Koleksiyon Türk Dili ve Edebiya ...
170941

Çalçık Çunijekov’un Munduzak Adlı Eseri Üzerine Bir İnceleme

Elcan, Abdullah

Köklü bir sözlü kültür geleneğine sahip olan Altay Türklerinin yazılı edebiyatları 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren oluşmaya başlamış, Sovyet Devrimi’yle birlikte gelişme göstermiştir. Çağdaş Altay edebiyatının kurucuları arasında kabul edilen yazarlardan biri Çalçık Çunijekov’dur. 1898 yılında Elikmanar bölgesindeki Kuyum’a bağlı Üstügi-Koroçı’da doğan yazar, 1973 yılında Gorno-Altaysk’ta ölmüştür. 1958 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, Yazarlar Birliği üyeliğine seçilen Çunijekov ölümüne kadar bu görevi sürdürmüştür. Çunijekov; şiir, masal, hikâye gibi edebî eserler yanında makale, röportaj gibi bilimsel eserlerle de çağdaş Altay edebiyatına katkıda bulunmuştur. Çunijekov’un Munduzak adlı eseri, yazarın hayatından izler taşıyan otobiyografik tarzda bir uzun hikâyedir...

170949

BİR KARŞILIKLI ANLAŞILABİLİRLİK PROBLEMİ:TÜRKİYE TÜRKÇESİ İLE AZERBAYCAN TÜRKÇESİ ARASINDA YALANCI EŞ DEĞER KELİMELER

Karşılıklı anlaşılabilirlik bağlamında kelime eş değerliği ve yalancı eş değerlik konuları Türk lehçelerinin temas noktasında önemli bir mesele olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada Türkiye Türkçesi ile Azerbaycan Türkçesi arasında karşılıklı anlaşılabilirlikte bir problem olarak ortaya çıkan yalancı eş değer kelimeler ele alınmaktadır. Bu amaçla Karşılaştırmalı TürkLehçeleri Sözlüğü’nden tespit edilen Türkiye Türkçesi ile Azerbaycan Türkçesi arasında yalancı eş değer kelimeler incelenmiştir. Sözlük düzeyinde yalancı eş değerliğin araştırıldığı bu çalışmada kontrol için Seyfettin Altaylı’nın hazırladığı Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü adlı eser kullanılmıştır. Böylece Türk dünyasının ortak geleceği çerçevesinde karşılıklı anlaşılabilirlikte ortaya çıkan bu ve benzeri problemlerin el...

170958

ALTAY TÜRKÇESİNDE KADIN İLE İLGİLİ SÖZ VARLIĞI

ELCAN, Abdullah

Sibirya Türk halkları, Sibirya’nın diğer halklarıyla iç içe yaşamaları, uzun bir dönem diğer Türk toplulukları ile bağlantılarının olmaması nedeniyle dil, tarih ve kültür çalışmalarında özel bir yere sahiptir. Ülkemizde, Sibirya Türk halklarının dili ve kültürü ile ilgili çalışmalar, Türk tarihine, Türk dilinin kaynaklarına, eski Türk eserlerine her zaman ilgi gösteren, Türk Dünyası kültür birliğini önemseyen Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün yönlendirmeleriyle başlamıştır. Bu dönemde kurulan komisyon hem Yakut dili hem de genel Türk dili açısından büyük önem arz eden E. K. Pe- karskiy’in Yakutça-Rusça Sözlüğü’nü çevirmiş; ancak çalışmanın sadece bir kısmı, Atatürk’ün ölümünden sonra 1945 yılında yayımlanabilmiştir. Sonraki yıllarda bazı çalışmalar yayımlanmış olsa da ...

