Koleksiyon Radyo Sinema ve Tele ...
166235

EKOLOJİK SU ÜRÜNLERİ ÜRETİMİ

Bilgüven, Murat

Yirminci yüzyılın ikinci yarısında yaşanan hızlı sanayileşme ve nüfus artışı, çevre sorunları yanında, artan nüfusun yeterince beslenememesi yani açlık sorunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Artan nüfusun beslenme gereksinimi, insanoğlunu tarımda birim alandan; maksimum ürün almaya yöneltmiştir. Birim alandan yüksek verim almaya yönelik yoğun ve bilinçsiz tarım ilacı ve gübre kullanılması ve sonuç olarak, bu kimyasalların tarımsal ürünlerde oluşturduğu ve yeraltı sularına karışarak içme sularında yarattığı kalıntılar, insan sağlığını ve yaşamını tehdit etmeye başlamıştır. Verim artışı ile yetinilmemiş, genetik bilimin tüm teknolojileri de kullanılmaya başlanmış, bitki ve hayvanların DNA yapıları değiştirilmiş, melezleme ve klonlama yöntemleri uygulanmıştır. Tüm bunların sonucunda ekoloji...

Kitap Bölümü2008Ekoder 132 | 1 Erişime Açık
171020

MICHEL FOUCAULT’NUN İKTİDAR VE ÖZNE KAVRAMSALLAŞTIRMASINA GÖZETİM SORUNU ÜZERİNDEN BAKMAK: BLACK MIRROR – ARKANGEL

Kılınç Özüölmez, Pelin

Foucault, iktidarı ve iktidar ilişkilerini toplumsal yapının belirlendiği önemli düzenlemeler olarak görmektedir. O’na göre iktidar yalnızca devlet ve halklar arasında değil daha özelde bireyler üzerinde etkili olan bir yapıya sahiptir. İktidarın alanını ikili ilişkilere kadar daraltan hatta bireyin kendi bedeninde dahi arayabileceği bir güç olarak değerlendiren Foucault, bu gücün bilgiyle devamlı kılınabileceğini ifade etmektedir. Günümüzde teknolojik ilerlemenin bir sonucu olarak ise bu bilgilerin kullanım alanlarını sorgulamanın önemli bir yerde durduğunu savunmaktadır. Bilim ve teknoloji gibi önemli gelişmeler geçmişten günümüze iktidarı elinde bulunduranlar tarafından yerini sabitleştirmeye yarayan araçlar olarak değerlendirilmiştir. Bu dolayımda da ileri teknolojinin toplumla...

Makale2019Selçuk İletişim Dergisi 4 | 0 Erişime Açık
167459

DİJİTAL EBEVEYNLİK OLGUSU OLARAK SHARENTING

ÖZÜÖLMEZ, PELİN KILINÇ

Dijitalleşen çağın yeni medya ortamlarında iletişim yöntemleri gün geçtikçe değişime uğramaktadır. İnternet erişiminin yaygınlaşması kullanıcılar arasındaki etkileşim sıklığının artmasında önemli rol oynamıştır. Sosyal ağlarda üretilen içerikler eğlence, bilgi paylaşımı, haber edinme gibi farklı amaçlar doğrultusunda çeşitlense de gerçekleştirilen kimi paylaşımların etik, ahlaki ve yasal boyutunda doğrudan kişilik hakkı ihlallerine rastlanabilmektedir. Özellikle yeni medyada bir ebeveyn pratiği olarak karşımıza çıkan sharenting (paylaşanababalık) kavramı son yılların iletişim çalışmaları özelinde öne çıkan bağlamıyla gittikçe tartışma alanı genişleyen bir konuma yerleşmiştir. Bu kavram, çocukların hassas bilgilerine ebeveynleri tarafından yaygınlık kazandırılması sorunsalını tanımla...