Kalkınma tartışmalarındaki heterodoks söylemler içerisinde görece genç sayılan neoyapısalcılığı
anlamaya çalışan bu çalışmada, son küresel kriz ile oluşan paradigma boşluğuna neoyapısalcılığın cevap olupolamayacağı sorgulanmıştır. Neoyapısalcılığın “üretim modellerini sosyal adaletle değiştirme”, “sistematik
rekabetçilik”,“içeriden kalkınma”, “devletin kalitatif rolü” gibi kavramlarına vurgu yapılarak diğer heterodoks
yaklaşımlardan ayrılan yönlerinin neoliberalizme karşı bir geri çekilme mi, yoksa direnç kaynağı mı olduğu
sorusu ise tartışmaya açılmıştır. Sonuçta neoyapısalcılığın karşısında “sistemin krizine rağmen sisteme entegre
olma” veya “sisteme meydan okuma” gibi iki yolun olduğu görülmektedir.