- Görüntülenme 2
- İndirme 0
-
Google Akademik


| Yazarlar | Varlık, Sehal Deniz |
| Kurum Dışı Yazarlar | Kara, Osman Yaşar, Mehmet |
| Tek Biçim Adres (URI) | https://hdl.handle.net/20.500.14114/9716 |
| Yayın Türü | Kitap Bölümü |
| Yayın Yılı | 2025 |
| Yayıncı | ENSAR |
| Konu Başlıkları | Aile ve Doğruluk, Yalan ve Güven, Hadis ve Aile Ahlakı, Evlilik Memnuniyeti, Toplumsal Güven, Aile Kurumunun İkamesi, Rusya ve Çin Komün Deneyimleri Family and Truthfulness, Lying and Trust, Hadith and Family Ethics, Marital Satisfaction, Social Trust, Institutional Replacement of the Family, Soviet and Chinese Commune Experiments |
| Editör / Editörler | Keskin, Hasan Delen, Halil İbrahim |
İmam Mâlik b. Enes, el-Muvaṭṭaʾda “Kelâm” kitabının ilgili bâbını, kendisine eşine yalan söylemenin hükmünü soran bir sahâbîye Hz. Peygamber’in verdiği “Yalanda hayır yoktur” cevabıyla açar. Bu nebevî ilke, aile içi ilişkilerde doğruluğun yalnızca ahlaki bir tercih değil, birlik ve güvenin kurucu zemini olduğunu ortaya koymaktadır. Allah’ın sevmediği bir davranıştan hayır doğmayacağı vurgusu, yalanın aile birliğini tehdit eden temel unsurlardan biri olduğuna işaret eder. Ailenin değişmeyen sabiteleri arasında güven, bağlılık ve doğruluk merkezi bir yer tutmaktadır.
Aile, insanın fıtrî gelişiminin, ahlaki değer aktarımının ve toplumsal sürekliliğin sağlandığı vazgeçilmez bir kurumdur. Modern dönemde aile yerine kurumları geçirmeyi hedefleyen ideolojik ve siyasal girişimler —özellikle Sovyet Rusya’daki kolhoz uygulamaları ile Çin’deki komün deneyimleri— ailenin işlevlerinin kamusal yapılar aracılığıyla tam olarak ikame edilemediğini, bu teşebbüslerin ağır toplumsal bedeller doğurduğunu göstermiştir.
Psikoloji ve sosyoloji alanındaki güncel araştırmalar da doğruluğun ilişkiler üzerindeki yapıcı etkisini teyit etmektedir. GSS ve TGSS 2024 veri setlerinden elde edilen bulgular, evlilik memnuniyeti ile genel mutluluk ve psikolojik iyi oluş arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki bulunduğunu ortaya koymaktadır. Buna karşılık, toplumsal düzeyde güven duygusunun zayıflaması, aile içinde yalan ve aldatmanın yalnızca bireysel bir ahlaki sorun değil, daha geniş bir güven krizinin parçası olduğunu göstermektedir.
Hz. Peygamber’in doğruluğu merkeze alan yaklaşımı, aile içi huzurun korunmasında yalana değil, şeffaflık ve güvene dayalı bir ilişki modelini esas almaktadır. Bu bağlamda, “iyi niyetli yalan”ı meşrulaştıran yaklaşımların gerek hadis tenkidi gerekse bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendirilmesi zorunludur. Yalanda hayır yoktur; aile huzurunun ve toplumsal güvenin temeli, doğru söz ve dürüstlüktür.
Imam Mālik b. Anas opens the relevant chapter of al-Muwaṭṭaʾ with the Prophet’s response to a question about lying to one’s spouse: “There is no good in lying.” This prophetic principle demonstrates that truthfulness in marital relations is not merely a moral preference but a foundational condition for trust and unity. The assertion that no good can arise from a behavior displeasing to God underscores lying as one of the most serious threats to family cohesion. Among the family’s enduring constants, trust, commitment, and truthfulness occupy a central position.
The family constitutes an indispensable institution for human moral formation, emotional development, and social continuity. Modern ideological and political projects aimed at replacing the family with institutional structures—most notably the Soviet kolkhoz system and the Chinese commune experiments—demonstrate that the core functions of the family cannot be fully substituted by public institutions, and that such attempts have entailed severe social costs.
Recent psychological and sociological research further confirms the constructive role of honesty in intimate relationships. Findings from the GSS and TGSS 2024 datasets reveal a significant and positive association between marital satisfaction and both overall happiness and psychological well-being. Conversely, the general decline in social trust indicates that lying and deception within the family should be understood not only as individual moral failures but also as elements of a broader crisis of trust.
The Prophet’s truth-centered ethical framework grounds family harmony in transparency and trust rather than in deception. Accordingly, approaches that attempt to legitimize so-called “benevolent lies” must be critically re-evaluated in light of both hadith criticism and empirical evidence. There is no good in lying; the stability of family life and the restoration of social trust rest upon truthful speech and integrity.
