- Görüntülenme 3
- İndirme 0
-
Google Akademik
| Yazarlar | Şimşek, Emine |
| Yayın Türü | Kitap Bölümü |
| Yayın Yılı | 2025 |
| Yayıncı | Efe Akademi Yayınevi |
| Konu Başlıkları | Rejenerasyon |
| Editör / Editörler | Oğuz ERATİLLA |
Pulpa, dişin içindeki tek yumuşak dokudur. Diş pulpası pulpa odasında
yer alır ve dentin ile çevrilidir. Pulpa dokusu, dar apikal foramen ile periapikal
dokuya bağlanır (Nör, 2006; Fan ve ark., 2015). Diş gelişimi, beslenme,
sinirsel ve fizyolojik durumlarda savunma gibi birçok işlevi vardır. Pulpa
çürük veya aşınma gibi anormal dış uyaranlara maruz kaldığında, pulpayı
korumak için tersiyer dentin oluşturarak savunma tepkisi gösterir. Pulpa
dokusu; odontoblastlara oksijen ve besin sağlayarak, zengin sinir dağılımı
yoluyla duyu fonksiyonunu yerine getirerek ve bağışıklık veya inflamatuar
hücrelerini savunmaya katarak dentinin canlılığını korur (Hashemi-Beni ve
ark., 2017).
Kök kanal tedavisi (KKT), pulpal ve periapikal hastalıkların en etkili
ve yaygın tedavisi olarak bilinir. Kök kanallarını genişleterek, dezenfekte
ederek ve hermetik bir dolum yaparak enfeksiyonu kontrol altına alabilir ve
böylece periapikal lezyonların iyileşmesi hızlanır. Ancak, KKT sonrasında
hayati önem taşıyan pulpanın kaybı nedeniyle, pulpanın normal fonksiyonu
geri getirilemez, bu da dişin kırılganlığının artmasına, savunma yeteneğinin
kaybolmasına ve hatta çekime neden olabilir (Su, Wang & Ye, 2011).
“Rejeneratif endodontik tedavi (RET)” terimi ilk olarak 2007 yılında
doku mühendisliğine dayalı olarak Murray ve ark. tarafından ortaya atılmıştır
(Murray, Garcia-Godoy & Hargreaves, 2007). RET, iltihaplı/nekrotik pulpa
dokusunun yerini alması için pulpa benzeri doku oluşumunu sağlamak üzere
tasarlanan bir tedavi yöntemidir (Eramo ve ark., 2018). Günümüz klinik
pratiğinde en sık kullanılan RET, revaskülarizasyondur. Revaskülarizasyon,
olgunlaşmamış (immatür) daimi dişlerin gelişimini desteklemek için ya el
eğesi kullanarak kanama pıhtısını kök kanalına yönlendirerek ya da kök
kanalının yeterli dezenfeksiyonundan sonra trombosit bakımından zengin
plazma (PRP) veya trombosit açısından zengin fibrin (PRF) kullanarak apikal
bölgeden farklılaşmamış kök hücrelerin ve moleküllerin toplanmasına yönelik
bir yöntemdir. Her ne kadar çeşitli çalışmalar revaskülarizasyonun etkinliğini
kanıtlasa da birçok bilim insanı revaskülarizasyonda gerçek pulpa dokusunun
oluşamayabileceğini ileri sürmektedir (Xie ve ark., 2021).
Bu nedenle doku mühendisliğine dayalı iki yeni strateji önerilmiştir:
kök hücre nakli ve hücre çağırma. Kök hücre nakli, büyüme faktörleri (GF'ler)
ve yapı iskeleleriyle birleştirilmiş kök hücrelerin kök kanalına yerleştirilmesi
olarak tanımlanır. Yeni bir pulpa-dentin kompleksinin oluşumu, kök
hücrelerin odontoblastlara doğru farklılaşmasını teşvik ederek gerçekleştirilir(Sui ve ark., 2019). Dental pulpa kök hücreleri, apikal papilla kök hücreleri,
insan eksfoliye edilmiş süt dişleri ve periodontal ligament kök hücreleri gibi
dental kök hücreler, mükemmel çoklu farklılaşma yetenekleri nedeniyle kök
hücre nakli için yaygın olarak uygulanmaktadır (Hussain, Tebyaniyan &
Khayatan, 2022).
