It may easily be observed in the historical process that the authors do not ignore the period
in which they live, and reflect the events in their works. One of the authors that may be considered in
this context is Mehmet Eroğlu. Mehmet Eroğlu is one of today’s novelists and has written thirteen
novels as of 2014 in which he has constantly reflected external realities. One of the most obvious ones
of these is the trilogy with the name “Fay Kırığı” (The Fault). In this trilogy, the problems of Turkey
that appeared in the past twenty or twenty-five years are handled with a viewpoint of a novelist. The
first one of the trilogy is called Mehmet (2009); the second one is called Emine (2011); and the third
one is called Rojin (2013). In the trilogy, the broken heaves after an earthq...
Yaşar Kemal, Türk edebiyatının önemli şahsiyetlerinden
biridir. Sanatçı, 1950’li yıllardan bu yana verdiği eserlerle Türk
edebiyatına hizmet eder. O, farklı edebî türleri örnekler. Bununla birlikte
onun ön plana çıkan yönünün romancılık olduğu söylenebilir. Romanları
yurt içinde oldukça ilgi görür, yurt dışında da çeşitli dillere çevrilir. Yaşar
Kemal, daha çok romancı yönüyle tanınmasına rağmen şiir örnekleri de
verir. Hatta sanatçının şiir yazması, roman yazmasından daha eskiye
gitmektedir. İlk romanı olan İnce Memed I’i 1955’te yayımlayan sanatçı,
ilk şiir örneğini ise 1939’da verir. Yazdığı şiirleri, 2010 yılında bir araya
getirir. O, kimi şiirlerini eleyerek beğendiği şiirleri bir araya getirdiği
çalışmasını Bugünlerde Bahar İndi adıyla yayımlar. Bir araya getirip ...
Bir milletin edebiyatı aynı ya da farklı dönemlerde benzer bir içeriği
kaynak olarak kullanabilmektedir. Bab-ı Esrar ve Aşk adlı romanlarda aynı
kaynaktan yararlanır. Her iki romanda da, farklı derecelerde de olsa,
Mevlânâ-Şems-i Tebrizî ilişkisi üzerinde durulur. Çalışmada buradan
hareketle iki romanın benzer ve ayrılan yönleri ele alınmaya ve benzer bir
içeriğin nasıl farklı romanlar ortaya çıkardığı üzerinde durulmaya
çalışılmaktadır. Buna bağlı olarak roman unsurları açısından romanlar
karşılaştırılmakta ve ortaya çıkan özellikler aracılığıyla sonuçlara
varılmaktadır. Kıyaslama yapıldıktan sonra da aynı kaynaktan yararlanılmasına rağmen ortaya çıkan farkların sebepleri üzerinde durulmaktadır.
Bu çalışmada Klasik Türk şiiri geleneği içerisinde yer alan sihr-i
helâl ve Batı şiiri geleneğinde oluşan anjambman tekniklerinin karşılaş
tırılması yapılacaktır.
Şiirde teknik kullanımlar bağlamında öncelikle sihr-i helâl ve
anjambman tanıtılacaktır. Bu iki teknik tanıtıldıktan sonra aralarındaki
benzerlik ve farklılıklar ortaya konacaktır. Bu nitelikler, Türk ve Batı şii
rinden verilecek örneklerle açıklığa kavuşturulacaktır. Bununla birlikte
anjambmanın Türk şiirindeki görünümü ve kullanımı irdelenecektir.
Bütün bunlar neticesinde bu iki tekniğin kıyaslanmasından çıkanlar
hükümlere bağlanacak; iki teknik arasındaki ilişki belirlenmiş olacaktır.
Yüz: 1981 ve Kusma Kulübü adlı romanlar Mehmet Eroğlu’ya
aittir. Türk romanının günümüz yazarlarından olan Mehmet Eroğlu,
şimdiye kadar on iki roman kaleme almıştır. Bu romanlar sırasıyla
şöyledir: Issızlığın Ortası (1984), Geç Kalmış Ölü (1984), Yarım Kalan
Yürüyüş (1986), Adını Unutan Adam (1989), Yürek Sürgünü (1994), Yüz:
1981 (2000), Zamanın Manzarası (2002), Kusma Kulübü (2004), Düş
Kırgınları (2005), Belleğin Kış Uykusu (2006), Fay Kırığı-I: Mehmet
(2009), Fay Kırığı-II: Emine (2012). Görüldüğü üzere onun ilk romanı
olan Issızlığın Ortası 1984’te son romanı olan Fay Kırığı –II : Emine ise
2011’de çıkmıştır. Bu romanlardan burada bahsi geçen Yüz: 1981,
2000, Kusma Kulübü ise 2004’te yayımlanmıştır. Bu romanlarda,
dönem olarak yakın zaman dilimleri anlatılır. Yüz...
Bir edebî tür olarak roman, ortaya çıktığı andan itibaren tarihsel gerçeklere de yer
vermiştir. Dolayısıyla pek çok tarihsel süreç ya da gelişme anlatıcı aracılığıyla aktarılır. A.
Yılmaz Soyyer’in Çerağlar Uyanırken başlıklı eseri de bu kapsamda değerlendirilebilecek
romanlardandır. Bektaşilik üzerine bilimsel çalışmalar da kaleme alan yazar, edebî eseri de
Bektaşilik üzerine değerlendirmeler yapmak için kullanır. Bu çalışma, belirtilen edebî eseri, A.
Yılmaz Soyyer’in 19. yüzyılda Bektaşiliğin zorlu bir sürecini anlattığı romanı kapsamaktadır.
