Yönetsel amaçların gerçekleştirilmesi, o yönetsel sistem içinde yer alan kişi ve birimlerin çabaları arasında bir uyum ve bütünlük sağlanmasını gerektirmektedir. Bu bütünlüğü sağlayacak sistem hangisidir, sorusuna verilecek cevap Bilgi Plan Rapor (BPR) Yönetim İşletim Sistemi'dir. En sade şekilde bilgi ile hazırlık, plan ile uygulama, rapor ile değerlendirme anlaşılmaktadır. BPR Sisteminin alt unsurları olan Yönetim Bilgi Sistemi, Yönetim Plan Sistemi ve Yönetim Rapor Sistemi kamu yönetiminde çeşitli şekillerde uygulanmaktadır. Fakat uygulamaya baktığımızda bu alt unsurlar birbirini destekler, birbirini tamamlar şekilde işletilememektedir. Alt unsurların bir sistem dahilinde uygulanamadığı için yönetimde bir süreklilik, verilen hizmette bir bütünlük sağlanamamaktadır. Planlı dönemin başlan...
İletişim teknolojilerindeki hızlı değişim, bilgiye erişim olanaklarının çoğalması, ürün ve hizmet farklılıklarının azaldığı bir rekabet ortamının oluşması, sadece reklam çalışmalarına dayalı iletişim stratejilerinin yetersiz kalması, itibarın rekabetçi bir avantaj olarak değer kazanmasına yol açmıştır.Bir kurumun en değerli varlığı olarak nitelendirilen itibar, kurumun sosyal paydaşlar (müşteriler, çalışanlar, tedarikçiler, ortaklar vs.) nezdinde nasıl algılandığını ifade eden değerler bütünü olarak tanımlanabilmektedir.İyi itibar, kurumun kamuoyu tarafından desteklenmesini, tüketiciler tarafından tercih edilmesini, kurumun kriz dönemlerini en az hasarla atlatmasını sağlar.Ayrıca çalışanların kuruma bağlılıklarını arttırır, kalifiye çalışanları kuruma çeker, yatırımcıların da kurumu tercih...
ÖZET Bilgi ve iletişim teknolojilerinde meydana gelen gelişmeler, devletleri yapısal bir dönüşüme zorlamaktadır. Bu açıdan e-Dönüşüm ve e-Devlet uygulamaları, teknolojik gelişmelerin kamu yönetimine uygulanması açısından çok önemli olgulardır. Kamu yönetiminde etkinliğin ve verimliliğin arttırılmasında e-Devlet uygulamaları katkı sağlamaktadır. e-İmza uygulaması da e-Devletin bir parçası olarak kamu kurumlarında uygulanmaya başlanmıştır. Bu tezin amacı, e-İmzanın kamu yönetiminde etkinlik ve verimlilik artışına sağladığı katkıyı ele alıp; Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü örneğini incelemektir. İnceleme sonucunda, e-İmzanın kamu yönetiminde etkinlik ve verimlilik artışı sağlamada başarılı olduğu konusunda genel bir yargıya varılmış; e-İmza ve DYS uygulamalarının eksik yönleri ve problemleri ...
ÖZET Avrupa Birliği, ekonomik bütünleşme alanında başarılı olup şimdiye kadar görülen en başarılı birlik olmuştur. Ekonomik alanın aksine güvenlik ve savunma alanı ise Birliğin epeyce zorlandığı, tartışıldığı ve çekinceli bir alanı olmuştur. Soğuk Savaş döneminde, güvenlik ve savunma alanında önemli bir çaba harcanmış; Batı Avrupa Birliği kurulmuş, Avrupa Savunma Topluluğu kurma girişiminde bulunulmuş ancak hedeflenen sonuçlara tam anlamıyla ulaşılamamıştır. Soğuk Savaş dönemi güvenlik ve savunma konuları bakımından AB için NATO gölgesinde geçmiştir. Fakat asıl önemli olan gelişmeler Soğuk Savaş’ın bitimi ile yaşanmaya başlamıştır. 1992 Maastricht Antlaşması ile Ortak Dış Politika ve Güvenlik Politikasında (ODGP) çok önemli bir adım atılmış ve siyasi bütünleşme sürecine gidilmeye başlanmış...