Hücre çağırma ise, doku yenilenmesine elverişli bir ortam oluşturmak
için büyüme faktörlerini iskelelerle birlikte kök kanalına yerleştirmeyi
amaçlamaktadır. Daha sonra RET'i gerçekleştirmek için periapikal bölgeden
kök kanalına otolog kök hücreler alınır. İster kök hücre nakli ister hücre
çağırmada olsun, iskeleler için en yaygın olarak kullanılan malzemeler kolajen
gibi doğal materyallerdir (Hakim ve ark., 2021).
İdeal pulpa rejenerasyon işlemi, doğal diş pulpası ile aynı yapıyı
oluşturmanın yanı sıra, onun işlevini de geri kazandırmalıdır. Fonksiyonel diş
pulpası; yeni dentin oluşumu, doğal diş pulpasına benzer hücre yoğunluğu ve
yapısı, vaskülarizasyon ve innervasyon gibi gereksinimleri karşılamalıdır
(Fawzy El-Sayed ve ark., 2015). Normal diş pulpası sinir lifleri bakımından
zengindir. Yenilenen pulpadaki sinir liflerinin sayısı duyusal fonksiyonun
restorasyon derecesini belirler. Bu nedenle sinirler diş pulpasının
yenilenmesinde vazgeçilmezdir ayrıca pulpanın yapısını ve fonksiyonunu
korumak için oldukça önemlidir.
- Fakülteler
- Diş Hekimliği Fakültesi
- Klinik Bilimler Bölümü
- Endodonti Anabilim Dalı
|
Eser Adı dc.title |
REJENERATİF ENDODONTİK TEDAVİDE NÖRAL REJENERASYON |
|---|---|
|
Yazarlar dc.contributor.author |
Şimşek, Emine |
|
Yayıncı dc.publisher |
Efe Akademi Yayınevi |
|
Yayın Türü dc.type |
Kitap Bölümü |
|
Özet dc.description.abstract |
Pulpa, dişin içindeki tek yumuşak dokudur. Diş pulpası pulpa odasında yer alır ve dentin ile çevrilidir. Pulpa dokusu, dar apikal foramen ile periapikal dokuya bağlanır (Nör, 2006; Fan ve ark., 2015). Diş gelişimi, beslenme, sinirsel ve fizyolojik durumlarda savunma gibi birçok işlevi vardır. Pulpa çürük veya aşınma gibi anormal dış uyaranlara maruz kaldığında, pulpayı korumak için tersiyer dentin oluşturarak savunma tepkisi gösterir. Pulpa dokusu; odontoblastlara oksijen ve besin sağlayarak, zengin sinir dağılımı yoluyla duyu fonksiyonunu yerine getirerek ve bağışıklık veya inflamatuar hücrelerini savunmaya katarak dentinin canlılığını korur (Hashemi-Beni ve ark., 2017). Kök kanal tedavisi (KKT), pulpal ve periapikal hastalıkların en etkili ve yaygın tedavisi olarak bilinir. Kök kanallarını genişleterek, dezenfekte ederek ve hermetik bir dolum yaparak enfeksiyonu kontrol altına alabilir ve böylece periapikal lezyonların iyileşmesi hızlanır. Ancak, KKT sonrasında hayati önem taşıyan pulpanın kaybı nedeniyle, pulpanın normal fonksiyonu geri getirilemez, bu da dişin kırılganlığının artmasına, savunma yeteneğinin kaybolmasına ve hatta çekime neden olabilir (Su, Wang & Ye, 2011). “Rejeneratif endodontik tedavi (RET)” terimi ilk olarak 2007 yılında doku mühendisliğine dayalı olarak Murray ve ark. tarafından ortaya atılmıştır (Murray, Garcia-Godoy & Hargreaves, 2007). RET, iltihaplı/nekrotik pulpa dokusunun yerini alması