ÖZET Kişinin dünyaya gelmesi ile birlikte başlayan toplumsal cinsiyet öğretileri birçok alanda cinsiyet eşitsizliklerini inşa eden bir durumu ortaya koymaktadır. Bu öğretiler sonucunda kadınlar ikincil konuma itilmekte ve ayrımcılığa uğramaktadır. Dolayısıyla, kadınlar çoğu alandan dışlanmakta ve ait oldukları iddia edilen alanlar ise değersizleştirilmektedir. Siyasal yapı da kadınların dışlandığı alanlardan biridir. Dünün ve bugünün siyasal yapısında kadının temsilini ve bu temsilin basındaki yansımalarını ortaya koyarak tartışmak yarının siyasal temsillerinin daha eşitlikçi olabilmesinin de önünü açmak konusundaki eylemlere bir ivme katabilecektir. Bu çalışmada, toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri bağlamında kadınların siyasal alanda temsili Dünya ve Türkiye tarihi açısından ele alınmıştır...
Bu çalışmanın konusu ödüllü reklamlarda toplumsal cinsiyet rollerinin sunumu
ve ataerkil ideolojidir. Çalışmada cinsiyet rollerinin nasıl üretildiğinin incelenmesi
amaçlanırken yöntem olarak göstergebilimsel çözümleme yönteminden yararlanılmıştır.
Toplumsal cinsiyet olgusu bireyin daha doğmadan önce çevresinde şekillenen
ve birey doğduktan sonra da tüm yaşamını kurallar dizisi etrafında kuşatan sosyal bir
meseledir. Ataerkil ideolojinin sonucu olarak kadınlar, içinde yaşadıkları toplumlarda ikincil
statüde konumlandırılmaktadırlar. Toplumsal cinsiyet inşa süreci bu eşitsiz ilişkiler ağını
yeniden kurarken medya da bu ayrımcılığı meşrulaştıran anahtar bir yerde durmaktadır.
Özellikle reklamlar görsel ve yazılı basında bu ayrımı sıklıkla üretirken çeşitli kodlar
kullanmaktadırlar. B...