ÖZET Kapitalist üretim ilişkilerinin 1970’li yıllardan bu yana geçirdiği dönüşüm, sadece ekonomik süreçlerle sınırlı kalmamış, aynı zamanda ideolojilerin değişimi ve kendi içlerinde bölünmelerine neden olmuştur. Bu bölünmelerden en büyük payı, kapitalist üretimi, eleştiri noktasında bulunan klasik Marksist kuramın aldığı söylenebilir. Deyim yerindeyse kuram bu dönemden itibaren kendi içinde bir hesaplaşma devri yaşanmış ve bunun sonucunda farklı kuramsal yaklaşımlar birbirini izlemiştir. Bu yaklaşımların; toplumsal değişim süreçlerinden yeni politik kavramlara ve buradan yeni mücadele şekillerini tarihsel kavrayıştan uzak bir hareketle klasik Marksizm’den ayrışarak, post-Marksizm çatısı altında toplandığı söylenebilir. Bu çalışmada, klasik kuramda yaşanan dönüşümünden hareketle, Marksist g...
ÖZET Serbest üretim bölgesi ve serbest ticaret bölgesi olmak üzere iki türden oluşan serbest bölgeler: ülke sınırlarında olmakla beraber gümrük sınırları dışında sayılmaktadır. Serbest bölgelerdeki üretim ve ticari faaliyetler, ülkenin diğer alanlarında yapılan faaliyetlerle kıyaslandığında, bu tür faaliyetlerin teşvik edilmesinin yanısıra bürokratik işlemlerin de mümkün olduğu kadar azaltıldığı uygulamalar söz konusudur. İstihdamı arttırmak, ileri teknolojiyi ülkeye çekmek, sanayileşme, transit taşıma faaliyetlerini arttırmak, depolama, maliyetleri düşük olan hammaddelerin girişini sağlamak, ithalat kolaylığı sağlamak, ödemeler dengesini düzeltmek, döviz kazancını arttırmak, dış dünyaya açılmak serbest bölgelerin oluşmasına etki eden temel faaliyetlerdir. Ayrıca serbest bölge faaliyetleri...
ÖZ: Bu çalışmanın amacı, kamu örgütlerinde varsayımlar, inançlar, değerler, normlar, semboller ve uygulamalardan oluşan örgüt kültürünün önemini vurgulamak ve bir kamu örgütünde alt kültür grubu olan personelin, örgütsel yaşama yönelik algılamalarını belirlemektir. Mersin Defterdarlığı personelini kapsayan anket çalışmasının sonuçlarına göre çalışanlar, aidiyet, semboller ve üst yönetim ile olan iletişim boyutunda olumsuz algılamalara sahiptirler. Örgütsel yapı-işleyiş boyutunda da olumsuz algılamalar belirlenirken, örgüt kültürü konusunda ise ortak algılamaların oluşmadığı görülmektedir.Bu sonuç, kurumun eski bir kültüre sahip olmasına rağmen ortak anlamlar üretemediğini ancak, örgütsel performansı yakından etkileyen örgüt yapısının işleyişinin geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir.
...
ÖZET Türkiye’deki çalışma ilişkilerinde belli dönemlerde ülke içindeki ve dünyadaki siyasal, iktisadi ve toplumsal değişimler etkisiyle kritik dönüm noktaları olmuştur. 1980 askeri darbesinin ardından ithal ikameci bir ekonomik yapılanmadan ihracata dönük bir ekonomik yapılanma dönemine girilmiştir. Bu değişim çalışma ilişkilerinin yapısında önemli değişiklikleri beraberinde getirmiştir. Neoliberal adı verilen politikaların uygulandığı 1980’li ve devamındaki 1990’lı yıllarda ekonomik programlardaki özelleştirmelerle birlikte çalışma hayatındaki çalışma biçimleri değişmeye başlamıştır. 2000’li yıllara gelindiğinde ise sermaye birikimi bakımından kritik düzeylere yükselen sermaye sınıfı açısından çalışma ilişkileri alanında da yeni bir dönüşüm ihtiyacı oluşmuştur. 2000’li yıllarda çalışma ha...
