Koleksiyon Hadis Anabilim Dalı
170780

Üç Yalanla Hz. İbrahim’i (s.a.s.) Bir Araya Getiren Rivayetlerin Değerlendirilmesi
Evaluation of the Narrations that Bring Together the Prophet Abraham (Pbuh) with Three Lies

Varlık, Sehal Deniz

Hz. Muhammed (s.a.s) ve tüm peygamberlerin rehberlik ettiği İslam ahlakı, doğru sözlü olmayı emreder, yalanı yasaklar. Öyleyken bazı rivayetlerdeki ifadeler, Hz. İbrahim es-Sıddîk'ın yalan söylediği şeklinde anlaşılmıştır. Çalışmamızda bu yanlış anlamaya kaynak gösterilen, Hz. İbrahim ve kezib kelimesinin bir arada geçtiği rivayetlerin tespit ve tahlili amaçlanmaktadır. İlgili rivayetlerin metinleri, iki guruba ayrılmaktadır. Ebû Hureyre'den (ra) nakledilien ilk guruptaki rivayetler, Hz. İbrahim'in üç sözünü kezib olarak nitelendirirler. Rivayet bazı kaynaklarda mevkuftur ve ulaştığımız kanaat, doğrusunun bu olduğudur. İkinci guruptakilerse kıyamet günü belli peygamberlerden şefaat istenmesi hakkındadır. Hz. Muhammed hariç, diğerleri gibi Hz. İbrahim de şefaat edemeyeceğini ...

Makale2025Dergiabant 0 | 0 Erişime Açık
169488

Ebû Bekr el-Katî'î ve Hadis İlmindeki Yeri

GAN, FURKAN

III./IX. ve IV./X. yüzyıl, hadis ilminin gidişatını daha iyi anlama açısından önem arzet-mektedir. İlgili dönemlerde Bağdat siyasi ve ilmi açıdan merkezi bir konuma sahipti. Bu-rada Katîatü’d-dakîk mahallesinde yaşayan Ebû Bekr el-Katîî (v. 368/979), döneminde “müsnidü’l-Irâk” unvanıyla tanınmıştır. O, muhaddis kimliğinin yanı sıra zâhid bir kişiliğe sahiptir. Ayrıca Ahmed b. Hanbel’in (v. 241/855) Müsned’inin tamamını Abdullah b. Ahmed’den (v. 290/903) dinleyen ve rivayet eden tek râvidir. Ancak Katîî’nin Müsned’e yaptığı iddia edilen ziyâdeler/ilâveler tartışma konusu olmuş, ziyâde yaptığı hususunda ulemâ ittifak etmiş ancak bu ziyâdelerin sayısı hakkında farklı görüşler ileri sürülmüştür. Bunlar arasında İbn Hacer el-Askalânî’nin (v. 852/1449) tespitiyle de uyumlu olan Züheyr en-Nâsır v...

170803

Hayız Döneminde Kadını Kirli Sayan Kadim Anlayışın Sünnetteki Uygulamayla Kaldırılması
Abolishing the Ancient Concept of Considering Women as Unclean During Menstruation Through the Sunnah

Varlık, Sehal Deniz

Kadınların mukaddes görevlerini, insan neslinin devamlılığını sağlamayı yerine getirebilmelerine imkân veren aylık kanama dönemlerinin ironik bir şekilde kirlilik sebebi sayılması kadim bir kabuldür. Belki de ilkel inançlarda kana yüklenen tabu anlamı bu kabulün benimsenmesinde rol oynamıştır. Her ne kadar feminist akımlarla beşeriyet tarihinin başlangıcındaki anaerkil dönemde kadınlara kutsallık katan doğurganlıklarının bir uzantısı olan adet görmelerinin, ataerkil düzene geçişle bir aşağılanma ve murdarlık sebebi sayılmaya başlandığı iddia edilmiştir. Fakat bu görüşün dayanakları doğruluğunu ispatlayacak sağlamlıkta olmadığı gibi alanın uzmanlarınca da ortaya atılmıştır. Bir hukukçunun mitolojik anlatıları da referans alarak yaptığı taraflı bir antropolojik okumadır. Ayrıca tarihi süreçt...

