Murat Bilgüven Murat Bilgüven SU ÜRÜNLERİ FAKÜLTESİ SU ÜRÜNLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ BÖLÜMÜ YETİŞTİRİCİLİK ANABİLİM DALI
Araştırmacının yayınlarını daha detaylı bir şekilde aramak veya filtrelemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Akuakültürde Akuaponik Sistemler ve Önemi

Bilgüven, Murat | Kargın, Hilal

Yetiştiricilikte su kaynaklarının doğru kullanımı, bilinçli gıda üretimini de beraberinde getirmektedir. Akuakültürde resirküle sistemlerin kullanımı optimum miktarda su ihtiyacını karşılamasına rağmen, yetiştiricilik ile ortaya çıkan atıklar akuatik sistemdeki canlılara zarar verebilmektedir. Bu nedenle yetiştiricilik tanklarındaki atıklar ortamdan uzaklaştırılmakta ve doğaya verilmektedir. Bu da çevre kirliliğini arttırmaktadır. Son zamanlarda bu soruna çözüm olarak geliştirilmiş olan akuaponik sistemler oldukça önem kazanmıştır. Akuaponik sistemler akuakültür (sucul yetiştiricilik) ve hidroponik (topraksız tarım) sistemlerin entegrasyonu ile meydana gelen bir polikültür sistemdir. Akuaponik sistemler, suyun akuakültürde ve bitki tarımında sürekli bir döngü içinde, sürdürülebilir kullanımını sağlar. Akuakültür tanklarında biriken nutrientce zengin atıklar, bitkilerin büyümesi için gerekli doğal gübreyi sağlarken, akuatik canlılar için zararlı olan amonyak, bitkiler ve yararlı bakteriler tarafından sudan uzaklaştırılmaktadır. Zararlı atıklardan arındırılmış su tekrar akuakültür tanklarına verilerek, akuatik ortamın ihtiyacı olan temiz su sağlanmaktadır. Akuakültür ortamında oluşan doğal gübre ise, bitkilerin amonyak ihtiyacını karşılamaktadır. Akuaponik sistemde tilapya, koi, ja...

Siyanobakterilerden Elde Edilen Pigment Maddeleri ve Kullanım Alanları

Hilal Kargın, Murat Bilgüven

Siyanobakterilerden elde edilen önemli pigmentler; klorofil a, β-karoten, asta-ksantin, fikosiyanin, ksantofil ve fikoeritrin'dir. Fikosiyanin mavi renkli, kokusuz, toksik olmayan, suda çözünebilen, güçlü floresan özelliğe sahip doğal bir renk maddesidir. Bu pigmentler gıda, eczacılık, tekstil ve kozmetikte, kanserojen olduğundan şüphe edilen sentetik pigmentlerin yerine, doğal pigmentler olarak kullanılabilmektedir. Floresan özelliklerinden dolayı mikroskopi, sitometri, bağışıklık, doku kimyası çalışmalarında floresan prob olarak kullanılmaktadırlar. Ayrıca, antioksidan ve radikalleri uzaklaştırıcı etkilerinden dolayı, nutrasötik ve farmasötik olarak kullanılma potansiyeline de sahiptirler. Bu bağlamda fikosiyanin üretimine ve kullanımına olan ilgi son yıllarda giderek artmaktadır.

The effects of vitamin A and E supplementation into the female broodstock diets of Rainbow Trout Oncorhyinchus mykiss W on the fecundity and egg quality parameters

Bilgüven, Murat

This study investigated the effects of different levels of vitamins A and E inclusion in diets on feclllldity, egg fertilization and hatching rate infemale brood fish of rainbow trout (Oncorhynchus mykiss, W.). In this respects 7 diets including control diets (no vitamin A and E) containing two fixed amollllt of vitamin A with increasing doses of vitamin E (50, 100 ve 150 mg kg-1 in diets containing fixed amormt of vitamin A). Total number of 350 female and 70 male brood fish that had average mean body weight of 2-3 kg and 3+ aged stock were employed in this investigation. A total of 50 female and 10 male brood fish was stocked into each experimental concrete ponds. Investigation lasted in 70 days and randomly selected 15 female brood fish were spavvned for eggs at the end of the study. There were significant (p

