- Görüntülenme 3
- İndirme 0
-
Google Akademik


| Yazarlar | KAR Özge |
| Tek Biçim Adres (URI) | https://hdl.handle.net/20.500.14114/9375 |
| Tez Danışmanı | Yrd. Doç. Metin ŞEN |
| Yayın Türü | Tez |
| Yayın Yılı | 2011 |
| Yayıncı | Mersin Üniversitesi - Sosyal Bilimler Enstitüsü - Heykel Ana Sanat Dalı |
| Konu Başlıkları | Heykel, Sanat, Terapi |
| Tez Türü | Yüksek Lisans |
Genel anlamıyla yaratıcılığın ve hayal gücünün ifadesi olarak tanımlanan sanatın
oldukça başarılı ve etkili bir dışavurum aracı olduğu ve insanlar için yaşam kalitesini
iyileştirici bir kapasiteye sahip olduğu bilinmektedir. Geçmiş tarihlerden bu yana, sanatın
iyileştirici gücünden farklı biçimlerde yararlanılmıştır. Zaman içerisinde sanatın yaratıcı
sürecinin, iyileştirici ve rehabilite edici etkilerinin temelinde, tamamlayıcı bir terapi
yöntemi olarak “sanat terapisi” ortaya çıkmıştır.
Sanat terapisi, tedavi edici süreç ile yaratıcı sürecin birleşmesi olarak tanımlanan ve
sanatın hemen tüm türlerinden yararlanan multidisipliner bir alandır. Sanat terapisinin
amacı; bilinçaltına atılmış ve baskılanmış duygu ve düşünceleri açığa çıkarmak ve kişilere,
uyumsuz davranış yapıları ve defansları konusunda içgörü kazandırmaktır.
Bu çalışmada heykel sanatının üç boyutlu bir yaratım süreci olması ve kilin temel
özelliklerinin sağladığı olanaklar nedeniyle, kille uygulanan sanat terapisinin özellikle
hastanede tedavi gören çocuk hastalar açısından avantajları ve olumlu etkileri olduğunu
ortaya koymak amaçlanmıştır.
Çalışma 3 aşamadan meydana gelmiş olup birinci aşamada; sanat terapisi, yöntem
ve teknikleri hakkında veriler toplanarak, yerli ve yabancı literatür eşliğinde tartışılarak
yorumlanacağı bir derleme çalışması yapıldı.
İkinci aşamada Mersin Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Sanat Evine
devam eden ve ALL (Akut Lenfoblastik Lösemi) tanısı konulmuş ve hastanede uzun süre
tedavi gören çocuklar arasından seçilen gruba kil benzeri plastik materyaller ile yaratım
süreci sonucunda sanat terapisi seansları uygulandı. Çocukların yaratım sürecindeki duygu
ve davranışları ile ürettikleri ürünlerin gözlemsel olarak duygu, düşünce ve deneyimlerini
iii
ne derecede yansıttığı, hastalıkları nedeniyle kısıtlanmış ruhsal ve bedensel yönlerinin
gelişme gösterip göstermedikleri çocuk psikiyatristi eşliğinde analiz edildi. Sanat terapisi
seansları boyunca; çocukların hissettikleri, ancak sözel olarak ifade edemedikleri duygu ve
düşüncelerini heykel yoluyla kil malzemesi kullanarak yaratım sürecinde kolayca dışa
vurdukları, diyalog kurma, yardımlaşma, işbirliği ve sosyalleşme özelliklerinde belirgin
olarak olumlu gelişmeler olduğu, hastaneye gelme konusundaki olumsuz fikirlerinin, sanat
terapisi seansları olduğu günlerde hastaneye severek gelmek isteme şeklinde değiştiği,
sanat terapisi seanslarını bittiğine belirgin olarak üzüldükleri ve davam etmesini istedikleri,
gözlemlendi. Çocukları tedavi eden hekimlerin; heykel yoluyla sanat terapi
uygulamalarının çocukların hastaneye ve tedaviye uyumlarını belirgin olarak arttırdığını
gözlemledikleri ifade edildi.
Üçüncü aşamada; hastaların genetik bozukluğuna vurgu yapılarak, insan genetik
materyali olan DNA sarmalından soyutlanan çocuk temalı heykeller yapıldı.
Sonuç olarak bu çalışmada heykel yoluyla kil ile uygulanan sanat terapisinin;
* Sözel olarak ifade edilemeyen duygu ve düşüncelerin, kil kullanarak yaratım
sürecinde dışavurumu kolaylaştırdığı,
* Diyalog kurma, yardımlaşma, işbirliği ve sosyalleşme özelliklerinde belirgin
olarak olumlu gelişmelere neden olduğu,
* Hastane korkularında azalmaya ve tedaviye uyumda artmaya yol açtığı ortaya
çıkmıştır.
Bu nedenle hastalara, biyopsikososyal yaklaşıma uygun olarak, tıbbi tedavilerinin
yanı sıra destekleyici bir tedavi yöntemi olarak heykel yoluyla sanat terapisinin
kullanılması oldukça faydalı olacaktır.
