ÖZET Bu tez çalışmasının temel amaçları, neoliberal kentleşme ile sağlıkta neoliberal dönüşümün kentteki etkilerini incelemektir. Çalışma iki temel üzerine kurgulanmıştır. Birinci kurgu, sağlıkta neoliberal dönüşümün neticesinde Mersin kentinde bulunan özel sağlık kuruluşlarının yatırım yaptığı bölgeler ile bölgede ikamet eden vatandaşlar arasındaki sınıfsal bağ üzerine tartışma yürütmektir. Tezin ikinci kurgusu, özel sağlık kuruluşlarının bulundukları mekanda yarattığı etkilerin neler olduğunu saptamaktır. Bu bağlamda yapılan alan çalışmasında görseller, krokiler ve mülakatlar yapılarak yarattıkları pozitif ve negatif dışsallıklar incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Neoliberal Kentleşme, Kentsel Mekân, Sağlıkta Dönüşüm Projesi, Özel Sağlık Kuruluşları, Mersin
ABSTRACT The main aim of this t...
Yönetsel amaçların gerçekleştirilmesi, o yönetsel sistem içinde yer alan kişi ve birimlerin çabaları arasında bir uyum ve bütünlük sağlanmasını gerektirmektedir. Bu bütünlüğü sağlayacak sistem hangisidir, sorusuna verilecek cevap Bilgi Plan Rapor (BPR) Yönetim İşletim Sistemi'dir. En sade şekilde bilgi ile hazırlık, plan ile uygulama, rapor ile değerlendirme anlaşılmaktadır. BPR Sisteminin alt unsurları olan Yönetim Bilgi Sistemi, Yönetim Plan Sistemi ve Yönetim Rapor Sistemi kamu yönetiminde çeşitli şekillerde uygulanmaktadır. Fakat uygulamaya baktığımızda bu alt unsurlar birbirini destekler, birbirini tamamlar şekilde işletilememektedir. Alt unsurların bir sistem dahilinde uygulanamadığı için yönetimde bir süreklilik, verilen hizmette bir bütünlük sağlanamamaktadır. Planlı dönemin başlan...
Kamu yararı, dar anlamda yönetimin faaliyetlerine kaynaklık eden, idari,teknik bir kavramdır. Geniş anlamda ise, teknik boyutunu aşan felsefi ve siyasal içerikli birkavramdır. Bu güne kadar kamu yararı üzerinde yapılan çalışmalarda genelde kavramınteknik boyutu ele alınmış, dolayısıyla kamu yararı sadece devletin bir sınırlama aracı olarakgörülmüştür. Bu çalışmada, daha önce kamu yararı üzerinde yapılan araştırmalardan farklıolarak, kavramı, siyasal ve ideolojik boyutlarını da göz önünde tutan geniş perspektifli birbakış açısı ile ele almaya çalıştık.Çalışmamızın sonucunda, kamu yararının, salt idare hukuku içerisindedeğerlendirilemeyecek kadar geniş, kamusallıkla birebir bağlantılı ve kamusal alanda yaşanandeğişim ve dönüşümlerden doğrudan etkilenen toplumsal içerikli bir kavram olduğu so...
Yirminci yüzyılın ikinci yarısında yaşanan hızlı sanayileşme ve nüfus artışı, çevre sorunları yanında, artan nüfusun yeterince beslenememesi yani açlık sorunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Artan nüfusun beslenme gereksinimi, insanoğlunu tarımda birim alandan; maksimum ürün almaya yöneltmiştir. Birim alandan yüksek verim almaya yönelik yoğun ve bilinçsiz tarım ilacı ve gübre kullanılması ve sonuç olarak, bu kimyasalların tarımsal ürünlerde oluşturduğu ve yeraltı sularına karışarak içme sularında yarattığı kalıntılar, insan sağlığını ve yaşamını tehdit etmeye başlamıştır. Verim artışı ile yetinilmemiş, genetik bilimin tüm teknolojileri de kullanılmaya başlanmış, bitki ve hayvanların DNA yapıları değiştirilmiş, melezleme ve klonlama yöntemleri uygulanmıştır. Tüm bunların sonucunda ekoloji...
