Depremlerde, yapıların ağır hasar görmelerinin en önemli nedenlerinden biri yapının oturduğu zeminin dayanımını kaybetmesi yani, zemin sıvılaşmasıdır. Zemin sıvılaşması, yeraltı su seviyesi altında yer alan kohezyonsuz ya da düşük kohezyonlu zeminlerin deprem sarsıntı sırasında boşluk suyu basıncının hızla artması ve zeminin sıvı gibi davranması olarak tanımlanmaktadır. Arazi ve laboratuvar çalışmaları sonucunda, potansiyel olarak sıvılaşabilir zeminler, yeraltı su seviyesi altında kalan kum, siltli killi kum, plastik olmayan silt ve silt-kum karışımları olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada Davultepe yerleşim alanının sıvılaşma potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma bölgesinde 33 adet sondajdan elde edilen SPT sonuçları ve araziden alınan örnekler üzerinde laboratuvar deneyler...
Bu çalışmada, Mersin ilinin doğusunda bulunan Tarsus Kıyı Akiferi'nin yeraltı suyu kalitesi, CBS ve su kalitesi indisleri kullanılarak araştırılmıştır. Elde edilen tüm veriler CBS ortamında değerlendirilip, bölgedeki yeraltı suyunun kalite açısından güncel durumunun ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu tez kapsamında Tarsus Kıyı Akiferi'nde yapılan arazi çalışmaları sonucunda belirlenen 87 adet kuyudan Eylül 2020'de yeraltı suyu örneklemesi yapılmıştır. Çalışma alanındaki farklı konumlardaki kuyulardan alınan yeraltı suyu örneklerinin fiziko-kimyasal özellikleri belirlenmiş ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından tavsiye edilen su standartları ile karşılaştırılarak Su Kalitesi İndisi (WQI) ve Ağır Metal Değerlendirme İndisi'ne (HEI) dayalı içme amaçlı kullanımları değerlendirilmiştir. Bu çalışmada...
Sıvılaşma, deprem sırasında zemin hasarlarına neden olan en önemli faktörlerden biridir. Sıvılaşma, suya doygun kumlu, siltli zeminlerin deprem tarafından üretilen tekrarlı dinamik gerilmelerin etkisiyle, suyla birlikte viskoz bir sıvı gibi yüzeye doğru yükselmesi olayıdır. Hem arazi hem de laboratuvar koşullarında yapılan çalışmalar, temiz kumlar, kumlu zeminler ve plastik özellik göstermeyen siltli zeminlerin sıvılaşabilir özellikte olduğunu göstermiştir. Bu çalışmada, Mersin ili Mezitli ilçesinin zemin sıvılaşma potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma alanında yapılan 38 adet sondajdan elde edilen SPT sonuçları ve alınan örnekler üzerinde laboratuvar deneyleri yapılmış ve analizler için girdi parametreleri belirlenmiştir. Ayrıca Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığının (AFAD)...
Arazi kullanımı (AK) / arazi örtüsü (AÖ) değişikliğinin izlenmesini amaçlayan bu vaka çalışmasında, Türkiye’nin güneyinde yer alan ve kentleşme baskısı altında olan Mersin’de uygulama gerçekleştirilmiştir. 2000, 2006, 2012, 2018 ve 2022 yıllarına ait AK /AÖ veri seti kullanılarak arazi kullanımı 5 farklı sınıfa (“kıraç arazi”, “yerleşim yeri”, “bitki örtüsü”, “tarım alanı” ve “su kütlesi”) ayrılmış ve haritalar oluşturulmuştur. Bu haritalardan ikili karşılaştırma haritaları türetilmiş ve alansal değişimler grafikler ile sunulmuştur. Elde edilen bulgulara göre, 2000 yılından 2022 yılına gelindiğinde yerleşim yerinin (%69.26) önemli ölçüde artığı, bitki örtüsünün (%22.90) artış gösterdiği, tarım alanının (-%65.45), kıraç arazinin (-%42.11) ve su kütlesinin (-%20.99) ise azaldığı tespit edilm...
Küresel ısınmaya bağlı olarak meydana gelen iklim değişikliği yağışların ve sıcaklıkların düzensizleşmesine sebep olmaktadır. Bu nedenle sosyoekonomik açıdan küresel ölçekte büyük öneme sahip kıyı alanlarında hızlı değişimler meydana gelmektedir. Kıyı alanlarındaki uzun süreli değişimlerin izlenmesi için kullanılan yöntemlerden birisi uzaktan algılama yöntemidir. NASA ve USGS tarafından sağlanan Landsat uydu misyonu sayesinde 1970 li yıllardan günümüze kadar düzenli multispektral veri temin edilebilmektedir. Yine NASA tarafından geliştirilen ve ArcGIS yazılımı üzerinden kullanılabilen DSAS aracı sayesinde kıyı çizgilerinin farklı tarihler arasındaki değişimleri izlenebilmekte ve değişim miktarları istatistiksel olarak analiz edilebilmektedir. Bu çalışmada Manisa ili sınırları içerisinde bu...
Bu çalışmada, Türkiye'nin Akdeniz bölgesinde yer alan Mersin ilinin doğusundaki Tarsus Kıyı Akiferinde tuzlanmaya neden olan faktörler araştırılmıştır. Çalışma ile tuzluluğun boyutları, tuzlanmanın alansal dağılımı ve risk durumu belirlenmiştir. Eylül 2020'de yapılan arazi çalışmasında 87 farklı noktadan alınan yeraltı suyu ve bir adet deniz suyu (Akdeniz) örneği üzerinde fiziksel (sıcaklık (℃), elektriksel iletkenlik (EC), pH, tuzluluk, yükseltgenme-indirgenme potansiyeli (ORP), çözünmüş oksijen (%O2) ve toplam çözünmüş madde (TDS)) ve kimyasal parametrelerin (Ca+2, Mg+2, Na+, K+, HCO3-, CO3-2, Cl-, SO4-2, NO3-, NO2-, B, Br, Sr ve Li) ölçümü ve analizi yapılmıştır. Ölçüm ve analizler sonucunda fizikokimyasal parametrelerin coğrafi bilgi sistemi (CBS) ortamında dağılım haritaları oluşturul...