Ekolojik Organik Tarımda Hayvancılık

Bilgüven, Murat

Tarımsal üretimde bugüne kadar ana hedef genellikle üretim artışı olmuştur. Kantitatif üretim artışının yanında, ürün kalitesinin artırılması, üretim girdilerinin azaltılması, doğal kaynakların korunması, insan, hayvan ve çevre sağlığı gibi konular hep ikinci planda kalmıştır. Geleneksel tarım yöntemlerinin uygulandığı sanayileşmiş birçok Avrupa ülkesinde, ekolojik denge alt üst olmuş, buna bağlı olarak insan sağlığı bozulmuş, birçok canlı türünün nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır, Çiftçiler ve tüketiciler, geleneksel tarım uygulamalarında (bitkisel ve hayvansal üretim) kullanılan kimyasalların çevre ve insan için son derece korkunç sonuçlar doğurabileceğini fark etmiş bunun üzerine çiftçiler ve tarım birlikleri çevre ve insan için daha iyi sonuçları olan organik tarım çalışmalarına 1960'Iı yılların sonunda başlamışlardır. Böylece Avrupa ülkelerinde, tarımsal üretimin çevre ve insan sağlığına duyarlı, sürdürülebilir olması için çalışmalar başlamış ve 'Iorganik Tarım" kavramı ortaya atılmıştır. 1972 yılında merkezi Almanya'da bulunan IFOAM (International Federation of Organic Agriculture Movements) kurularak organik tarım organize hale gelmiştir. Organik üretim tarzı, geleneksel tarıma alternatif olarak ortaya konmuş ve değişik ülkelerde "Ekolojik Tarım”, Organik ...

The Effects Of Different Oil Sources On The Growth Performance And Body Composition Of Juvenile Nile Tilapia (Oreochromis niloticus, L.)

Bilgüven, Murat

In this study, a total of 600 juvenile fish having 2.54 ± 0.07 g of average initial weight were used to investigate to the effects of different oil sources (fish oil, soybean oil, linseed oil and tallow) on the growth performance and body composition of Nile tilapia (Oreochromis niloticus, L.) during 14 weeks. Experimental diets were prepared as isonitrogenous (307.6 g kg-1 CP) and isocaloric (13.09 MJ DE kg-1 feed). At the end of the study, it was observed that there were no significant differences among the groups for average live weight, live weight gain, feed consumption, condition factor (CF), feed conversion ratio (FCR), protein efficiency ratio (PER), specific growth rate (SGR) and survival rate(P>0.05), but carcass composition (P

The Effects of Feeds Containing High and Low Levels of Fullfat Soybean On The Growth Performance and Production Cost Of Rainbow Trout Oncorhynchus mykiss W

Bilgüven, Murat | Barış, Mustafa

Both the protection of sustainable aquaculture sources and production of low cost fish feeds via usmg of alternative cheaper protein sources instead of fish meal is one of the most important aims of feed producers. Soybean and soybean products are the most attractive feed stuffs in finfish feeds for these reasons. In this study, low (15%) and high (70%) levels of fullfat soybean meal in rainbow trout feeds were used and growth performance, feed consumption, feed conversion ratio and production cost of rainbow trout were investigated. The average live weight of 300 rainbow trout (Oncorhynchus mykiss) used in this experiment was 49.73±0.56 g. Two trial groups which were fed rations containing low and high levels of full fat soybean meal were formed. There were 3 replications for each treatment and the trial lasted I C) weeks. Experimental diets were prepared as isonitrogenous (42% CP) and isocaloric (14.65 MJ DE kg —I feed). At the encl of trial, there was no significant difference among the groups in terms of live weight, live weight gain and body composition except fat content (13>0.05) however, significant differences for feed consumption and feed conversion ratio between the groups were observed (p

Effects Of The Feeds Containing Different Plant Protein Sources On Growth Performance And Body Composition Of Rainbow Trout (Oncorhynchus mykiss W )

Bilgüven, Murat | Barış, Mustafa

In this study, a total of 720 rainbow trout (Oncorhyncus mykiss) having 50.08±0.19 g of average initial weight were used to compare of usage of the soybean meal, sunflower meal, canola meal and cottonseed meal as the best plant protein source. Four different feeds which contain soybean meal (SBM), canola meal (CM), sunflower meal (SFM) and cotton seed meal were used, respectively. Four trial groups were tested in triplicate during 12 weeks. Experimental diets were prepared as isonitrogenous significantly difference among the groups for average feed consumption, condition factor and survival rate, however, average (42% CP) and isocaloric (13.9 MJ DE/kg feed). At the end of the study, it was observed that there was no live weight, live weight gain, feed conversion ratio (FCR), protein efficiency ratio (PER) and specific growth rate (SGR) were found statistically significant (P

EKOLOJİK SU ÜRÜNLERİ ÜRETİMİ

Bilgüven, Murat

Yirminci yüzyılın ikinci yarısında yaşanan hızlı sanayileşme ve nüfus artışı, çevre sorunları yanında, artan nüfusun yeterince beslenememesi yani açlık sorunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Artan nüfusun beslenme gereksinimi, insanoğlunu tarımda birim alandan; maksimum ürün almaya yöneltmiştir. Birim alandan yüksek verim almaya yönelik yoğun ve bilinçsiz tarım ilacı ve gübre kullanılması ve sonuç olarak, bu kimyasalların tarımsal ürünlerde oluşturduğu ve yeraltı sularına karışarak içme sularında yarattığı kalıntılar, insan sağlığını ve yaşamını tehdit etmeye başlamıştır. Verim artışı ile yetinilmemiş, genetik bilimin tüm teknolojileri de kullanılmaya başlanmış, bitki ve hayvanların DNA yapıları değiştirilmiş, melezleme ve klonlama yöntemleri uygulanmıştır. Tüm bunların sonucunda ekolojik denge bozulmakla kalamamış, gıdaların doğal aromaları da değişmiş; kullanılagelen sentetik kimyasal maddeler, başta insan olmak üzere bütün canlılar üzerinde olumsuzluğa yol açmıştır. Ancak bundan sonra yapılması gereken, uygulanan bu yanlış yöntemlerden vazgeçerek, çevre için gerekli önlemleri de alarak üretimi arttırmak ve sağlıklı toplumlar yetiştirmektir.