İletişim teknolojilerindeki hızlı değişim, bilgiye erişim olanaklarının çoğalması, ürün ve hizmet farklılıklarının azaldığı bir rekabet ortamının oluşması, sadece reklam çalışmalarına dayalı iletişim stratejilerinin yetersiz kalması, itibarın rekabetçi bir avantaj olarak değer kazanmasına yol açmıştır.Bir kurumun en değerli varlığı olarak nitelendirilen itibar, kurumun sosyal paydaşlar (müşteriler, çalışanlar, tedarikçiler, ortaklar vs.) nezdinde nasıl algılandığını ifade eden değerler bütünü olarak tanımlanabilmektedir.İyi itibar, kurumun kamuoyu tarafından desteklenmesini, tüketiciler tarafından tercih edilmesini, kurumun kriz dönemlerini en az hasarla atlatmasını sağlar.Ayrıca çalışanların kuruma bağlılıklarını arttırır, kalifiye çalışanları kuruma çeker, yatırımcıların da kurumu tercih...
ÖZET Bilgi ve iletişim teknolojilerinde meydana gelen gelişmeler, devletleri yapısal bir dönüşüme zorlamaktadır. Bu açıdan e-Dönüşüm ve e-Devlet uygulamaları, teknolojik gelişmelerin kamu yönetimine uygulanması açısından çok önemli olgulardır. Kamu yönetiminde etkinliğin ve verimliliğin arttırılmasında e-Devlet uygulamaları katkı sağlamaktadır. e-İmza uygulaması da e-Devletin bir parçası olarak kamu kurumlarında uygulanmaya başlanmıştır. Bu tezin amacı, e-İmzanın kamu yönetiminde etkinlik ve verimlilik artışına sağladığı katkıyı ele alıp; Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü örneğini incelemektir. İnceleme sonucunda, e-İmzanın kamu yönetiminde etkinlik ve verimlilik artışı sağlamada başarılı olduğu konusunda genel bir yargıya varılmış; e-İmza ve DYS uygulamalarının eksik yönleri ve problemleri ...
ÖZET Evsel katı atıklar antik çağlardan bu yana insanoğlu için büyük bir sorun olmuştur. Büyük şehirlerin kurulması ve insanoğlunun toplu yaşama geçmesiyle birlikte bu sorun daha da büyük bir hal almaya başlamıştır. Kimi zamanlar evsel atıkların oluşturduğu hastalıklar nedeniyle salgınlar meydana gelmiş ve ölümler yaşanmıştır. Bu nedenle devletler hem çevreyi hem de insan sağlığını korumak için tedbirler almaya başlamıştır. Öncelikle atıklar düzenli olarak toplanmış ve depolanıp, yok edilmeye başlanmıştır. Bununla birlikte zamanla teknolojinin gelişmesiyle atık yönetimi ortaya çıkmış ve soruna bilimsel yöntemlerle yaklaşılmaya başlanmıştır. En önemlisi de atığın sadece çöp olmadığı, kurulacak atık tesisleri ve yapılacak geri dönüşümler ile atıkların değerlendirilebileceği ve daha sağlıklı ...
ÖZET: İl yönetiminin genel yönetim içindeki özellikli ve öncelikli konumu dikkate alındığında gerek yönetsel yeniden yapılanmada, gerekse planlı kalkınmada, bu yönetim kademelerinin önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Ekonomik ve sosyal kalkınmada, bölgesel gelişmişlik farklarının ve yöresel geri kalmışlıkların giderilmesinde ve ülke genelinde dengeli bir kalkınmanın sağlanmasında iller, temel birimler olarak değerlendirilmek durumundadır. Planlı kalkınmanın mekan boyutunun, yerel, bölgesel ve ülkesel basamaklardan oluştuğu düşünülürse, il, planlamanın ve strateji belirlemenin yerel düzeydeki en önemli yönetsel basamağı olmaktadır. Yönetsel yapının etkin, hızlı ve verimli bir şekilde işletilmesinde, bütünlüğü sağlayacak bazı sistemlerin oluşturulması ve uygulamaya konulması gerekmektedir. Bunl...
