Tarsus Müzesi’ne bağlı Aziz Paulus Kilise¬si’nin –Anıt Müze– bahçesinde, revak altında bulunan eser, mimari bir eleman olan aedicula’nın önündeki bir kons¬ol üzerinde oturan bir kadın betimlemesine sahip¬tir. Her ne kadar başı korunamamış olsa da, ikonografik özel¬likleri onun Antiokheia Tykhe’si olduğuna dair şüp¬he bırakmaz. Kolların ve bacakların pozisyonu olsun, figü¬rün torsion’u ve Orontes nehri ile aralarındaki zıt du¬ruş veya sol ve sağ kol arasında uzanan kıvrım gibi ben¬zer¬likler, Tarsus Tykhe’sinin de başarılı bir replik oldu¬ğu¬nu göstermektedir.
Az sayıdaki benzer örnek ışığında, Tykhe’nin MS II. yüz¬yıla tarihlendirilmesi mümkün görülmektedir. Zaten istatistiki bir genelleme yapıldığında Tykhe heykelcikle¬ri¬nin üretiminin MS II. yüzyılda yoğunlaştığı dikkati çek-mektedir. ...
Adrassos, Mersin İli Mut ilçesi sınırları içinde, Tekeli Kasabası’nın 8 km. kuzeybatısında, Yalnızcabağ Köyü’ndeki Adras Dağı’nın yakınlarında, bugün Balabolu1 olarak adlandırılan mevkideki antik yerleşim ve nekropoldür2. Antik kaynaklarda Adrassos olarak geçen kent3, Laranda Karaman ’dan Germanikopolis’e Ermenek ve Kelenderis’e Aydıncık giden önemli bir rota üzerindedir.
Apart from the head discussed in this article, there is no other kouros belonging to the Archaic Period known from Tarsus. The fact that the closest examples of the Tarsus head are found among the Cypriot finds points out to connections between the two geographies. This is in fact not surprising because similarities can be mentioned also for Archaic figurines or ceramics from Cilicia. Moreover, the heads, to which the head from Tarsus bears the strongest resemblance, are from Idalion (Dhali), Kition, Golgoi and Vouni, from where the limestone votive statues dating between the years of 520 and 480 BC are obtained the most. In comparison to these parallels, the Tarsus head is dated according to the chronology of the Archaic Cypriot Statuary to the end of the ‘Eastern and Western Neo-Cypriot ...
Bu makalede, Adana Müzesi tarafından alınan, Kilikia'dan bir lahit parçası tanıtılmaktadır. Lahit üzerinde, eliyle bir Amazon'un saçını kavrayan bir Yunan ile birlikte tasvir edildiği bir Amazon Savaşı sahnesi betimlenmiştir. İkonografik karşılaştırmalar parçanın geç Antonin-Severuslar dönemine tarihlenebileceğini göstermektedir. Detaylı işçiliği olan bu lahidin sahibi, üst sınıfa mensup olmalıydı.