Yemler Bilgisi Yem Teknolojisi ve Balık Besleme

Bilgüven, Murat

Her havuz alanında ya da yetiştirme biriminden elde edilen balık ve dolayısıyla balık yetiştiriciliğinin kârlılığı, büyük ölçüde kullanılan yemin miktarına bağlıdır. Su ürünleri sistemi ne kadar yoğun olursa yemlemenin önemi o kadar fazla olur ve toplam üretim maliyetinde yem maliyetinin payı da o kadar artar. Bilindiği üzere alabalık başta olmak üzere bazı balıkların yetiştiriciliği için akarsu sistemli tesisler kullanılmakta yada sıcaklığın, su bileşiminin ve akıntının dolayısıyla oksijen yoğunluğunun daha iyi olduğu tatlı su ve kıyılarda ise yüzer ağ kafeslerde yetiştiricilik yapılmaktadır. Su ürünleri yetiştiriciliğinin ileri durumda olduğu ülkelerde entansif yetiştiricilik uygulanmakta ve yetiştirme alanlarında birim hacimde maksimum ürün yetiştirilmeye çalışılmaktadır. Bu tür yetiştiricilikte gerek yoğunluk gerekse de akıntı koşulları nedeniyle ortamda fazla tutunamayan doğal yemden yararlanmanın hiç olmadığı hesaplanmakta ve balığın tüm besin madde gereksinimleri tamamen dışarıdan verilen ve özellikle karma yemle sağlanmaktadır. Böyle koşullarda ise yem giderleri toplam işletme giderlerinin % 50’sine ulaşabilmektedir. O halde yeme harcanan bu denli yüksek bir girdinin daha fazla kâra dönüşmesini istemek kadar daha doğal bir şey olmaz. Ülkemizde kültür balıkçılığı, özellikl...

GÖKKUŞAĞI ALABALIĞI (Oncorynchus mykiss, W.) RASYONLARINDA FARKLI PROTEİN ve YAĞ DÜZEYLERİ İLE YAĞ ÇEŞİTLERİNİN BESİ PERFORMANSI ve VÜCUT BİLEŞİMİ ÜZERİNE ETKİSİ

Bilgüven, Murat

Bu araştırmada 14 hafta boyunca farklı proteinve yağ düzeyleri ile yağ çeşitlerinin gökkuşağı alabalıklarının (Oncorynchus mykiss) besi performansı ve karkas bileşimleri üzerine etkisi araştırılmıştır. Besi boyunca protein ve yağ düzeyinin ortalama canlı ağırlık, canlı ağırlık kazancı, yem tüketimi, yemden yararlanma oranı, proteinden yararlanma oranı (PER), özel büyüme oranı (SGR) ve karkas bileşimi üzerindeki etkisi önemli (P

Alabalık karma yemlerinde tam yağlı soyanın balık ununun yerine kullanılma olanakları

Bilgüven, Murat

Balık unu salmonid yemlerinin en önemli hayvansal protein kaynağıdır. Ancak, fiyatının yüksek oluşu, her zaman istenilen miktarlarda bulunmayışı, çok çeşitli balıklardan çok çeşitli yöntemlerle (şekillerde) elde edilmesi sonucu kalitesinin sabit olmaması ve saklama güçlükleri nedeniyle ülkemizde alabalık karma yemlerine istenilen düzeyde balık unu katı1amamaktadır. Bundan dolayı bu araştırmada, alabalık rasyonlarında balık ununun bir kısmı yerine ülkemizde fiyatı balık unundan daha ucuz olan tam yağlı soya kullanılmasının, balıkların canlı ağırlık artısı, yem tüketimi, yemden yararlanma oranı ve ayrıca balık maliyetine etkisi incelenmiştir. Denemede ortalama canlı ağırlıkları 50.13 - 50.83 g arasında olan 600 adet gökkuşağı alabalığı (Salmo gairdneri, R.) gençleri kullanılmış ve deneme 10 hafta sürmüştür. Biri kontrol grubu olmak üzere, deneme beş gruptan oluşmuş ve araştırma İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'ne bağlı Sapanca İçsu ürünleri Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde yürütülmüştür. Araştırmada kontrol rasyonuna % 45 balık unu katılmış ve tam yağlı soya bu rasyonda yer almamıştır. Deneme rasyonlarından 1. rasyonda da balık unu düzeyi aynı olup bu yeme % 15 düzeyinde tam yağlı soya bitkisel protein kaynağı olarak eklenmiştir. 2., 3. ve 4. rasyonlarda balık unu düzey...