için pulpa benzeri doku oluşumunu sağlamak üzere tasarlanan bir tedavi yöntemidir (Eramo ve ark., 2018). Günümüz klinik pratiğinde en sık kullanılan RET, revaskülarizasyondur. Revaskülarizasyon, olgunlaşmamış (immatür) daimi dişlerin gelişimini desteklemek için ya el eğesi kullanarak kanama pıhtısını kök kanalına yönlendirerek ya da kök kanalının yeterli dezenfeksiyonundan sonra trombosit bakımından zengin plazma (PRP) veya trombosit açısından zengin fibrin (PRF) kullanarak apikal bölgeden farklılaşmamış kök hücrelerin ve moleküllerin toplanmasına yönelik bir yöntemdir. Her ne kadar çeşitli çalışmalar revaskülarizasyonun etkinliğini kanıtlasa da birçok bilim insanı revaskülarizasyonda gerçek pulpa dokusunun oluşamayabileceğini ileri sürmektedir (Xie ve ark., 2021). Bu nedenle doku mühendisliğine dayalı iki yeni strateji önerilmiştir: kök hücre nakli ve hücre çağırma. Kök hücre nakli, büyüme faktörleri (GF'ler) ve yapı iskeleleriyle birleştirilmiş kök hücrelerin kök kanalına yerleştirilmesi olarak tanımlanır. Yeni bir pulpa-dentin kompleksinin oluşumu, kök hücrelerin odontoblastlara doğru farklılaşmasını teşvik ederek gerçekleştirilir(Sui ve ark., 2019). Dental pulpa kök hücreleri, apikal papilla kök hücreleri, insan eksfoliye edilmiş süt dişleri ve periodontal ligament kök hücreleri gibi dental kök hücreler, mükemmel çoklu farklılaşma yetenekleri nedeniyle kök hücre nakli için yaygın olarak uygulanmaktadır (Hussain, Tebyaniyan & Khayatan, 2022). Hücre çağırma ise, doku yenilenmesine elverişli bir ortam oluşturmak için büyüme faktörlerini iskelelerle birlikte kök kanalına yerleştirmeyi amaçlamaktadır. Daha sonra RET'i gerçekleştirmek için periapikal bölgeden kök kanalına otolog kök hücreler alınır. İster kök hücre nakli ister hücre çağırmada olsun, iskeleler için en yaygın olarak kullanılan malzemeler kolajen gibi doğal materyallerdir (Hakim ve ark., 2021). İdeal pulpa rejenerasyon işlemi, doğal diş pulpası ile aynı yapıyı oluşturmanın yanı sıra, onun işlevini de geri kazandırmalıdır. Fonksiyonel diş pulpası; yeni dentin oluşumu, doğal diş pulpasına benzer hücre yoğunluğu ve yapısı, vaskülarizasyon ve innervasyon gibi gereksinimleri karşılamalıdır (Fawzy El-Sayed ve ark., 2015). Normal diş pulpası sinir lifleri bakımından zengindir. Yenilenen pulpadaki sinir liflerinin sayısı duyusal fonksiyonun restorasyon derecesini belirler. Bu nedenle sinirler diş pulpasının yenilenmesinde vazgeçilmezdir ayrıca pulpanın yapısını ve fonksiyonunu korumak için oldukça önemlidir. |
|
Kayıt Giriş Tarihi dc.date.accessioned |
2025-12-26 |
|
Açık Erișim Tarihi dc.date.available |
2025-12-26 |
|
Yayın Yılı dc.date.issued |
2025 |
|
Dil dc.language.iso |
tur |
|
Konu Başlıkları dc.subject |
Rejenerasyon |
|
İlk Sayfa dc.identifier.startpage |
113 |
|
Son Sayfa dc.identifier.endpage |
122 |