ÖZET Gelecek nesillerin de ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için dü şü nü len sü rdü rü lebilir tarım uygulamalarında; doğal kaynaklara en az zarar verecek biyolojik azot fiksasyonu, ekim nöbeti, biyolojik mü cadele ve uygun yetiştirme tekniklerinin önemi oldukça bü yü ktü r. Sü rdü rü lebilir tarım genel anlamıyla; biyolojik girdilerin kullanılmasıyla tarım dışı girdilerin en aza indirilmesi ve buna bağlı olarak doğal kaynakların bozulmasını engelleyerek verimliliğin arttırılmasını sağlamaktır. Yüzyıllardır var olan ekilecek ürünün belirlenmesi problemi, günümüzde çevreye en az zararı verecek, aynı zamanda bireylerin ve toplumun elde edeceği karı da artıracak, topraktan uzun yıllar hem verim elde edilecek, hem de verimin artırılması biçiminde sorunun çö zü lmesi gü nd...
ÖZET: Bugün, Türkiye’de siyasal, yönetsel ve sosyal yapıya ilişkin önemli düzenlemeler yapılmaktadır. Küreselleşme sürecine bağlı olarak gerçekleşen bu düzenlemeler, 1980’lerden bu yana ekonomik yapının yeni-liberal eksenli politikalarla dönüştürülmesi çalışmalarının bir devamıdır. Dönemin siyasal ve yönetsel yapılanması ise, yeni sağ anlayış çerçevesinde belirlenmektedir. Bu anlayışın Türk Kamu Yönetimi’nde öngördüğü dönüşüm, özellikle 2000’li yıllardan sonra kamu yönetiminin yeniden düzenlenmesi amacıyla çıkarılan yasa ve tasarılarda somutluk kazanmaktadır. Söz konusu dönüşümün gerçekleşmesi esnasında küreselleşme bir uygarlık projesi olarak sunulmakta, dünya ekonomisi ile bütünleşmenin, demokrasinin, insan haklarının vb. gerçekleşmesinin onsuz olamayacağı vurgulanmaktadır. Çalışmanın so...
ÖZET Planlama, zamanı ve kaynakları optimal kullanmayı sağlayan önemli bir etkendir. Yönetim sürecinin ilk aşamasını oluşturan bu etken başarılı liderlerin bütün eylemlerinde var olmuştur. Bu liderlerden biri de, Mustafa Kemal Atatürk’tür. Atatürk, demokratik, laik, tam bağımsız bir Türkiye yaratma hedefine yapmış olduğu planları adım adım uygulayarak varmıştır. Savaş planlarıyla başlayan siyaset planlarıyla devam eden eylemler, yönetsel planlama, fiziki planlama ve ekonomik planlama çalışmalarını kapsamaktadır. Atatürk döneminde planlama çalışmalarını kapsayan bu çalışmanın sonunda, bu dönemin Cumhuriyet tarihimizde planlama anlayışının benimsendiği ve uygulandığı önemli bir dönem olduğunu, bu dönemde uygulanan “Birinci Sanayi Planı”nın günümüze kadar uygulanan planlar içerisinde en başar...
ÖZET Toplumlar, 19. Yüzyıldan günümüze gelişim, değişim ve dönüşüm süreçlerinden geçerek hızlı bir kentleşme süreci yaşamıştır. 1950’li yılların başından itibaren şehirlere yönelik plansız, programsız ve denetimsiz gerçekleşen yoğun göç ve ihmal edilmişlik sonrasında kaçak yapılaşma, gecekondulaşma, imar mevzuatı ile şehircilik ve planlama ilkelerine aykırı yapılaşma, sağlıksız ve düzensiz bir kentleşme sürecinin yaşanmasına neden olmuştur. Kentlerde yaşanan bu sosyal ve mekânsal sorunlara çözüm olarak kentsel dönüşüm projeleri başlamıştır. Özellikle 2000`li yıllar sonrasında Belediyelerin, Başbakanlık Toplu Konut İdaresi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kentsel dönüşüm projelerinde yer almasıyla devletin, kentsel dönüşüme müdahale eden bir görünüm arz ettiği ortaya çıkmaktadır. Mersin...
