Skleroderma, konnektif dokunun anormal sentezi
sonucunda ortaya çıkan fibrotik değişiklikler ve vasküler
deformiteler ile karakterize, sebebi bilinmeyen, organ
ve sistemleri tutmaya eğilimli sistemik ve kronik bir bağ
dokusu hastalığıdır. Sıklıkla oral ve perioral dokuları
etkileyen sklerodermanın rijit bir dil, kısıtlanmış ağız
açıklığı ve kserostomi gibi karakteristik özellikleri vardır.
Bu vaka raporu sınırlı bir ağız açıklığı olan sistemik
sklerozis hastasına interdisipliner bir tedavi yaklaşımını
sunmaktadır. Hastanın molar dişine kanal tedavisi
yapılmış ve diş eksiklikleri sabit bölümlü protezlerle
rehabilite edilmiştir. 2 yıllık takip sonucunda tedavilerin
başarılı olduğu gözlenmiştir.
KKTC, Yakın Doğu Üniversitesi, Diş hekimliği Fakültesi’ne başvuran hastalar arasında gelişimsel diş gelişim ve sürme bozukluklarının yaygınlığını radyografik olarak incelemektir. Bu popülasyon için bu konuda daha önce kaydedilmiş diş hekimliğine dair herhangi bir kayıt veya epidemiyolojik veri bulunmamaktadır.
Gereç ve yöntem: Ocak 2007-Şubat 2010 tarihleri arasında yaşları 16-82 arasında değişen 4672 hastanın panoramik radyografileri retrospektif olarak incelenmiştir. Hastalardan kendilerine ait panoramik radyografilerin bilimsel çalışmalarda kullanılabileceğine dair bilgilendirilmiş onam formları alınmıştır. Radyografiler olası dental anomalilerin saptanabilmesi için 8 araştırmacı tarafından detaylı olarak taranmıştır. Dental anomalilerin seçimi ve kodlanmasında uluslararası hastalık sı...
Amaç: Maksillofasiyal konik ışınlı bilgisayarlı tomografi görüntülerinde karşılaşılan rastlantısal bulguların yerini, tipini ve sıklığını geriye dönük olarak incelemektir.
Gereç ve yöntem: Çalışmada, 2018-2021 yılları arasında sadece implant planlaması amacıyla alınmış konik ışınlı bilgisayarlı tomografi görüntüleri geriye dönük olarak rastlantısal bulgu varlığı açısından değerlendirilmiştir. Görüntüler, iki deneyimli dentomaksillofasiyal radyolog tarafından geriye dönük olarak incelenmiştir. Rastlantısal bulgular bulundukları bölgeye göre; hava yolu bulguları, gömülü diş-kök varlığı, temporomandibular eklem bulguları, endodontik lezyonlar, osteoskleroz ve yumuşak doku kalsifikasyonları olarak sınıflandırılmıştır.
Bulgular: Çalışmada 109’u erkek 91’i kadın olan toplam 200 hastanın (yaş o...