Yirminci yüzyılın ikinci yarısında yaşanan hızlı sanayileşme ve nüfus artışı, çevre sorunları yanında, artan nüfusun yeterince beslenememesi yani açlık sorunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Artan nüfusun beslenme gereksinimi, insanoğlunu tarımda birim alandan; maksimum ürün almaya yöneltmiştir. Birim alandan yüksek verim almaya yönelik yoğun ve bilinçsiz tarım ilacı ve gübre kullanılması ve sonuç olarak, bu kimyasalların tarımsal ürünlerde oluşturduğu ve yeraltı sularına karışarak içme sularında yarattığı kalıntılar, insan sağlığını ve yaşamını tehdit etmeye başlamıştır. Verim artışı ile yetinilmemiş, genetik bilimin tüm teknolojileri de kullanılmaya başlanmış, bitki ve hayvanların DNA yapıları değiştirilmiş, melezleme ve klonlama yöntemleri uygulanmıştır. Tüm bunların sonucunda ekoloji...
ÖZET BİSBENZAZOL YAPISINDA YENİ BİLEŞİKLERİN SENTEZİ, YAPILARININ AYDINLATILMASI VE ANTİKANSEROJEN ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI Son yıllarda kemoterapi alanında çok sayıda gelişme olmasına rağmen kanser dünya genelinde halen ciddi mortaliteye sebep olmaya devam etmektedir. Henüz kanser tedavilerinde istenilen noktaya ulaşılamamış olması, çalışmaların daha etkili, daha selektif, daha potens ve daha az toksik olan yeni kanser ilaçlarının bulunması üzerine yoğunlaşmasına neden olmaktadır. Grubumuzun bu alandaki çalışmaları sonucunda 5-fluoro-2-[(1H-benzimidazol-2- il)tiyometilen]-1H-benzimidazol olarak isimlendirilen RHE-50 bileşiği referans alınarak araştırmalar geliştirilmiştir. Daha önceki çalışmalarca RHE-50 bileşiğinin hepatoselüler karsinom hücrelerinin büyümesini durdurucu etkinin yanı sı...
Antifungal etkili ilaçların düzensiz kullanımı ile artan direnç gelişimi ve immün yetmezliği olan hastaların sayısındaki artış nedeniyle, son yıllarda fungal enfeksiyonların tedavisindeki başarısızlık giderek artmaktadır. Bu sorun, daha etkin yeni antifungal ilaçlara olan ihtiyacı doğurmaktadır. Günümüzde antiülseratif, antihelmintik, antiviral, antihistaminik, antiinflamatuar ve antioksidan etkileri nedeniyle pek çok tedavi alanında kullanılmakta olan benzazol türevi bileşikler dikkat çekmektedir. Benzazol halkaları, DNA bazlarının (pürin ve pirimidin çekirdekleri) temel yapılarının izosteri olduğundan ve triptofan gibi aminoasitlerin doğal olarak yapısında bulunduğundan canlı organizmalar tarafından tanınmaktadır. Pek çok araştırma, benzazol halkasının antifungal aktivitesini de kanıtlam...
ÖZET BENZİMİDAZOL, BENZOKSAZOL VE BENZOTİYAZOL YAPISI TAŞIYAN BAZI YENİ BİS TÜREVİ BİLEŞİKLERİN SENTEZİ, YAPILARININ AYDINLATILMASI VE BİYOLOJİK ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI Son yıllarda, özellikle yanlış antibiyotik kullanımına bağlı gelişen antimikrobiyal direnç, enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde ciddi riskler oluşturmaktadır. Bu durumun, en önemli sağlık sorunlarından biri olan kanser vakalarından bile daha ciddi problemler oluşturacağı düşünülmektedir. Antimikrobiyal tedaviye karşı direnç gelişiminin artması enfeksiyon hastalıklarının tedavisini zorlaştıracağı gibi organ nakli, sezeryan, protez ve farklı birçok ameliyatlı tedavilerin enfeksiyon riski nedeniyle uygulanamamasına yol açabileceği öngörülmektedir. Tüm bu gelişmeler enfeksiyonları tedavi edecek antibiyotikler için Alman ba...
ÖZET BİS YAPISI TAŞIYAN ANTİMİKROBİYAL AKTİVİTE GÖSTEREBİLECEK BİLEŞİKLERİN TASARLANMASI, SENTEZİ VE YAPILARININ AYDINLATILMASI ÇALIŞMASI Antimikrobiyal ilaçların aşırı ve gereksiz kullanımı tedavide başarısızlığa ve direnç gelişiminin hızlanmasına neden olmaktadır. Bu durum yakın gelecekte bakteriyel ve fungal enfeksiyonların yeniden çok önemli ölüm nedenleri arasına girmesine yol açabilir. Bu gelişmelere karşı farklı etki mekanizmalarına sahip yeni antimikrobiyal ilaç moleküllerin geliştirilmesini gerektirmektedir. Tedavide kullanılan ve literatürde yer alan antimikrobiyal aktiviteye sahip bileşiklerin yapı-aktivite çalışmaları değerlendirilerek yeni bir bileşik grubunun geliştirilmesi bu tez çalışmasının temel amacını oluşturmaktadır. Benzimidazol ana yapısı ve bu yapıların sübstitüe tü...
Güzel, Sevda | Uçkun, Zuhal | Canacankatan, Necmiye | Antmen, Ş. Efsun | Kibar, Deniz | Coşkun Yılmaz, Banu
Silymarin (SLY), a flavonoid complex isolated from the seeds of Silybum marianum (Asteraceae), has antioxidant, anti-apoptotic, anti-inflammatory, and anti-lipid peroxidative effects. Vancomycin (VA), used for treating serious infections, has been associated with nephrotoxicity, which limits its use. Therefore, this study aimed to investigate the potential renoprotective effects of SLY on VA-induced nephrotoxicity using renal, apoptotic (caspase-3, caspase-8, and caspase-9 enzyme activities), and oxidative stress [nitric oxide (NO) and malondialdehyde (MDA)] markers; serum blood urea nitrogen (BUN) and creatinine levels; and histopathological examination. A total of 49 male Wistar albino rats were used (n = 7): control [saline, intraperitoneally (i.p.)], dimethyl sulfoxide (i.p.), VA [400 ...