Bu çalışma, dijitalleşme ve istihdam arasındaki ilişkinin akademik literatürde nasıl ele alındığını, 2000-2024 yılları arasında yayımlanan çalışmaları bibliyometrik analiz yöntemiyle inceleyerek ortaya koymayı amaçlamaktadır. Dijital teknolojilerin hızla yayılması; istihdam biçimlerinde, beceri gereksinimlerinde ve iş gücü piyasalarının yapısında köklü dönüşümlere yol açmıştır. Bu dönüşüm süreci; platform ekonomisi, uzaktan çalışma, otomasyon ve yapay zekâ gibi kavramlarla birlikte değerlendirilmektedir. Web of Science veri tabanında “digitalization” ve “employment” anahtar kelimeleri kullanılarak belirlenen 487 makale analiz edilmiş; VOSviewer yazılımıyla literatürdeki temel odak alanları ve kavramsal ağlar görselleştirilmiştir. Elde edilen bulgular, özellikle 2020 sonrası bu konudaki çal...
Dijital dönüşüm ve gig ekonomisi, küresel işgücü piyasasında köklü değişikliklere yol açmış ve
çalışma hayatına esneklik, erişilebilirlik ve çeşitlilik kazandırmıştır. Dijital dönüşüm, çalışma
koşullarını ve iş yapma biçimlerini değiştirmektedir. Gig ekonomisi kısa süreli ve proje bazlı işler
sunarak geleneksel istihdam modellerini yeniden şekillendirmektedir. Gig ekonomisi, paylaşım
ekonomisi ve platform ekonomisi gibi isimlerle de anılmaktadır. Gig ekonomisi, bireylerin bağımsız
olarak çalıştığı, dijital platformlar aracılığıyla müşterilerle bağlantı kurarak kısa vadeli hizmetlerin
sağlandığı bir yapıyı ifade etmektedir. Bu yeni ekonomik yapılar, özellikle kadın istihdamı üzerinde
hem fırsatlar hem de zorluklar yaratmaktadır. Dijital platformlar aracılığıyla kadınlar, evden çalışm...
Turizm sektörünün yaratmış olduğu gelir ile ekonomik büyüme arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını test etmek ve olası ilişkinin yönünü ortaya koymak amacıyla, Türkiye’de 2003/1. Çeyrek - 2013/3. Çeyrek dönemini kapsayan periyotta Reel Turizm Gelirleri ve Reel GSYİH verileri arasındaki ilişki Granger Nedensellik testi ile sınanmıştır. Analizde turizm gelirinden ekonomik büyümeye doğru, ekonomik büyümeden turizm gelirine doğru çift yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir
Her havuz alanında ya da yetiştirme biriminden elde edilen balık ve dolayısıyla balık yetiştiriciliğinin kârlılığı, büyük ölçüde kullanılan yemin miktarına bağlıdır. Su ürünleri sistemi ne kadar yoğun olursa yemlemenin önemi o kadar fazla olur ve toplam üretim maliyetinde yem maliyetinin payı da o kadar artar. Bilindiği üzere alabalık başta olmak üzere bazı balıkların yetiştiriciliği için akarsu sistemli tesisler kullanılmakta yada sıcaklığın, su bileşiminin ve akıntının dolayısıyla oksijen yoğunluğunun daha iyi olduğu tatlı su ve kıyılarda ise yüzer ağ kafeslerde yetiştiricilik yapılmaktadır. Su ürünleri yetiştiriciliğinin ileri durumda olduğu ülkelerde entansif yetiştiricilik uygulanmakta ve yetiştirme alanlarında birim hacimde maksimum ürün yetiştirilmeye çalışılmaktadır. Bu tür yetişti...
Küreselleşme ile bilgi teknolojileri ve iletişimde meydana gelen gelişmeler, tüketime de yansımış ve alternatif bir tüketim kanalı olarak internet üzerinden tüketim ortaya çıkmıştır. Gelişen teknoloji ile mal ve hizmet çeşitliliği artmış, tüketicilerin birçok ürüne erişimi daha kolay bir duruma gelmiştir. Tüketimde yaşanan bu çeşitlilik artışı, bireylerin içinde bulunduğu çevresel faktörler ve psikolojik faktörler, çoğu zaman rasyonel olmayan tüketime neden olmuştur. Bu çalışma, tüketicilerin internet üzerinden yapmış oldukları tüketimin rasyonel olup olmadığını anlamak üzere hazırlanmıştır. Bu doğrulta Mersin ilinde yaşan 405 kişiden oluşan bir örneklem grubuna anket uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda Mersin’de yaşayan tüketicilerin, internet ortamında yapmış oldukları alışverişlerde ras...