1826’da yeniçeriliğin kaldırılmasının ardından Bektaşi tekkeleri de kapatılmış ve Bektaşiler
zorlu bir süreç yaşamıştır. Daha sonra baskıların azalmasıyla da Bektaşilik resmî olmayan
yollardan varlığını sürdürmüştür. Çalışmanın am...
ÖZ
Dünya üzerinde yaşayan bütün halkların kendine özgü bir kültürleri, bir inanç
sistemleri vardır. Bu unsurlar da o halkın edebi ürünlerine farklı şekillerde girebilmektedir. Benzerlerine farklı halklar içerisinde rastlanabilecek ermiş, eren ya da evliya bizim toplumumuzda yer bulur ve
edebi eserlere de yansır. Bu çalışmada, roman dizisindeki ermişlik değerlendirilecektir. Çalışmada öncelikle ermiş kavramının ne anlama geldiği üzerinde durulacaktır. Bu kavram üzerinde durduktan sonra
ermişin roman dünyasına nasıl yansıdığı belirtilecektir. Bu hususlar hakkında bilgi
verildikten sonra romanlara geçilecek ve roman dizisindeki ermişlik irdelenecek, bu
dizide yer alan roman şahıslarından Taşbaşoğlu’nun ermişlik süreci ayrıntılı olarak
ele alınacaktır. Taşbaşoğlu’nun ermiş görülm...
Namık Kemal ve Ziya Paşa Tanzimat döneminin iki önemli aydını, iki önemli
edebiyatçısıdır. Bu iki şahsiyet Tanzimat döneminde ön plana çıkmış, yaptıkları
ve yazdıklarıyla hem Türk tarihinde hem de yenileşen Türk edebiyatında yer et
mişlerdir. Bu iki edebiyatçı başlangıçta hem fikren hem de edebiyat görüşü açı
sından birbirine yakın olsa da daha sonra ayrı düşmüşlerdir. Bununla birlikte
önemlerini her daim korumuşlardır. Farklı edebi türlerde eserler veren bu iki
edebiyatçı farklı zamanlarda aynı başlık altında birer eser yazmışlardır. Bu eserin
adı “Rüya”dır. Bu çalışmada Namık Kemal ve Ziya Paşa’nın “Rüya” başlıklı eser
leri mukayese edilecektir. Aynı başlığı taşıyan, birbirine yakın dönemde yazılmış
iki ayrı eserin çeşitli özellikleri üzerinde durulacaktır. Bu eserleri yazdıran ...
Yüzünde Bir Yer, Sema Kaygusuz’un yayınladığı ikinci romandır. Yazar, toplamda
üç roman yayımlamıştır. Bunlar 2006’da yayımlanan Yere Düşen Dualar, 2009’da
yayımlanan Yüzünde Bir Yer ve 2015’te yayımlanan Barbarın Kahkahası adlı ro
manlardır. Yüzünde Bir Yer, Dersim’de 1938’de yaşanan olayları ele almaya çalış
maktadır. Ele alınan olaylar zorunlu göçe zorlanmış insanlar etrafında gelişmekte
dir. Eserde, belirtilen süreci yaşayan insanların çektikleri sıkıntıların irdelenmesi
söz konusudur. Yazar, kendi ailesinin hayat hikâyesinde yola çıkarak bu eseri yaz
mıştır. Tarihten seçilmiş bir dönemi, günümüzden bakarak anlatan roman hatırla
maya vurgu yapmaktadır. Belirtilen hususlardan hareketle bu çalışmada Dersim’de
yaşananların nasıl ve ne şekilde anlatıldığı üzerinde durulacaktır...
Büyük Gözaltı, Çetin Altan’ın 1972’de yayınlanmış ilk romanıdır. Roman, 12 Mart
romanı olma özelliği taşımaktadır. Çetin Altan, yaşadığı bir gözaltı olayından esin
lenerek bu romanı yazmıştır. Romandaki temel amaç 12 Mart dönemini ele almak
ve bu dönemde yaşanan olumsuzlukları ifade etmektir. Bu çalışmada adı geçen ro
man bazı yönleriyle ele alınacaktır. Öncelikle romanın genel özellikleri üzerinde
durulacaktır. Daha sonra kişiler ve tema ekseninde yapılacak değerlendirmelerle
romanın döneme bakışı ayrıntılı olarak değerlendirilecektir. Böylece eserin bir 12
Mart romanı olarak üzerinde durduğu hususlar ayrıntılı şekilde ortaya konmaya ça
lışılacaktır. Sonuçta da bu romanın üzerinde durduğu hususlar aracılığıyla neyi
amaçladığı irdelenecektir.
Kuvâyi Milliye Destanı, Türk edebiyatının önemli şahsiyetlerinden olan Nazım Hikmet’in
kaleme aldığı uzun bir şiirdir. Şiir, 1941’de tamamlanmış; ancak 1965’te yayımlanabilmiştir.
Nazım Hikmet genç yaşta arkadaşı Vâlâ Nurettin ile birlikte Kurtuluş Savaşı’na katılmak için
İstanbul’dan Ankara’ya gider. Ankara’ya gelince Bolu’ya öğretmen olarak atanır. Burada
fazla kalamaz ve Sovyetler Birliği’ne geçer. Burada hayatı boyunca bağlı kalacağı
Komünizm, Marksizm düşüncelerini öğrenir. Nitekim Sovyetler Birliği serüveninden sonra
eserlerini de Marksist sanat anlayışı etrafında yazar. Nazım Hikmet, bölümlerden oluşan
Kuvâyi Milliye adlı şiirinde Türk tarihinini önemli süreçlerinden biri olan Milli Mücadele’yi
destansı bir şekilde konu edinmektedir. Milli Mücadele’nin bütün safhalar...