Bu çalışma, bir Helenistik dönem Yunan felsefe ekolü olan Stoa felsefesi ile klasik dönem İslâm kelâmı arasındaki ilişkiyi; tarihsel, kültürel ve siyasi şartları da göz önüne alarak, hem bilimsel hem de yaygın etkileşim yollarını zamanın paradigmatik atmosferi bağlamında değerlendirdikten sonra, iki düşünce geleneği arasında etkileşimin olup olmadığına dair fikir oluşturmaya çalışan; olumlayıcı veya olumsuzlayıcı yaklaşıma bağlanmaksızın, ilgili literatürü dengeli yaklaşım metoduyla süzgeçten geçiren ve araştırma sahasında kesin bir sonuç önermekten çok, ilgili literatüre eleştirel bir katkı sunmayı amaçlayan bir çabanın sonucudur. Her ne kadar araştırma kapsamının iki ucu Stoa felsefesi ve kelâm olarak belirlenmişse de, zorunlu durumlarda kapsamın genişletilip Yunan felsefesi ve İslâm düş...
Her havuz alanında ya da yetiştirme biriminden elde edilen balık ve dolayısıyla balık yetiştiriciliğinin kârlılığı, büyük ölçüde kullanılan yemin miktarına bağlıdır. Su ürünleri sistemi ne kadar yoğun olursa yemlemenin önemi o kadar fazla olur ve toplam üretim maliyetinde yem maliyetinin payı da o kadar artar. Bilindiği üzere alabalık başta olmak üzere bazı balıkların yetiştiriciliği için akarsu sistemli tesisler kullanılmakta yada sıcaklığın, su bileşiminin ve akıntının dolayısıyla oksijen yoğunluğunun daha iyi olduğu tatlı su ve kıyılarda ise yüzer ağ kafeslerde yetiştiricilik yapılmaktadır. Su ürünleri yetiştiriciliğinin ileri durumda olduğu ülkelerde entansif yetiştiricilik uygulanmakta ve yetiştirme alanlarında birim hacimde maksimum ürün yetiştirilmeye çalışılmaktadır. Bu tür yetişti...
İnsan iyi ve kötü olanı düşünüp eyleme dönüştürme potansiyeline sahiptir. Onun bu çerçevedeki bütün faaliyetleri, manevî ve ahlâkî duyuş-düşünüş ve davranışlarının niteliğine doğrudan etki etmektedir. Bir terbiye kitabı olarak Kur’ân-ı Kerîm, bağlılarına bu süreçte güçlü bir kavram ve değerler seti önermektedir. Bu kavramlardan biri de tezkiye kavramıdır. Bu araştırma, Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan “tezkiye” kavramının anlam alanını ve Müslüman bireyin manevî-ahlâkî olgunluğa erişme sürecindeki rolünü incelemektedir. Çalışmanın temel amacı, tezkiye kavramının müfessirler ve mutasavvıflar tarafından nasıl yorumlandığını tespit etmek ve bu yorumlar üzerinden kavramın manevî-ahlâkî boyutlarını açıklığa kavuşturmaktır. Tezkiye, İslâm düşüncesinde içsel arınmayla birlikte bireyin tüm davranışların...
Eleven species were collected from Northwest Anatolian mountains (1500–2000 m) and 18 species were collected from the Central Anatolian steppes (850–1000 m) in June 1998 and 1999. In all the species investigated, the water and dry matter percentages and solute contents were measured. The chlorophyll, b-carotene, ascorbate and a-tocopherol contents and catalase (CAT), superoxide dismutase (SOD) andglutathione reductase (GR)enzymeactivities oftheplants werealsodetermined.Thesteppeplantshadlowerwatercontentcomparedwith alpine plants. The chlorophyll contents of the plants investigated did not change with altitude. However, the carotenoid/chlorophyll ratio of alpine plants was found to be significantly higher. The antioxidant/chlorophyll ratio of the trees and shrubs was higher than that of he...
Bu araştırma “Erken Dönem Mekkî Sûrelerde Mü’min Kişiliğin Mânevî
Oluşumu” sürecini incelemektedir. Araştırmamızın amacı, mü’min kişiliğin
mânevî oluşumunun nasıllığını Mekkî sûrelerde yer alan İslâm’ın
bilgi, varlık ve değer anlayışı üzerinden tespit edebilmektir. Hedefi ise,
Kur’ân-ı Kerîm’in insanın mânevî gelişim sürecindeki bütüncül yaklaşımının
tanıtılmasıdır.
Araştırma giriş, dört bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde
araştırmanın problemi, gerekçesi, amacı, önemi, kapsamı, yöntem ve
kaynakları ile araştırmayla ilgili literatüre dair bilgiler sunulmuştur. Birinci
bölümde; vahyin nüzûl ortamı, süreci ve insanın eğitimine dair konulara
değinilmiştir. İkinci bölümde; müşrik zihniyetin ontolojik, epistemolojik
ve ahlâkî yapısı tanıtılmıştır. Üçüncü bölümde; mü’min k...
Âşık Paşa, Osmanlı’nın kuruluş yılları olan 13.-14. yüzyıllarda Anadolu coğrafyasında yaşamış, yazmış olduğu eserlerle tasavvuf literatürüne ve kültürel kimlik inşasına katkı sunmuş, mümtaz şahsiyetlerdendir. Çalışma tarihsel bir kişilik olarak Âşık Paşa’dan bahsederken aynı zamanda onun temel eseri Garibnâme çerçevesinde tasavvufi düşünceye sunduğu katkıları da ele alacaktır. Âşık Paşa’nın halkın anlayabileceği sade bir dille yazmış olduğu Garibnâme adlı eseri tasavvufi düşüncenin geniş kitlelere ulaşmasına olanak sağlamakla beraber Türk-İslam sentezinin somutlaşmasına da katkı sunmuştur. Türkçeyi tasavvufun taşıyıcısı bir dil olarak kullanıp onu tasavvufun anlam dünyasıyla buluşturarak dil ve inanç ekseninde önemli bir iz bırakması Âşık Paşa’nın Türk Tasavvuf Edebiyatı’nda kültürel bir ö...