170895

Namazda Ellerin Kaldırılmasına Dair Rivâyetlerin İsnad Açısından Değerlendirilmesi

MUSTAFA AYDIN

Namaz, İslâm dininin en önemli ibadetlerinden birisidir. Namazın kılınışı esnasında mezheplerin görüşlerinden kaynaklı birtakım farklılıklar bulunmaktadır. Bunlardan en dikkat çekici olanı ise namazda ellerin kaldırılması uygulamasıdır. Bu çalışmanın amacı namazda ellerin ne zaman kaldırılması gerektiğine yönelik mezheplerin farklı uygulamalarına kaynak teşkil eden rivâyetleri tespit etmek, isnad açısından rivâyetlerin sıhhat durumunu incelemek ve değerlendirmektir. Çalışmada araştırma yöntemi bağlamında öncelikli olarak mezheplerin görüşlerini ve delillerini tespit edebilmek için, her mezhebin kendi aslî kaynaklarına müracaat edilmiştir. Buradan elde edilen verilerle delil olarak kullanılan rivâyetler belirlenmiştir. Çalışmanın sınırlarını aşmamak için en temel hadis kaynakları olan Kütüb...

170900

Hatîb el-Bağdâdî’nin el-Fasl li’l-Vasli’l-Müdrec fi’n-Nakl’i Bağlamında Müdrec Hadisler ve Değeri

MUSTAFA AYDIN

Öz İslam’ın ikinci kaynağı Sünnet’in yazılı vesikaları olan hadislerin sıhhatinin tesbiti son derece önemlidir. Hadis Usûlü alimleri sıhhat açısından hadisleri Sahih, Hasen ve Zayıf diye kategorilere ayırmışlardır. Bir hadisin isnadına, metnine ya da hem isnad hem de metnine râvisî tarafından yapılan ilaveye idrâc ve bu şekilde rivayet edilen hadislere de müdrec hadis adı verilmektedir. Âlimler tarafından zayıf hadisler içerisinde ele alınan müdrec hadisin bilinmesi, nerede ve nasıl bir idrâcın olduğunun tespit edilmesi, hadis ilmi açısından oldukça önemlidir. Çünkü râvilerin sözüyle Hz. Peygamber'in sözünün birbirinden ayırt edilmesi gerekmektedir. Nitekim bazen hadiste geçen râvîye ait bir söz, Hz. Peygamber’e ait zannedilmiş ve buna göre farkında olunmadan hadisten, râv...

167343

Ebû Bekr el-Katî'î'nin Hadis İlmine Katkıları

GAN, FURKAN

III./IX. ve IV./X. yüzyıl, hadis ilminin gidişatını daha iyi anlama açısından önem arzet-mektedir. İlgili dönemlerde Bağdat siyasi ve ilmi açıdan merkezi bir konuma sahipti. Bu-rada Katîatü’d-dakîk mahallesinde yaşayan Ebû Bekr el-Katîî (v. 368/979), döneminde “müsnidü’l-Irâk” unvanıyla tanınmıştır. O, muhaddis kimliğinin yanı sıra zâhid bir kişiliğe sahiptir. Ayrıca Ahmed b. Hanbel’in (v. 241/855) Müsned’inin tamamını Abdullah b. Ahmed’den (v. 290/903) dinleyen ve rivayet eden tek râvidir. Ancak Katîî’nin Müsned’e yaptığı iddia edilen ziyâdeler/ilâveler tartışma konusu olmuş, ziyâde yaptığı hususunda ulemâ ittifak etmiş ancak bu ziyâdelerin sayısı hakkında farklı görüşler ileri sürülmüştür. Bunlar arasında İbn Hacer el-Askalânî’nin (v. 852/1449) tespitiyle de uyumlu olan Züheyr en-Nâsır v...

Kitap2022Sonçağ Yayıncılık 3 | 0 Erişime Açık
170825

Hayız Döneminde Kadını Kirli Sayan Kadim Anlayışın Sünnetteki Uygulamayla Kaldırılması

Varlık, Sehal Deniz

Kadınların mukaddes görevlerini, insan neslinin devamlılığını sağlamayı yerine getirebilmelerine imkân veren aylık kanama dönemlerinin ironik bir şekilde kirlilik sebebi sayılması kadim bir kabuldür. Belki de ilkel inançlarda kana yüklenen tabu anlamı bu kabulün benimsenmesinde rol oynamıştır. Her ne kadar feminist akımlarla beşeriyet tarihinin başlangıcındaki anaerkil dönemde kadınlara kutsallık katan doğurganlıklarının bir uzantısı olan adet görmelerinin, ataerkil düzene geçişle bir aşağılanma ve murdarlık sebebi sayılmaya başlandığı iddia edilmiştir. Fakat bu görüşün dayanakları doğruluğunu ispatlayacak sağlamlıkta olmadığı gibi alanın uzmanlarınca da ortaya atılmıştır. Bir hukukçunun mitolojik anlatıları da referans alarak yaptığı taraflı bir antropolojik okumadır. Ayrıca tarihi süreçt...

