Çelik, Mehmet Özgür | Kuşak, Lütfiye | Ünel, Fatma Bünyan | Yakar, Murat
Deniz, göl ve göletlerin kıyı çizgisi; su ve karanın kesiştiği noktaların birleşiminden oluşmakta olup zamana bağlı olarak değişmektedir. Su hareketlerinin oluşturduğu kumluk, taşlık, bataklık vb. alanların doğal sınırı olan kıyı kenar çizgisi, zorunlu haller dışında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylandıktan sonra değiştirilemez. Kıyı ve kıyı kenar çizgisi, günümüz teknolojisinin imkânları doğrultusunda fotogrametri, uzaktan algılama, lidar gibi modern tekniklerle hızlı, güncel ve hassas ölçüm yapılarak belirlenebilmektedir. Planlı bir şekilde kıyıların yönetimi için kıyı kenar çizgisinin tespit edilmesi ve haritasının hazırlanması; kıyı çizgisindeki değişimlerin de belli periyotlarda takibi gerekmektedir. Bu çalışmada Mersin İli, Erdemli ilçesinde bulunan ve tarımsal faaliyet...
Korunan alanlar; geçmişten günümüze kadar önemini korumuş; tarihi, kültürel, ekonomik, sosyal ve doğal özellikleri nedeniyle korunması gerekli alanlardır. Bu alanların etkin şekilde korunması, yönetilmesi ve gelecek nesillere aktarılması son derece önem arz etmektedir. Artan kentleşme baskısı ve yanlış arazi kullanımı gibi nedenler korunan alanların koruma- yönetim-kullanma sorunlarını derinleştirmektedir. Çalışmaya konu korunan alanlar ve bunlar ile ilişkili taşınmazlar için sürdürülebilir arazi yönetimi uygulamalarında neler yapılması gerektiği konusunda genel bir çerçeve çizilmiştir. Korunan alanlar ile ilgili mevzuatlar incelenmiş, sorumlu kurum ve kuruluşlar araştırılmıştır. Türkiye’de hâlihazırda bulunan korunan alan sayıları ve alansal değerleri sunulmuştur. Tüm bu irdelemeler netic...
Toplumlar geçmişten günümüze denizi ve kıyı bölgeleri beslenmek, hammadde elde etmek ve ulaşımı sağlamak için kullanmıştır. Bu kullanım alanları; insanlara fayda sağlamakla birlikte, ekolojik dengenin bozulmasına, doğal yaşam ve çevrenin olumsuz etkilenmesine yol açmış, günümüzde ise etkisi son derece hissedilmeye başlanmıştır. Dolayısıyla denizlerin korunması, kontrol altına alınması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan mevcut durumun en güçlü çözüm alternatiflerinden biri deniz kadastrosunun yapılmasıdır. Çalışmada dünya ölçeğinde deniz kadastrosu kapsamında gerçekleştirilmiş faaliyetler incelenmiş, Türkiye’de deniz kadastrosunun gerekliliği irdelenmiştir. Yapılan çalışma sonucunda, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de denizlerin korunması, sürdürülebilir çevre anlayışı i...