ÖZET 12 Kasım 2012'de kabul edilen 6360 sayılı Yasa yerel yönetimler konusunda köklü değişiklikler yapmıştır. Bunların en önemlileri; il mülki sınırları ile büyükşehir belediye sınırlarını çakıştırmak, büyükşehir belediyesi olan illerde köylerin, belde belediyelerinin ve il özel idarelerinin tüzel kişiliklerini kaldırmak, köy ve belde belediyelerini mülki sınırları içerisinde yer aldıkları ilçelere tek mahalle olarak bağlamaktır. Yasanın gerekçesinde genel olarak, sınırları il mülki sınırlara genişletildiğinde belediyelerin yönetim, planlama ve koordinasyon açısından en geniş ölçekte hizmet üretebilecek güçlü yapılar haline geleceği savunulmuştur. Bunun yanında yerelleşme veya yerel yönetimleri güçlendirme amacına vurgu yapılmıştır. Ancak yasa, gerekçesinde yer alan bu konularda endişeleri...
ÖZET “Acele Kamulaştırmanın Kentsel Yenilemedeki Rolü” başlıklı çalışmanın esas konusu acele kamulaştırma ve kentsel yenilemedir. Teze konu olan haliyle Acele Kamulaştırma, ayrıksı ve olağan üstü hallerde kullanılan bir usul olmasına rağmen son yıllarda olağanlaşmıştır. Tezde genel olarak acele kamulaştırma usulünü olağan kamulaştırma yöntemi ile beraber inceleyerek bir karşılaştırma yapılmıştır. Güncel veriler ışığında analizler yapılmıştır. Tezde hukuki, sosyal ve siyasal bilgilendirmelerde bulunulmuştur. Bu doğrultuda tümdengelim yöntemiyle ilk bölümde kentsel yenileme, ikinci bölümde acele kamulaştırma kavramları açıklanmıştır. Son bölümde ise bu iki kavram beraber incelenmiş ve çeşitli çıkarımlarda bulunmuştur. Aceleci idarenin merkezileşme politikaları çerçevesinde yereldeki halkın i...
ÖZET Avrupa Birliği, ekonomik bütünleşme alanında başarılı olup şimdiye kadar görülen en başarılı birlik olmuştur. Ekonomik alanın aksine güvenlik ve savunma alanı ise Birliğin epeyce zorlandığı, tartışıldığı ve çekinceli bir alanı olmuştur. Soğuk Savaş döneminde, güvenlik ve savunma alanında önemli bir çaba harcanmış; Batı Avrupa Birliği kurulmuş, Avrupa Savunma Topluluğu kurma girişiminde bulunulmuş ancak hedeflenen sonuçlara tam anlamıyla ulaşılamamıştır. Soğuk Savaş dönemi güvenlik ve savunma konuları bakımından AB için NATO gölgesinde geçmiştir. Fakat asıl önemli olan gelişmeler Soğuk Savaş’ın bitimi ile yaşanmaya başlamıştır. 1992 Maastricht Antlaşması ile Ortak Dış Politika ve Güvenlik Politikasında (ODGP) çok önemli bir adım atılmış ve siyasi bütünleşme sürecine gidilmeye başlanmış...
ÖZET Toplumlar, 19. Yüzyıldan günümüze gelişim, değişim ve dönüşüm süreçlerinden geçerek hızlı bir kentleşme süreci yaşamıştır. 1950’li yılların başından itibaren şehirlere yönelik plansız, programsız ve denetimsiz gerçekleşen yoğun göç ve ihmal edilmişlik sonrasında kaçak yapılaşma, gecekondulaşma, imar mevzuatı ile şehircilik ve planlama ilkelerine aykırı yapılaşma, sağlıksız ve düzensiz bir kentleşme sürecinin yaşanmasına neden olmuştur. Kentlerde yaşanan bu sosyal ve mekânsal sorunlara çözüm olarak kentsel dönüşüm projeleri başlamıştır. Özellikle 2000`li yıllar sonrasında Belediyelerin, Başbakanlık Toplu Konut İdaresi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kentsel dönüşüm projelerinde yer almasıyla devletin, kentsel dönüşüme müdahale eden bir görünüm arz ettiği ortaya çıkmaktadır. Mersin...
