İnsan iyi ve kötü olanı düşünüp eyleme dönüştürme potansiyeline sahiptir. Onun bu çerçevedeki bütün faaliyetleri, manevî ve ahlâkî duyuş-düşünüş ve davranışlarının niteliğine doğrudan etki etmektedir. Bir terbiye kitabı olarak Kur’ân-ı Kerîm, bağlılarına bu süreçte güçlü bir kavram ve değerler seti önermektedir. Bu kavramlardan biri de tezkiye kavramıdır. Bu araştırma, Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan “tezkiye” kavramının anlam alanını ve Müslüman bireyin manevî-ahlâkî olgunluğa erişme sürecindeki rolünü incelemektedir. Çalışmanın temel amacı, tezkiye kavramının müfessirler ve mutasavvıflar tarafından nasıl yorumlandığını tespit etmek ve bu yorumlar üzerinden kavramın manevî-ahlâkî boyutlarını açıklığa kavuşturmaktır. Tezkiye, İslâm düşüncesinde içsel arınmayla birlikte bireyin tüm davranışların...
Cürcânî’nin varlık düşüncesi, diğer filozof ve kelamcılarda olduğu gibi, varlık kavramının bedihi, bütün kavramların en geneli ve en bilineni oluşuna dayalıdır. Bu sebeple varlık hakkında her türlü tarif teşebbüsü, varlığı kendisinden daha kapalı bir şeyle tarif etmekle neticelenir ve kısır döngüye yol açar. Cürcânî’ye göre, varlık ile mevcudun hüviyetlerinin aynılığından bahsedilemez. Zira varlığın bir hüviyeti yoktur. Varlık yüklemesi olumlu bir sıfattır. Ama varlığın olumlu sıfat olması, onun mefhumunda bir olumsuzluğun bulunmaması anlamına gelmemektedir.
Cürcânî’ye göre, varlığın mahiyete zaid olup olmadığı sorusuna verilecek cevabın, zihni varlığı kabul edip etmemekle yakından ilişkisi vardır. Eğer varlığın mahiyete zaid olduğu görüşü ileri sürülüyorsa zihni varlığı kabul etmek gerek...
Bu araştırma “Erken Dönem Mekkî Sûrelerde Mü’min Kişiliğin Mânevî
Oluşumu” sürecini incelemektedir. Araştırmamızın amacı, mü’min kişiliğin
mânevî oluşumunun nasıllığını Mekkî sûrelerde yer alan İslâm’ın
bilgi, varlık ve değer anlayışı üzerinden tespit edebilmektir. Hedefi ise,
Kur’ân-ı Kerîm’in insanın mânevî gelişim sürecindeki bütüncül yaklaşımının
tanıtılmasıdır.
Araştırma giriş, dört bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde
araştırmanın problemi, gerekçesi, amacı, önemi, kapsamı, yöntem ve
kaynakları ile araştırmayla ilgili literatüre dair bilgiler sunulmuştur. Birinci
bölümde; vahyin nüzûl ortamı, süreci ve insanın eğitimine dair konulara
değinilmiştir. İkinci bölümde; müşrik zihniyetin ontolojik, epistemolojik
ve ahlâkî yapısı tanıtılmıştır. Üçüncü bölümde; mü’min k...
Âşık Paşa, Osmanlı’nın kuruluş yılları olan 13.-14. yüzyıllarda Anadolu coğrafyasında yaşamış, yazmış olduğu eserlerle tasavvuf literatürüne ve kültürel kimlik inşasına katkı sunmuş, mümtaz şahsiyetlerdendir. Çalışma tarihsel bir kişilik olarak Âşık Paşa’dan bahsederken aynı zamanda onun temel eseri Garibnâme çerçevesinde tasavvufi düşünceye sunduğu katkıları da ele alacaktır. Âşık Paşa’nın halkın anlayabileceği sade bir dille yazmış olduğu Garibnâme adlı eseri tasavvufi düşüncenin geniş kitlelere ulaşmasına olanak sağlamakla beraber Türk-İslam sentezinin somutlaşmasına da katkı sunmuştur. Türkçeyi tasavvufun taşıyıcısı bir dil olarak kullanıp onu tasavvufun anlam dünyasıyla buluşturarak dil ve inanç ekseninde önemli bir iz bırakması Âşık Paşa’nın Türk Tasavvuf Edebiyatı’nda kültürel bir ö...