Araştırmacılar Sehal Deniz Varlık
Sehal Deniz VarlıkİSLAMİ İLİMLER FAKÜLTESİ
170773

İslam Düşüncesinin Erken Dönem Tecrübi Mirası Bağlamında Tarihselcilik Perspektifine Eleştirel Bir Yaklaşım
A Critical Approach to the Historicist Perspective in the Context of the Early Experiential Legacy of Islamic Thought

Varlık, Sehal Deniz

İslam düşüncesi, ilahi temeliyle birlikte vahyin ilk muhataplarının uygulamalarıyla biriken tecrübi mirasa dayanmaktadır. Bu makale, İslam düşüncesinin temelinde yer alan metafizik (ilahi) ve tarihsel boyutların ilişkisini ele almakta, modern tarihselci yaklaşımların İslam düşüncesinde eksik görerek eleştirdiği noktaları sorgulamaktadır. İslam düşüncesi, aşkın olan vahyin insanlık tarihindeki tezahürü olarak, hem değişmeyen ilahi ilkeler hem de değişen tarihsel bağlamlar arasında bir denge kurar. Bu denge, İslam’ı sabit bir dogma olmaktan da aşırı yorumcu bir tarih felsefesine indirgenmekten de korur. Hz. Peygamber’in sünneti, Kur’an ayetlerinin farklı bağlamlarda yeni anlamlar kazanmasına imkân tanıyan bir yöntem anlayışı sunmuş ve İslam düşüncesine yenilenme kabiliyeti kazandırmıştır. Do...

Makale2025Milel ve Nihal 0 | 0 Erişime Açık
170780

Üç Yalanla Hz. İbrahim’i (s.a.s.) Bir Araya Getiren Rivayetlerin Değerlendirilmesi
Evaluation of the Narrations that Bring Together the Prophet Abraham (Pbuh) with Three Lies

Varlık, Sehal Deniz

Hz. Muhammed (s.a.s) ve tüm peygamberlerin rehberlik ettiği İslam ahlakı, doğru sözlü olmayı emreder, yalanı yasaklar. Öyleyken bazı rivayetlerdeki ifadeler, Hz. İbrahim es-Sıddîk'ın yalan söylediği şeklinde anlaşılmıştır. Çalışmamızda bu yanlış anlamaya kaynak gösterilen, Hz. İbrahim ve kezib kelimesinin bir arada geçtiği rivayetlerin tespit ve tahlili amaçlanmaktadır. İlgili rivayetlerin metinleri, iki guruba ayrılmaktadır. Ebû Hureyre'den (ra) nakledilien ilk guruptaki rivayetler, Hz. İbrahim'in üç sözünü kezib olarak nitelendirirler. Rivayet bazı kaynaklarda mevkuftur ve ulaştığımız kanaat, doğrusunun bu olduğudur. İkinci guruptakilerse kıyamet günü belli peygamberlerden şefaat istenmesi hakkındadır. Hz. Muhammed hariç, diğerleri gibi Hz. İbrahim de şefaat edemeyeceğini ...

Makale2025Dergiabant 0 | 0 Erişime Açık
170803

Hayız Döneminde Kadını Kirli Sayan Kadim Anlayışın Sünnetteki Uygulamayla Kaldırılması
Abolishing the Ancient Concept of Considering Women as Unclean During Menstruation Through the Sunnah

Varlık, Sehal Deniz

Kadınların mukaddes görevlerini, insan neslinin devamlılığını sağlamayı yerine getirebilmelerine imkân veren aylık kanama dönemlerinin ironik bir şekilde kirlilik sebebi sayılması kadim bir kabuldür. Belki de ilkel inançlarda kana yüklenen tabu anlamı bu kabulün benimsenmesinde rol oynamıştır. Her ne kadar feminist akımlarla beşeriyet tarihinin başlangıcındaki anaerkil dönemde kadınlara kutsallık katan doğurganlıklarının bir uzantısı olan adet görmelerinin, ataerkil düzene geçişle bir aşağılanma ve murdarlık sebebi sayılmaya başlandığı iddia edilmiştir. Fakat bu görüşün dayanakları doğruluğunu ispatlayacak sağlamlıkta olmadığı gibi alanın uzmanlarınca da ortaya atılmıştır. Bir hukukçunun mitolojik anlatıları da referans alarak yaptığı taraflı bir antropolojik okumadır. Ayrıca tarihi süreçt...

170798

İSLAM VE MEDENİYET SERİSİ: 4 AHLÂK I "Üstün Ahlakın Hedeflerini Belirleyen Kur'an ve Güzel Ahlakı Tamamlamak İçin Gönderilen Hz. Muhammed (as)"

Varlık, Sehal Deniz

Çağdaş dünyada Filistin/Gazze’de yaşanan zulüm, ahlâkî değerlerin nasıl aşındırılabildiğini ve insan onurunun hangi söylemler aracılığıyla değersizleştirilebildiğini açık biçimde göstermektedir. Sivillere yönelik sistematik şiddetin meşrulaştırılması, güç ve üstünlük iddialarıyla desteklenen bir zihniyetin, ahlâksızlığı sıradanlaştıran bir toplumsal iklim ürettiğini ortaya koymaktadır. Bu tablo, Kur’an ve Hz. Peygamber’in ahlâk anlayışını yeniden düşünmeyi zorunlu kılmaktadır. Kur’an ve Sünnet’in ortak tutumu, insanın yaratılıştan sahip olduğu değeri merkeze alan bir ahlâk anlayışına dayanmaktadır. Bu anlayış, üstün ahlâk hedefi olarak kötülüğe iyilikle karşılık verme, affedicilik ve sabrı teşvik ederken; zulüm, insanı değersizleştirme ve şiddeti meşrulaştırma gibi tutumları ahlâkın asg...