Kitap Bölümü2023Nobel Yayın 1 | 0 Erişime Açık
170939

Altaylı Yazar Pasley Samık’ın Göktürkler Piyesi Üzerine

Elcan, Abdullah

Son dönem Altay edebiyatının en önemli temsilcilerinden biri olan şair, yazar ve çevirmen Pasley Samık, Kök-Teñri Sözile, Kükürt-Calkın Colıla (Ay-Kanattu Kök-Börü enelü Kök-Türkter Aayınça tuucı) “Gök Tanrı Sözüyle, Gök Gürültüsü-Yıldırım Yoluyla (Ay Kanatlı Bozkurt Soylu Göktürkler Hakkında Masal) adlı bir piyes kaleme almış ancak bu piyesi yayımlamamıştır. Samık, bu piyesin taslak hâlini 2012 yılında bize Türkiye’de yayımlamamız için vermiş olup piyes ilk kez tarafımızdan Pasley Samık’ın “Göktürkler” Piyesi (Giriş – Metin – Aktarma – Dizin – Sözlük) adlı kitabımızda yayımlanmıştır (Elcan, 2023). Adı geçen kitabımızdan hareketle hazırlanmış olan bu çalışmada, Pasley Samık hayatı ve eserleri bağlamında tanıtıldıktan sonra yazarın Göktürk Devleti’nin kuruluşunu tarihsel ...

Makale2023Yeni Türkiye 2 | 0 Erişime Açık
170940

Çağdaş Altay Türk Şiirinde Ana Dili Bilinci

Elcan, Abdullah

Dil, en genel tanımıyla insanlar arasında iletişimi sağlayan bir araçtır. Aynı zamanda dil insanlar arasında ortak duygular, düşünceler oluşturur. Böylece insanları yığın olmaktan kurtarıp bir millet hâline getirir. Nesiller arasında kültür aktarımını sağlayarak millet hâline getirdiği insan topluluğunu geçmişe bağlar ve yine milletlere bir gelecek tasarımı sunar. Dolayısıyla dil en önemli millî kimlik kurucu değer olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir milletin dilinin yok olması, o milletin de yok olması anlamına gelir. Güney Sibirya Bölgesi’nde Rusya Federasyonu’na bağlı Altay Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan Altay Türkleri, dilleri ve kültürleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan bir Türk boyudur. Hemen tamamı Altay Türkçesi ve Rusça olmak üzere iki dilli olan Altay Türkleri i...

171126

An Overview on Turkey at the end of 20th Century and at the Beginning of 21st Century with the Viewpoint of a Novelist

Yürek, Hasan

It may easily be observed in the historical process that the authors do not ignore the period in which they live, and reflect the events in their works. One of the authors that may be considered in this context is Mehmet Eroğlu. Mehmet Eroğlu is one of today’s novelists and has written thirteen novels as of 2014 in which he has constantly reflected external realities. One of the most obvious ones of these is the trilogy with the name “Fay Kırığı” (The Fault). In this trilogy, the problems of Turkey that appeared in the past twenty or twenty-five years are handled with a viewpoint of a novelist. The first one of the trilogy is called Mehmet (2009); the second one is called Emine (2011); and the third one is called Rojin (2013). In the trilogy, the broken heaves after an earthq...

Bildiri2016AGP Research 0 | 0 Erişime Açık
171119

Ömer Seyfettin'in Edebiyat ve Şairler Üzerine Değerlendirmeleri

Yürek, Hasan

Ömer Seyfettin'in edebiyat ve şairler üzerine değerlendirmeleri ele alınmıştır.

Makale2020Türk Kültürü 0 | 0 Erişime Açık
171120

Türk Romanında Modernist Etkinin Boyutları

Yürek, Hasan

Türk romanında modernist etkinin varlığı değerlendirilmiştir.

