Kentler; coğrafyalarına, ülkelerine, toplumların gelenek ve ihtiyaçlarına, farklı mimari ve planlama akımlarına göre şekillenmiştir. Tarihsel süreçte kentlerin yapısı farklı şehirlerde farklı biçimlerde ortaya çıkmaktadır. Fiziksel öğelerin farklı biçimlerde bir araya gelişi bu farklılıkları oluşturmakta ve kentleri birbirinden farklılaştırmaktadır. Yirminci yüzyılın başından itibaren, yapılı çevrenin üretim biçiminde değişen yaklaşımlar, gelişen teknoloji, kentsel mekânda standartlaşma ve yapılı çevrenin tek-tipleşmesi; kentsel mekâna özgü karakterin kaybolmasına ve benzer kentsel çevreler oluşmasına neden olmuştur. José Luis Sert’e (1956) göre, güzel olarak değerlendirilen kentlerin hepsinde, bütünü meydana getiren yapıların uyumluluğu, ölçekler arası uyum, kentsel karakterin devamlılığı...
Uçar, Meltem | Zorlu, Fikret | Akar, Tuba | Belge, Z. Sara
Mersin tarihi kent merkezi tarihi kimliğini büyük oranda kaybederek günümüze ulaşmıştır. Mevcut durumda kültür varlığı niteliği taşıyan yapıların büyük çoğunluğu uygunsuz kullanımlar ve terkler ile tahrip olmaya devam etmektedir; yeni yapıların önemli bir bölümü ise tarihi dokuyla uyumsuzdur ve fiziki sorunlar taşımaktadır. 1998 yılında hazırlanmış olan Koruma Amaçlı İmar Planı, alanın korunmasını ve kullanımının devamlılığını sağlayamamıştır. 2015 yılında kentsel sit alanı ve etkileme geçiş alanını da içine alan 59.47 hektar alanın Yenileme Alanı olarak ilan edilmesi, tarihi kent merkezinde fiziki müdahale süreçlerini daha karmaşık hale getirmiştir. Yeni statünün gerektirdiği mevzuat, alanda ihtiyaç duyulan müdahalelerin yapılmasını zorlaştırmıştır. Tarihi kent merkezinde, kültür varlıkla...
Kentler, kuruldukları günden itibaren politik, coğrafi, beşerî, ekonomik değişkenlerin etkisiyle biçimlenen dinamik oluşumlardır. Gelişen bilgi ve teknolojinin sağladığı imkanlarla, modern üslup ve biçimlerde şekillenen tasarımların kentsel alanlarda görülmeye başlaması, kentlerin dinamik yapısına daha da hız kazandırmıştır. Ancak mevcut kentsel doku ve yapılaşma biçimlerinden bağımsız olarak üretilen bu tasarımlar sonucunda, kentsel çevrelerin özgün ögeleri kaybolmaya, yeni üretilen kent parçaları aynılaşmaya ve standartlaşmaya başlamıştır. Buna rağmen insan ve doğal çevrenin etkileşiminden meydana gelen kentler, farklı toplumsal ihtiyaçlar ve bu ihtiyaçların gerektirdiği mekânsal organizasyonlar sonucunda farklılaşmaktadır. Kentsel mekânın biçimlenmesinde en önemli değişken olan kullanıc...