III./IX. ve IV./X. yüzyıl, hadis ilminin gidişatını daha iyi anlama açısından önem arzet-mektedir. İlgili dönemlerde Bağdat siyasi ve ilmi açıdan merkezi bir konuma sahipti. Bu-rada Katîatü’d-dakîk mahallesinde yaşayan Ebû Bekr el-Katîî (v. 368/979), döneminde “müsnidü’l-Irâk” unvanıyla tanınmıştır. O, muhaddis kimliğinin yanı sıra zâhid bir kişiliğe sahiptir. Ayrıca Ahmed b. Hanbel’in (v. 241/855) Müsned’inin tamamını Abdullah b. Ahmed’den (v. 290/903) dinleyen ve rivayet eden tek râvidir. Ancak Katîî’nin Müsned’e yaptığı iddia edilen ziyâdeler/ilâveler tartışma konusu olmuş, ziyâde yaptığı hususunda ulemâ ittifak etmiş ancak bu ziyâdelerin sayısı hakkında farklı görüşler ileri sürülmüştür. Bunlar arasında İbn Hacer el-Askalânî’nin (v. 852/1449) tespitiyle de uyumlu olan Züheyr en-Nâsır v...
III./IX. ve IV./X. yüzyıl, hadis ilminin gidişatını daha iyi anlama açısından önem arzet-mektedir. İlgili dönemlerde Bağdat siyasi ve ilmi açıdan merkezi bir konuma sahipti. Bu-rada Katîatü’d-dakîk mahallesinde yaşayan Ebû Bekr el-Katîî (v. 368/979), döneminde “müsnidü’l-Irâk” unvanıyla tanınmıştır. O, muhaddis kimliğinin yanı sıra zâhid bir kişiliğe sahiptir. Ayrıca Ahmed b. Hanbel’in (v. 241/855) Müsned’inin tamamını Abdullah b. Ahmed’den (v. 290/903) dinleyen ve rivayet eden tek râvidir. Ancak Katîî’nin Müsned’e yaptığı iddia edilen ziyâdeler/ilâveler tartışma konusu olmuş, ziyâde yaptığı hususunda ulemâ ittifak etmiş ancak bu ziyâdelerin sayısı hakkında farklı görüşler ileri sürülmüştür. Bunlar arasında İbn Hacer el-Askalânî’nin (v. 852/1449) tespitiyle de uyumlu olan Züheyr en-Nâsır v...
Fitne zamanlarında ne yapılması gerektiğini ifade eden pek çok rivayet, hadis kaynaklarında yer almaktadır. İlgili rivayetler genelde insanlara özelde ise Müslümanlara yönelik uyarı/ikaz türünden ifadeler barındırmaktadır. Bu tür rivayetlerin anlatmak istediği hususlara ve sıhhatine dair pek çok çalışma yapılmıştır. Çalışmamızda da, “herhangi bir rivayette herc, fitne/fiten veya melhame/melâhim kavramının geçmesi onun mutlak olarak fiten rivayeti kapsamında yer aldığını gösterir mi?” sorusunun cevabı aranmıştır. Bu doğrultuda “herc zamanı ibadet etmek, bana hicret etmek gibidir” şeklinde tercüme edilen rivayet esas alınmış, sonuç olarak içerisinde –farklı tarikler de göz önünde bulundurularak- herc veya fitne kelimesi geçen ve ilk bakışta fiten rivayeti olarak algılanan bu hadisin aslında ...