Toplumsal cinsiyet eşitsizliği kadın bedeni ve cinselliği üzerinden tahakküm kurmaya devam etmektedir. Bu eşitsizliğin en çarpıcı örnekleri halen varlığını sürdüren erken yaş evlilik ve erken yaş annelik durumlarında görülmektedir. Bu çalışmada katılımcı kadınların erken yaş evlilik ve erken yaş annelik yaşam deneyimlerinden yola çıkarak toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yeniden üretim süreci anlaşılması amaçlanmaktadır. Nitel araştırma yöntemiyle erken yaş annelik yaşam deneyimine sahip 22 kadın ile yarı yapılandırılmış sorular eşliğinde derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler betimsel analiz yöntemi ile ele alınmıştır. Araştırma sonucunda katılımcı kadınların çocuk yaşta evliliğe zorlanarak annelik süreci ile tanıştıkları, aile içi şiddete maruz kaldıkları ve psiko-sosyal ...