeki manyetik alan 7 gün boyunca günde 4 saat olmak üzere uygulandı. Sıçanlar bir tanesi kontrol grubu olmak üzere 4 gruba (kontrol, 10, 20 ve 30 G) ayrıldı. Bütün gruplarda manyetik alana maruz bırakılmadan hemen önce sinir hasan (crush injury) yapıldı. Çalışmada, siyatik sinir hasarını izleyen ilk 3 günlük dönemde manyetik alan uygulamasının kontrolle deney grupları ...