- Fakülteler
- İlahiyat Fakültesi
- Temel İslam Bilimleri Bölümü
- Hadis Anabilim Dalı
|
Eser Adı dc.title |
Ailenin İnşasında Nebevî Yöntem |
|---|---|
|
Yazarlar dc.contributor.author |
Varlık, Sehal Deniz |
|
Kurum Dışı Yazarlar dc.contributor.other |
Kara, Osman |
|
Kurum Dışı Yazarlar dc.contributor.other |
Yaşar, Mehmet |
|
Yayıncı dc.publisher |
ENSAR |
|
Yayın Türü dc.type |
Kitap Bölümü |
|
Özet dc.description.abstract |
İmam Mâlik b. Enes, el-Muvaṭṭaʾda “Kelâm” kitabının ilgili bâbını, kendisine eşine yalan söylemenin hükmünü soran bir sahâbîye Hz. Peygamber’in verdiği “Yalanda hayır yoktur” cevabıyla açar. Bu nebevî ilke, aile içi ilişkilerde doğruluğun yalnızca ahlaki bir tercih değil, birlik ve güvenin kurucu zemini olduğunu ortaya koymaktadır. Allah’ın sevmediği bir davranıştan hayır doğmayacağı vurgusu, yalanın aile birliğini tehdit eden temel unsurlardan biri olduğuna işaret eder. Ailenin değişmeyen sabiteleri arasında güven, bağlılık ve doğruluk merkezi bir yer tutmaktadır. Aile, insanın fıtrî gelişiminin, ahlaki değer aktarımının ve toplumsal sürekliliğin sağlandığı vazgeçilmez bir kurumdur. Modern dönemde aile yerine kurumları geçirmeyi hedefleyen ideolojik ve siyasal girişimler —özellikle Sovyet Rusya’daki kolhoz uygulamaları ile Çin’deki komün deneyimleri— ailenin işlevlerinin kamusal yapılar aracılığıyla tam olarak ikame edilemediğini, bu teşebbüslerin ağır toplumsal bedeller doğurduğunu göstermiştir. Psikoloji ve sosyoloji alanındaki güncel araştırmalar da doğruluğun ilişkiler üzerindeki yapıcı etkisini teyit etmektedir. GSS ve TGSS 2024 veri setlerinden elde edilen bulgular, evlilik memnuniyeti ile genel mutluluk ve psikolojik iyi oluş arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki bulunduğunu ortaya koymaktadır. Buna karşılık, toplumsal düzeyde güven duygusunun zayıflaması, aile içinde yalan ve aldatmanın yalnızca bireysel bir ahlaki sorun değil, daha geniş bir güven krizinin parçası olduğunu göstermektedir. Hz. Peygamber’in doğruluğu merkeze alan yaklaşımı, aile içi huzurun korunmasında yalana değil, şeffaflık ve güvene dayalı bir ilişki modelini esas almaktadır. Bu bağlamda, “iyi niyetli yalan”ı meşrulaştıran yaklaşımların gerek hadis tenkidi gerekse bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendirilmesi zorunludur. Yalanda hayır yoktur; aile huzurunun ve toplumsal güvenin temeli, doğru söz ve dürüstlüktür. |
|
Özet dc.description.abstract |
Imam Mālik b. Anas opens the relevant chapter of al-Muwaṭṭaʾ with the Prophet’s response to a question about lying to one’s spouse: “There is no good in lying.” This prophetic principle demonstrates that truthfulness in marital relations is not merely a moral preference but a foundational condition for trust and unity. The assertion that no good can arise from a behavior displeasing to God underscores lying as one of the most serious threats to family cohesion. Among the family’s enduring constants, trust, commitment, and truthfulness occupy a central position. The family constitutes an indispensable institution for human moral formation, emotional development, and social continuity. Modern ideological and political projects aimed at replacing the family with institutional structures—most notably the Soviet kolkhoz system and the Chinese commune experiments—demonstrate that the core functions of the family cannot be fully substituted by public institutions, and that such attempts have entailed severe social costs. Recent psychological and sociological research further confirms the constructive role of honesty in intimate relationships. Findings from the GSS and TGSS 2024 datasets reveal a significant and positive association between marital satisfaction and both overall happiness and psychological well-being. Conversely, the general decline in social trust indicates that lying and deception within the family should be understood not only as individual moral failures but also as elements of a broader crisis of trust. The Prophet’s truth-centered ethical framework grounds family harmony in transparency and trust rather than in deception. Accordingly, approaches that attempt to legitimize so-called “benevolent lies” must be critically re-evaluated in light of both hadith criticism and empirical evidence. There is no good in lying; the stability of family life and the restoration of social trust rest upon truthful speech and integrity. |
|
Kayıt Giriş Tarihi dc.date.accessioned |
2026-01-30 |
|
Açık Erișim Tarihi dc.date.available |
2026-01-30 |
|
Yayın Yılı dc.date.issued |
2025 |
|
Tek Biçim Adres (URI) dc.identifier.uri |
https://bhi.nku.edu.tr/basinyonetim/resim/images/editorresimleri/2690/files/Aile%20Kitap%20-%20Tam.pdf |
|
Tek Biçim Adres (URI) dc.identifier.uri |
https://hdl.handle.net/20.500.14114/9716 |
|
ISBN dc.identifier.isbn |
978-625-93558-2-5 |
|
Dil dc.language.iso |
tur |
|
Konu Başlıkları dc.subject |
Aile ve Doğruluk, Yalan ve Güven, Hadis ve Aile Ahlakı, Evlilik Memnuniyeti, Toplumsal Güven, Aile Kurumunun İkamesi, Rusya ve Çin Komün Deneyimleri |
|
Konu Başlıkları dc.subject |
Family and Truthfulness, Lying and Trust, Hadith and Family Ethics, Marital Satisfaction, Social Trust, Institutional Replacement of the Family, Soviet and Chinese Commune Experiments |
|
Atıf İçin Künye dc.identifier.citation |
Varlık, Sehal Deniz. “Yalanda Hayır Yoktur”. Ailenin İnşasında Nebevî Yöntem. (İstanbul, Ensar Neşriyat, 2025), 173-204. |
|
Haklar dc.rights |
ENSAR |
|
Sponsor Yayıncı dc.description.sponsorship |
ENSAR |
|
İlk Sayfa dc.identifier.startpage |
173 |
|
Son Sayfa dc.identifier.endpage |
204 |
-
PDF