Rezin bazlı dental kompozit materyaller, estetik üstünlükleri,
iyi mekanik özellikleri ve direkt uygulama kolaylıkları nedeniyle
günümüzde geniş bir kullanım alanına sahiptir (German, 2022).
Ancak, bu materyallerin ağız ortamında maruz kaldığı kimyasal,
fiziksel, biyolojik ve mekanik faktörler nedeniyle zamanla
bozulduğu ve bu sürecin "yaşlanma" olarak tanımlandığı bilinmektedir (Fan et al., 2021). Kompozit rezin restorasyonların
uzun dönemli başarısı, sadece ilk uygulama kalitesine değil, aynı
zamanda çevresel koşullara karşı gösterdikleri dayanıklılığa da
bağlıdır (Moraes et al., 2022). Bu bağlamda, hem doğal ağız ortamını
hem de klinik performansı simüle edebilecek laboratuvar temelli
yapay yaşlandırma protokollerinin geliştirilmesi gereklidir (S. D.
Heintze et al., 2...