ÖZ: 10-11 Aralık 1999 tarihinde yapılan Helsinki Zirvesi'nde Avrupa Birliği Devlet Hükümet Başkanları'nın Türkiye'ye adaylık statüsü sağlaması ile Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri yeni bir döneme girmiştir. Bu süreçte hazırlanan İlerleme Raporları, Katılım Ortaklığı Belgesi, Ulusal Program , Uyum Paketleri ve Kamu Yönetiminin Yeniden Yapılandırılması ile ilgili çıkartılan tasarılar, Türkiye'nin hukuksal, siyasal , ekonomik ve yönetsel yapısını değiştirmeye yönelik etkiler yaratmıştır. Yaşanan bu değişimlerin özellikle Türkiye'nin yönetsel yapısında ve sistemi yürüten bileşenlerin işlevlerinde ve birbirleriyle ilişkilerinde çok boyutlu etkiler yarattığı ve gelecekte de yaratmaya devam edeceği kabul edilerek , Avrupa Birliği- Türkiye ilişkileri incelenmiş ve bu belgelerin yarattığı etkiler ...
ÖZET 12 Kasım 2012'de kabul edilen 6360 sayılı Yasa yerel yönetimler konusunda köklü değişiklikler yapmıştır. Bunların en önemlileri; il mülki sınırları ile büyükşehir belediye sınırlarını çakıştırmak, büyükşehir belediyesi olan illerde köylerin, belde belediyelerinin ve il özel idarelerinin tüzel kişiliklerini kaldırmak, köy ve belde belediyelerini mülki sınırları içerisinde yer aldıkları ilçelere tek mahalle olarak bağlamaktır. Yasanın gerekçesinde genel olarak, sınırları il mülki sınırlara genişletildiğinde belediyelerin yönetim, planlama ve koordinasyon açısından en geniş ölçekte hizmet üretebilecek güçlü yapılar haline geleceği savunulmuştur. Bunun yanında yerelleşme veya yerel yönetimleri güçlendirme amacına vurgu yapılmıştır. Ancak yasa, gerekçesinde yer alan bu konularda endişeleri...
ÖZET: İl yönetiminin genel yönetim içindeki özellikli ve öncelikli konumu dikkate alındığında gerek yönetsel yeniden yapılanmada, gerekse planlı kalkınmada, bu yönetim kademelerinin önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Ekonomik ve sosyal kalkınmada, bölgesel gelişmişlik farklarının ve yöresel geri kalmışlıkların giderilmesinde ve ülke genelinde dengeli bir kalkınmanın sağlanmasında iller, temel birimler olarak değerlendirilmek durumundadır. Planlı kalkınmanın mekan boyutunun, yerel, bölgesel ve ülkesel basamaklardan oluştuğu düşünülürse, il, planlamanın ve strateji belirlemenin yerel düzeydeki en önemli yönetsel basamağı olmaktadır. Yönetsel yapının etkin, hızlı ve verimli bir şekilde işletilmesinde, bütünlüğü sağlayacak bazı sistemlerin oluşturulması ve uygulamaya konulması gerekmektedir. Bunl...
Yirminci yüzyılın ikinci yarısında yaşanan hızlı sanayileşme ve nüfus artışı, çevre sorunları yanında, artan nüfusun yeterince beslenememesi yani açlık sorunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Artan nüfusun beslenme gereksinimi, insanoğlunu tarımda birim alandan; maksimum ürün almaya yöneltmiştir. Birim alandan yüksek verim almaya yönelik yoğun ve bilinçsiz tarım ilacı ve gübre kullanılması ve sonuç olarak, bu kimyasalların tarımsal ürünlerde oluşturduğu ve yeraltı sularına karışarak içme sularında yarattığı kalıntılar, insan sağlığını ve yaşamını tehdit etmeye başlamıştır. Verim artışı ile yetinilmemiş, genetik bilimin tüm teknolojileri de kullanılmaya başlanmış, bitki ve hayvanların DNA yapıları değiştirilmiş, melezleme ve klonlama yöntemleri uygulanmıştır. Tüm bunların sonucunda ekoloji...