171108

Bir Romancının Şairliği: Yaşar Kemal'in Şiirlerine Genel Bir Bakış

Yürek, Hasan

Yaşar Kemal, Türk edebiyatının önemli şahsiyetlerinden biridir. Sanatçı, 1950’li yıllardan bu yana verdiği eserlerle Türk edebiyatına hizmet eder. O, farklı edebî türleri örnekler. Bununla birlikte onun ön plana çıkan yönünün romancılık olduğu söylenebilir. Romanları yurt içinde oldukça ilgi görür, yurt dışında da çeşitli dillere çevrilir. Yaşar Kemal, daha çok romancı yönüyle tanınmasına rağmen şiir örnekleri de verir. Hatta sanatçının şiir yazması, roman yazmasından daha eskiye gitmektedir. İlk romanı olan İnce Memed I’i 1955’te yayımlayan sanatçı, ilk şiir örneğini ise 1939’da verir. Yazdığı şiirleri, 2010 yılında bir araya getirir. O, kimi şiirlerini eleyerek beğendiği şiirleri bir araya getirdiği çalışmasını Bugünlerde Bahar İndi adıyla yayımlar. Bir araya getirip ...

171106

Bab-ı Esrar ve Aşk Üzerine Bir Mukayese Denemesi

Yürek, Hasan

Bir milletin edebiyatı aynı ya da farklı dönemlerde benzer bir içeriği kaynak olarak kullanabilmektedir. Bab-ı Esrar ve Aşk adlı romanlarda aynı kaynaktan yararlanır. Her iki romanda da, farklı derecelerde de olsa, Mevlânâ-Şems-i Tebrizî ilişkisi üzerinde durulur. Çalışmada buradan hareketle iki romanın benzer ve ayrılan yönleri ele alınmaya ve benzer bir içeriğin nasıl farklı romanlar ortaya çıkardığı üzerinde durulmaya çalışılmaktadır. Buna bağlı olarak roman unsurları açısından romanlar karşılaştırılmakta ve ortaya çıkan özellikler aracılığıyla sonuçlara varılmaktadır. Kıyaslama yapıldıktan sonra da aynı kaynaktan yararlanılmasına rağmen ortaya çıkan farkların sebepleri üzerinde durulmaktadır.

Makale2011Turkish Studies 0 | 0 Erişime Açık
171100

Yalnızız'daki Aforizmalar Üzerine

Yürek, Hasan

Peyami Safa'nın Yalnızız adlı romanında kullandığı aforizmalar değerlendirilmiştir.

171082

Sihr-i Helal ve Anjambman Teknikleri Üzerine Mukayeseli Bir Çalışma

Yürek, Hasan

Bu çalışmada Klasik Türk şiiri geleneği içerisinde yer alan sihr-i helâl ve Batı şiiri geleneğinde oluşan anjambman tekniklerinin karşılaş tırılması yapılacaktır. Şiirde teknik kullanımlar bağlamında öncelikle sihr-i helâl ve anjambman tanıtılacaktır. Bu iki teknik tanıtıldıktan sonra aralarındaki benzerlik ve farklılıklar ortaya konacaktır. Bu nitelikler, Türk ve Batı şii rinden verilecek örneklerle açıklığa kavuşturulacaktır. Bununla birlikte anjambmanın Türk şiirindeki görünümü ve kullanımı irdelenecektir. Bütün bunlar neticesinde bu iki tekniğin kıyaslanmasından çıkanlar hükümlere bağlanacak; iki teknik arasındaki ilişki belirlenmiş olacaktır.

Makale2008Bilig 0 | 0 Erişime Açık
171109

Yüz: 1981 ve Kusma Kulübü'ndeki Başkahramanların Karşılaştırmalı İncelemesi

Yürek, Hasan

Yüz: 1981 ve Kusma Kulübü adlı romanlar Mehmet Eroğlu’ya aittir. Türk romanının günümüz yazarlarından olan Mehmet Eroğlu, şimdiye kadar on iki roman kaleme almıştır. Bu romanlar sırasıyla şöyledir: Issızlığın Ortası (1984), Geç Kalmış Ölü (1984), Yarım Kalan Yürüyüş (1986), Adını Unutan Adam (1989), Yürek Sürgünü (1994), Yüz: 1981 (2000), Zamanın Manzarası (2002), Kusma Kulübü (2004), Düş Kırgınları (2005), Belleğin Kış Uykusu (2006), Fay Kırığı-I: Mehmet (2009), Fay Kırığı-II: Emine (2012). Görüldüğü üzere onun ilk romanı olan Issızlığın Ortası 1984’te son romanı olan Fay Kırığı –II : Emine ise 2011’de çıkmıştır. Bu romanlardan burada bahsi geçen Yüz: 1981, 2000, Kusma Kulübü ise 2004’te yayımlanmıştır. Bu romanlarda, dönem olarak yakın zaman dilimleri anlatılır. Yüz...

