- Görüntülenme 3
- İndirme 0
-
Google Akademik

| Yazarlar | Ahmet Erdem Dönmez |
| Tek Biçim Adres (URI) | https://hdl.handle.net/20.500.14114/9515 |
| Yayın Türü | Bildiri |
| Yayın Yılı | 2018 |
| Yayıncı | Akademi Yayınevi |
1950’lerden itibaren balıkçılık filosunun ve tekne başına balıkçılık
eforunun güçlenmesiyle, küresel balık avcılığının üretim hacmi günbegün
artmıştır. Toplam balık avcılığından sağlanan balık miktarı 1980’lerden
itibaren düşüşe geçmiş ve avlanabilen balık miktarlarında bir durağanlık
söz konusu olmuştur. Bunun yanı sıra küresel nüfus artışı ve gıda
talebinde meydana gelen yükselişle birlikte su ürünleri yetiştiriciliği
alternatif bir yol olarak görülmeye başlanmıştır. Su ürünleri yetiştiriciliği,
balık, yumuşakça, kabuklu ve sucul bitkiler dahil olmak üzere suda
yaşayan organizmaların kontrollü koşullar altında üretimi olarak
tanımlanabilmektedir. Günümüzde su ürünleri yetiştiriciliği, gelişmiş ya
da gelişmekte olan pek çok ülkede en hızlı büyüyen sektörlerden birisi
konumuna gelmiştir. 2014 yılında yetiştiricilik sistemleri yoluyla 70.5
milyon ton balık ve 26.1 milyon ton da sucul alg üretimi gerçekleşmiştir.
Tahminler, Avrupa’da su ürünleri yetiştiriciliğinin 2030 yılına kadar 4
milyon tona ulaşacağını öngörmektedir. Su ürünleri yetiştiriciliğinde
ekonomik anlamda zarara yol açan en önemli faktörlerden birisi
hastalıklardır. Hastalıklar sucul canlılarda üreme performansını
düşürmekte, yem dönüşümü verimliliğini olumsuz yönde
etkileyebilmekte ve kültür balıklarında büyüme ve genel performansını
azaltabilmektedir. Bazı hastalıklar sadece çiftlikleri değil tamamen
sektörü tehdit edecek düzeyde sorunlar oluşturabilecek etkiye sahip
olabilmektedir. Bu sektörde, yetiştirilen türler, çeşitli hastalık
etkenlerinin yanı sıra bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlara da maruz
kaldığından bu sorunları aşmak amacıyla antibiyotiklerin kullanımı en
önemli araç haline gelmiştir. Fakat sucul ortamlarda antibiyotiklerin
yoğun kullanımının hayvan ve insan sağlığı ile ekolojik bakımdan önemli
sorunlara neden olduğu tespit edilmiştir. Antibiyotiklerin neden olduğu
çevresel ve sağlık risklerini aşmak için, aşılama, faj tedavisi ve bağışıklık
durumunu iyileştiren diyetler gibi çeşitli yöntemlerin denemeleri
yapılmaktadır. Ayrıca antibiyotiklere alternatif olarak bitkilerden üretilen
organik bileşikler de kullanılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada su ürünleri
yetiştiriciliğinde antibiyotik kullanımın insan ve hayvan sağlığı ile çevre
açısından önemi tartışılacaktır.
- Fakülteler
- Su Ürünleri Fakültesi
- Su Ürünleri Yetiştiriciliği Bölümü
|
Eser Adı dc.title |
Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde Antibiyotik Kullanımının İnsan ve Hayvan Sağlığı İle Çevre Açısından Önemi |
|---|---|
|
Özet dc.description.abstract |
1950’lerden itibaren balıkçılık filosunun ve tekne başına balıkçılık eforunun güçlenmesiyle, küresel balık avcılığının üretim hacmi günbegün artmıştır. Toplam balık avcılığından sağlanan balık miktarı 1980’lerden itibaren düşüşe geçmiş ve avlanabilen balık miktarlarında bir durağanlık söz konusu olmuştur. Bunun yanı sıra küresel nüfus artışı ve gıda talebinde meydana gelen yükselişle birlikte su ürünleri yetiştiriciliği alternatif bir yol olarak görülmeye başlanmıştır. Su ürünleri yetiştiriciliği, balık, yumuşakça, kabuklu ve sucul bitkiler dahil olmak üzere suda yaşayan organizmaların kontrollü koşullar altında üretimi olarak tanımlanabilmektedir. Günümüzde su ürünleri yetiştiriciliği, gelişmiş ya da gelişmekte olan pek çok ülkede en hızlı büyüyen sektörlerden birisi konumuna gelmiştir. 2014 yılında yetiştiricilik sistemleri yoluyla 70.5 milyon ton balık ve 26.1 milyon ton da sucul alg üretimi gerçekleşmiştir. Tahminler, Avrupa’da su ürünleri yetiştiriciliğinin 2030 yılına kadar 4 milyon tona ulaşacağını öngörmektedir. Su ürünleri yetiştiriciliğinde ekonomik anlamda zarara yol açan en önemli faktörlerden birisi hastalıklardır. Hastalıklar sucul canlılarda üreme performansını düşürmekte, yem dönüşümü verimliliğini olumsuz yönde etkileyebilmekte ve kültür balıklarında büyüme ve genel performansını azaltabilmektedir. Bazı hastalıklar sadece çiftlikleri değil tamamen sektörü tehdit edecek düzeyde sorunlar oluşturabilecek etkiye sahip olabilmektedir. Bu sektörde, yetiştirilen türler, çeşitli hastalık etkenlerinin yanı sıra bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlara da maruz kaldığından bu sorunları aşmak amacıyla antibiyotiklerin kullanımı en önemli araç haline gelmiştir. Fakat sucul ortamlarda antibiyotiklerin yoğun kullanımının hayvan ve insan sağlığı ile ekolojik bakımdan önemli sorunlara neden olduğu tespit edilmiştir. Antibiyotiklerin neden olduğu çevresel ve sağlık risklerini aşmak için, aşılama, faj tedavisi ve bağışıklık durumunu iyileştiren diyetler gibi çeşitli yöntemlerin denemeleri yapılmaktadır. Ayrıca antibiyotiklere alternatif olarak bitkilerden üretilen organik bileşikler de kullanılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada su ürünleri yetiştiriciliğinde antibiyotik kullanımın insan ve hayvan sağlığı ile çevre açısından önemi tartışılacaktır. |
|
Yazarlar dc.contributor.author |
Ahmet Erdem Dönmez |
|
Yayıncı dc.publisher |
Akademi Yayınevi |
|
Yayın Türü dc.type |
Bildiri |
|
Kayıt Giriş Tarihi dc.date.accessioned |
2026-01-28 |
|
Tek Biçim Adres (URI) dc.identifier.uri |
https://hdl.handle.net/20.500.14114/9515 |
|
Dil dc.language.iso |
tur |
|
İlk Sayfa dc.identifier.startpage |
67 |
|
Son Sayfa dc.identifier.endpage |
85 |
|
Açık Erișim Tarihi dc.date.available |
2026-01-28 |
|
Yayın Yılı dc.date.issued |
2018 |
-
PDF