170898

Tahiyyat Duası ile İlgili Rivâyetlerin İsnad ve Metin Tahlili

MUSTAFA AYDIN

Namaz, bir insanın yaratılış gayesine uygun olarak Yüce Allah’a kulluğunu gösterebileceği, İslâm dininin en önemli ibadetlerinden birisidir. Namaz ibadetinin gerek kılınış şekli olarak gerekse okunacak sure ve dualar açısından birtakım kuralları vardır. Dolayısıyla namazın geçerli olabilmesi için bu kuralların yerine getirilmesi gerekmektedir. Namaz kılarken ellerin kaldırılması uygulamasında olduğu gibi okunacak dualar noktasında da mezheplerin uygulamalarından kaynaklı birtakım farklılıklar bulunabilmektedir. Bu dualardan bir tanesi de Tahiyyat duasıdır. Bu çalışmanın amacı Tahiyyat duasının okunuşuna yönelik mezheplerin farklı uygulamalarına kaynak teşkil eden rivâyetleri tespit etmek, isnad ve metin açısından incelemek ve değerlendirmektir. Çalışmada araştırma yöntemi kullanılmıştır. B...

167344

KELÂM İLMİNİN STOA FELSEFESİ İLE İLİŞKİSİ HAKKINDAKİ İDDİA VE TARTIŞMALAR

Boz, Mustafa

Bu çalışma, bir Helenistik dönem Yunan felsefe ekolü olan Stoa felsefesi ile klasik dönem İslâm kelâmı arasındaki ilişkiyi; tarihsel, kültürel ve siyasi şartları da göz önüne alarak, hem bilimsel hem de yaygın etkileşim yollarını zamanın paradigmatik atmosferi bağlamında değerlendirdikten sonra, iki düşünce geleneği arasında etkileşimin olup olmadığına dair fikir oluşturmaya çalışan; olumlayıcı veya olumsuzlayıcı yaklaşıma bağlanmaksızın, ilgili literatürü dengeli yaklaşım metoduyla süzgeçten geçiren ve araştırma sahasında kesin bir sonuç önermekten çok, ilgili literatüre eleştirel bir katkı sunmayı amaçlayan bir çabanın sonucudur. Her ne kadar araştırma kapsamının iki ucu Stoa felsefesi ve kelâm olarak belirlenmişse de, zorunlu durumlarda kapsamın genişletilip Yunan felsefesi ve İslâm düş...

Kitap2023Sonçağ Yayınları 34 | 0 Erişime Açık
166230

Yemler Bilgisi Yem Teknolojisi ve Balık Besleme

Bilgüven, Murat

Her havuz alanında ya da yetiştirme biriminden elde edilen balık ve dolayısıyla balık yetiştiriciliğinin kârlılığı, büyük ölçüde kullanılan yemin miktarına bağlıdır. Su ürünleri sistemi ne kadar yoğun olursa yemlemenin önemi o kadar fazla olur ve toplam üretim maliyetinde yem maliyetinin payı da o kadar artar. Bilindiği üzere alabalık başta olmak üzere bazı balıkların yetiştiriciliği için akarsu sistemli tesisler kullanılmakta yada sıcaklığın, su bileşiminin ve akıntının dolayısıyla oksijen yoğunluğunun daha iyi olduğu tatlı su ve kıyılarda ise yüzer ağ kafeslerde yetiştiricilik yapılmaktadır. Su ürünleri yetiştiriciliğinin ileri durumda olduğu ülkelerde entansif yetiştiricilik uygulanmakta ve yetiştirme alanlarında birim hacimde maksimum ürün yetiştirilmeye çalışılmaktadır. Bu tür yetişti...

Kitap2002Akademisyen 268 | 7 Erişime Açık
170909

Müdrec Hadisler ve Değeri

MUSTAFA AYDIN

Sünnet, İslâm’ın ikinci temel kaynağı olup, Kur’ân’ın ha-yata geçirilmiş bir tefsiri olarak Müslümanların günlük ha-yatında vazgeçilmez bir yere sahiptir. Hz. Peygamber, ilâhî vahyi yalnızca tebliğ etmekle kalmamış, onu bizzat uygula-yarak bütün Müslümanlar için Kur’ân’da ifade edildiği üze-re “üsve-i hasene” (güzel bir örnek) olmuştur. Bu nedenle, sünnetin doğru bir şekilde anlaşılması ve uygulanması, İslâmî ilimler ve dolayısıyla Müslümanlar açısından son de-rece önemlidir. Çünkü hadislerin sıhhati, sünnetin güvenilir-liği açısından büyük bir öneme sahiptir. Rivâyet esnasında hadislerin isnadına veya metnine etki eden râvi tasarrufları hadisin sıhhatini doğrudan etkileyen hususlardandır. Bunlardan bir kısmını hadise sonradan ek-lenen sözler oluşturmaktadır. Bu bağlamda bir hadise yapı-l...