Makale2013Turkish Studies 0 | 0 Erişime Açık
171111

19. Yüzyılın İlk Yarısındaki Bektaşiliğe Roman Penceresinden Bakmak: Çerağlar Uyanırken

Yürek, Hasan

Bir edebî tür olarak roman, ortaya çıktığı andan itibaren tarihsel gerçeklere de yer vermiştir. Dolayısıyla pek çok tarihsel süreç ya da gelişme anlatıcı aracılığıyla aktarılır. A. Yılmaz Soyyer’in Çerağlar Uyanırken başlıklı eseri de bu kapsamda değerlendirilebilecek romanlardandır. Bektaşilik üzerine bilimsel çalışmalar da kaleme alan yazar, edebî eseri de Bektaşilik üzerine değerlendirmeler yapmak için kullanır. Bu çalışma, belirtilen edebî eseri, A. Yılmaz Soyyer’in 19. yüzyılda Bektaşiliğin zorlu bir sürecini anlattığı romanı kapsamaktadır. 1826’da yeniçeriliğin kaldırılmasının ardından Bektaşi tekkeleri de kapatılmış ve Bektaşiler zorlu bir süreç yaşamıştır. Daha sonra baskıların azalmasıyla da Bektaşilik resmî olmayan yollardan varlığını sürdürmüştür. Çalışmanın am...

171110

Ermişlik ve Dağın Öte Yüzü Üçlemesi

Yürek, Hasan

ÖZ Dünya üzerinde yaşayan bütün halkların kendine özgü bir kültürleri, bir inanç sistemleri vardır. Bu unsurlar da o halkın edebi ürünlerine farklı şekillerde girebilmektedir. Benzerlerine farklı halklar içerisinde rastlanabilecek ermiş, eren ya da evliya bizim toplumumuzda yer bulur ve edebi eserlere de yansır. Bu çalışmada, roman dizisindeki ermişlik değerlendirilecektir. Çalışmada öncelikle ermiş kavramının ne anlama geldiği üzerinde durulacaktır. Bu kavram üzerinde durduktan sonra ermişin roman dünyasına nasıl yansıdığı belirtilecektir. Bu hususlar hakkında bilgi verildikten sonra romanlara geçilecek ve roman dizisindeki ermişlik irdelenecek, bu dizide yer alan roman şahıslarından Taşbaşoğlu’nun ermişlik süreci ayrıntılı olarak ele alınacaktır. Taşbaşoğlu’nun ermiş görülm...

171112

Namık Kemal ve Ziya Paşa'nın "Rüya"ları

Yürek, Hasan

Namık Kemal ve Ziya Paşa Tanzimat döneminin iki önemli aydını, iki önemli edebiyatçısıdır. Bu iki şahsiyet Tanzimat döneminde ön plana çıkmış, yaptıkları ve yazdıklarıyla hem Türk tarihinde hem de yenileşen Türk edebiyatında yer et mişlerdir. Bu iki edebiyatçı başlangıçta hem fikren hem de edebiyat görüşü açı sından birbirine yakın olsa da daha sonra ayrı düşmüşlerdir. Bununla birlikte önemlerini her daim korumuşlardır. Farklı edebi türlerde eserler veren bu iki edebiyatçı farklı zamanlarda aynı başlık altında birer eser yazmışlardır. Bu eserin adı “Rüya”dır. Bu çalışmada Namık Kemal ve Ziya Paşa’nın “Rüya” başlıklı eser leri mukayese edilecektir. Aynı başlığı taşıyan, birbirine yakın dönemde yazılmış iki ayrı eserin çeşitli özellikleri üzerinde durulacaktır. Bu eserleri yazdıran ...

/ 5