Verbascum cinsi (Scrophulariaceae) dünyada 360 kadar tür ile temsil
edilmekte olup bu cinse ait türler Kuzey Yarıkürede ılıman bölgelerde yayılış
göstermektedir. Türkiye’de 185’i endemik olmak üzere 233 türü ve 100’den fazla
hibriti bulunmaktadır.
V. inulifolium türü Güney Anadolu’da yayılış gösteren endemik bir türdür.
Literatürde bu türün fitokimyasal içeriği ve antioksidan, antibakteriyel ve
antiviral aktiviteleri ile ilgili herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.
Bu çalışmada V. inulifolium’un toprak üstü kısımlarının metanollü ekstresi
fitokimyasal açıdan incelenirken; ayrıca metanollü ve diklorometanlı ekstreler
antioksidan, antibakteriyel ve antiviral etki açısından da test edilmiştir.
Fitokimyasal çalışmalar, bitkinin metanollü ekstresinde Yüksek Basınçlı Sıvı
Kromatografi...
Osmanlı dönemi Arap edebiyatı tarihi açısından araştırılmayı bekleyen bir
dönemdir. Bu dönem çok az araştırmaya konu olmuş bir dönem olması yanında bazı Arap
edebiyatı tarihçileri tarafından çöküş, gerileme vb. ifadelerle vasıflanmıştır. Osmanlı
döneminin maruz kaldığı bu politika sebebiyle bu dönemde yaşamış bir ismin
çalışılmasına karar verilmiştir. Öyle ki tezimizin konusu ülkemizde akademik anlamda
herhangi bir çalışmaya konu olmamış olan Muhammed Sabbân ve onun belagata dair
ortaya koyduğu görüşleri olarak belirlenmiştir. Tezin konu başlığı “Muhammed Sabbân
ve Belagata Dair Görüşleri” şeklinde belirlenmiş olsa da Sabbân’ın belagate dair genel
anlamda mecaz üzerinde duran eserler vermiş olması hasebiyle tezimizde mecaz özelinde
görüşleri konu edilmiştir.
Figüratif sanat, insanlık tarihinin geçmişinden günümüze kadar pek çok uygarlıkta, çeşitli kültürlerde ve farklı biçimlerde kendini göstermiştir. 19. yüzyılın ortalarına kadar gerçeği olduğu gibi yansıtan bu sanat, soyutlama kavramıyla karşılaşmasıyla birlikte formda değişiklikler yaşamaya başlamıştır. Bu değişimler, heykel sanatında da kendini göstermiş ve gerçeği doğrudan yansıtmaktan çok, formlar ile renkler arasındaki ilişkiyi keşfetmeye yönelik bir tutum sergilemeye yönelmiştir.
Figüratif heykel alanında, Constantin Brancusi, Henri Matisse, Henry Moore gibi yabancı sanatçılar eserler verirken, Türkiye’de Ali Hadi Bara, Şadi Çalık, Zühtü Müridoğlu gibi sanatçılar bu alanda önemli eserler üretmiştir.
21. yüzyılda, teknolojinin hayatın her noktasına entegre olmasıyla birlikte sanat dün...
Sanat varoluş ’undan bu yana bulunduğu çağın en önemli değeri olmuştur. Teknolojinin hızla gelişmesi ve değişmesiyle kendisine her daim yeni imkanlar ve yöntemler bulmayı başarmıştır. 19. Yüzyıl ve 20. Yüzyıl başlarında İkinci Dünya Savaşının çıkması insanları yeni arayışlara itmiştir. Endüstri çağı olarak bilinen bu dönem sanatın doğası gereği, toplumla etkileşim içerisinde olmuştur. 20. Yüzyılda doğan Kübizm ve Ansamblaj tekniği sanatı yeni arayışlar içerisine sokmuştur. İkinci Dünya Savaşı ve beraberinde getirdiği seri üretim alternatif sanat arayışlarına sebep olmuştur. Hazır nesneleri sanatsal objelere dönüştüren Duchamp ‘çeşme’ eseriyle nesneyi izleyici ve sanatçı arasında aracı olarak kullanmış, seyirciye eser içerisinde yaşama olanağı sunmuştur.
Günlük hayatta kullandığımız haz...
Heykel ve takı disiplinlerinde, yazılı tarihte olduğu kadar günümüz sanatında da
birbirleri arasındaki etkileşim ve yakınlıkları geçerliliğini korur. Çağımızdaki çok alanlı
çalışmalar sayesinde heykel ve takı disiplinleri arasında ortak bir bağ kurulabilmesi
mümkündür. Bu bağlantıdan yola çıkılarak çalışmanın temeli oluşturulur.
Heykel ve takı disiplinlerinde geçmişten günümüze kadar kullanılan malzemeler
çeşitlilik gösterir. Sanat kendini sürekli yenileyen bir değişim içerisindedir. Bu çeşitlilik ve
değişim içerisinde organik nesne kullanımı oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu tez
çalışmasında heykel ve takı disiplinlerinde, geçmişten günümüze kadar kullanılan organik
nesneler üzerinde durulur bu nesnelerin kullanım amaçları ve yöntemleri araştırılır. Heykel
ve takı disiplininde...