Kitap2024KİTAP DÜNYASI YAYINLARI 25 | 4 Erişime Açık
170807

Hikmetin İnşasında Nebevî Yöntem "Hz. Peygamberin Evlilikle İlgili Tavsiyelerindeki Hikmetler"

Varlık, Sehal Deniz

Bu bölüm, Hz. Peygamber’in evlilikle ilgili tavsiyelerini hikmet kavramı çerçevesinde ele alarak, aile hayatına dair nebevî rehberliğin ahlâkî ve toplumsal boyutlarını incelemektedir. Hikmet, yalnızca teorik bir bilgi değil, insanın bireysel ve sosyal hayatını düzenleyen, fıtrata uygun ve sonuçları gözeten bir davranış biçimi olarak değerlendirilmiştir. Bu bağlamda Hz. Peygamber’in söz ve uygulamalarının, evliliği bireysel bir tercih olmanın ötesinde, huzur, sorumluluk ve karşılıklı haklar üzerine kurulu bir kurum olarak yapılandırdığı ortaya konulmaktadır. Bölümde evlilikte sevgi ve merhametin tesisi, eşlerin birbirlerine iyi davranmaları, sorunlar karşısında sabır ve anlayışla hareket edilmesi, şiddetten kaçınma ve sorumlulukların paylaşılması gibi temel ilkeler, hadisler ve siyer örn...

Kitap Bölümü2024ENSAR 2 | 0 Erişime Açık
170910

Abdullah b. Mübârek

MUSTAFA AYDIN

Abdullah b. Mübârek

Kitap2022Siyer Yayınları 2 | 0 Erişime Açık
170793

Ailenin İnşasında Nebevî Yöntem

Varlık, Sehal Deniz

İmam Mâlik b. Enes, el-Muvaṭṭaʾda “Kelâm” kitabının ilgili bâbını, kendisine eşine yalan söylemenin hükmünü soran bir sahâbîye Hz. Peygamber’in verdiği “Yalanda hayır yoktur” cevabıyla açar. Bu nebevî ilke, aile içi ilişkilerde doğruluğun yalnızca ahlaki bir tercih değil, birlik ve güvenin kurucu zemini olduğunu ortaya koymaktadır. Allah’ın sevmediği bir davranıştan hayır doğmayacağı vurgusu, yalanın aile birliğini tehdit eden temel unsurlardan biri olduğuna işaret eder. Ailenin değişmeyen sabiteleri arasında güven, bağlılık ve doğruluk merkezi bir yer tutmaktadır. Aile, insanın fıtrî gelişiminin, ahlaki değer aktarımının ve toplumsal sürekliliğin sağlandığı vazgeçilmez bir kurumdur. Modern dönemde aile yerine kurumları geçirmeyi hedefleyen ideolojik ve siyasal girişimler —özellikle Sovye...

Kitap Bölümü2025ENSAR 1 | 0 Erişime Açık
167342

Bir Fiten Rivayetinin Neliği: ‘Herc Zamanı İbadet Etmek, Bana Hicret Etmek Gibidir’ Rivayeti Özelinde

GAN, FURKAN

Fitne zamanlarında ne yapılması gerektiğini ifade eden pek çok rivayet, hadis kaynaklarında yer almaktadır. İlgili rivayetler genelde insanlara özelde ise Müslümanlara yönelik uyarı/ikaz türünden ifadeler barındırmaktadır. Bu tür rivayetlerin anlatmak istediği hususlara ve sıhhatine dair pek çok çalışma yapılmıştır. Çalışmamızda da, “herhangi bir rivayette herc, fitne/fiten veya melhame/melâhim kavramının geçmesi onun mutlak olarak fiten rivayeti kapsamında yer aldığını gösterir mi?” sorusunun cevabı aranmıştır. Bu doğrultuda “herc zamanı ibadet etmek, bana hicret etmek gibidir” şeklinde tercüme edilen rivayet esas alınmış, sonuç olarak içerisinde –farklı tarikler de göz önünde bulundurularak- herc veya fitne kelimesi geçen ve ilk bakışta fiten rivayeti olarak algılanan bu hadisin aslında ...

/ 2