Bu çalışmanın amacı Roman topluluklarına ilişkin damgalayıcı, ayrımcı ve dışlayıcı bir içeriğe sahip olan eksiklik söylemi yerine insani bir yaklaşım biçimi olarak yapısal eşitsizliklere dikkat çeken söylemin önemini ortaya koymaktır. Çalışmada literatür taramasında uluslararası organizasyonların programları, hükümet politikaları, sivil toplum kuruluşlarının raporları ve akademik araştırmalar veri grubunu oluşturmaktadır. Bu çalışmada dünyada ve Türkiye’de Roman topluluklarının uğradığı ayrımcılık ve dışlanma iki farklı söylem bağlamında ele alınmıştır. Bu iki farklı söylem biçiminden eksiklik ve kültürel ayrımcılık söylemi Romanların içinde bulundukları dezavantajlı koşulları hakkettiklerine dair bir söylem biçimi geliştirerek “kurbanı suçlayıcı” bir dil kullanırken, yapısal eşitsizlikler...
Bu çalışmanın amacı, Roman çocukları arasında yaygın olarak görülen öğrenme yoksulluğu olgusunu alan araştırması verileri ile ortaya koymaktır. Literatürde “öğrenme yoksulluğu” belirli bir yaşa kadar asgari öğrenme düzeyine ulaşamamış çocuklar için kullanılan bir kavramdır. Roman topluluğunun yaşadığı marjinalleştirme ve dışlanma olgusu kendisini Roman çocuklarının eğitim sürecinde de göstermektedir. Bu çalışma, yoksulluk olgusu üzerine temel tartışma alanı olan yoksulluğu bireysel nedenlerle açıklayan yaklaşım biçimleri ile yapısal sebeplere vurgu yapan yaklaşım biçimlerini alan verileri üzerinden irdelemektedir. Alan araştırmasına dayanan bu çalışma; Mersin ili merkezinde yer alan ve Romanların yoğun olarak yaşadığı mahallelerde Roman çocuklar, Roman ebeveynler öğretmen ve okul müdürleri...
Her havuz alanında ya da yetiştirme biriminden elde edilen balık ve dolayısıyla balık yetiştiriciliğinin kârlılığı, büyük ölçüde kullanılan yemin miktarına bağlıdır. Su ürünleri sistemi ne kadar yoğun olursa yemlemenin önemi o kadar fazla olur ve toplam üretim maliyetinde yem maliyetinin payı da o kadar artar. Bilindiği üzere alabalık başta olmak üzere bazı balıkların yetiştiriciliği için akarsu sistemli tesisler kullanılmakta yada sıcaklığın, su bileşiminin ve akıntının dolayısıyla oksijen yoğunluğunun daha iyi olduğu tatlı su ve kıyılarda ise yüzer ağ kafeslerde yetiştiricilik yapılmaktadır. Su ürünleri yetiştiriciliğinin ileri durumda olduğu ülkelerde entansif yetiştiricilik uygulanmakta ve yetiştirme alanlarında birim hacimde maksimum ürün yetiştirilmeye çalışılmaktadır. Bu tür yetişti...
Eleven species were collected from Northwest Anatolian mountains (1500–2000 m) and 18 species were collected from the Central Anatolian steppes (850–1000 m) in June 1998 and 1999. In all the species investigated, the water and dry matter percentages and solute contents were measured. The chlorophyll, b-carotene, ascorbate and a-tocopherol contents and catalase (CAT), superoxide dismutase (SOD) andglutathione reductase (GR)enzymeactivities oftheplants werealsodetermined.Thesteppeplantshadlowerwatercontentcomparedwith alpine plants. The chlorophyll contents of the plants investigated did not change with altitude. However, the carotenoid/chlorophyll ratio of alpine plants was found to be significantly higher. The antioxidant/chlorophyll ratio of the trees and shrubs was higher than that of he...