- Fakülteler
- Güzel Sanatlar Fakültesi
- Heykel Bölümü
- Heykel Anasanat Dalı
|
Eser Adı dc.title |
HEYKEL VE SANAT TERAPİSİ |
|---|---|
|
Yazarlar dc.contributor.author |
KAR Özge |
|
Tez Danışmanı dc.contributor.advisor |
Yrd. Doç. Metin ŞEN |
|
Yayıncı dc.publisher |
Mersin Üniversitesi - Sosyal Bilimler Enstitüsü - Heykel Ana Sanat Dalı |
|
Yayın Türü dc.type |
Tez |
|
Özet dc.description.abstract |
Genel anlamıyla yaratıcılığın ve hayal gücünün ifadesi olarak tanımlanan sanatın oldukça başarılı ve etkili bir dışavurum aracı olduğu ve insanlar için yaşam kalitesini iyileştirici bir kapasiteye sahip olduğu bilinmektedir. Geçmiş tarihlerden bu yana, sanatın iyileştirici gücünden farklı biçimlerde yararlanılmıştır. Zaman içerisinde sanatın yaratıcı sürecinin, iyileştirici ve rehabilite edici etkilerinin temelinde, tamamlayıcı bir terapi yöntemi olarak “sanat terapisi” ortaya çıkmıştır. Sanat terapisi, tedavi edici süreç ile yaratıcı sürecin birleşmesi olarak tanımlanan ve sanatın hemen tüm türlerinden yararlanan multidisipliner bir alandır. Sanat terapisinin amacı; bilinçaltına atılmış ve baskılanmış duygu ve düşünceleri açığa çıkarmak ve kişilere, uyumsuz davranış yapıları ve defansları konusunda içgörü kazandırmaktır. Bu çalışmada heykel sanatının üç boyutlu bir yaratım süreci olması ve kilin temel özelliklerinin sağladığı olanaklar nedeniyle, kille uygulanan sanat terapisinin özellikle hastanede tedavi gören çocuk hastalar açısından avantajları ve olumlu etkileri olduğunu ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışma 3 aşamadan meydana gelmiş olup birinci aşamada; sanat terapisi, yöntem ve teknikleri hakkında veriler toplanarak, yerli ve yabancı literatür eşliğinde tartışılarak yorumlanacağı bir derleme çalışması yapıldı. İkinci aşamada Mersin Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Sanat Evine devam eden ve ALL (Akut Lenfoblastik Lösemi) tanısı konulmuş ve hastanede uzun süre tedavi gören çocuklar arasından seçilen gruba kil benzeri plastik materyaller ile yaratım süreci sonucunda sanat terapisi seansları uygulandı. Çocukların yaratım sürecindeki duygu ve davranışları ile ürettikleri ürünlerin gözlemsel olarak duygu, düşünce ve deneyimlerini iii ne derecede yansıttığı, hastalıkları nedeniyle kısıtlanmış ruhsal ve bedensel yönlerinin gelişme gösterip göstermedikleri çocuk psikiyatristi eşliğinde analiz edildi. Sanat terapisi seansları boyunca; çocukların hissettikleri, ancak sözel olarak ifade edemedikleri duygu ve düşüncelerini heykel yoluyla kil malzemesi kullanarak yaratım sürecinde kolayca dışa vurdukları, diyalog kurma, yardımlaşma, işbirliği ve sosyalleşme özelliklerinde belirgin olarak olumlu gelişmeler olduğu, hastaneye gelme konusundaki olumsuz fikirlerinin, sanat terapisi seansları olduğu günlerde hastaneye severek gelmek isteme şeklinde değiştiği, sanat terapisi seanslarını bittiğine belirgin olarak üzüldükleri ve davam etmesini istedikleri, gözlemlendi. Çocukları tedavi eden hekimlerin; heykel yoluyla sanat terapi uygulamalarının çocukların hastaneye ve tedaviye uyumlarını belirgin olarak arttırdığını gözlemledikleri ifade edildi. Üçüncü aşamada; hastaların genetik bozukluğuna vurgu yapılarak, insan genetik materyali olan DNA sarmalından soyutlanan çocuk temalı heykeller yapıldı. Sonuç olarak bu çalışmada heykel yoluyla kil ile uygulanan sanat terapisinin; * Sözel olarak ifade edilemeyen duygu ve düşüncelerin, kil kullanarak yaratım sürecinde dışavurumu kolaylaştırdığı, * Diyalog kurma, yardımlaşma, işbirliği ve sosyalleşme özelliklerinde belirgin olarak olumlu gelişmelere neden olduğu, * Hastane korkularında azalmaya ve tedaviye uyumda artmaya yol açtığı ortaya çıkmıştır. Bu nedenle hastalara, biyopsikososyal yaklaşıma uygun olarak, tıbbi tedavilerinin yanı sıra destekleyici bir tedavi yöntemi olarak heykel yoluyla sanat terapisinin kullanılması oldukça faydalı olacaktır. |
|
Kayıt Giriş Tarihi dc.date.accessioned |
2026-01-22 |
|
Açık Erișim Tarihi dc.date.available |
2026-01-22 |
|
Yayın Yılı dc.date.issued |
2011 |
|
Dil dc.language.iso |
tur |
|
Konu Başlıkları dc.subject |
Heykel, Sanat, Terapi |
|
Tek Biçim Adres (URI) dc.identifier.uri |
https://hdl.handle.net/20.500.14114/9375 |
|
Tez Türü dc.type.alttur |
Yüksek Lisans |
-
PDF