ÖZET Türkiye’de kamusal hayatın önemli bir kısmında kendisini hissettiren kamu düzeni olgusu, devlet yönetimi açısından vazgeçilmez bir kavramdır. Genellikle güvenlik-esenlik-sağlık ekseninde tanımlanan kamu düzeni, genişleyen anlamıyla ahlaki, estetik ve çevresel unsurları da içine almaktadır. Kamu düzeninin bu kapsamlı kullanımı tanımlama sorununu da beraberinde getirmektedir. Tanımlama sorunu, kamu düzeninin çift anlamlı ve çift yönlü etkiye sahip olmasının yanında, siyaset bilimi perspektifinden bakıldığında farklılıkları dışlayan yapısı nedeniyle siyasetsizleştirici yönde uygulanmasına sebep olur. Bu yüzden çalışma, Türkiye'deki kamu düzeni ve siyaset bilimi arasındaki ilişkiyi inceler. Birinci olarak, Türkiye’de kamu düzeni pratiğinin siyasetsizleştirici bir unsur olduğunu ileri süre...
ÖZET Kapitalist üretim ilişkilerinin 1970’li yıllardan bu yana geçirdiği dönüşüm, sadece ekonomik süreçlerle sınırlı kalmamış, aynı zamanda ideolojilerin değişimi ve kendi içlerinde bölünmelerine neden olmuştur. Bu bölünmelerden en büyük payı, kapitalist üretimi, eleştiri noktasında bulunan klasik Marksist kuramın aldığı söylenebilir. Deyim yerindeyse kuram bu dönemden itibaren kendi içinde bir hesaplaşma devri yaşanmış ve bunun sonucunda farklı kuramsal yaklaşımlar birbirini izlemiştir. Bu yaklaşımların; toplumsal değişim süreçlerinden yeni politik kavramlara ve buradan yeni mücadele şekillerini tarihsel kavrayıştan uzak bir hareketle klasik Marksizm’den ayrışarak, post-Marksizm çatısı altında toplandığı söylenebilir. Bu çalışmada, klasik kuramda yaşanan dönüşümünden hareketle, Marksist g...
ÖZET Serbest üretim bölgesi ve serbest ticaret bölgesi olmak üzere iki türden oluşan serbest bölgeler: ülke sınırlarında olmakla beraber gümrük sınırları dışında sayılmaktadır. Serbest bölgelerdeki üretim ve ticari faaliyetler, ülkenin diğer alanlarında yapılan faaliyetlerle kıyaslandığında, bu tür faaliyetlerin teşvik edilmesinin yanısıra bürokratik işlemlerin de mümkün olduğu kadar azaltıldığı uygulamalar söz konusudur. İstihdamı arttırmak, ileri teknolojiyi ülkeye çekmek, sanayileşme, transit taşıma faaliyetlerini arttırmak, depolama, maliyetleri düşük olan hammaddelerin girişini sağlamak, ithalat kolaylığı sağlamak, ödemeler dengesini düzeltmek, döviz kazancını arttırmak, dış dünyaya açılmak serbest bölgelerin oluşmasına etki eden temel faaliyetlerdir. Ayrıca serbest bölge faaliyetleri...
ÖZ: Bu çalışmanın amacı, kamu örgütlerinde varsayımlar, inançlar, değerler, normlar, semboller ve uygulamalardan oluşan örgüt kültürünün önemini vurgulamak ve bir kamu örgütünde alt kültür grubu olan personelin, örgütsel yaşama yönelik algılamalarını belirlemektir. Mersin Defterdarlığı personelini kapsayan anket çalışmasının sonuçlarına göre çalışanlar, aidiyet, semboller ve üst yönetim ile olan iletişim boyutunda olumsuz algılamalara sahiptirler. Örgütsel yapı-işleyiş boyutunda da olumsuz algılamalar belirlenirken, örgüt kültürü konusunda ise ortak algılamaların oluşmadığı görülmektedir.Bu sonuç, kurumun eski bir kültüre sahip olmasına rağmen ortak anlamlar üretemediğini ancak, örgütsel performansı yakından etkileyen örgüt yapısının işleyişinin geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir.
...