170825

Hayız Döneminde Kadını Kirli Sayan Kadim Anlayışın Sünnetteki Uygulamayla Kaldırılması

Varlık, Sehal Deniz

Kadınların mukaddes görevlerini, insan neslinin devamlılığını sağlamayı yerine getirebilmelerine imkân veren aylık kanama dönemlerinin ironik bir şekilde kirlilik sebebi sayılması kadim bir kabuldür. Belki de ilkel inançlarda kana yüklenen tabu anlamı bu kabulün benimsenmesinde rol oynamıştır. Her ne kadar feminist akımlarla beşeriyet tarihinin başlangıcındaki anaerkil dönemde kadınlara kutsallık katan doğurganlıklarının bir uzantısı olan adet görmelerinin, ataerkil düzene geçişle bir aşağılanma ve murdarlık sebebi sayılmaya başlandığı iddia edilmiştir. Fakat bu görüşün dayanakları doğruluğunu ispatlayacak sağlamlıkta olmadığı gibi alanın uzmanlarınca da ortaya atılmıştır. Bir hukukçunun mitolojik anlatıları da referans alarak yaptığı taraflı bir antropolojik okumadır. Ayrıca tarihi süreçt...

170819

Din ve Mitoloji Bağlamında İnsanın Yaratılışı (İnsanın Değeri ve Değer Görme Arayışı Kadına Dair Toplumsal Cinsiyet Algısının Yaratılıştaki Kökleri)

Varlık, Sehal Deniz

Onurlu Filistin Halkı’na, Canı-malı-insanca yaşama hakkı elinden alınan, güvenli ilan edilerek çekildikleri bölgelerde ve hastanelerde üzerlerine bomba yağdırılan, aç-susuz-elektriksiz bırakılan, çocuk-yaşlı, kadın-erkek demeden soykırıma uğratılan sizler kanınızla bir destan yazdınız. İnsanlık tarihi çok zulüm gördü, çok ağıtlar yaktı, size yapılan haksızlıklar da ne yazık ki tarihin utanç sayfalarına yazıldı. Göğe açılan kapının yer aldığı Kudüs’ten bugünlerde yükselen sizin mazlum feryatlarınız sinelerimizi farklı bir şekilde dağladı. İnsanı kendi ideolojisine hizmet etmediği sürece değersiz gören, kibirle üstünlüğünü ilan edip insana değer vermeyi kabul etmeyen şeytani tavır İsrail’e has değildir, insanlık tarihinde bir kere de gösterilmemiştir. Tıpkı şeytanın Cennetten kovulduğu gib...

Kitap2023beyan 3 | 0 Erişime Açık
170807

Hikmetin İnşasında Nebevî Yöntem "Hz. Peygamberin Evlilikle İlgili Tavsiyelerindeki Hikmetler"

Varlık, Sehal Deniz

Bu bölüm, Hz. Peygamber’in evlilikle ilgili tavsiyelerini hikmet kavramı çerçevesinde ele alarak, aile hayatına dair nebevî rehberliğin ahlâkî ve toplumsal boyutlarını incelemektedir. Hikmet, yalnızca teorik bir bilgi değil, insanın bireysel ve sosyal hayatını düzenleyen, fıtrata uygun ve sonuçları gözeten bir davranış biçimi olarak değerlendirilmiştir. Bu bağlamda Hz. Peygamber’in söz ve uygulamalarının, evliliği bireysel bir tercih olmanın ötesinde, huzur, sorumluluk ve karşılıklı haklar üzerine kurulu bir kurum olarak yapılandırdığı ortaya konulmaktadır. Bölümde evlilikte sevgi ve merhametin tesisi, eşlerin birbirlerine iyi davranmaları, sorunlar karşısında sabır ve anlayışla hareket edilmesi, şiddetten kaçınma ve sorumlulukların paylaşılması gibi temel ilkeler, hadisler ve siyer örn...

Kitap Bölümü2024ENSAR 2 | 0 Erişime Açık
170793

Ailenin İnşasında Nebevî Yöntem

Varlık, Sehal Deniz

İmam Mâlik b. Enes, el-Muvaṭṭaʾda “Kelâm” kitabının ilgili bâbını, kendisine eşine yalan söylemenin hükmünü soran bir sahâbîye Hz. Peygamber’in verdiği “Yalanda hayır yoktur” cevabıyla açar. Bu nebevî ilke, aile içi ilişkilerde doğruluğun yalnızca ahlaki bir tercih değil, birlik ve güvenin kurucu zemini olduğunu ortaya koymaktadır. Allah’ın sevmediği bir davranıştan hayır doğmayacağı vurgusu, yalanın aile birliğini tehdit eden temel unsurlardan biri olduğuna işaret eder. Ailenin değişmeyen sabiteleri arasında güven, bağlılık ve doğruluk merkezi bir yer tutmaktadır. Aile, insanın fıtrî gelişiminin, ahlaki değer aktarımının ve toplumsal sürekliliğin sağlandığı vazgeçilmez bir kurumdur. Modern dönemde aile yerine kurumları geçirmeyi hedefleyen ideolojik ve siyasal girişimler —özellikle Sovye...

Kitap Bölümü2025ENSAR 1 | 0 Erişime Açık