Son zamanlarda evrensel temel gelir uygulaması artan gelir eşitsizliği, otomasyon ve büyük iş kayıpları nedeniyle önem kazanmıştır. Evrensel temel gelir uygulaması küresel düzeyde uygulanmamaktadır. Evrensel temel gelir devletlerin vatandaşlarına karşılıksız olarak gelir sağlaması durumudur. Evrensel temel geliri destekleyen görüşler, bu uygulamayı insan onuruna yakışır bir şekilde yaşamanın gereği olarak görmektedirler. Evrensel temel gelire karşıt olan görüşler ise bu uygulama ile gelir eşitsizliğin daha da artacağını düşünmektedirler. Evrensel temel gelir, yoksulluğun, işsizliğin ve küresel krizlerin
etkilerinin azaltılmasında önem arz eden bir sosyal yardım programıdır. Mevcut sosyal destek programlarının aksine ayrıntılı ihtiyaç tespitine dayanmamakta ve herhangi bir şart aranmamakta...
İklim değişikliğinin önlenmesinde ve karbondioksit emisyonlarının azaltılmasında karbon vergisi önemli bir politika aracıdır. Karbon vergisinin uygulanmasının ana nedeni özellikle karbondioksit
emisyonlarının azaltılması gibi çevresel iyileştirme amaçlarına ulaşmanın yanı sıra ekonomik etkinlik sağlamaktır. Bu bağlamda karbon yoğun mallar üzerine bir vergi konularak bu malların fiyatı
artmaktadır ve fiyatı artan karbon yoğun mallardan daha az tüketilmektedir. Bu şekilde yenilenebilir enerji kullanımı teşvik edilmeye çalışılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, karbon vergisini genel itibariyle
açıklamak ve karbon vergisinin Türkiye’ deki uygulanabilirliğini değerlendirmektir. Bu amaçla çalışmada betimsel yöntem kullanılarak karbon vergisi ve karbon vergisinin Türkiye’ de uygulanabilirliği açık...
Eleven species were collected from Northwest Anatolian mountains (1500–2000 m) and 18 species were collected from the Central Anatolian steppes (850–1000 m) in June 1998 and 1999. In all the species investigated, the water and dry matter percentages and solute contents were measured. The chlorophyll, b-carotene, ascorbate and a-tocopherol contents and catalase (CAT), superoxide dismutase (SOD) andglutathione reductase (GR)enzymeactivities oftheplants werealsodetermined.Thesteppeplantshadlowerwatercontentcomparedwith alpine plants. The chlorophyll contents of the plants investigated did not change with altitude. However, the carotenoid/chlorophyll ratio of alpine plants was found to be significantly higher. The antioxidant/chlorophyll ratio of the trees and shrubs was higher than that of he...
Gelişen teknoloji ve dijitalleşme süreci ile birlikte birçok alanda yapay zekanın
kullanımı artmaktadır. Dijitalleşme ve yapay zeka teknolojileri sayesinde daha hızlı kararlar
alınabilmekte ve karmaşık iş süreçlerinde kolaylık sağlanmaktadır. Yapay zeka tabanlı dijital
teknolojiler kamu maliyesi ve vergi yönetiminde büyük dönüşümler yaratmaktadır.
Vergilendirme sürecinde yapay zeka teknolojilerinin kullanımı, idarenin iş yükünü
hafifletebilecek, vergi kaçakçılığı/vergiden kaçınma ile mücadeleyi kolaylaştırabilecek ve
mükelleflerin vergi uyumunu arttırabilecektir. Bu kapsamda, yapay zeka destekli chatbotlar
ve dijital asistanlar, mükelleflere rehberlik ederek beyan süreçlerini basitleştirebilir ve vergi
ile ilgili süreçleri hızlandırabilir. Bu çalışmada, yapay zeka teknolojilerinin ...
The public sector is basically based on two separate structures: general government and State
Economic Enterprises (SEEs). The duty losses of the SEEs are covered by the current transfer
payments made from the central government budget. For this reason, the duty losses of the SEEs can
create a burden on the public budget. However, there are also SEEs who do not have duty losses and
the positive values they create cannot be used in closing duty losses of SEEs who have deficit.Therefore, it can be mentioned from the application of ―sovereign wealth fund‖ which collects public
assets under a single fund structure and manages them according to market principles. In other
countries, the use of the sovereign wealth fund, which aims to assess the surplus of the budget and
bring in wealth t...
While the population is aging rapidly in developed countries, significant increases in the elderly population are also observed in developing countries. The increase in the elderly population may lead to a number of macroeconomic problems for countries. The aim of this study is to investigate the impact of population ageing on external debt for emerging and developing countries. The study covers the period 1996-2019 and the system-generalised method of moments (GMM) is used. The findings show that population ageing has a positive effect on external debt. This result supports the hypothesis that the high expenditures of the elderly population such as health and pensions will deepen the budget deficit and increase external borrowing. Therefore, an increase in external debt due to population ...